Hayvanların yaşam hakkını, özgürlüklerini ve yaşam alanlarını savunuyoruz.
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde; hayvanların insan yararına tabi varlıklar değil, duyarlı ve hak sahibi canlılar olduğunu hatırlatıyoruz. Hayvanların yaşam hakkı, beden bütünlüğü, özgürlükleri ve doğal yaşam alanları hukuk tarafından etkin biçimde korunmalıdır.
İstanbul Barosu olarak hayvanlara yönelik şiddet, istismar, kötü muamele ve yaşam hakkı ihlallerine karşı; cezasızlık politikalarının son bulması, hayvanların korunmasına ilişkin mevzuatın güçlendirilmesi ve mevcut hükümlerin etkili biçimde uygulanması için hukuk mücadelemizi sürdürüyoruz.
4 Ekim 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlık hukukunun temellerinin atıldığı ve kadın-erkek eşitliğinin yasal statüye kavuşturulduğu yeni bir çağa girmiştir.
İsviçre Medeni Kanunu’ndan iktibas edilerek 17 Şubat 1926’da kabul edilen ve 4 Ekim 1926’da yürürlüğe giren 743 sayılı Türk Kanun-ı Medenîsi, laiklik ilkesi doğrultusunda dini hukuk kurallarının yerine çağdaş ve evrensel hukuk ilkelerini ikame etmiştir.
Kadın hakları açısından çağının ilerisinde olan ve devrim niteliği taşıyan Türk Medeni Kanunu ile tek eşlilik ilkesinden kadınların miras ve velayet haklarına kadar birçok hak ilk kez öngörüldü.
Günümüzde kadına yönelik sistematikleşen şiddet ve Medeni Kanunumuzun getirdiği kazanımları ihlal eden her türlü eylem ve işleme karşı, başta Türk Medeni Kanunu olmak üzere Cumhuriyet'in kazanımlarını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
AV. MEHMET PEHLİVAN İLE DAYANIŞMA DAVETİ
İBB ve İştirakleri davasında, sadece avukatlık görevini yaptığı için tutuklu yargılanan ve bir gece yarısı operasyonuyla Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevinden Kandıra F Tipi Cezaevine nakledilen üyemiz Av. Mehmet Pehlivan’la dayanışma amacıyla meslektaşlarımızı 5 Ekim 2026 Pazartesi günü Silivri'de yapılacak duruşmaya davet ediyoruz.
Servis organizasyonu için duruşmaya katılacak meslektaşlarımızın Baro emekçimiz Hüseyin Güleryüz’ün kullandığı 0536 381 93 38 numaralı telefona en geç 04.10.2026 Pazar günü saat 14.00’e kadar bilgi vermesi rica olur.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ANAYASAL HAKTIR, ENGELLENEMEZ!
Başkanımız Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerimiz, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilen T24’ü ziyaret ederek dayanışma mesajı verdi.
Erişim engeli kararını ve karara karşı sunulan itiraz dilekçesini inceleyen Başkanımız Kaboğlu, basın yayın kuruluşlarının yaptıkları yayınlar nedeniyle erişime kapatılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı.
Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı demokratik toplumun vazgeçilmezidir.
İstanbul Barosu olarak Anayasa’nın üstünlüğünü, özgür basını ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Haber alma hakkı engellenemez, basın susturulamaz!
Prof. Dr. İOANNA KUÇURADİ’YE VEDA; SAYGIYLA, MİNNETLE…
Felsefe, etik ve insan hakları alanındaki
çalışmalarıyla kuşaklar boyunca
düşünce dünyamıza yön veren
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’yi kaybetmenin
derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Yaşamını insanın değerini anlamaya ve
insan haklarının korunmasına adayan Kuçuradi,
hukukun insan onuruyla bağını kurmamızda,
hukukçuların mesleki ve etik sorumluluklarını kavramalarında
yol gösterici oldu.
İnsan onurunu koruma sorumluluğunu her birimize hatırlatan değerli hocamızın eserleri ve düşünsel mirası, insan hakları ve
adalet mücadelemize yol göstermeye devam edecek.
Bilim ve felsefe çevrelerinin, insan hakları savunucularının,
öğrencilerinin ve tüm toplumun acılarını paylaşır,
Prof. Dr. Kuçuradi'ye minnet duygularımızı sunarız.
*SAVUNMAYI CEZALANDIRAMAZSINIZ!*
"Av. Mehmet Pehlivan’ın hapishaneden hapishaneye dolaştırılması bir yana, bir dakika bile özgürlüğünden alıkonulması kabul edilemez!
