YUSUF TEKİN İSTİFA!
Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde gerçekleşen silahlı saldırıda yaralanan öğrencilere acil şifalar diliyor; öğrencilerimize, ailelerine ve tüm eğitim emekçilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Ama artık yeter!
Bugün öğrenciler de öğretmenler de sınıfta, okulda ve sokakta kendini güvende hissetmiyor.
Maraş’tan Siverek’e, şimdi de Manisa’ya uzanan saldırıları yalnızca birkaç kişinin bireysel eylemi olarak görmek, eğitim sisteminin ve toplumun içine sürüklendiği çürümeyi görmezden gelmektir.
AKP iktidarı eğitim sistemini yıllardır eşitsizlik, piyasalaşma ve tarikatlaşma üzerinden yeniden şekillendiriyor.
Parası olanın nitelikli eğitime ulaşabildiği, yoksul halk çocuklarının ise ya geleceksizliğe ya da MESEM’ler üzerinden ağır sömürü koşullarına terk edildiği bir düzen yaratıldı.
Bu düzen gençleri geleceksiz bırakırken, ortaya çıkan boşluğu bir yandan çeteler ve uyuşturucu ağları, diğer yandan tarikatlar ve cemaatler dolduruyor.
Eğitim sistemi çocuklarımızın geleceğini korumak, eşit fırsatlar yaratmak ve güvenli bir yaşam alanı oluşturmak yerine; giderek daha fazla piyasanın, sermayenin ve tarikatların ihtiyaçlarına göre biçimlendiriliyor.
Buna razı değiliz, bu düzen değişecek!
Eğitim bir ayrıcalık değil, kamusal bir hak olacak!
Özel okul merkezli eğitim düzenine son verilecek; eğitim her düzeyde parasız, eşit, laik ve bilimsel hale getirilecek!
Patronlar, tarikat ve cemaatler eğitim sisteminden kovulacak.
Çocuklarımızın eğitimi ve geleceği piyasanın, sermayenin ve tarikatların insafına bırakılamaz.
Tarikatların ve sermayenin emrindeki bir çalışan olarak bakanlık koltuğunu işgal eden Yusuf Tekin ARTIK İstifa!
Saray rejiminden kurtulmadıkça ülkeye huzur gelmez
#YusufTekinÇekGit
Manisa’da okula saldırı düzenlendi, 3’ü ağır 11 çocuk yaralandı. Bakanlar yine kendi dışında suçlu arıyor. Bakan Tekin’in bakanlığı dönemi çocuklar için cehennem oldu. “Yusuf Tekin istifa” sesleri tüm ülkeyi sardı
https://t.co/e5FAIKqWsC
Bugünün BirGün’ü
YUSUF TEKİN İSTİFA!
Bugün çocuklarımız…
Okulda…
Sınıfta…
Sokakta…
Kendini güvende hissetmiyor.
Maraş’tan Siverek’e…
Şimdi de Manisa’ya.
Okulların çevresinde silahlar konuşuyor.
Gençlerimizin geleceği çetelerin ve uyuşturucu ağlarının tehdidi altında.
Peki neden?
Çünkü AKP iktidarı eğitim sistemini yıllardır çürütüyor.
Eşitsizlik…
Piyasalaşma…
Tarikatlaşma…
Parası olan iyi eğitime ulaşabiliyor.
Yoksul çocuklar ise ya geleceksizliğe…
Ya da MESEM’lerde ağır sömürüye terk ediliyor.
Bir yandan gençlerin geleceğini çeteler yutuyor.
Diğer yandan tarikatlar okullara sokuluyor.
Ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin…
Bununla mücadele etmek yerine…
Tarikat ve cemaatlerle yapılan protokollerle övünüyor.
Artık yeter!
Eğitim bir ayrıcalık değil.
Kamusal bir haktır.
Parasız olmalı.
Eşit olmalı.
Laik olmalı.
Bilimsel olmalı.
Tarikatlar okullardan çıkarılmalı.
Eğitim patronan, tarikattan kurtarılmalıdır.
Çocuklarımızın geleceğini bu düzene teslim etmeyeceğiz.
Kan emici patronların, karanlık tarikatların bakanı YUSUF TEKİN İSTİFA!
Laik, Parasız ve Demokratik Eğitim İçin Mücadele Raporu 🔗 https://t.co/WDRyc49hRy
Eğitim sistemi yeni bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya.
Karma eğitime son verilmesi için yürütülen gerici kampanyaya karşı laikliği savunacağız. MESEM’lerle başlatılan çocuk işçiliğinin yaygınlaştırılmasına yönelik sermayenin yeni saldırılarına karşı mücadele edeceğiz.
SOL Parti, bu adaletsiz, sömürücü ve gerici eğitim düzeninin kökten değişmesi için mücadele edecektir.
Okulda patron olmaz! Eğitim parasız olacak, özel okullar kamulaştırılacak.
