On yıllardır "Örgütü bitiremezsiniz," diye analiz kisvesi altında algı yönetmeye çalışanların, bir kez olsun örgüt ve sempatizanlarına "Türkiye Cumhuriyeti'ni bitiremezsiniz," dediğini işitmedik. Chrest Foundation'dan alınan dolarlarla yürütülen psikolojik harbin gereği bu tür söylemsel manipülasyonlardı çünkü. Örgüt Türklerin gösterdiği irade ve fedakârlıklarla askeri olarak yenilmiş, hatta aşağılanmıştır. Ancak örgütün siyasi ve dolayısıyla sivil kanadına, taşıdığı oy potansiyeli nedeniyle evin şımarık çocuğu muamelesi yapılmıştır. Bu ülkede FETÖ ve sempatizanlarına uygulanan, mal varlığını dondurmaktan yedi ceddinin kamuya adım atamamasına kadarki uygulamaları, çeyrek asır çelik gibi bir iradeyle PKK'nın sivil kanadına uygulamadan kimse "Örgütün bitirilemediğinden" bahsetmesin. Hele ki bu ülkenin on iki vatandaşını yakarak öldürmüş katiller, bu ülkenin topraklarında turne yapıp, "Biz pişman değiliz," diye şov yapabilecek cesareti bulurken hiç bahsetmesin.
Neden Milli takım marşlarında Viyana kapılarına dayanıyoruz?
Yunanı denize döküyoruz?
Adamlar waka waka çalıp eğleniyor bizimkiler sanki savaşa gider tarzı marş yapar :)
Adamlar Bursaspor stadyumun'da Cendere çalıyor, mafya'ya özenmesinde ne yapsın millet :)
Paraguay fransa sömürge lejyonlarına karşı nasıl oynaması gerekiyor ise öyle oynadı. Sertlik yerinde ve caydırıcıydı. Sertlik ile oyunda kalan Paraguay yine kendi sertliğinin kurbanı olarak penaltıya sebebiyet verdi. Her şeyden bağımsız S*ckrates tayfa rahatsız ise biz mutluyuz.
Kağıtlara atılan imzalar, şekiller ve görevler değişir ama gönlünüze işlenenler ömrünüz olur. İlk günkü söz, bugün 52 yıllık bir miras.
#KalbiminEnGüzelYerinde benimle, ömrüm ne kadarına daha yeterse…
Her sözün, eleştirinin en ağırını en acımasızını hak eden bir takım ve oyuncu grubu. Montella 3 senelik emeğini 2 maçta yok etti. Takımın da ne kadar laubali ve ciddiyetten yoksun bir hazırlık dönemi geçirdiğini görmüş olduk.
Sporda her takımın geçmesi gereken bir takım vardır. Lakers için bu takım Celtics, Jordan'lı Bulls için Detroit Pistons, Knicks için ise Bulls'du. Bazı takımlar bunu başararak hanedanlıkları yıkar; bazıları ise başaramayıp zirvedeki takımın tarihine meze olur.
Vincenzo Italiano: "Eminim ki bizim dışımızda da Galatasaray'ın 4 yıllık hakimiyetini durdurmaya çalışacak başka takımlar da olacaktır. Hepimiz Galatasaray'a zorluk çıkarmak, onları zor duruma düşürmek için yola çıkacağız ve bakalım sonunda durum değişebilir mi, göreceğiz."
Nereden başlayalım, nasıl düzeltelim, bu yanlışlar manzumesine karşı ne diyelim? O kadar inanarak yazmış ki sinsiliği ve cahilliği tüyler ürpertiyor.
Doğu futbolu sanki yıllar önce güllük gülistanlıktı da şimdi mi ayrışma başladı? 80'ler, 90'lar ve hatta 2010'a kadar rekabet bölgede çok daha sertti. Elazığspor, Malatyaspor, Diyarbakırspor, kısmen Petrolspor üzerinden şekillenen bir futbol iklimi vardı ve hiç de imaj açısından saydığım kulüplerin birbirinden farkı, hatta dertleri de yoktu. Özellikle Elazığspor-Malatyaspor maçları 90'larda hem sahada hem de saha dışında düşmanca geçerdi. Yani bölge takımları oldum olası birbirinden çok da haz etmezdi.
