Mekke Allah'ın evi değildir.
Allah kişi değildir ki evi olsun.
O ev Hz. İbrahim'in Hacer ile ondan doğan İsmail için yaptığı evdir.
Hiçbir kutsallığı yoktur.
Peki, Hacer kimdir...?! Kur'an'da ismi geçen Mısırlı kadındır.
Çocuğu olmayan Sare tarafından İbrahim'e sunulduğunda henüz genç yaştaydı, İsmail'i doğurdu.
İslam kaynaklarına göre, Mısır firavunlarından Senan bin Ulvan'ın İbrahim'in karısı Sare'ye hediye ettiği bir köledir. İbrahim, çocuğu olmayan Sare'nin izniyle Hacer'le evlenir.
Peki, İbrahim kimdir...?!
Urfalı bir Aramidir.
Hz. Muhammed'den 2500 yıl önce yaşamış Yahudilerin atası, İsrail'in kök kurucusudur.
O dönemde İslamiyet yok ki Müslüman olsun.
Putperestti.
Peki, herkesin ona tapmasını istediği putunun adı neydi?
El-ilah (Allah).
Peki, erkeklerde sünneti çıkaran kimdi?
İbrahim.
Peki, sünnet olmayan kişi kimdi?
İbrahim? (Abraham)
Peki! Sünnet ne anlama gelir?
"Ben de İbrahim'in putuna inanıyorum" demektir.
Peki, biz kimiz?
Türk.
(Neden sadece Yahudi ve Müslüman erkekleri sünnetlidir?)
Hani namaza dururken "döndüm kıbleye" diyorsun ya kardeş, işte o aslında "döndüm Kibele'ye" demektir.
Gerçi namaz da İslamiyet'ten binyıllar önce pagan dinlerinde yapılan bir tür tapınma ayinidir de o konuya hiç girmeyeceğim şimdilik.
Kibele ise Friglerin bereket tanrısının adıdır.
"Cennetten gelmiş" diye ağlayarak kafanı içine soktuğun, Hacerü'l-Esved isimli taş da Kibele'nin vajinasını (doğurganlığını) temsil eder.
Şekline bakarsan anlaman zor olmayacaktır.
Sonra cehennem diye bir yerin varlığına inanıyorsun.
Yok öyle bir şey...
Senin cehennem dediğin şey, bugünkü İsrail topraklarında bulunan ve tabanından petrol ve metan gazları çıktığı için sürekli yanan Ge-Hinnom isimli vadinin adıdır ve "azap verici yer" anlamına gelir.
Sümerler döneminde ağır suçluları oraya atıp yakarlarmış.
Sonra bu vadinin ismi Sümerlerden Tevrat'a, oradan da senin inandığın kitaba kopyalanmış.
Zaten inandığın dinin tamamı Sümer, Mısır ve Yunan mitolojilerinden kopyalanmış.
Azıcık okusan, merak etsen anlayacaksın ama işte... Neyse...
Bir de Allah var tabii; İslamiyet öncesi Arapların çok tanrılı dinlerindeki en kudretli tanrısı olan El-ilah. Namıdiğer ay tanrısı.
Yani bugün senin Allah diye inandığın şey aslında ay tanrısı El-ilah'tan başkası değildir.
Hani şu minarelerin tepesindeki ay var ya?? Hah, işte o ay tanrısını temsil eder...
Muhammed çok tanrılı dinlere son verdi ve Kâbe'deki en kudretli put olan El-ilah'ı tek tanrı olarak kabul ettirdi yaşadığı topluma.
Allah diye bir yaratıcının olduğu Muhammed'e ayetlerle bildirilen yeni bir durum olsa babasının adı "Abdullah" olmazdı.
Aynı şeyi zamanında Mısır Firavunu Akhenaton da yapmak istedi.
Çok tanrılı dinleri ve firavunların kutsiyetini yok etmeye kalkıştı ama sarayın ileri gelen rahipleri ve yobaz halkı tarafından linç edildi maalesef...
Tüm firavunların ihtişamlı mezarları varken Akhenaton'un mezarı dahi yoktur.
Ha bir de Yahudilerden nefret ediyorsun, kullandığın isimler bile onların isimleri:
Josef - Yusuf
Jacob - Yakup
Abraham - İbrahim
Thutmose - Musa
Elisha - İlyas
Daha liste uzar gider...
Ne Arap ne de Yahudi soyuyla hiçbir ilgimiz yoktur.
Peki, neden onların efsanelerine uyup bu tür tapınma işlerini yapıyoruz?
Bir Arap ile Yahudi inancı ki Cumhuriyetimizi batırıyor.
