Güney Lübnan'da İsrail işgal suçlarını aktaran gazeteci Emel Halil, meslektaşı Zeyneb Ferec ile birlikte görev başındayken hedef alındı ve şehit düştü.
Halil, 25 Ağustos 2024 tarihinde, İsrail’e ait bir numaradan “Lübnan’ı terk etmezse başının kesileceği” yönünde ölüm tehdidi aldığını duyurmuştu. Şehit Gazeteci, maruz kaldığı tehdidin Güney'de güçlü bir şekilde durmaya devam eden ve İsrail'in işlediği suçları görüntülü ve sesli olarak belgeleyen her gazeteciye yönelik olduğunu da söylemişti.
ABD emperyalizmine direnip geri adım attıran İran halkını selamlıyoruz.
Emperyalist saldırıları püskürtmenin yolu, ağır bedeller pahasına savaşta ısrardan geçer.
İran'ın ve tüm dünya halklarının gerçek kurtuluşu sosyalizmdedir, Marksist-Leninist ideolojidedir.
مرگ بر امپریالیسم!
Geçmişte en gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimler için uygun koşullar barındırırken, bugün zincirin en zayıf halkası sömürge - yeni sömürge ülkeler olmuştur. Baş çelişki emperyalizmin ile ezilen dünya halkları arasındadır. Buna öncülük eden güçler M-L olmasa da desteklenir.
Iran is giving us a tangible lesson in the dialectical movement of revolutionary struggle; in the sense that, what may seem completely contradictory, for example, elements of Islam, has been sublated into anti-imperialist struggle. This is not Marxism, however, it shows the various forms class struggle can take in different historico-political context.
İranlı müzisyen Ali Kemseri Tahran'daki Demavend Enerji Santrali önünde enstrümanıyla nöbet tutmaya başladı.
Halkın onurlu sanatçıları ABD emperyalizmine karşı tavır almalıdır!
@grupyorumyedek5 @yildizmodatolye @DHKutuphanesi2 @halkingucu_tv10 @Kadikoyhalk5@UmuttvYeni
AÇIKLAMA | "İRAN'A GİDİYORUZ!"
📢 HALK CEPHESİ İRAN'A GİDİYOR!
🔸 Zafere Kadar Heyeti'nin yaptığı açıklamayı yayınlıyoruz: 👇
"İran Halkının Öfkesine Acısına Ortak Olmaya İran'a Gidiyoruz!"
"ZAFERE KADAR HEYETİ GAZZE’DEN SONRA İRAN’A GİTMEK İÇİN YOLA ÇIKIYOR!"
"168 İRANLI İLKOKUL ÖĞRENCİSİ BAŞÖRTÜLÜ KIZ ÇOCUĞUNUN VÜCUTLARI FÜZELERLE PARAMPARÇA EDİLEREK KATLEDİLDİ!
ÇOCUKLARIMIZIN KATİLİ, DÜNYA HALKLARININ BAŞ DÜŞMANI ABD EMPERYALİZMİDİR!
ADALET İSTİYORUZ, ADALET İÇİN HESAP SORACAĞIZ!
İran’ın Minab Şehrinde, Amerikan Emperyalizmi, Bir Okulu Füzelerle Vurdu, 168 Çocuğu Katletti!
Dünya Minab’lı 168 Kız Çocuğunun, Kendi Okullarında Füzelerle Katledilmesi Karşısında NEDEN AYAĞA KALKMAZ?
Minab’lı Çocukların, Amerikalı-Avrupalı çocuklardan farkı nedir? Suçları öğrenci olmak mı, çocuk olmak mı? Yoksa başlarının örtülü olması mı?
Dünya halkları; sırf Molla rejiminde doğdular diye, çocukları gittikleri okulda (Güzel Ağaç İlkokulu), askeri hedef yaparak vahşice katledenlerden hesap soracak!
6-12 yaş arasındaki savunmasız çocuk bedenlerini, füzelerle bile-isteye paramparça edenler, bunun hesabını vermek zorunda kalacak!
Katliamcı ABD; İran’a laiklik, ahlak, adalet, özgürlük dersi verebilir mi? Veremez! Çünkü emperyalizm tüm kurumlarıyla ÇÜRÜMÜŞ, KOKUŞMUŞTUR!
Donald Trump, Bill Gates, Elon Musk…
Hepsi Epstein Adasındaki Çocuk Tecavüzcüleridir!
Avrupa’nın “Üstün” Kraliyet Ailelerinin, Epstein adasında çocuklarımızın ırzına geçtikleri kanıtlanmadı mı?
Bu halleriyle kime demokrasi, ahlak, kadın hakları, çocuk hakları dersi verebilirler?
Avrupa’da Hristiyan partileri yok mu?
Kiliseler, aynı zamanda siyasette belirleyici değil mi?
Kiliselere devasa hastaneler, okullar açtırılıp, kreşlerdeki çocuklar bile kiliselere götürülmüyor mu?
İranlı çocuklar dualarını Farsça, Arapça, Azerice ettikleri için mi suçlu?
