@mtt1905 Benim de zaten hiç gücüm yok yüzüm yok hiç umudum yok,
Ama bil ki farklı bir hayaldi
İşkenceydi bazen, bazen çok güzeldi
Ama anlıyorum sesinden kurtulmuşsun sen
Nokta konmuş, bitmiş en güzel hikayem
GS tayfa her gün her isme yükselip kendi kendinizi yormayın. Agustos öncesi cok bişey yapamaz bunlar.
İcardi cevap versin onu bekliyoruz.
10+4 görüşmesi yapıcaz onu bekliyoruz.
Eldekilerin gitmesini bekliyoruz.
Dünya kupası bitsin onu bekliyoruz.
Sıralı cümleleri yazdım.
ulan her başkanın sicili bozuk olur mu ya.. Atatürk'e suikastten tut yasadışı bahis fuhuş şike uyuşturucu ne ararsan var... sonra biz temiziz diyenden daha temizizmişmiş...
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
@Jalminha_ Bu değişik bir çarmış. Sabit tweete bak Bosnalı forvete beyaz kollu çubuklu giydirip ligin içinden geçiyormuş. Görselini attığı her sene Galatasaray şampiyonluğu görmesi dışında bir sıkıntı yok :)
Tam memleketi ve fenerbahçeyi anlatan bir kare. Transferde uygunsuzluk yapan adam, transferinde uygunsuzluk yapılan adamın formasını, uygunsuzluğun üstü örtülsün diye içişleri bakanına götürüyor. O bakan da bunu kabul ediyor.
Sonra adalet - hak - dürüstlükten bahsediyorlar.
Goebbels bugün yaşasaydı, propaganda literatürüne yeni bir bölüm eklemesine gerek kalmazdı. Televizyonu açar, Fenerbahçe medyasını izler ve muhtemelen tek bir cümleyle yetinirdi:
“Biz amatörmüşüz.”
Çünkü burada yapılan şey gazetecilik değil; sistemli bir algı mühendisliği. Gerçeği aramak zahmetli, iftira ise zahmetsiz. Hele bir de arkanızda köpürtmeye hazır kalemler varsa…
Mert Hakan Yandaş, şike ve bahis suçlarından cezaevindeyken Fenerbahçe kaptanıydı. TFF mi? Derin bir sessizlik. Sportif ceza? Yok. Öte yandan Eren Elmalı bahis oynadı, ceza aldı. Peki manşetler ne dedi? Sanki bahis bataklığının merkezi Galatasaray’mış gibi bir kurgu servis edildi. Gerçekler küçük ayrıntılardı; algı ise manşetlikti.
Eski ikinci başkanları ve mevcut başkanları yasa dışı bahis nedeniyle ceza almışken, Galatasaray’ın tek kuruş bile almadığı, üstelik TFF onayıyla yaptığı sponsorluk sözleşmesi “yasa dışı bahis” yaftasıyla sunuldu. Hukuk mu? Onay mı? Önemsiz detaylar. Önemli olan çamurun tutması.
Bir ara “sarı saçla doping yapılıyor” gibi akıl ve bilimle bağını koparmış iddialar ortalıkta dolaşıyordu. Aynı çevreler, eski oyuncularının kendi ağızlarıyla yaptığı doping itirafları karşısında ise üç maymunu oynadı. Görmedik, duymadık, yazmadık. Çünkü gerçekleri yazmaktansa, hayalleri satmak daha çok para ediyor.
Zaha transferi üzerinden “çift sözleşme” diye ortalık ayağa kaldırıldı. Fakat Kerem Aktürkoğlu’nun 40–50 milyon avroluk maliyetinin Dubai’deki bir şirkete havale edilerek finansal limitlerin esnetildiği haberi ise buhar oldu, konuşan kimse yok. Demek ki bazı dosyalar, bakılınca yok oluyordu.
TFF başkanının açık tehditleri hiç yaşanmamış gibi davranıldı. Ama Galatasaray’a gelince, saldırıların “haklı gerekçeleri” olduğuna dair uzun uzun nutuklar atıldı. Hukuk terazisi, nedense hep aynı yöne eğildi.
İşin zirvesi ise dün Fenerbahçe Başkanı Steven Saadettin Saran’ın, Türkiye gündemindeki bir soruşturma kapsamında gözaltına alınması. Olay, gerçek bağlamından koparıldı; sanki perde arkasında Galatasaray varmış gibi sunuldu. Çünkü her hikâyenin hazır bir günah keçisi olmalıydı.
Yöntem basit, ezberlenmiş ve defalarca uygulanmış:
Önce iftira at.
Sonra manşetle köpürt.
Ardından, gerçeği eğip bükmeye gönüllü gazetecilerle savun.
Bu kadar kötü niyetli pratiği bir arada tutmak zordur. Ama belli ki bu adamlar yıllar içinde bunu kurumsal refleks hâline getirmiştir. Adına da hâlâ “spor medyası” demekte ısrar ediyorlar.
Ama şundan emin olun saltanatınızın bitmesine az kaldı. Baronlarınız, krallarınız, müdürleriniz yavaş yavaş yerlerini kaybedecekler ve siz yok olacaksınız.
transfer dönemi şov yapmak için değil, canımızdan çok sevdiğimiz Galatasaray'ın haklarını savunmak için o koltuklardasınız. yapamıyorsanız istifa edin, yapacaksanız hemşehri torpilli hakemin görevine son verdirin. buyrun sahne sizin @GalatasaraySK