Biz hâlen gerçekleri göremiyoruz.
Yerin dibine batsın kör cehalet.
Bir dinin ayakta kalabilmesi, onun ekonomik olarak da güçlü olmasına bağlıdır.
Çorak bir arazide olan Mekke’nin gelir kaynağı da kutsal olan Kâbe'nin tavaf edilmek için dünyanın her yerinden gelen Müslümanların ziyaretiyle sağlanıyor.
Devamı +
Evolution forgot the 6th finger.
Technology just fixed it.
Watch what happens when you add one extra robotic finger to daily life 👀
4 oranges at once.
Cards. Banana. Coffee. Everything gets easier.
Would you wear one?
2023 yılında Tokat'a yerleşen Alman ailenin tamamı Müslüman oldu.
Önce baba Mathias, bir süre sonra ise eşi Mandy iman etti.
Son olarak 12 yaşındaki kızları Mia, bu yaz gittiği Kur'an kursunda İslam’ı yakından tanıyarak Müslüman olmaya karar verdi.
Sizce bu hikaye nasıl biter?
Osman Pamukoğlu Paşa’dan net bir ayrım:
“Türban bir siyasi simge, Anadolu kadınının başörtüsü türban değil.”
Tartışmanın özünü tek cümlede ve doğru bir şekilde anlatan efsane bir değerlendirme 👏🏻
“Fetö ülkeye çok şey öğretti:
Adam kayırma, kul hakkı yeme, hırsızlık yapma, namusu ve şerefi kirletme, bel altı vurma ve her türlü adiliği.
Bunları yaparken mübarek bir dava, kutsal bir hedef için yaptıklarını ve sevap kazandıklarını düşündüler.”
— Prof. Dr. Mustafa Öztürk
Marine Le Pen:
“When I come to power, I will ban the hijab in France.”
She is currently leading in the polls.
Do you think France will elect Marine Le Pen, who wants to ban the hijab, as president? 🇫🇷
İnsanlık, şekil değiştirerek ve farklı maskeler takarak, belki de binlerce yıldır aynı gökyüzüne bakıyor:
☀️ Güneş
🌙 Ay
⭐ Yıldızlar
Bir zamanlar doğrudan tapınılan bu gök cisimleri, bugün farklı dinlerin sembolleri ve anlatıları içinde yaşamaya devam ediyor.
Peki sizce insanlık gerçekten tanrılarını mı değiştirdi, yoksa sadece onlara verdiği isimleri mi?
Tavla ve satranç oynamanın hükmü için “Domuz kanıyla abdest almış gibidir, seyredenin sevapları gitmiştir” diyen Cüppeli…
Şimdi hastanedeymiş.
Dua okuyup şifa bulmayı denese ya… Ama insan bazen bilime ve mantığa da güvenmek zorunda kalıyor. 🙂
Olmayan, hiç varolmamış bir arab hayaleti için harcanan paralar, devletin kamunun milyonluk bütçeleri, vergilerimiz. Akıl alır gibi değil... Ne zaman bunları denetleyebilecegiz.??? Hiç Umut var mı?
Yakup Deniz hepimize soruyor:
“Peygamberin, ‘Allah'tan başka kimse bilemez’ dediği soruları bugün bilim cevaplıyor.
Ben şimdi bu kitaba neden inanayım?”
Tekel bayi sahibi, kendisine tebligat yapmaya gelen tarikat sözcüsüne:
“Sizin cemaatinizde 6 yaşındaki kızı evlendiren pzev*** bir şey söylediniz mi? Utanmıyor musunuz?” dedi.
Tarikat sözcüsü ise “Akit gazetesini açıyorsun, orada ‘iftira’ diyor.” diyerek tekel bayiini terk etti.
Seçim hakkı mı, dayatma mı?
(Batman’da bir TOKİ sitesinde yönetim, gelen şikâyetler üzerine ortak alanlarda erkeklerin şortla dolaşmasını yasakladı. -Sözcü)
Bugün “şort” denir, yarın başka bir kıyafet…
Peki ortak yaşam alanlarında kişisel tercihler, başkalarının ahlak anlayışına göre yasaklanmaya başlarsa bunun sonu nereye varır?
Özgürlük, herkesin birbirinin yaşam tarzına karışmadığı yerde başlar. Sıcakta pantolon mu giyilir?
Etmesinler insanlara eziyet. Yazıktır. Devletin müdehale etmesi ümidiyle yayınlıyorum.
An elderly Japanese man stumbled and fell while walking down the street. A passing cyclist and an employee from a nearby shop immediately rushed over to help.
Because in Japan, there are no Abrahamic religions—there is morality.