Bunun için mi paramparça edildiler?
Onlar; hayalleri olan, minik elleriyle kalem tutan, sırtlarında okul çantalarıyla okula giden 6 ila 12 yaş arasındaki 168 kız çocuğuydu. Çantaları ve başörtüleri 28 Şubat 2026 günü ABD ve İsrail tarafından kana bulandı. Bu katliamı tüm dünya halklarına anlatacağız, unutturmayacağız!
Yapılması gereken, ADALET istemektir. Adalet mücadelesi, direnip mücadele etmeden kazanılamaz.
Bu nedenle, Türkiyeli devrimciler olarak Minab’lı çocukların memleketine giderek, hesaplarının sorulması için ant içeceğiz.
Dünyanın bütün anne ve babalarına sesleniyoruz:
İranlı ilkokul öğrencileri için siz de ADALET istemelisiniz. Bunu yapmazsanız, hiçbir çocuğun sırtında ��antasıyla okula gidemeyeceğini kabul etmiş olursunuz. Onlar için adalet mücadelesi vermezseniz, sizin çocuklarınız da her an okullarda bombalanma riskiyle karşı karşıya gelecektir.
Unutmayın ki; emperyalist düzen sürdükçe, dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çocuk güvende olamayacaktır!
Evlatlarınıza sahip çıkmak için, bizimle İran’a gelin, adalet mücadelesine katılın!
Zafere Kadar Heyeti, Gazze’den Sonra Şimdi De İran’a Gitmek İçin Yola Çıkıyor…
Başta İran’lı 168 kız çocuğu olmak üzere, katledilen bütün İran halkının mücadelesini bütün dünyaya anlatmak ve dünya halklarına umut olmak için İran’a gidiyoruz!
DÜNYANIN KALBİ, DİRENİŞİN OLDUĞU YERDE ATAR!
DÜNYANIN MERKEZİ;
ANADOLU TOPRAKLARINDAKİ KUYU TİPİ HAPİSHANELERDİR, GAZZE’DİR, İRAN’DIR!
MAHİR ÇAYAN’IN YOLDAŞLARI OLARAK, İRAN HALKININ KALBİNE GİDİYORUZ!
ABD EMPERYALİZMİNİN HEDEFİ, DÜNYA İMPARATORLUĞU!
HEDEFİ TÜM DÜNYA ÜLKELERİNİN ABD’NİN BİRER EYALETİ OLMASI!
ABD emperyalizminin saldırganlığı gücünden değil, aksine güçsüzlüğünden, derinleşen büyük krizindendir.
Avrupa emperyalizminin temsilcileri, Davos zirvesinde “belirsizlik var, kurallar bitti” dedi.
Münih Güvenlik Konferansı’nda “yıkımdayız” itirafı geldi.
Emperyalistler krizlerini, dünya halklarının kanını akıtarak aşmaya çalışıyor. Dünya halklarının kanını dökerek, ırkçı partileri büyüterek, ömrünü uzatmaya çalışıyor.
Ama nafile! Çünkü onlar tarihsel ve siyasal olarak gericidir ve düzenleri can çekişmektedir.
Epstein tecavüz adalarıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır ki; çürümüşlükleri ve kokuşmuşluklarıyla kendi sonlarını hızlandırıyorlar. Dünya halklarını da kirletmelerine, yozlaştırarak çürütmelerine, gözümüzden sakındığımız çocuklarımızı katletmelerine razı gelmeyeceğiz!
İRAN HALKI 1979’DA 444 GÜN BOYUNCA ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNİ İŞGAL ETMİŞ VE 52 AMERİKAN AJANINI REHİN ALMIŞTI.
BU, DÜNYA TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ BİR DİRENİŞTİR! İRAN HALKININ GÜCÜ BUDUR!
İRAN HALKININ YENİLGİSİ, DÜNYA HALKLARININ YENİLGİSİ;
ZAFERİ İSE TÜM DÜNYA HALKLARININ ZAFERİ OLACAKTIR!
DİRENMEK ZAFERİN KALESİ, ADALETİN TEMİNATIDIR.
Bugün İran’ın işgaline karşı çıkmayanlar, yarın kendi topraklarının ABD’nin eyaleti olmasının önüne geçemeyecektir!
İran halkının ABD emperyalizmine karşı mücadelesi, aynı zamanda her halkın kendi vatanının bağımsızlık mücadelesidir!
Anadolu İhtilali’nin önderi Mahir Çayan, Filistin halkının mücadelesini, kendi parti programına katmış bir önderdir. Biz de Mahir Çayan’ın yoldaşları olarak bu bilinçle 8 Ekim 2026’da Gazze’ye girebilmek için Mısır’a gittik. Şimdi de füzelerle katledilen 168 kız çocuğunun vatanına gidiyoruz.