Eğitim her düzeyde parasız olacak. Yemek ve barınma başta olmak üzere öğrencilerin tüm ihtiyaçları kamu eliyle karşılanacak.
Okulda tarikat olmaz! Tarikatlar okullardan kovulacak, onlarla imzalanan tüm protokoller iptal edilecek.
Lgbti+'lara dönük saldırılara karşı omuz omuzayız
Bu sabah LGBTİ+ derneklerine dönük saldırı ve onlarca kişinin gözaltına alınması tüm toplumu susturmaya dönük gerici saldırılarının bir parçasıdır.
Memleketimizi bu gerici faşizmden kurtarana kadar hiçbirimiz "güvende" değiliz.
Gözaltındakiler derhal serbest bırakılsın, LGBTİ+ örgütlerine yönelik baskılar son bulsun.
12 Eylül’e Direnişin Onuru Bizim, Gelecek Bizim!!
“Fikrimiz iktidarda” sözleriyle 12 Eylül generallerini selamlayan MHP ve 12 Eylül’ün gölgesinde büyüyen siyasal İslamcılar eliyle sürdürülen bugünkü halk düşmanı rejimin 12 Eylül cuntasından çok da farkı yoktur.
Bunların ve yandaşlarının “bütün askeri darbelere karşıyız” yalanlarına bakmayın; onlar, varlıklarını borçlu oldukları 12 Eylül darbecilerine, onların arkasındaki ABD ve NATO ile sermaye güçlerine her gün şükranlarını sunmaya devam ediyor!
12 Eylül’le birlikte onlarca insanı şehirlerde, kırlarda öldürerek, darağaçlarında asılarak, binlercesi işkencelerden geçirilerek, örgütlenmeleri dağıtılarak, yasaklanarak devrimci hareket etkisizleştirilmeye çalışıldı.
Solun ve toplumsal muhalefetin etkisizleştirildiği böyle bir ortamda Türkiye’nin, Amerika’nın Ortadoğu politikalarıyla uyumlu, bir İslamcı faşizme sürüklenmesinin önü açıldı.
Doğrudan 12 Eylül’ün ürünü olan siyasal İslamcılar, Amerika’nın desteğiyle iktidara getirilerek, Türkiye adım adım bir İslamcı Cumhuriyet olarak dönüştürüldü. Böyle bir dönüşüm, muhalefet içinden aldıkları desteklerle, “yetmez ama evet”çilik ihanetleri eşliğinde, geçmiş devrimci hareketlerin birikimleri de tahrif edilerek gerçekleştirildi.
Bugün Türkiye’de halkın büyük çoğunluğu bu halk düşmanı rejime lanet okuyorsa… Gençler ve kadınlar başta olmak üzere işçiler, köylüler, emekçiler ve emekliler kendi hakları için ayağa kalkıyorsa… Bu, halkın ve 12 Eylül cuntasına karşı canı pahasına direnen devrimcilerin, onlarca yıldır bu iktidara karşı mücadelenin onurunu taşıyanların yenilmezliklerinin en büyük kanıtıdır…
12 Eylülcüler mutlaka yenilecek; Kenan Evren’in, biz gelmeseydik “Tek Yol Devrim” diyenler gelecekti sözleriyle korkusunu ifşa ettiği devrimciler mutlaka gelecek…
Gelecek mutlaka eşitlik, mutlaka özgürlük, mutlaka demokrasi, mutlaka sosyalizm…
ABD ve onun taşeronluğunu üstlenen iktidarın bu gerici rejim dayatmasına teslim olmayacağız.
Ezilen emekçi halklar, toplumsal muhalefet güçleri olarak ortak mücadelenin yollarını birlikte arıyoruz.
İzmir’de #YanYana geliyoruz, umut ve gelecek için…
Siyasal İslamcılıkla Kemalizm’e karşı demokrasi arayışına giren Birikim'in Yetmez Ama Evet in teorisyenliğine savunması da şaşırtıcı değil.
Şaşırtıcı olan “akıl verici” kibriyle, hiç de unatmadan halen sol ve devrimcilik üzerine konuşabilmeleri.
🔗 https://t.co/uiDk96lTGS
Yaşamak için 7’den 70’e çalışırken ölüyorlar
Cinayetin faili Saray düzeni
Çocuğu da yaşlısı da çalışmak zorunda kalırken yaşamını yitiriyor. Bir ayda 65 yaş üstü 21 kişi, 14 yaş altı 15 çocuk iş cinayetinde öldü
https://t.co/ua2ypJpbnJ
Bugünün BirGün’ü
Kendi kaderimize sahip çıkmak, haklarımızı birlikte savunmak için #YanYana geliyoruz!
Kahramanı halk olan bir mücadeleyi, örgütlenmeyi ve dayanışmayı birlikte kuracağız!