Bir kişiyi özgürlüğünden alıkoyduktan sonra, neden işkence eşiğine varan, insan haysiyetini sıfırlayan muamelelere tabi tutuyorsunuz?
Çok açık ve kesin söylüyorum:
Bütün bu işlemler Anayasa dışıdır, hukuk dışıdır, haysiyet dışıdır.
Bir kuşku varsa, adil yargılanma hakkının gereklerine uygun olarak yargılarsınız.
Av. Mehmet Pehlivan derhal serbest bırakılmalıdır!"
MEHMET PEHLİVAN'IN KANDIRA'YA SEVKİ EZİYET YASAĞININ İHLALİDİR!
Mesleki faaliyetlerinden üretilen isnatlarla İBB davasında tutuklu yargılanan üyemiz Av. Mehmet Pehlivan, gece saat 03.00 sularında, ailesine ve avukatlarına haber verilmeden Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Kandıra F Tipi Cezaevi’ne sevk edilmiştir.
Silivri’de duruşmaları devam eden meslektaşımızın, yargılandığı yerden yüzlerce kilometre uzağa gönderilmesi; duruşmalara katılımını eziyete çevirecek bir tutum olup, savunmaya hazırlanmasını ve avukatlarıyla etkili iletişim kurmasını güçleştireceği açıktır. Tutukluluğun yükünü ağırlaştıran bu uygulama kabul edilemez.
Tutukluluk, haklardan yoksun bırakılma hâli değildir. Anayasa’nın 17. maddesi işkenceyi, eziyeti ve insan onuruyla bağdaşmayan muameleyi yasaklamaktadır. Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile masumiyet karinesi, Anayasa’nın 15. maddesi uyarınca savaş ve seferberlik hâlinde dahi korunması gereken güvencelerdir. Cezaevi idaresinin her işlemi bu güvencelere uygun olmak zorundadır.
Avukatlık faaliyetlerinin suçlama konusu yapılması savunmanın bağımsızlığını hedef almakta; tutuklu bir avukatın kendi savunmasını hazırlamasının da güçleştirilmesi bu müdahaleyi ağırlaştırmaktadır.
Adalet Bakanlığı, sevkin gerekçesini, neden gece saatlerinde gerçekleştirildiğini ve ailesi ile avukatlarına neden bilgi verilmediğini derhal açıklamalıdır.
İstanbul Barosu olarak, üyemiz Av. Mehmet Pehlivan’a yönelik bu eziyete son verilmesini ve duruşmalarının görüldüğü Silivri’deki ceza infaz kurumuna derhal nakledilmesini talep ediyoruz. Meslektaşımızın haklarının ve sürecin takipçisi olacağız.
İçeriği ve konusu ne olursa olsun, fikirlerin ve haberlerin sansür kararlarıyla susturulması kabul edilemez. T24 haber sitesi hakkında verilen hukuk dışı erişim engelleme kararı derhal kaldırılmalı; yargı makamları Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına uygun hareket etmelidir.
Anayasalaşmasının 25. Yılında Adil Yargılanma Hakkı
Adil yargılanma hakkı yasa taslağı sunumu ve değerlendirmesini gerçekleştireceğimiz, forum ve atölye çalışmaları yapacağımız, çalıştay sonunda bir basın toplantısı ile nihai çalışmayı kamuyou ile paylaşacağımız Çalıştaya, uygun olan tüm meslektaşlarımızı bekliyoruz.
3 Ekim 2026 Cumartesi
Saat 13:00 - 19:30
İstanbul Barosu
Av. Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu
Program detayı için tıklayınız;
https://t.co/EMYwvaFUDv
İSTANBUL'UN AVUKATLARI, AVUKATLARIN İSTANBUL'U
Kültür Gezilerimizle İstanbul Barosu olarak kentimizin kültürel mirasını daha yakından tanıyoruz.
Yaşadığımız şehrin beton binalardan ibaret olmadığını biliyoruz.
Savunma mesleği, kamusal konumu gereği, kent hafızasının taşıyıcılığında önemli görevler üstlenmektedir.
Meslektaşlarımızla bir arada, yaşadığımız kentin dokusunu beraberce keşfettiğimiz gezilerimiz devam edecek.