Biz Che Guevara’nın yoldaşlarıyız:
“Bu ölüm kalım savaşı sınır tanımaz. Dünyanın başka yerlerinde olup bitene karşı ilgisiz kalamayız. Çünkü herhangi bir ülkenin emperyalizme karşı zaferi bizim zaferimiz, yenilgisi de bizim yenilgimizdir. Daha iyi bir gelecek uğruna savaşan halklar için proletarya enternasyonalizmini uygulamak yalnızca bir görev değil, aynı zamanda kaçınılmaz bir zorunluluktur.”
ABD emperyalizmi korku ve umutsuzluk tohumları ekmek istiyor bütün dünyaya. Bugün Venezuela’nın, İran’ın başına gelenler; eğer direnmezsek bütün dünya halklarının başına gelecektir. İran’da binlerce kişinin katledilmesinin nedeni boyun eğdirme hedefleridir. İran halkının soyunu kurutmak, geleceğini karartmak için, bile-isteye güpegündüz füzelerle saldırdılar bir ilkokula.
Biz emperyalizm ile dünya halkları arasındaki baş çelişkide, kendi safımızda yer almaya devam edeceğiz. İran halkının yalnızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz. İran halkının işgale karşı direnişinin yanı başında olacağız.
MİNABLI 168 KIZ ÇOCUĞUNUN HESABINI SORACAĞIZ!
İRAN HALKININ ABD EMPERYALİZMİNE VE SİYONİST İSRAİL’E KARŞI SÜRDÜRDÜĞÜ VE SÜRDÜRECEĞİ HER TÜRLÜ DİRENİŞİN YANINDAYIZ.
İmzacılar:
🚩 Halk Cephesi (Avrupa)
🚩 Anti-Emperyalist Cephe
🚩 Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği
🚩 Grup Yorum
🚩 Halk Sineması
🚩 Avrupa Dev-Genç
🚩 Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal
"Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik" Mahir Çayan
Kızıldere'de Anadolu ihtilalinin manifestosunu yazan ON'ların destansı direnişi bugün de yolumuza ışık tutuyor.
🔗 https://t.co/QZeoXSUzUJ
Çocukların ekmeğe, halkımızın adalete doyacağı, düşlerimizin gerçek olacağı, dünyayı yeni baştan kuracağımız yarınlara olan inancımızla, tüm halkımızın bayramını kutluyoruz.
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE VE HALK CEPHESİ'NDEN ÇAĞRI:
| İRAN HALKINA,
| AVRUPA'DAKİ İRANLILARA,
| ABD HALKINA VE SOLUNA,
| KÜRT MİLLİYETÇİ HAREKETLERİNE,
| KÜRT HALKINA
ÇAĞRI!
HALK OKULU DERGİSİ 300. SAYISI YAYINLANDI! BAŞ YAZIYI PAYLAŞIYORUZ. 👇
📕 "DÜNYA HALKLARININ BAŞ DÜŞMANI ABD EMPERYALİZMİ VE ONUN ORTADOĞU’DAKİ JANDARMASI İSRAİL İRAN’A SALDIRDI.
İRAN HALKININ MEŞRU DİNİ LİDERİ HAMANEY KATLEDİLDİ…
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE OLARAK, İRAN HALKLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUZ…
EMPERYALİZMİN AÇIK SALDIRGANLIĞIN NEDENİ GÜCÜNDEN DEĞİL, AKSİNE GÜÇSÜZLÜĞÜNDENDİR. DERİNLEŞEN BÜYÜK KRİZİNDENDİR. BÜYÜK BİR KRİZ İÇERİSİNDE SERMAYE BİRİKİMİNİ KAYBETMEKTEN KORKAN EMPERYALİZM SALDIRGANLAŞIR!
ABD’NİN HİÇ BİR KURAL TANIMAKSIZIN SALDIRGANLIĞININ NEDENİ KORKUSUNDANDIR!
KORKU VE DİZGİNSİZ SALDIRGANLIK:
BU BİR PARADOKS DEĞİL, DİYALEKTİK BİR ZORUNLULUKTUR!
SİSTEM TIKANMIŞTIR, ABD AÇIK İŞGALLER İLE KAYBEDECEĞİNİ BİLMESİNE RAĞMEN SALDIRMAKTATIR. BAŞKA BİR YOLU KALMAMIŞTIR.
Bilimsel bir perspektifle bakıldığında; Trump bir “sebep” değil, kapitalizmin genel krizinin bir “sonucudur”. Trump’ın saldırıları “deli” olduğundan kaynaklı değil, emperyalizmin yapısal tıkanmışlığın dışa vurmuş halidir.
ABD VE İSRAİL ORTADOĞU’DAN DEFOL!
İRAN HALKI 1979’DA 444 GÜN ABD BÜYÜK ELÇİLİĞİNİ İŞGAL ETMİŞ VE 52 AMERİKAN AJANINI REHİN ALMIŞTIR. DÜNYA TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ BİR DİRENİŞTİR!
İŞTE İRAN HALKININ GÜCÜ BUDUR!
İRAN HALKINA ÇAĞRIMIZDIR:
DAHA ÖNCE YAPTINIZ, YİNE YAPABİLİRSİNİZ!