Saray rejimi Üsküdar’da seçimsiz Türkiye’yi test etti
Siyasi haydutluk
Zorbalıkta sınır tanımayan rejim bir ilçeye daha çöktü. Üsküdar, Saray’ın yapacaklarının sadece bir fragmanı. Bu haydutluğu durduracak tek şey halkın örgütlü gücü. Yaşananlar muhalefetin alması gereken dersleri de gösterdi
https://t.co/sy7zmctqcf
Bugünün BirGün’ü
Ünye’de 9 köyü tehdit eden maden projesine karşı Çevre Bakanlığı önündeyiz.
Sol Parti Ekoloji Sözcüsü Sercan Dede; “Bu topraklar şirketlere ait değil, yıllardır burada yaşayan halkındır. Toprağımızı, suyumuzu, derelerimizi kolay kolay vermeyeceğiz. Yan yana mücadele edeceğiz.”🍃
Malatya Hekimhan Akmağara’da Saya Madenciliğin 4. grup maden projesi için yapmak istediği ÇED toplantısı, köylülerin itirazları ve mücadelesiyle gerçekleştirilemedi.
Toprağını, suyunu ve yaşam alanını savunan Akmağara köylülerinin yanındayız.
Maden değil, yaşam kazanacak! ✊🏻🍃
Cankurtaran’da ormanını, ağacını ve yaşam alanını savunurken yaşamını yitiren Reşit Kibar’ı aramızdan ayrılışının ikinci yılında saygı ve sevgiyle anıyoruz.
Reşit Kibar’ın mücadelesi mücadelemizdir. Bir ağaç için bir ömür verenlere selam olsun.
İl Sağlık Müdürlüğü’nden 20 hekime tutanak: Kürtaj haktır, cezalandırılamaz!
Kürtaj tıbbi bir uygulamadır. Kürtajın yasal ve güvenli hale getirilmesi mücadelemizin sonucudur.
Bedenimiz üzerindeki tahakkümünüze son verin.
Kürtaj yasaldır!
Rejim, toplumun ve devletin tüm alanlarını kendi siyasal ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlemeye çalışıyor. Bazı tarikatlara yönelik son operasyonlar da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmeli.
Kendisine bağlı olmayan ya da denetimi dışında kalan bazı tarikatlara yönelik müdahaleler, aynı zamanda muhalefete yönelik yeni müdahale alanları yaratmak için de kullanılıyor.
Bu durum, bir yandan rejimin kendi içindeki güç ilişkilerini yeniden düzenlediğini, diğer yandan Türkiye’nin nasıl bir tarikatlar ve cemaatler ağıyla kuşatıldığını gösteriyor.
*
Siyasal İslamcı rejim, aynı zamanda bir tarikatlar iktidarıdır.
Kamu kaynaklarıyla büyütülen tarikat ve cemaatler devletin bütün kademelerinde etkin hale gelmiş; yargıdan emniyete, eğitimden sağlığa kadar toplumun ve devletin çeşitli alanlarını kuşatmıştır.
Okullar, yurtlar ve hastaneler işleten, turizmden ticarete kadar birçok alanda şirketler kurarak büyük servetler biriktiren bu yapılar, yalnızca ekonomik güç odakları değildir. Bunlar aynı zamanda açlığa ve sefalete mahkûm edilen yoksul bırakılmış milyonları bu rejime razı etme, boyun eğdirme mekanizmasıdır. Aladağ'da kaybettiğimiz 11 kız çocuğunun acısı hafızalarda tazedir.
Türkiye’nin içine sürüklendiği İslamcı rejimden kurtuluş mücadelemiz, tarikat ve cemaat kuşatmasına karşı laikliği yeniden kazanma mücadelesidir.
Laiklik Meclisi olarak, HÜDA-PAR Genel Başkanı ve Milletvekilleri hakkında suç duyurusunda bulunduk.
Laiklik Meclisi Sözcümüz Umut KURUÇ adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçe ile, HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile Milletvekilleri Serkan Ramanlı, Şahzade Demir ve Faruk Dinç hakkında suç duyurusunda bulunarak şüphelilerin cezalandırılmasını ve haklarında fezleke düzenlenerek TBMM’ye sunulmasını talep ettik.
Laiklik Meclisi Yürütme Kurulu üyesi avukatlarımız Doğan Erkan ve Berkay Çelen tarafından sunulan dilekçemizde, TBMM’ye ‘’Milli Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’’ sunarak karma eğitime ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapılmasını talep eden şüphelilerin, Anayasa’ya ve anayasal düzene, Laiklik ilkesine, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na aykırı davranışlarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettik.
Şüphelilerin, yasama dokunulmazlığını kullanarak Anayasal düzene karşı çıkan ve yüz yıllık yasalarımızı lağvetmeyi hedefleyen bu tekliflerinin, hakkın kötüye kullanılmasının bir sonucu olduğunu ve ilgililerin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması amacıyla haklarında fezleke düzenlenerek TBMM’ye sunulmasını talep ettik.
Laiklik Özgürlüktür!
Laiklikten Vazgeçmiyoruz!