FON SKANDALI KARŞISINDA SORUMLULUK, ŞEFFAFLIK VE YAPTIRIM TALEBİDİR
Kamu düzenini ve finansal güvenliği derinden sarsan "Fon/lar skandalı" karşısında İstanbul Barosu; Yasama, Yürütme ve Yargı organlarına Anayasa'nın 167. ve 48. maddeleri uyarınca piyasaları düzenleme, denetleme ve mülkiyet hakkını koruma yükümlülüklerini hatırlatır.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili idari kurumların denetim sorumluluğuna rağmen yaşanan bu skandallar, tasarruf sahiplerinin organize usulsüzlüklerle zarara uğratıldığını göstermektedir.
Gerekli adli ve idari süreçlerin yalnızca alt düzey idarecilerle sınırlı tutulmaması, denetim görevini yerine getirmeyen idari ve siyasi sorumluların da soruşturmaya dahil edilmesi şarttır. Şeffaflık ve adalet ilkelerine uygun olarak idari veya siyasi yetkililer hakkında derhal soruşturma başlatılmasını ve etkin bir soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz.
Piyasaları manipüle etmek suretiyle kazanç elde eden veya buna olanak sağlayan ve yatırım yapan yurttaşları zarara uğratan sorumluların tarafsız yargı önünde yargılanarak cezalandırılması, suç gelirlerine el konularak mağduriyetlerin tazmin edilmesi ve görevini ihmal eden kamu yetkililerinin yargılanması gerekmektedir.
İstanbul Barosu, soruşturmanın tüm siyasi ve idari uzantılarıyla yürütülmesinin, faillerin hak ettiği cezaları almasının ve mağduriyetlerin giderilmesinin kararlılıkla takipçisi olacaktır.
MESLEKTAŞIMIZIN YARALANMASINA İLİŞKİN KAMUOYUNA BİLGİLENDİRME
29 Eylül 2026 tarihinde, İstanbul Adliyesi B Blok 5. katta mesleki faaliyetini yerine getirmek üzere bulunan meslektaşımız H.E., duvar kaplamalarının yerinden koparak üzerine düşmesi sonucu baş bölgesinden yaralanmıştır.
Olayın idari personel tarafından Baromuz personeline bildirilmesi üzerine meslektaşımızın durumu yakından takip edilmiş; kendisi, refakat eşliğinde ambulansla İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesine sevk edilmiştir.
Meslektaşımız ve sorumlu hekimiyle yapılan görüşmelerde, darbeye bağlı bir yaralanmanın meydana geldiği, gerçekleştirilen ilk tomografi incelemesinde hayati tehlike oluşturabilecek bir bulguya rastlanmadığı tarafımıza bildirilmiştir. Meslektaşımızın kontrol amacıyla müşahede altında tutulduğu, ikinci bir tomografi incelemesinin ardından nihai sağlık durumuna ilişkin değerlendirme yapılacağı ifade edilmiştir.
Yaralanan meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını diliyoruz.
Meslektaşlarımızın mesleki faaliyetlerini güvenli koşullarda sürdürebilmeleri ve yurttaşlarımızın da can ve mal güvenliği kamusal makamların sorumluluğundadır. Kamu binalarının can ve mal bakımından güvenli olması, her halükarda idarenin sorumluluğu kapsamındadır. Bu hususta konunun etkili ve kapsamlı biçimde soruşturulması, sorumluların da yaptırıma tabi tutulması için gerekli girişimlerde bulunacağımızı ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri, 88 gündür Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan komedyen Deniz Göktaş’ın davasının ilk duruşmasını TBB Başkan Yardımcısı Av. Bahar Candemir ve TBB yöneticileri, İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz ve Ankara Barosu yöneticileri ile birlikte takip etti.
Yönetenlerin mizah yoluyla eleştiriye toleransı, bir toplumun demokrasi eşiğinin en büyük göstergelerindendir. Demokratik toplumun ve hukuk devletinin temeli olan ifade özgürlüğünü her koşulda savunmaya devam edeceğiz.
EMEKLİLERİN HAYSİYETLİ BİR YAŞAM TALEBİ DUYULMALIDIR
25 Eylül’de Ankara’da, emeklilerin Anayasa Mahkemesi yakınında düzenlediği eylem sırasında emekli polis memuru Ali Şekeroğlu yaşamını yitirdi. Ailesinin ve yakınlarının acısını paylaşıyoruz.