İRAN HALKI EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA KARŞI,
SOL SOSYALİSTLERİN ÖNCÜLÜĞÜNDE;
ANTİ-EMPERYALİST VE ANTİ-FAŞİST İLKELERLE,
VATAN VE HALK SEVGİSİ TEMELİNDE
BİRLEŞMELİ, SİLAHLANMALI VE SAVAŞMALI,
EMPERYALİZMİ ÜLKELERİNDEN KOVMALIDIR!
DAHA SONRA KENDİ İÇLERİNDEKİ KENDİ KADERLERİNİ TAYİN HAKKINA KENDİLERİ KARAR VERMELİDİR! AMA İLK ÖNCE EMPERYALİZME KARŞI VATAN CEPHELERİNDE SAVAŞMALIDIR!
PUSULANIZ LENİNGRAD,STALİNGRAD, VİETNAM OLSUN!
3 MİLYON NÜFUSLUK LENİNGRAD’IN 1 MİLYONU AÇLIKTAN ÖLDÜ, 7 YAŞINDAN 70 YAŞINA KADAR ÖRGÜTLÜ BİR HALK SAVAŞI VERDİ. TESLİM OLMADI, HİTLER FAŞİZMİNİ ÜLKESİNDEN GÖNDERDİ! İRAN HALKI DA BU GÜCE SAHİPTİR. SOL, SOSYALİSTLER, VATANSEVERLER BU SAVAŞA ÖNCÜLÜK ETMELİDİR!
Dünya halklarının baş düşmanı ABD emperyalizmi ve onun Ortadoğu’daki Jandarması Siyonist İsrail 27 Şubat 2026 tarihinde İran’a açıktan saldırmaya başladı.
Bu saldırılarda İran’ın meşru lideri Hamaney katledildi.
Öncelikle İran halklarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz ve emperyalizmin saldırıları karşısında İran halkının meşru direnişinin yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.
ABD emperyalizmi 200 yıl önce kullandıkları yöntemlerle bugün yine dünya halklarına savaş açıyor. Açıktan işgal ediyor, açıktan saldırıyor ve korku yaymaya çalışıyor. Dünden daha da pervasız saldırıyor.
Neden?
Lenin’in temel teziyle başlayalım: “Emperyalizm, kapitalizmin çürüyen ve can çekişen aşamasıdır.”
Can çekişen bir organ, sakin bir şekilde ölümü beklemez; tam tersine, hayatta kalmak için çevresine en kontrolsüz darbeleri indirir.
Trump’ın pervasızlığı ve saldırganlığın nedeni ve ABD emperyalizminin İran’a saldırısı da tam olarak bundan kaynaklıdır.
Marksist-Leninist perspektifte bu bir “paradoks” değil, diyalektik bir zorunluluktur.
Üretici güçlerin önündeki engel haline gelen tekelci yapı, statükoyu korumak için faşist eğilimlere sarılır. Trump’ın “Önce Amerika” (America First) sloganı, aslında “Önce Amerikan Tekellerinin Kârı” demektir.
Kısaca: Trump, batan bir geminin kaptanıdır; gemideki delikleri yamamak yerine, yandaki sandalları batırarak suyun yükselmesini engellemeye çalışmaktadır.
Mao’nun da vurguladığı gibi, emperyalizm stratejik olarak “kağıttan bir kaplan”dır.
Trump’ın saldırganlığı, ABD’nin artık dünyayı ikna edememesinin, sadece tehdit edebilmesinin bir sonucudur.
Lenin’in işaret ettiği “tekellerin mutlak egemenliği” ile “serbest rekabetin ölümü” arasındaki o sancılı boşluktan doğuyor bu saldırı. Saldırılar, sistemin kurtarıcısı değil, sistemin iflasının yüksek sesli ilanıdır.
Bilimsel bir perspektifle bakıldığında; Trump bir “sebep” değil, kapitalizmin genel krizinin bir “sonucudur”. Trump’ın saldırıları “deli” olduğundan kaynaklı değil, emperyalizmin yapısal tıkanmışlığın dışa vurmuş halidir.
Emperyalizm, dünyayı ekonomik olarak tamamen kontrol edebildiği dönemlerde “liberalizm”, “demokrasi” ve “insan hakları” maskesini takar. Çünkü sistem tık��r tıkır işliyordur; zor kullanmaya gerek yoktur. Ancak kâr oranları düştüğünde ve pazar payı daraldığında, o maske düşer ve altındaki zor aygıtı (militarizm ve şovenizm) çıplak kalır.
Lenin, emperyalizmin karakteristik özelliğinin mali sermayenin asalaklığı olduğunu söyler. Üretimden kopan, sadece borçlandırarak ve haraç keserek yaşayan bir dev, aslında kof bir devdir.
Kısaca: Trump, kumar masasında tüm fişlerini kaybetmek üzere olan ama masayı devirerek herkesi korkutup paraları toplama telaşındaki eski zengindir.
Güçlü görünen bu “delice” hamleler, aslında sermaye birikim modelinin dünyadaki rakipleri karşısında artık rekabet edemediğinin itirafıdır.