Mevcut siyaset diye ıkına ıkına bir yorum yapmışsın, yani o kadar büyük talihsizlik ki senin adına okurken ben rahatsız oldum. Saydığın takımların başında gelen Amed ve ondan önceki bütün kulüpler gibi hep mevcut siyasetin peşine takılarak üst liglerde kendine yer buldu; daha doğrusu o yer verildi. Şimdi kalkıp Elazığspor taraftarını birilerinin peşine takılmakla itham ediyorsun ama kendi gözündeki merteği görmeyip başkasının gözündeki çöpü arıyorsun. Yok kardeşim, o iş öyle değil; sipariş üzerine kurulan siyasi emeller, kovalanan ve mevcut politik konjonktürde suyun akışına giden siyasetin tam ortasında yüzen bu söylemlerin peşine takılıp giden birçok bölge takımı "gaza" gelmiş olmuyor, yine o franchise kıvamında kurulan siyaset destekli 15-20 senelik kulüpler ve sözleşmeli taraftarları spor faaliyetleri altında kimlik siyaseti yapınca aşırıya kaçmış olmuyor ama Elazığspor taraftarı belli refleksler ile hareket edince senin enteresan çıkarımına göre aşırıya kaçmış oluyor.
Gelelim bölge takımları hasımlık meselesine! İsmini verdiğin diğer bölge takımlarının hiçbir üst lig tecrübesi, olgun bir futbol hafızası olmayan takımlar; eğer bir rekabet veya düşmanlık başlamış ise o ismini verdiğin, çoğu yeni yeni futbolu kafasına takan kulüpler ya da Van FK gibi 15 senelik kulüplerin hülyasıdır. Gerçekte Elazığspor, 1967'den beri aynı arma, renk ve formayla mücadelesine devam ediyor. Düşer kalkar, iner çıkar lakin bölgedeki diğer takımlarda olduğu gibi kepenk indirip kapanmaz, yenisini açmaz.
Gelelim Bursaspor peşine takılma mevzusuna. Söyleminde ender doğrulardan olan bir sözü alarak cevap vereceğim: "1967'de kurulmuş koskoca bir takım." Evet, gerçekten de öyle ama anlamadığın bir şey var; bu yolda mesele sadece Elazığspor-Bursaspor meselesi değildir. Sivasspor'dan Erzurumspor'a, Konyaspor'a, Samsunspor'a ve nice diğer bütün saygın kulüplerin içinde olduğu, çınarlardan oluşan bir omurga bu. Bahsettiğin kuyruk ise geçici siyasi gayelerle kurulmuş, en fazla 15-20 seneye kalmadan kapanacak ve kimlik siyaseti yapan uzatmalı taraftarlarıyla vedalaşacak olan takımın söyleminde birleşip peşine takılan ve ötekileştirmelerin müsebbibi olan diğer politik takımlardır. İşte o kuyruk öyle bir kuyruk ve o kuyruğun acısı da gerçeklerle yüzleştikçe artarak devam edecek.
II. Wilhelm,Türk birliğini tebrik etmek için cepheyi ziyarete gelir.Yanında bir vagon dolusu yiyecek getirir.Y.Şevki Paşa ise ikram olarak yayık ayran,Harput köfte ve bulgur pilavı servis ettirir. Bu olaydan sonra Paşa'nın Alman kurmaylar arasında lakabı ÇİVİ olur, öyle anılır.
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgön��lden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Maçın hakemi Yasin Kol, dünkü art niyetli kararlarıyla Galatasaray’ın tarihi farkla kazanmasının önüne geçmiştir. Kazanmış olmamız, bu skandalı konuşmamıza engel olmamalı.
Sen bizim için; Barça maçında ki efsane üçlü, kapalı tribünden sahaya yıldırım gb çakan bir beste, tablacıda satılan çift dikiş atkı, telefondan anlatılan boğuk sesli mavi Star logolu bir şampiyonlar ligi maçıydın. Kompakt futbolla tanıştık yadırgadık ama doyamadık... Saygıyla.