The difference between a culture bound together by trust and one chained by fear does not lie in the nature of people’s hearts, but in the space a society allows for humanity to breathe.
In Japan, helping others is not a fleeting act of pity. It is a graceful reflection of kizuna—the bonds that connect people—and wa—the pursuit of harmony.
A Japanese person does not simply see a stranger who has fallen; they see a disruption in the balance of society, and feel a moral responsibility to help restore it.
There, helping others is as natural as breathing—because mutual trust forms an unspoken social contract that protects those who reach out their hand.
Mekke Allah'ın evi değildir.
Allah kişi değildir ki evi olsun.
O ev Hz. İbrahim'in Hacer ile ondan doğan İsmail için yaptığı evdir.
Hiçbir kutsallığı yoktur.
Peki, Hacer kimdir...?! Kur'an'da ismi geçen Mısırlı kadındır.
Çocuğu olmayan Sare tarafından İbrahim'e sunulduğunda henüz genç yaştaydı, İsmail'i doğurdu.
İslam kaynaklarına göre, Mısır firavunlarından Senan bin Ulvan'ın İbrahim'in karısı Sare'ye hediye ettiği bir köledir. İbrahim, çocuğu olmayan Sare'nin izniyle Hacer'le evlenir.
Peki, İbrahim kimdir...?!
Urfalı bir Aramidir.
Hz. Muhammed'den 2500 yıl önce yaşamış Yahudilerin atası, İsrail'in kök kurucusudur.
O dönemde İslamiyet yok ki Müslüman olsun.
Putperestti.
Peki, herkesin ona tapmasını istediği putunun adı neydi?
El-ilah (Allah).
Peki, erkeklerde sünneti çıkaran kimdi?
İbrahim.
Peki, sünnet olmayan kişi kimdi?
İbrahim? (Abraham)
Peki! Sünnet ne anlama gelir?
"Ben de İbrahim'in putuna inanıyorum" demektir.
Peki, biz kimiz?
Türk.
(Neden sadece Yahudi ve Müslüman erkekleri sünnetlidir?)
Hani namaza dururken "döndüm kıbleye" diyorsun ya kardeş, işte o aslında "döndüm Kibele'ye" demektir.
Gerçi namaz da İslamiyet'ten binyıllar önce pagan dinlerinde yapılan bir tür tapınma ayinidir de o konuya hiç girmeyeceğim şimdilik.
Kibele ise Friglerin bereket tanrısının adıdır.
"Cennetten gelmiş" diye ağlayarak kafanı içine soktuğun, Hacerü'l-Esved isimli taş da Kibele'nin vajinasını (doğurganlığını) temsil eder.
Şekline bakarsan anlaman zor olmayacaktır.
Sonra cehennem diye bir yerin varlığına inanıyorsun.
Yok öyle bir şey...
Senin cehennem dediğin şey, bugünkü İsrail topraklarında bulunan ve tabanından petrol ve metan gazları çıktığı için sürekli yanan Ge-Hinnom isimli vadinin adıdır ve "azap verici yer" anlamına gelir.
Sümerler döneminde ağır suçluları oraya atıp yakarlarmış.
Sonra bu vadinin ismi Sümerlerden Tevrat'a, oradan da senin inandığın kitaba kopyalanmış.
Zaten inandığın dinin tamamı Sümer, Mısır ve Yunan mitolojilerinden kopyalanmış.
Azıcık okusan, merak etsen anlayacaksın ama işte... Neyse...
Bir de Allah var tabii; İslamiyet öncesi Arapların çok tanrılı dinlerindeki en kudretli tanrısı olan El-ilah. Namıdiğer ay tanrısı.
Yani bugün senin Allah diye inandığın şey aslında ay tanrısı El-ilah'tan başkası değildir.
Hani şu minarelerin tepesindeki ay var ya?? Hah, işte o ay tanrısını temsil eder...
Muhammed çok tanrılı dinlere son verdi ve Kâbe'deki en kudretli put olan El-ilah'ı tek tanrı olarak kabul ettirdi yaşadığı topluma.
Allah diye bir yaratıcının olduğu Muhammed'e ayetlerle bildirilen yeni bir durum olsa babasının adı "Abdullah" olmazdı.
Aynı şeyi zamanında Mısır Firavunu Akhenaton da yapmak istedi.
Çok tanrılı dinleri ve firavunların kutsiyetini yok etmeye kalkıştı ama sarayın ileri gelen rahipleri ve yobaz halkı tarafından linç edildi maalesef...
Tüm firavunların ihtişamlı mezarları varken Akhenaton'un mezarı dahi yoktur.