Sonuç olarak; Saldırganlık güçten değil, egemenliğin meşruiyet kaybından beslenir.
Görünüşteki pervasızlığın özü, korku ve zayıflıktır. Çünkü Sistemin rızayla yönetme kabiliyeti bitmiştir.
Lenin, emperyalist güçler arasındaki dengenin sürekli değiştiğini ve bu değişimin kaçınılmaz olarak “şiddetli çatışmalara” yol açacağını vurgular: “Eski güç dengesi ile yeni güç dengesi arasındaki uyuşmazlığın çözümü, ancak zor kullanılarak mümkündür.”
ABD artık “tek kutuplu” dünyanın mutlak efendisi değildir ve güç kaybettikçe, elindeki mevzileri korumak için “kuralsız” oynamaya başlar.
Pervasızlık, kuralları koyan ama artık o kurallarla kazanamayan bir gücün meşruiyet krizidir.
Kısaca: Trump, altındaki zemin kayan bir devdir; düşerken tutunmaya çalıştığı her şeyi beraberinde aşağı çeker.
İşte bu yüzden ‘kurallar bitti’ diyorlar Münih konferansında. Artık uluslararası anlaşmalar, kurumlar, ittifaklara ihtiyaç duymuyor ABD ve bu nedenle Birleşmiş Milletlere bağlı ve bağlı olmayan toplam 66 kurumdan çekilme kararı alıyor. Çünkü artık “demokrasi maskesine” ihtiyacı yoktur, zorbalıkla kar arayışındadır.
Lenin; “Devrimci durumlar ancak egemen sınıfların artık eskisi gibi yönetemediği yerde doğar.” Diyor.
Trump, burjuvazinin artık “eskisi gibi yönetemediğinin” dünya çapındaki en büyük kanıtıdır.
“Yıkılacak duvarın gölgesi büyük olur” ama o gölge kimseyi korumaz.
Emperyalizm üçüncü bunalım döneminde, dünyanın 3’te biri kızıllaşırken, açık işgallerden sonuç alamadığı için vaz geçmiş, yeni sömürgecilik yöntemlerine başvurmuştur.
Yeni sömürgecilik ile kendi işbirlikçilerini yaratıyor, işbirliğini derinleştiriyor.
Fakat şimdi krizin sürekli derinleşmesi ve sermaye birikimini ihraç edemiyor olması, onu hasta yatağında can çekiştiriyor. Paylaşılmayan pazarlara göz dikiyor ve henüz yeni sömürgeleştiremediği ülkelere açıktan saldırıyor.
200 yıl önce oluşturdukları Monroe doktrinine başvurmak zorunda kalıyorlar.
Açık saldırılar ve işgaller, ulusal kurtuluş savaşların, devrimlerin, ayaklanmaların önünü açar ve emperyalizm oralardan mutlaka yenilgiyle çıkar. Tıpkı Vietnam’da olduğu gibi. Emperyalizm ise bunu bildiği halde, ömrünü uzatabilmek için bu yönteme başvurmak zorunda kalıyor.
Bir Atasözü der ki, “Zor kapıdan girerse, şer bacadan çıkar.” Ekonomik rekabetin bittiği yerde, siyasi haydutluk başlar.
Yani sonuç olarak;
Trump pervasızdır; Çünkü Amerikan hegemonyası artık “rıza” üretemeyen, sadece “zor” kullanan bir aşamadadır.
Gümrük duvarlarını yükseltir; Çünkü serbest ticaret artık ABD tekellerinin değil, yükselen rakiplerin (Çin vb.) işine yaramaktadır.
Uluslararası anlaşmalardan çekilir; Çünkü tekelci sermaye, kendi büyümesine engel olan her türlü “hukuki” bağı pranga olarak görür.
Göçmenlere saldırır; Çünkü içerideki işçi sınıfının yoksullaşma öfkesini sınıf düşmanından saptıracak bir “günah keçisi” lazımdır.
“Kağıttan kaplan” gibi gürler; Çünkü stratejik derinliğini kaybeden güçler, taktiksel gürültüyle korku salmaya çalışır.
Venezuela veya İran gibi ülkelere çökmek ister; Çünkü hammadde kaynaklarının mutlak kontrolü, can çekişen tekelci sermaye için ölüm-kalım meselesidir.
Kuralsızdır; Çünkü kurallar, kuralları koyanın kazandığı sürece geçerlidir.
Kısaca; Trump’ın pervasızlığı, batan bir gemideki kaptanın, gemiyi batıran deliklere ateş etmesidir; ateş ederek suyun yükselmesini durduramazsınız.
Ama “Korkunun ecele faydası yoktur.” Amerikan emperyalizmi ne kadar saldırırsa saldırsın, tarihsel ömrünü tamamlamaktadır.
Bu durumda;
KORKU VE UMUTSUZLUK DEĞİL,
ABD’NİN PERVASIZ SALDIRILARI BİZE EMPERYALİZMİN SONUNUN GELDİĞİNİ GÖSTERİYOR VE BİZLERİ UMUTLANDIRIYOR.
