Zafer Partisi'nin Atatürk Çizgisinde Türk Milliyetçiliği Anlayışı
🇹🇷 Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği; Türk milletinin bağımsızlığını, Cumhuriyeti, laikliği, milli egemenliği ve çağdaş uygarlık hedefini korumayı esas alan bir devlet ve millet anlayışıdır.
📍Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği'nin başlıca özellikleri şunlardır.
✔️Milli egemenlik esastır. Devletin sahibi bir hanedan, sınıf veya zümre değil millettir.
✔️Vatandaşlık temellidir. Atatürk'ün anlayışında Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan insanlardan oluşur.
✔️Üniter devleti savunur. Türk devletini, Türk milletini, Türk bayrağını ve Türkçeyi resmi dil olarak kabul eder.
✔️Tam bağımsızlığı hedefler. Siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda yabancı güçlere bağımlı olmamayı esas alır.
✔️Akıl ve bilimi rehber kabul eder. Milliyetçilik; çağdaşlaşma, eğitim, bilim ve üretimle güçlenir.
✔️Irkçılığı reddeder. Atatürk milliyetçiliği, üstün ırk anlayışına değil ortak tarih, kültür ve ülkü birliğine dayanır.
✔️Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesini benimser. Başka milletlere düşmanlık üzerine değil, milli çıkarları koruyan saygın bir dış politika üzerine kuruludur.
🇹🇷Atatürk'ün şu sözü bu anlayışı özetler
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." @umitozdag@zaferpartisi
Zafer Partisi'ne verilecek her destek,
📍Atatürk çizgisinde milli devlet anlayışını savunan milyonlarca vatandaşın sesinin siyasette temsil edilmeye devam edilmesi açısından önem taşımaktadır.
📍Bir fincan kahve hatırına, vatanımızın bin yıllık geleceğine sahip çıkalım. @umitozdag
Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinde 07 Haziran 2026 Pazar günü yapılan belediye başkanlığı ve belediye meclisi üyeliği seçimi için sandık başındayız. @umitozdag@Burakasikoglu50@OnurPaslanmaz@zaferpartisi
Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinde 07 Haziran 2026 Pazar günü yapılacak olan belediye başkanlığı ve belediye meclisi üyeliği seçimi için Mustafapaşa'dayız. @umitozdag@Burakasikoglu50@OnurPaslanmaz@zaferpartisi
ABD ile İlişkilerde Stratejik Gerçekçilik
📍Uluslararası ilişkiler literatüründe devletler arasında kalıcı dostluklar veya kalıcı düşmanlıklar değil, kalıcı çıkarlar olduğu kabul edilmektedir.
📍Bu nedenle büyük güçlerin dış politikaları da çoğu zaman değerler, söylemler veya ittifak taahhütlerinden ziyade ulusal çıkar hesapları doğrultusunda şekillenir.
📍Son yarım yüzyılda yaşanan çeşitli örnekler, devletlerin güvenlik politikalarını başka ülkelerin garantilerine tamamen emanet etmelerinin ciddi riskler taşıdığını göstermiştir.
📍Afganistan örneğinde, yaklaşık yirmi yıl boyunca ABD'nin yoğun askeri ve siyasi desteğiyle ayakta kalan sistem, Amerikan çekilme kararının ardından çok kısa süre içerisinde çökmüştür. Bu durum, dış desteğe aşırı bağımlı güvenlik mimarilerinin kırılganlığını ortaya koymuştur.
📍Ukrayna örneğinde ise Batılı ülkeler tarafından verilen destek önemli olmakla birlikte, uluslararası sistemin nihai aşamada her devletin kendi kapasitesi, direnci ve sürdürülebilir gücü üzerine kurulu olduğunu göstermektedir. Büyük güçlerin desteği, çoğu zaman kendi stratejik hesapları çerçevesinde şekillenmekte; destek düzeyi ve kapsamı değişebilmektedir.
📍Körfez ülkeleri açısından bakıldığında da, bölgesel krizler sırasında güvenlik garantilerinin mutlak olmadığı, devletlerin kendi savunma kapasitelerini geliştirmek ve çok yönlü diplomasi yürütmek zorunda kaldıkları görülmektedir.
📍Türkiye açısından temel mesele, herhangi bir küresel güce dayalı politikalar üretmek degil; milli çıkarları esas alan, stratejik bağımsızlığını koruyan ve kararlarını kendi devlet kapasitesine dayandıran bir dış politika anlayışı geliştirmektir.
📍Sonuç olarak,
Afganistan'dan Ukrayna'ya Körfez'den dünyanın kriz bölgelerine kadar yaşanan tecrübeler göstermektedir ki; Türkiye'nin güvenliği sadece Ankara'da şekillenebilir.
📍Bu anlayışın siyasi karşılığı ise milli devlet stratejik bağımsızlık ve devlet aklını merkeze alan Zafer Partisi yaklaşımıdır.
