Bazen erkeklerin 'kadınlara özel muamele yapılmasına' duydukları öfke bana bir goril deneyini hatırlatıyor. Bir goril her saat başı muz alıyor. Yanındaki dişiler ise dört saatte bir muz alıyor. Sonra biri 'daha adil' olmak istiyor ve dişilere iki saatte bir muz veriyor. Asıl goril mi? Çıldırıyor. Hala her saat başı muz alıyor ama avantajı azaldığı için kendini kayıp gibi hissediyor.
Birçok erkek, kadınlar için temel adalet taleplerine işte böyle tepki veriyor: adalet olarak değil, hırsızlık olarak.
"Külodumu indirdi, boğazımı sıktı, saçımdan tutup yerlerde sürükledi, memelerimi avuçladı, enseme bıçak dayayıp ağzıma yapıştı, tehditle cebirle ağzıma penisini soktu, zorla vajinal ya da anal saldırdı" gibi gibi gibi... Bu tür şeyleri bi polise ya da savcıya anlatmak sizce bi kadın için kolay mı? Hem de, "acaba bu orospu ne yaptı da adam bunları yaptı? deneceğini bile bile? Cehennemin ateşinde cayır cayır yanmak, bunları birine anlatmaktan daha kolaydır inanın. Çoğu mağdur kadın, haftalar, aylar, hatta yıllar sonra anlatmaya cesaret buluyor.
Ozan Güven'in şiddetini adli tıp raporları sayfa sayfa doğruladı, şiddeti duyan gören komşular doğruladı, fotoğraflar doğruladı. Sonuç? 45 gün açık cezaevi. Şiddet saniye saniye kameraya alınsa bile size yetmeyecek, bunu anladık.
Çünkü asıl korkunuz suçsuzken suçlanmak değil, suçluyken hesap vermek zorunda kalmak!