UMUTLUYUZ ÇÜNKÜ DİYALEKTİĞİ BİLİYORUZ
UMUTLUYUZ ÇÜNKÜ KENDİ ÜLKEMİZDE EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI DİRENİYORUZ VE SAVAŞIYORUZ
UMUTLUYUZ ÇÜNKÜ TARİHİN YASALARINI BİLİYORUZ
VE TARİHİN YASALARI BİZDEN YANA;
‘EMPERYALİZM ÇAĞI, PROLETER DEVRİMLER ÇAĞIDIR’ DİYOR LENİN.
BİZ, ZAFERİN NASIL KAZANILACAĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ.
TARİH GÖSTERİYOR Kİ;
EMPERYALİZME KARŞI SADECE SOSYALİSTLER SONUNA KADAR DİRENEBİLİR,
SADECE SOSYALİSTLER EMPERYALİZME KARŞI ZAFERLER KAZANABİLİR.
Tıpkı Leningrad’da olduğu gibi…
900 günlük kuşatmayı açlığa ve soğuğa rağmen yaran, sosyalistlerin öncülüğünde direnen Sovyet halklarıdır.
Halk komiteler ve meclisler ile bir plan ve program çıkaran sosyalistler, Leningrad kuşatmasında halkın yaratıcılığı ve fedakârlığı ile faşizmi tüm zorluklara rağmen yenmiştir. Kuşatmada 3 milyonluk Leningrad halkının 1 milyonu açlıktan ölmüştür. Tarihe en uzun ve yıkıcı kuşatma olarak geçmiştir ama doğru bir plan ve programla zaferi kazanma onuru sosyalistlerin olmuştur ve kuşatma yarılmıştır.
Nasıl?
Leningrad’da sosyalistlerin öncülüğünde bir HALK SAVAŞI örgütlenmiştir.
Sovyetler, yani HALK MECLİSLERİ kurulmuştur.
Ev ev savunmalar örgütlenmiştir,
Demiryollarında raylar sökülmüştür,
Tankların olası geçme yollarına, 36.000km uzunluğunda ‘ejderha dişleri’ ile bir savunma hattı inşa edilmiştir,
Kuşatmada tek geçiş yolu olan Ladoga gölü, yeni erzaklar getirebilmek için kullanılmıştır. 350 km uzaklıkta olan erzakı Leningrad’a getirebilmek için önce tekne ile sonra ise gölün don tutması beklenmiş ve kamyonlarla erzak getirilmiştir. Bu yolda 350 kamyon batmıştır.
İRAN HALKI’NA ÇAĞRIMIZDIR;
İRAN HALKI DA BUGÜN, EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA KARŞI, ANTİ-EMPERYALİST VE ANTİ-FAŞİST İLKELERLE, VATAN VE HALK SEVGİSİ TEMELİNDE BİRLEŞMELİ, SİLAHLANMALI VE SAVAŞMALIDIR.
SADECE BU ��EKİLDE EMPERYALİZMİ ÜLKELERİNDEN KOVABİLİRLER.
ÖNCELİK, EMPERYALİZMİN İŞGALİNDEN KURTULMAK VE SALDIRILARI DURDURMAKTIR. SONRASINDA İSE İRAN HALKI, KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKINI KENDİ VERMELİDİR.
HER HALK KENDİ KADERİNE KENDİSİ SAHİP ÇIKMALIDIR.
İran halkı, İslam devriminden sonra 4 Kasım 1979 yılında, ABD büyükelçiliğini işgal etti ve 52 Amerikan ajanını rehin aldı. 444 gün süren işgal, tarihe en uzun süreli rehine eylemi olarak geçti.
İŞTE İRAN HALKININ GÜCÜ BUDUR.
DAHA ÖNCE YAPTINIZ, YİNE YAPABİLİRSİNİZ.
İRAN HALKI KENDİ GÜCÜNÜ GÖRMELİ, KENDİNE GÜVENMELİ VE İNANMALIDIR. HALK KOMİTELERİNİ, VATAN CEPHESİNİ KURARAK SAVAŞMALIDIR.
AMERİKAN KONSOLOSLUKLARINI İŞGAL EDİN!
ABD EMPERYALİZMİN SALDIRILARINA KARŞI, ANTİ-EMPERYALİST İLKELERLE BİRLEŞİN!
KENDİ VATANINIZ İÇİN DİRENEN VE SAVAŞIN!
BÜTÜN ABD’YE İRAN’I DAR EDİN. GİRDİKLERİNE PİŞMAN EDİN. BU GÜÇ SİZDE VAR. KENDİ TARİHİNİZE BAKMANIZ YETERLİ…
İRAN HALKI NASIL DİRENİLMESİ GEREKTİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYOR…
AVRUPA’DAKİ İRANLILARA ÇAĞRIMIZDIR: SİZ DE VATAN CEPHESİNDE BİRLEŞMELİ, EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞMALISINIZ!