Ha bir de Yahudilerden nefret ediyorsun, kullandığın isimler bile onların isimleri:
Josef - Yusuf
Jacob - Yakup
Abraham - İbrahim
Thutmose - Musa
Elisha - İlyas
Daha liste uzar gider...
Ne Arap ne de Yahudi soyuyla hiçbir ilgimiz yoktur.
Peki, neden onların efsanelerine uyup bu tür tapınma işlerini yapıyoruz?
Bir Arap ile Yahudi inancı ki Cumhuriyetimizi batırıyor.
Biz hâlen gerçekleri göremiyoruz.
Yerin dibine batsın kör cehalet.
Bir dinin ayakta kalabilmesi, onun ekonomik olarak da güçlü olmasına bağlıdır.
Çorak bir arazide olan Mekke’nin gelir kaynağı da kutsal olan Kâbe'nin tavaf edilmek için dünyanın her yerinden gelen Müslümanların ziyaretiyle sağlanıyor.
Devamı +
İnancın başkalarının haklarına, özgürlüklerine ve yaşamına müdahale ediyor.
İşte sorun da burda başlıyor
Yoksa kimse senin dinine inancına düşman felan değil.
Neye inanırsan inan, nasıl ibadet edersen et, beni ilgilendirmez.
Yeterki inancını başkalarına diretme.
Kendin gibi düşünmeyenlerin fikirlerine ve yaşamlarına saygı duy…
İyi ve ahlaklı bir insan olmanın senin inandığın din kitap ile bir ilgisi olmadığını idrak et artık.
Unutma, Sahip olduğun din yaşadığın topluma zarar vermediği sürece saygıyı hak eder...
Muazzez İlmiye Çığ
İlahiyatçı Mustafa Öztürk size de soruyor:
“Şeriatın miras taksimatına uymadım diye Allah yarın bize hesap soracaksa, vallahi benim orada söyleyeceklerim olur; itiraz ederim.
Şeriatın diyet hükmüne uymadım diye günahkâr olacaksam da oluyorum.
Uymuyorum, var mı diyeceğiniz?”
“Türkiye’ye dönmem, çünkü İsviçre’de İslam’ı tebliğ etmeliyim.”
Bir dakika…
Türkiye’de camiler, imamlar, Kur’an kursları, Diyanet ve dini yayınlar zaten hayatın her yerinde.
İslam’ı tebliğ etmek için neden özellikle İsviçre?
Yoksa mesele tebliğ değil mi?
İlginç ama “şeriat ülkesi” Suudi Arabistan’da bunlar yok:
Suudi Arabistan’da 4 yıl görev yapan Basın-Yayın ve Enformasyon Eski Genel Müdürü Cemil Ünlütürk yazmış. Cemil Ünlütürk’ün gözlemlerini birlikte okuyalım:
1. Türbe, yatır yoktur; yasaktır. Bunlar olmayınca doğal olarak ziyaretleri de yoktur. Böyle davranışlar gericilik, cahiliye devrinden kalma putperestlik sayılır. (Peygamber’in mezarı hariç. Onu da zamanında Atatürk’ün müdahalesiyle kaldırmaya cesaret edememişlerdi.)
2. Peygamberimize ait olduğu söylenen “Sakal-ı Şerif, Hırka-i Şerif” gibi ziyaretler de yoktur. Böyle davranışlar gericilik ve şirk sayılır.
3. İmam, müezzin gibi din görevlileri ülkemizdeki gibi devlet memuru değildir; devlet bütçesinden bu kişilere maaş ödenmez. Allah için yapılan görevin karşılığında para almak ayıp sayılır ve yasaktır. Para alan imamların arkasında namaz kılınmaz.
4. Biri çıkıp da “medyum” olduğunu iddia ederse, kellesi hemen gider.
5. Nakşilik, Nurculuk, Fethullahçılık gibi tarikatlar yoktur; onların şeyhleri de, müritleri de, cemaatleri de yoktur. Tarikat şeyhleri veya müritleri televizyonlara “kanaat önderi” olarak çıkmaya kalkarsa, hemen kelleleri alınır.
6. Kız İmam Hatip Lisesi yoktur. Bu komik bulunur, çünkü İslamiyet’te kadından imam olmaz.
7. Camilerin altında ticarethane açmak, İslam’ı ticarete alet etmek olarak görülür ve izin verilmez.
8. Camilerde derneklerin veya kişilerin para toplaması yasaktır. Buna yeltenenlerin mahkeme kararına gerek olmadan elleri kesilir.
9. Ayrıca Suudi Arabistan’da nüfus yoğunluğuna göre cemaat sayısının yeterli olmadığı bölgelere cami yapılmasına izin verilmez.