evlenirken insanlar aslında hayatları boyunca kalplerini en çok kıracak kişiyi de seçmiş oluyor. bu yüzden “love is an act of endless forgiveness, a tender look which becomes a habit” demişler. aşka biraz da tersten bakmak lazım
@arcacengiz Yaşadığm zor süreçten ötürü bende kendime ceza verdim ve 48 kiloya düştüm.Ailem benim için çok endişeleniyor ve sürekli konuları benim çünkü endişeleniyorlar ve korkuyorlar.Buradaki amaç dikkat çekmek yahut zayıflamak değildi hiç bir zaman kilolu olmadım. Kesinlikle katılıyorum
Y kuşağı %90 oranında Counter Strike oyunuyla büyüdü, ata sporu gibi bir şeydi bu nesil için. Oyun iki grubun silahli çatışmasıydı. Ama kimsenin aklına okulu basıp arkadaşlarını taramak gelmiyordu. Yani demem o ki, sosyolojik bir çöküşün suçlusu "oyunlar" olamaz.
Geçiyor günler aylar büyüdüğünü göremeden... Öpemeden koklayamadan oğlum...
Resimlerde görüyorum son halini..
En çok canımı yakan mesafeler değil sadece o küçücük kalbini zihninin bana karşı kirletilmesi..
Sana hiç kızmıyorum oğlum et tırnaktan ayrılmaz ayrılamaz...
Daha 9 yaşındasın... İlk kez doğum gününde sensizim sende bensiz...
Taşıyamayacağın hiç bir yük bırakmadım bırakmam sana .. yeter ki sen iyi ol ne kadar sana hatırlatsam da sen hatırla seni ne çok sevdiğimi ...
Çok fazla acı yaşandığında beyin duyguları kapatır. Buna duygusal amnezi denir. Olaylar hatırlanır ama hisler yok olur. Dışarıdan sakin görünür, içeride boşluk olur.
Hayatta hiç bir zaman yaşama ümidimi kesmemiştim.
İlk kez kurtulamayacağımı hissediyorum..
Ayrılığın bedelini oğlumsuz kalarak ödüyorum..
Oğlumsuz geçen ilk bayramım.
Ayrılan binlerce kadınlar gibiyim..
Öldürülmedim ama bedelini evladımın yokluğuyla ödüyorum..