SAVAŞABİLMEK İÇİN ANTİ-EMPERYALİST VE VATANSEVER OLMAK YETERLİDİR.
VATANSEVER TÜM İRANLILAR; VATAN CEPHESİNİ OLUŞTURUN, İŞGALCİLERİ ÜLKENİZDEN KOVUN!
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE OLARAK, İRAN HALKININ ABD EMPERYALİZMİNE VE SİYONİST İSRAİL’E KARŞI SÜRDÜRDÜĞÜ VE SÜRDÜRECEĞİ HER TÜRLÜ DİRENİŞİN YANINDAYIZ.
ABD HALKINA VE SOLUNA ÇAĞRIMIZDIR:
VİETNAM’I UNUTMAYIN. ASKERLERİNİZİN GERİ ÇEKİLMESİ İÇİN ÇAĞRI YAPIN, TEPKİSİZ KALMAYIN. BU GÖREV ABD KOMÜNİST PARTİSİ NİNDİR!
BUGÜN ABD ASKERLERİ BÜTÜN DÜNYA’YA İŞGAL,SÖMÜRÜ,ZULÜM GÖTÜRMEKTE. DÜNYA’DA YAŞANILAN BÜTÜN ACILARIN, KATLİAMLARIN, ZULMÜN SORUMLUSU ABD ORDUSUDUR!
ABD HALKI EZİLEN HALKIN YANINDA SAF TUTMALIDIR. ASKERLERİNİZİ ÜLKENİZE GERİ ÇAĞIRIN!
DÜNYA HALKLARINA VE İLERİCİ SOL SOSYALİST GÜÇLERE ÇAĞRIMIZDIR:
İRAN HALKININ YANINDA, ABD EMPERYALİZMİN KARŞISINDA ULUSLARARASI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM.
SAFLAR NETTİR, ORTA YOL YOKTUR!
EMPERYALİZMİN İRAN SALDIRISI TEKRAR M-L HALK ÖRGÜTLÜLÜKLERİMİZİ, PARTİLERİMİZİ KURMAMIZIN ÖNEMİNİ GÖSTERMİŞTİR.
EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞI KAZANMANIN TEK YOLU BUDUR! BU TARİHSEL BİR ZORUNLULUKTUR. SADECE M-L OLANLAR NİHAİ ZAFERİ KAZANABİLİR!
BUGÜN İRAN’IN BAŞINA GELENLER HERKESİN BAŞINA GELECEKTİR.
KÜRT MİLLİYETÇİ HAREKETLERİNE ÇAĞRIMIZDIR;
ABD EMPERYALİZMİ VE NATO İLE YAPILACAK OLAN HER TÜRLÜ ANLAŞMA BAŞTA KÜRT HALKIMIZA OLMAK ÜZERE, İRAN VE ORTADOĞU HALKLARINA EN BÜYÜK İHANET OLACAKTIR.
ULUSLARIN KADERİNİ TAYYİN HAKKI M-L ÇİZGİDE İRAN HALKI İLE ORTAK ÇÖZÜLMELİDİR.
KÜRT HALKINA ÇAĞRIMIZDIR;
Kürt halkı Türkiye faşizmine karşı on binlerce evladını şehit vermiştir. Türkiye faşizmi ABD’nin uşağıdır. ABD emperyalizmi dünya halklarının katili ve baş düşmanıdır. Şehitleriniz adına, ABD emperyalizmi ve İsrail ile işbirliği yapılmasına izin vermeyin. Kürt halkının direnişçi tarihine leke sürdürmeyin.
UMUTSUZ DEĞİLİZ! EMPERYALİZM YENİLMEYE MAHKUMDUR !
EMPERYALİZME YENME ONURU İSE SADECE SOSYALİSTLERE AİTTİR!
BİRLEŞELİM, SAVAŞALIM VE KAZANALIM!
İmzacılar:
ANTİ EMPERYALİST CEPHE
Halk Cephesi ( Türkiye )"
#Iran #IranWar #IranIsraelWar #telavivyanıyor Patriot #Brent Netanyahu
Başta Şenay Hanoğlu ve Gülsüman Dönmez olmak üzere toprağa verdiğimiz tüm şehitlerimiz nezdinde Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.
Armutluda gül bahçesi,
Çicekleri Gülsüman
Karanlıktır gökyüzü,
Ne yıldızlar ne de ay
Armutluda parıldayan
Nurdan bir ışıktır Şenay
Temel Haklar Merkezi olarak ABD emperyalizmi ve İsrail'in İran halklarına yönelik saldırısına karşı açıklamamızı yayınlıyoruz:
EMPERYALİZME ATILAN HER BİR TAŞA, HER BİR KURŞUNA VE FÜZEYE BİN SELAM!
Hamaney'in ABD emperyalizmi tarafından katledildiğini öğrendik. Emperyalizm, tarihin sonunun geldiğini ilan ediyor, çıkarlarıyla çelişen ülkelerin bağımsızlığını, varlığını tehdit ediyor. 21.yüzyılın dünyasında halkın safında olmak, emperyalizmle karşı olmaktan geçmektedir.
