@justmegokce@kediastrolog Peygamber Efendimiz Hz Muhammed Mustafa s.a.v atfedilen bir hadis vardır. Dünya işlerinde sizden aşağıda olanlara bakın ki, Allah’ın size verdiği nimetleri küçümsemeyesiniz.
👉 Buradaki amaç:
Şükür duygusunu artırmak … ama önemli nokta ;
Nimetin farkına varmak
Türk siyasetinin “Erbakan Hoca”sı merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın 1992'de yaptığı konuşma:
- İsrail kurulduktan beri sadece etrafına tecavüz etmiş ve huzursuzluk merkezi olmuş.
- Dünyadaki haksızlıkları önlemek bakımından Türkiye'ye çok büyük görev düşüyor.
Bu gençler:
Empati öğrenmemiş
Sorumluluk ilişkisi kuramamış
Güç = zarar verme zannıyla büyümüş
Sadece ceza yetmez.
Yüzleştirme gerekir.
O yuvayı yeniden yaptıracaksın.
Hayvan barınağında gönüllü çalıştıracaksın.
Bir canlının ne demek olduğunu yaşayarak öğrenecekler
Merhamet dersle değil, temasla öğrenilir.
Gazeteci İbrahim Kahveci:
"Ben Galata Köprüsü'nde dün yapılan yürüyüşün yüzde bir Gazze için olduğuna inansam, canıgönülden desteklerim.
Ben yürüyüşten ziyade, fiiliyata bakıyorum.
Isparta'nın suyu kurudu. Orada kola fabrikası var.
Dün o yürüyüşe,İsrail'e en büyük mal yollayan şirketleri protesto eden pankart sokulmadı. Oradakiler de 'Allah Allah niye?' diye sorgulamıyor."
@Kahvecibrahim
Taha sûresi’nin son ayetlerinde öyle güzel ve öyle nâif bir uyarı var ki, herkes bu ayetle tanışsın istiyorum; “Kendilerine sınamak için dünyâ hayatının süsünü bol verdiğimiz kimselere sakın göz dikme. Allâh’ın ahiretteki rızkı daha hayırlı ve daha devamlıdır..."
Derece yapmış bir öğretmen adayı tüm kapılar yüzümüze kapandı diyorsa, bu zaten bir çığlık niteliğindedir.
Bu tür sözlere yalan demek, o gencin umudunu ve emeğini görmezden gelmektir. Oysa devletin en üst makamından beklenen, “Sorun nedir, nasıl çözebiliriz?” demesi , sakin devlet dili ve yapıcı olması gerekir. Çok üzücü…
@Merve4lknn İslam, insanlığa ruhu ve özüyle bir ahlak nizamı getirmiştir. Bu ilahî nizamın hikmetini bırakıp küçük ayrıntılara takılmak, kalpleri hakikatten uzaklaştırır ve dinin rahmet iklimini gölgeler.
Tarih döngüseldir.
Zulüm çoğaldığında, adalet doğurur.
İbn Haldun bunu şöyle anlatır:
Zulüm, medeniyetleri yıkan en büyük afettir.
Yani adaletin yokluğu bir sistemin kendi kendini bitirmesi demektir.
O yüzden adaletin geri dönüşü kaçınılmazdır çünkü adaletsizlik uzun vadede yaşayamaz.
Ülkeyi yönetmek kavramı; adalet, üretim, kalkınma, liyakat, fedakârlık gibi değerlere dayanırdı.
Bugünse çoğu yerde yönetim, çıkar ilişkilerini iyi pazarlama sanatına dönüştü.