@umitozdag@zaferpartisi
@umitozdag 📍Türk milletinin kendi vatanında azınlık haline gelmesini istemeyen herkes, artık sadece seyirci olmak yerine çözümün parçası olmalıdır.
📍Türkiye'nin demografik geleceğini koruyacak siyasi irade Zafer Partisi'dir.
21 Mayıs'ta mutlak butlan kararıyla Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın swap hariç rezervleri sadece bir haftada 37,2 milyardan 28,7 milyara düştü; yani 8,5 milyar dolarlık bir kayba uğramış.
Erdoğan'ın muhalefeti bölmek, düşman ceza hukuku uygulamak için harcadığı para, 2025'in başından bu yana 75 milyar dolara yaklaştı. Ve bunun bedelini Türk halkı ödüyor, esnaf ödüyor, çiftçi ödüyor, emekli ödüyor. Bütün amaç, bir seçimi daha kazanabilmek için hukukun çiğnenmesi ve devletin yıpratılması oluyor.
📍Bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu gerçek sorun; işçinin maaşını alamaması, emeklinin geçinememesi, çiftçinin üretememesi ve gençlerin geleceğe umutla bakamamasıdır.
📍Türk siyasetinin yasadıgı kaos, demokrasiye zarar verirken, yanlış ekonomi politikalarıyla da vatandaşı mutlak yoksulluğa sürüklemiştir.
📍Zafer Partisi olarak, alın terinin, emeğin ve Türk madencisinin sonuna kadar yanındayız.
Türkiye'de yaşanan süreçe bakınca sorulması gereken soru şudur.
📍Hukuk, demokrasi, seçim güvenliği, ifade özgürlüğü ve adalet gibi ilkeleri, kişilere ve partilere göre mi savunacağız, yoksa herkes için geçerli evrensel kurallar olarak mı göreceğiz?
📍Hukuk istiyoruz diyenler, kendi tarafı söz konusu olduğunda farklı refleks gösterebiliyor.
📍Demokrasi istiyorum diyenler, sonuçlar hoşuna gitmediğinde demokratik kuralları daha az önemseyebiliyor.
📍liyakat istiyorum diyenler, kendi çevresi için istisna bekleyebiliyor.
📍Bu çelişkiler toplumda güvensizlik üretiyor. Güven azalınca da hem siyaset hem ekonomi zarar görüyor.
📍Zafer Partisi, hukukun kişilere göre değil kurallara göre işlediği, demokrasinin sonuçlara göre değil ilkelere göre savunulduğu ve adaletin herkes için eşit uygulandığı bir Türkiye mücadelesi vermektedir.
@umitozdag@zaferpartisi
📍Bir ülke için en büyük yıkım sadece sokaktaki suç değildir, ailelerin parçalanmasıdır.
📍Zafer Partisi'nin Tertemiz Türkiye Projesi, yalnızca bir güvenlik projesi değil; aileyi, gençliği ve toplumsal huzuru koruma projesidir.
📍Uyuşturucu baronlarının değil, Türk milletinin kazandığı bir Türkiye mümkündür.
📍Zafer Partisi'nin bakış açısında, devletin asli görevinin vatandaşlarının güvenliğini, huzurunu ve yaşam kalitesini korumak olduğu anlayışı yer almaktadır.
📍Bu çerçevede uyuşturucu kullanımı, yalnızca sosyal bir sorun değil; aynı zamanda milli güvenlik, kamu düzeni ve toplumsal bütünlük açısından değerlendirilmesi gereken stratejik mesele olarak görülmektedir.
📍Güvenli ve huzurlu bir Türkiye anlayışı, yalnızca suç oranlarının düşürülmesini değil; vatandaşların kendilerini güvende hissettikleri, kamusal alanları özgürce kullanabildikleri ve geleceklerine güvenle bakabildikleri bir yaşam ortamının oluşturulmasını ifade eder.
📍Bu nedenle; kamu düzenini koruyan, sosyal uyumu güçlendiren ve gençleri bağımlılık risklerinden uzak tutan bütüncül bir model geliştirmek ana hedef olmalıdır.
📍Bu çerçevede, uyuşturucunun olmadığı huzurlu bir Türkiye, Zafer Partisi'nin Tertemiz Türkiye Projesi ile hayata geçecektir. @umitozdag
@zaferkusagigm@umitozdag@M_cankucuk@zpgencresmi Türk genci, geleceğine sahip çıkmak için kararlıdır.
Cumhuriyetin değerlerini, milli egemenliği ve Türk milletinin çıkarlarını savunanların yanında durmaktadır.
Bu nedenle Türk gençliği, mücadelede Ümit Özdağ ve Zafer Partisi'nin yanında yer almaktadır.
📍Bizler, Atatürk'e yalnızca sıkıntı yaşanan ğünlerde gitmenin değilde,
📍Her siyasi tavırda, her stratejik tercihte ve millet adına verilen her mücadelede, onun devlet anlayışını, milli egemenlik anlayışını ve Cumhuriyet vizyonunu rehber edinmenin esas olduğuna inanıyoruz. @umitozdag