“Atatürk Havalimanı Konusunda Yanıldık”
Fatih Altaylı, Atatürk Havalimanı’nın millet bahçesine dönüştürüleceğine başta pek ihtimal vermediklerini, bunun gerçekleşmesinin ise iyi bir şey olduğunu söyledi.
Çerçeve yalanlar…
12 yıllık Kürtçe tabelaları, 14 yıllık Zazaca seçmeli dersleri çerçeve yasaya bağladılar.
https://t.co/zOaYi6lv2q
🔺Sözcü, Diyarbakır’daki çift dilli tabelaları “Çerçeve Yasa’nın ilk yansıması” diye haberleştirdi.
🔺İYİ Partili Ayyüce Türkeş tabelaların “fiilen burası özerktir” anlamına geldiğini savundu.
🔺Ümit Özdağ, Zazaca seçmeli ders müfredatının yenilenmesine “PKK şartsız silah bırakacak demişlerdi” diye tepki gösterdi.
🔺Çift dilli tabelalar farklı şehirlerde farklı dillerde, Diyarbakır’da ise Türkçe- Kürtçe olarak 2014’ten beri kullanılıyor.
🔺Okullarda Kürtçe, Zazaca, Abazaca, Adigece, Arnavutça ve Lazca seçmeli dersler 2012’de başladı.
Adeta bir ihtilal olmuş ve ihtilal neticesinde ben tutuklanmışım sanılıyordu muhalifler tarafından.
Hal��sinasyon görüyorlardı. Oysa bir ihtilal yoktu ortada, bu ölümcül yanılgı sonradan bu şuursuz muhaliflere pahalıya patladı, patlıyor, patlayacak. Ama hala bir şuur kazandıklarını sanmıyorum.
Türkiye tarihinin en şuursuz “muhalefet” hareketiyle karşı karşıyayız.
Özgür Özel'in KOZA TV'de yaptığı yerel seçimleri tekrarlayalım önerisini siyaseten yapılmış bir öneri olarak değerlendiriyorum. Rasyonel bir tarafı yok.
Muhalefetin düşünce tarzı genelde, "wishful thinking, ya o kadar da yapamazlar, ya kesin böyle olur inşallah, hissediyorum böyle olacak" şeklinde
Su-elektrik tesisatçısı, berber, boyacı, inşaat ustaları... Türkiyeli dostların Avrupa'da en başarılı olduğu alanlar. YZ çağında Avrupa hayali kuranlar kariyer planlarını tekrar gözden geçirsinler.
Türk berberler londra’yı ele geçirmiş durumda. Ama kötü anlamda değil. Türk berber saç sakal profesörüdür algısı var. Canary wharf’ta ted baker’ın premium gibi konumlandırılan bir berberi var. Onların da hepsi türk. Britanyalı berberler ciddi azınlığa düşmüş durumda.
Önümüzdeki seçimlerde yenilgiyi şimdiden görüp kabullendiler faturayı KÖH’e kesip kurtulmaya çalışıyorlar. Sizin gibi sinsilere inat o barış gelir umarım.
Timur Soykan: "Öcalan derse yaparlar, bakın oradaki biat kültürüyle şimdi yüzleşiyor Türkiye.
İyi de demokrasi ne olacak?
Biri de demez mi yani Can Atalay ne olacak arkadaş?
Biri de demez mi Selahattin Demirtaş yatmaya devam mı edecek?
Biri de demez mi ya kayyum atanan belediyeler, Ekrem İmamoğlu, onlar ne olacak?
Böyle demokrasi, böyle barış gelir mi demeyecek mi biri?
Demiyorlar çünkü Öcalan demeyin diyor.
Tuncay Bakırhan’ın sözlerine bakın: ‘Kürt hareketini ve Sayın Öcalan’ı eleştirmek, tırnak içerisinde ‘aydın’ olmaksa bana kusura bakmayın, o dündü. Bugün artık onun alıcısı yok.'
Bu kafada mısınız artık siz? 'Öcalan’a kimse laf söyleyemez...'
Bu çok tanıdık bir dil. Bu dili gördüğünüzde neyi görüyorsunuz, biliyor musunuz? Selahattin Demirtaş hala neden özgür bırakılmıyor? Neden tutuklu? Neden cezaevinde? Onu da anlıyorsunuz.”
Kişisel bilgilerimiz dolandırıcıların elinde. Her gün başka birinden bu hikayeleri dinliyoruz. Kimse bir şey yapamıyor. Ne emniyet ne savcılık çünkü telefon açık hat, IBAN kiralık.