@fidel_ozturk11 liglere yılların birikimiyle adapte olmanın yolu kısalttığı aşikar, kesinlikle bu bakış açısına katılırım. hatta o liglere dair takım/antrenör/oyuncu yorumları kısmında dışarıdan dalanlara karşı da bir fark yarattığını söyleyebilirim. ha bu günümüz ortamında ne kadar işe yarar :)
@fidel_ozturk11 onu da en azından ben kendi adıma pek sağlıklı bulmuyorum zira öyle yaptığında işi bir keyif aracından çıkarıp makineleştirme noktasına dönüştürüyorsun. bu da sağlıklı değerlendirme şansını azaltıyor açıkçası. kişisel görüş tabi katılmayan da çıkabilir.
@fidel_ozturk11 selam. lafım sana değil yanlış anlama ama sektörde her şey kısa videolar üzerine kurulu. tam anlamıyla bir fast food tüketimi. 4 lig kısmına da ancak bu programlar ile maçların sürelerini 1 saate indirgediğin topun oyunda kaldığını dakikalar ile hakim olmak mümkün olabilir.
@kaankavusan her transfer dönemi şunu tekrar baskı yaptığım için itici olmakla itham ediliyorum ama durum tam olarak anlattığın gibi. böyle olunca ortada kalite de kalmıyor kaliteli iş çıkarmaya aday adama alan da zaman da. sonuç kocaman bir çöplük.
bence dört yıllık sürecin en zorlusuydu. bunda alınan sportif kararlar ve şampiyonlar liginin yıpratıcılığı ana etkendi. özellikle sezonun son döneminde bu yıpratıcılığı iliklerine kadar yaşayan bir takım izledik. öyle ki, antalya maçı da sonu iyi bitmesine rağmen en kötü finaldi
@mangascolarados@mzffrzyrk bu korunabilirse ilerleyen yıllarda göztepe adına daha yüksek beklentiler söz konusu olabilir. bu bakış açısından çark edilir, gidilen yol yanlışmış hissiyle her şey sil baştan yapılırsa göztepe’nin yaşayacağı şey de konya, sivas, akhisar ya da malatya’dakinden farklı olmaz.
@mangascolarados@mzffrzyrk buradan şuna gelmek istiyorum aslında; göztepe kimilerine göre yavaş ilerliyor küçük adımlar atıyor olabilir ama o ilerlemenin ve adımların ne yöne olduğu şu anki seviyenin ötesinde önem arz eden bir şey. buradaki bakış açısını ve istikrarı korumak gerek.
Türkiye'de 5-18 yaş aralığında 20 milyon çocuk var. Bunların içerisinde bazıları üst düzey futbolcu olabilecek niteliklere sahip. Ama belki birçoğu doğru düzgün bir futbol maçı dahi yapmadı. Ne kadar yetenekli olduğunun farkında dahi değil, çünkü oynamadı, görülmedi, bilinmiyor.
Kendi miktarımızca buradan tekrar bir çağrı yapalım.
https://t.co/RaqkuABctD
Futbol üzerine konuşmanın gündelik yaşamda kapladığı yere kıyasla "oyun" olarak futbolun, futbol oynamanın, daha geniş çerçevede geniş halk kitlelerinin spora erişiminin; yani çocuklarımızın hayatının giderek daha da daraldığı şehirlerde yaşıyoruz. Çocuklar kapalı alanlarla, daracık okul bahçelerine, evlerinde odalarına, dijitale tıkılmış durumda. Kurslar, etkinlikler adeta bu cenderede daha az zarar görmeleri için bir tür "pansuman" olarak yapılabiliyor. Sahici bir "oyun" etkinliği, şehirlerimizde çok nadir, ayrıcalıklı bir şey.
Yaşanan elim hadiseye dair bizim bir şey söylememiz, henüz olay sıcakken acıdan pay alma yarışı olarak görülsün istemeyiz.
Ama futbolun, Türkiye'deki futbol kamuoyunun, futbol camiasının, kulüplerin gücünü biraz da toplum yararına olacak şekilde ortaya koyması gerekiyor. Türkiye'de bir futbol seferberliği başlayabilir, spor seferberliği onu takip edebilir. Ekonomik bir mesele değil bu, bariyer fikriyattadır ve söylemi kaplayan çıkar gruplarındadır. Futbola aktarılan bunca kaynağın çok azıyla binlerce çocuk "oyun"a katılabilir, yeter ki futbol camiası bunu mesele edinsin.
Neyin nasıl yapılacağına dair yeterince bilgi ve bilen var, yeter ki buna ikna olunsun ve talep edilsin. Eğer mesele sadece başarıysa, evet, başarı da zaten bu yolla gelecektir.