Şekeroğlu’nun taşıdığı “Para için değil, onurumuz için” yazılı döviz, emeklilerin talebini açıkça ortaya koyuyor. Yıllarca çalışmış insanların geçimlerini sağlayabilmek için mücadele etmek zorunda bırakılması yalnızca ekonomik bir sorun değildir; insan haysiyetini ilgilendiren bir meseledir.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığına defalarca tanık olduk. Buna rağmen işçiler, emekliler ve hakkını arayan yurttaşlar adalet umuduyla o kapıya gitmeye devam ediyor. Ali Şekeroğlu’nun ölümü, bu umudu ayakta tutmanın sorumluluğunu hepimize bir kez daha hatırlatıyor.
Yetkilileri, emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirecek somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Hak arayanların sesini duyurmaya ve adalet taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Her zaman, her yerde, herkes için hukuk yolunda bütün gücümüzle çalışıyoruz.
Bu haftaya;
👉🏼 İstanbul Barosunun yeni ek hizmet binasındaki CMK eğitimiyle başladık,
👉🏼 Brüksel'de savunmanın uluslararası dayanışmasını ördüğümüz protokol imzası,
👉🏼 Katılım talebimizin kabul edildiği, katledilen meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe'nin duruşmasında adalet arayışımız,
👉🏼 Tutuklu meslektaşımız Av. Sezin Uçar'ın duruşmasında savunmamız ve sevindirici tahliye kararı,
👉🏼 Hatay'da Rönesans Rezidans davasında özel sektörün ve devletin denetleme, düzenleme ve yaptırım üçlüsündeki sorumluluğunu ortaya koymamız,
👉🏼 Bilişim Hukuku Komisyonumuzla yapay zeka teknolojisinin özgürlükler lehine kullanılmasında baronun sunabileceği katkıları tartışmamızla haftayı tamamladık.
Hukukun üstünlüğünü savunma ve insan haklarını koruma görevimize kararlılıkla devam edeceğiz.
Yarın Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’na girecek tüm hukukçu adaylarına başarılar diliyoruz.
HMGS’nin bugünkü haliyle sürdürülmesi, hukuk eğitimindeki ve mesleğe girişteki nitelik sorunlarını çözmeyeceği gibi sınava hazırlık piyasasını da büyütme riski taşıyor. Sınavın ölçme yöntemi, barajı ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar bir bütün olarak yeniden ele alınmalıdır.
İstanbul Barosu olarak sınava girecek tüm adayların emeğinin karşılığını almasını diliyor, yaşadıkları sorunların takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.
İSTANBUL BAROSU RÖNESANS REZİDANS DAVASINDA
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve İstanbul Barosu Afet Hukuku Koordinasyon Merkezi üyeleri, 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans’a ilişkin davanın 11. duruşmasını Hatay’da takip etti.
https://t.co/DrMvVACqk3
SAVUNMA YARGILANAMAZ: AV. SEZİN UÇAR TAHLİYE EDİLDİ
15 Nisan 2026 tarihinde tutuklanan meslektaşımız Av. Sezin Uçar’ın yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Duruşma öncesinde Çağlayan Adliyesi önünde, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyeleri ve TBB delegelerinin de katılımıyla yapılan basın açıklamasında savunmaya yönelik baskılara dikkat çekilerek Av. Sezin Uçar’ın serbest bırakılması istendi.
Müdafilik görevini yerine getirirken bulunduğu savunma kürsüsünde olduğu gibi, sanık kürsüsünde de mesleki faaliyetlerinin sonuna kadar arkasında olduğunu belirten Uçar; sosyalist bir kadın hukukçu olarak Diyarbakır, Suruç ve Ankara Gar katliamı davalarının yanı sıra Dilovası davasında da avukatlık yaptığını, avukatlık mesleğini eşitsizlik ve haksızlıkların karşısında durmak için seçtiğini ifade etti.
Duruşmaya Baro Başkanı sıfatıyla konuşan Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını güvence altına alan Anayasa’nın 19. maddesinin, özgürlüğü esas, tutuklamayı ise ancak zorunlu koşullarda başvurulabilecek istisnai bir tedbir olarak düzenlediğini hatırlattı. Kaboğlu, savunmanın hedef alınmasının sav–savunma–hüküm üçlüsünün bütününü hedef almak anlamına geldiğini belirtti.
Mahkeme heyetinin Av. Sezin Uçar’ın tahliyesine karar vermesi sevinçle karşılandı. Meslektaşları Uçar’ı cezaevi kapısında karşıladı.
İstanbul Barosu olarak, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılmasına ve savunmanın kriminalize edilmesine karşı durmaya; savunma hakkını, avukatlık mesleğinin bağımsızlığını ve kişi özgürlüğünün güvencelerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.