Bu yıl tespit edebildiğimiz 34. çocuk işçi ölümü..
Yiğit Mehmet Kesme..
16 yaşında, MESEM'li stajyer işçi/öğrenci..
Osmaniye Düziçi Küçük Sanayi Sitesi'nde traktör tamir atölyesinde çalışırken traktörün hidroliğinin düşmesi sonucu ezilerek hayatını kaybetti..
Karagedik Köyünden..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Dürüst kalmaya çalışan herkesin harcandığı, yalanı en iyi söyleyenin ise kazandığı bir devir bu. Temiz insanlar saf yerine konulup ezilirken, asıl güvenilmemesi gerekenlerin el üstünde tutulduğunu her gün izliyoruz. İnsanlar üç kuruşluk çıkarları için hiç gerek yokken ortaya atılıp şahitlik yapıyor, kendi hırslarını örtmek için en kutsal değerleri hiç çekinmeden harcıyor. Bu çağ, karakterin, ahlakın ve insanlığın bittiği yer.....
Bir kadına baktığında başını kapatma biçimini, elbiseni, şortunu, dövmesini, küpesini ve daha neleri neleri yargılayan koca bir toplum var. Olduğun kişi olduğun için seni boğmaya çalışan.
herşeye rağmen bitmez bir çaba ile dönüşüm için direnmekten başka yolumuz yok gibi erenler
Ahmet Telli çağdaş edebiyatın önemli şairlerinden biri olmasının yanında aynı zamanda bir kent çehresiydi Ankara'da herhangi bir basın açıklamasında, Mülkiyeliler'de herhangi bir masada rastlayıvereceğiniz bir yüz kentin ve şiirin başı sağ olsun. Toprak yoldaşı olsun🌹🖤
Tunceli’de küçükbaş hayvan üreticisi Meral Kanar, kar nedeniyle kendisine tahsis edilen yaylaya giden yolun kapalı olduğunu, 3 bin küçükbaş hayvanının telef olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti:
"Bir ay içinde 30-40 malım telef oldu. Bize bir çare bulsunlar. Malımızı yükleyip valiliğin önüne mi dökelim, il tarımın önüne mi dökelim?”
Vaka: "Güleryüzlü Kölelik: Tükenmişlik mi, Yoksa Duygusal Artı-Değer Yağması mı?"
Danışan: 28 yaşında, uluslararası bir havayolu şirketinin çağrı merkezinde "Müşteri Deneyimi Temsilcisi" olarak çalışan, taşra üniversitelerinden birinden mezun olmuş, İstanbul’da kıt kanaat geçinen bir erkek.
Klinik Teşhis: Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Somatizasyon (Açıklanamayan kronik boğaz ve çene ağrıları), Uyku Bozukluğu.
Semptomlar: Kulaklık sesine karşı aşırı duyarlılık, işe başlamadan önce panik atak benzeri çarpıntılar, rüyalarında sürekli öfkeli müşteriler görme, kronik çene kilitlenmesi (bruksizm).
Klinik Yanılgı: "Öfke Yönetimi" ve "Geçmiş Öyküdeki Otorite Sorunu"
Terapist, danışanın telefondaki hakaretlere ve mobbinge karşı verdiği yoğun bedensel tepkileri (çarpıntı ve çene kilitlenmesi) tamamen bireysel geçmişle açıklar. Danışanın çocukluğunda baskıcı bir baba figürüyle büyüdüğünü, bu yüzden iş yerindeki otoriteyle -yöneticiler ve öfkeli müşteriler- sağlıklı bir ego mesafesi kuramadığını söyler.
Çözüm olarak: Danışana Öfke yönetimi teknikleri, nefes egzersizleri ve müşterilerin öfkesini kişiselleştirmemesi gerektiği öğretilir. Ona "Karşıdaki kişi sana değil, kuruma öfkeli, üzerine alınma" denerek bilişsel bir yeniden çerçeveleme (cognitive reframing) önerilir.
Oysa Sınıfsal Gerçek Tablo Şöyledir:
Arlie Hochschild'ın literatüre kazandırdığı gibi, bu danışanın sattığı şey sadece fiziksel emeği değil duygularıdır. Şirket politikası gereği hattın ucundaki insan ne kadar aşağılayıcı konuşursa konuşsun, danışan güleryüzlü sakin ve kurumsal tonu korumak zorundadır. Bu yabancılaşmanın en vahşi biçimidir yani insanın kendi haklı öfkesine yabancılaşması. Terapistin kişiselleştirme tavsiyesi, bu yapısal sömürüyü meşrulaştırır. Danışan anksiyete yaşamaktadır çünkü sistem biyolojinin en temel savunma mekanizmasını (tehdit karşısında öfkelenme veya kaçma) yasaklamıştır.