Grup Yorum - Defol Amerika
🎵 "Önünde hiç eğilmedik
Onurlu, başımız dik
Duruyoruz karşınızda!
Biz bu halkın evlatları
Bu vatanın sahibiyiz
Kork bizden Amerika!
Bağımsızlık ateşiyle
Büyüyor çığlığımız
Bizim bizim bu vatan!
Tankınızı - topunuzu
Soyunuzu - sopunuzu
Atacağız yurdumuzdan!
Be hey zulmün tanrısı
İnsanlığın baş belası
Defol defol Amerika!
Çek elini ekmeğimden
Onurumdan, namusumdan
Defol Amerika!"
Haftanın Yolumuza Işık Tutan Sözü:
"Asalak, Çürümüş, Can Çekişen Emperyalizm Yenilecek, Biz Kazanacağız!"
⭐ "1917’de emperyalizmi yenebileceğimizi gösterdik."
⭐ "1945’te emperyalizmin en şoven, en kanlı diktatörlüğü - Alman ve İtalyan faşizmini yendik ve dünyanın üçte birinin haritasının rengini kızıllaştırdık."
⭐ "Biz 8 milyar dünya halkları, Amerikan emperyalizmini de yeneceğiz!"
Oligarşi İşçilerin Yöneten Olmasını HAZMEDEMİYOR! Kazova Tekstil Davası’nda 14 Kişiye 70 Yıl Ceza!
Geçen yılın Mart ayında onlarca kişi, “DHKP-C’ye 2014-2016 yılları arasında ihaleler üzerinden finansman sağladıkları�� gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklandılar.
Haklarında onlarca yıllık hapis istemiyle dava açıldı.
Açılan davada, 8 kişi hakkında 27 yıl 6 aya kadar, 17 kişi hakkında ise 17 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.
“Kazova Tekstil davası” olarak bilinen dava, 19 Ocak günü sonuçlandı.
İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde yapılan duruşmada, 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 sanıklı “Kazova Tekstil” davasında, eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile Mahmut Serdar Kızılay hakkında “terör örgütüne finansman” sağladıkları gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti.
Zafer Eskiköy, Sinan Çetiz, Necati Demirci, Muhittin Yetimler, Melih Morsünbül, Kaya Emir Dönmez, İsmail Yalnız, ve Haydar Battal’a, yine aynı suçlamayla -“Terör örgütüne finansman sağlamak” iddiasıyla- 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Orhan Beğenmiş, Mehrali Seçme, Erdoğan Yıldız ve Abdurrahman Emin’e ise yine aynı bahaneyle, 1 yıl 13 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme, tutuklu Şükrü Genç hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmettikten sonra “tutukluluk halinin devamına” karar verdi.
Mahkeme kararını açıklarken, “sanık savunmalarının ve delillerin incelenmesinden sonra…” diye başladı söze. Oysa ne delil incelenmişti, ne de savunmalar gözönünde bulundurulmuştu.
Çünkü bu baştan ceza verilmesi amaçlararak yapılmış bir operasyondu.
Bakın bu dava nasıl ortaya çıkarıldı?
2014-2016 yillarina ait bir dava dosyasinda “adiniz geçiyor” diye Istanbul’da Kazova Kooperati üyesi olan Devrimci Isçi Hareketi’nden isçilere ve Sariyer, Atasehir, Maltepe belediyelerinin eski belediye baskani ve yöneticilerine yönelik bir operasyon yapildı.
Bu operasyonlarda Kazova Kooperati üyesi, devrimci isçi Türkan Albayrak, Nihat Özbey, Ahmet Serdar Demirtas, Dursun Ceylan’in da aralarinda oldugu 32 isçi gözaltina alinip büyük çogunlugu tutuklandi. Yine ayni günlerde Sariyer Eski Belediye Baskani Sükrü Genç’in de içinde oldugu 12 CHP’li belediye yöneticisi, aynı operasyon kapsamında tutuklandi.
Ardından da yukarıda sözkonusu edilen dava açıldı.
Devrimci işçiler, fabrikayı kendileri yönetmişlerdi bir süre. Suçları buydu.
CHP’li belediye başkan ve yöneticileri güya, Kazova Kooperatifi’ne ihale vererek “terör örgütüne” yardımcı olmuşlardı. Onların suçu da buydu.
Bir tekstil fabrikasıyla, bir kooperatifle böyle bir bağ kurmaları için ellerinde ne bir delil, ne gerekçe vardı.
Ama faşizmin yargısı için sorun değildi; bu vesile ile, hem devrimci işçilere, hem CHP’lilere vurabileceklerdi.
Dava böyle ele alındı ve böyle de sonuçlandırıldı.
#kazova #haklıyızkazanacağız
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bugün görülen duruşmasında, Grup YORUM üyesi müvekkilimiz Muharrem Cengiz hakkında; Gazi Mahallesi’nde yozlaşmaya karşı çalışmalar yaptığı ve uyuşturucu satıcılarını dövdüğü iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.