Danışanın sınır çizememesi içsel bir hayır diyememe sorunu değildir. Çağrı merkezindeki her saniye, AHT (Average Handling Time - Ortalama Çağrı Süresi) denilen metriklerle saniyelerle ölçülmektedir. Sistem, tuvalete gitme süresini bile "Log-out" koduyla takip eder. Bu tam anlamıyla Bentham'ın ve Foucault'nun bahsettiği Panoptikon hapishanesidir. Sürekli izlenen dinlenen ve puanlanan bir işçinin anksiyete geliştirmemesi doğaya aykırıdır. Klinik dille anksiyete denilen şey aslında 7/24 panoptik gözetim altında olmanın yarattığı haklı bir teyakkuz halidir.
Danışanın yaşadığı kronik çene ağrıları ve boğaz düğümlenmesi psikodinamik bir fantezi değil sınıfsal bir somatizasyondur. Söylemek istediği yutkunduğu kelimeler (hakarete karşı verme hakkı olan insani tepkiler), geçinebilmek için o maaşa mahkum olduğu gerçeğiyle boğazına dizilir. Beden, kurumsal sessizlik yeminini çeneyi kilitleyerek fiziksel bir zırha dönüştürür.
"6 ay günde 17 saat çalıştım, zombiye dönüştüm"
Turizm sektöründe resmi verilere göre 1 milyon 200 bini aşkın sigortalı çalışırken, sendikalı işçi sayısı yalnızca 52 bin 892. Kayıtdışılık, sendikasızlık ve ağır sömürünün yaygın olduğu sektörde turizm işçileri 10 gün kesintisiz,
uzun mesailerle, dinlenme haklarından mahrum çalıştırılıyor
https://t.co/fRhDy7IoXj
Üşenmedim sonuna kadar okudum. İş saglığı güvenliği falan hak getire olan zaten uygulanmazken sıcakta çalışma şartları ile ilgili tam bir düzenleme yok.
Neyse bol bol sıvı tüketip şansımıza güvenmeye devam edecez
Bugün bir kez daha gördüm ki yaşarken öldürmüş, aklı başında bir deliliğe mahkum etmişler bizi.
8 yıl öncesinin her anı zihnimizde.
Çocuklarımızın son nefesi, bir çığlık olarak hala ciğerlerimizde.
Yaktığınız kadar yanacak,
Can verirken kan kusacaksınız.
İçimdeki bu öfke dinmez, yaşattığınız bu acı da tarihten silinmez.
Evlatlarımızın kanı var ellerinizde, koltuklarınızda, makamlarınızda.
Tüm katliamların başı,
Tüm acıların sebebisiniz.
#CorluTrenKatliamı
"Dünya, özelinde Orta Doğu, bugün yalnızca ekonomik, siyasal ve ekolojik krizlerle değil, aynı zamanda derin bir toplumsal hakikat krizi çağından geçmektedir. Toplumsal doğanın parçalanması, ahlaki ve politik toplumun çözülmesi, bireyin kendisine ve yaşama yabancılaşması; ulus-devlet zihniyetinin, erkek egemen sistemin, kapitalist modernitenin yarattığı temel sonuçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu krizin merkezinde ise kadın özgürlüğünün tarihsel olarak köleleştirilmesi ve bunun üzerinden şekillenen erkeklik kavramının inşası yer almaktadır."
Zerda Şahin, 13 yaşında..
Gülseren Şahin, 15 yaşında..
Mevsimlik gezici tarım işçileri..
Sivas Gemerek Burhan Köyü'nde çamaşır yıkamak için girdikleri Kızılırmak'ta akıntıya kapılıp hayatlarını kaybettiler..
Gülseren'in cansız bedenine beş gün sonra ulaşıldı..
Kahramanmaraş Andırınlılar..
Ailenin her yıl konakladıkları bölgede bu yıl kaymakamlık emri ile izin verilmediği için Kızılırmak kıyısında konaklamak zorunda kaldıkları, çocukların ölümleri sonrası ailenin geçtiğimiz yıllarda konakladıkları bölgeye geçişlerine izin verildiği belirtiliyor..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Gerçek hayatta sürdürülemez olan bu hayat imgesini gerçek kılmak için boşa uğraşmak istiyorum. Rutinlerime sıkı sıkıya bağla kalarak kendimi hızla tüketmek.
Quelqu’un peut m’expliquer comment une seule personne est censée réussir à travailler de 9 h à 18 h, faire 10 000 pas par jour, aller à la salle de sport trois fois par semaine, cuisiner des repas faits maison, garder la maison impeccable, passer du temps de qualité avec sa famille, dormir huit heures par nuit, lire des livres, apprendre des langues, avoir des loisirs, prendre soin de sa santé, être séduisante en permanence… et réussir malgré tout à ne pas finir avec un trouble anxieux ?
J’ai l’impression qu’on nous a vendu une image de la vie qui est tout simplement impossible à tenir dans la réalité.
"sizleri onlarla “aynı düşüncede olmasanız bile” yalnızca empati kurmaya ve bu ‘ceza içinde eza’ uygulamasının insanlık dışı keyfiliğini kısa bir süre de olsa düşünmeye davet ediyorum."