İnsanlar toksik huylarının verdiği zararın farkındalar.
Ancak verdikleri zararı "işin doğasındaki bedel" sayıp, o huyun getirdiği ufak faydaları/çıkarları zihinlerinde devasa bir kazanç gibi büyütüyorlar.
Sanılanın aksine, bilimin en büyük "düşmanı" geleneksel dindarlık değil, modern "spiritüalizm/maneviyatçılıktır"; üstelik bu etki Batılı, seküler ve gelişmiş (WEIRD) ülkelerde çok daha güçlüdür.
"Çalışan kazanır, herkes sınıf atlayabilir" inancı masum bir motivasyon gibi görünse de tehlikeli bir önyargıyı besliyor:
İnsanlar sınıf atlamanın kolay olduğuna inandıkça yoksulluğu sisteme değil kişinin "yetersizliğine" bağlıyor ve yoksulları daha "beceriksiz" görüyorlar.
"Farklı" olmaya verilen önem sınıfsaldır:
Kendisininkiyle aynı arabayı alan bir arkadaşına karşı;
-İşçi sınıfındaki itfaiyecilerin %86,7'si olumlu tepki verdi.
-Orta sınıftaki MBA mezunlarının %46,9'u ise olumsuz tepki verdi.
1⃣ Bir partizana liderinin bariz çelişkisi gösterildiğinde beynindeki analitik muhakeme bölgesi devreye girmiyor.
2⃣ Bu çelişkiye bir kılıf bulmak için hafızasını devreye sokuyor.
3⃣ Bir bahane bulduğu an ise beyni ödül merkezini aktifleştirerek derin bir rahatlama sağlıyor.
So far, in the 2026 elections, 50 mega donors have spent $1.6 BILLION.
🟦George Soros (D): $102M
🟥Jeffrey & Janine Yass (R): $93.8M
🟥Ben Horowitz & Marc Andreessen (R): $91.3M
🟥Elon Musk (R): $90.6M
🟥Elizabeth & Richard Uihlein (R): $70M
🟥Miriam Adelson (R): $67.6M
🟥Greg & Anna Brockman (R): $50M
🟥Paul Singer (R): $37.1M
🟥Cameron & Tyler Winklevoss (R): $33.2M
🟥Ken Griffin (R): $32.5M
Billionaires — in either party — should not be able to buy elections.
That is not democracy. That is a corrupt campaign finance system.
We need to end Citizens United. We need to get super PACs out of our elections. We need public funding of elections.
I don't know why The Economist has suddenly turned on Daron but I will say I recently enjoyed looking over this working paper from him which does not seem entirely unrelated. https://t.co/MdLTWoMvib
Bir çalışanın sürekli dışlanması, küçümsenmesi, başarılarının görmezden gelinmesi veya gerekli bilgilerin kendisiyle paylaşılmaması da şiddetin görünmeyen biçimleri arasında yer alabilir.
https://t.co/JKxWnMsNUW
Mücadeleci damarı olmayan ve entelektüel aklını kaybetmiş Atatürk sevgisi, sonsuza dek rezerve edilen deniz kenarı masalarda cumhuriyetin kazanımlarının tasfiye edilmesini konuşur. Son 24 yılda bu çeşit “Atatürkçülük”, yaptığı ve yapmadıklarıyla iktidara kazandırdı.
Geçim sıkıntısı yaşayan, İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Hakan Taşdemir, altından kalkamadığı borçlarından dolayı intihar etti. Taşdemir, bir süredir iş arıyordu.
BOOMERS: “If you want to be successful in life, just take out a student loan and earn a college degree.”
Now they sit on the couch in a MAGA hat watching Fox News, oblivious as the world crumbles around them.
Bir insanın kendine olan saygısı o kadar önemlidir ki, insanlar onu artıracak bir deneyimi; en sevdikleri yemekten, cinsel aktiviteden, paradan ve en yakın arkadaşlarını görmekten bile daha değerli bulabiliyor.
Ülke sinemasının en baba yönetmenlerinden Ahmet Uluçay’ın bir lafı var, diyor ki:
“Yoksulluk utanç da getirir. Hele bizim buralarda sosyal yarışı kaybettiğin an, dışlanırsın. İnsanlar ahlaksızlığı bağışlayabiliyor ama acizliği asla”
Çünkü çoğu zaman insanı yoksulluktan daha fazla ezen şey, yoksulluğunun başkalarının gözündeki karşılığı oluyor.
Gabriel García Márquez’in "Yüzyıllık Yalnızlık" romanında, 32 iç savaş kaybeden ve hayata dair tüm inancını yitiren Albay Aureliano Buendía, yaşlılığında kendini atölyesine kapatır. Günlerini altından küçük balıklar yaparak geçirir. Ancak bunu bir kazanç sağlamak için yapmaz; ürettiği balıkları altın paralarla takas eder, ardından o paraları eritip onlardan yeniden balık yapar. Ortada hiçbir ilerleme yoktur, sadece birbirini tekrar eden, başa dönen bir döngü vardır.
Bu amaçsız döngünün altında, insanın yenilgiye ve yalnızlığa karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması yatar: Hayatın getirdiği hayal kırıklıkları ve geçmişin ağırlığı katlanılamaz bir boyuta ulaştığında, insan zihnini uyuşturacak mekanik bir rutine sığınır. Dış dünyanın karmaşasından ve kendi düşüncelerinizden kaçmanın yolu, hiçbir amaca hizmet etmese bile dikkatinizi meşgul eden tekrarlara saklanmaktır. İnsanın en derin yalnızlığı, geçmişi düşünmemek için kendini amaçsız bir eyleme bilerek esir etmesidir.
Tarihin en büyük siyasi intikamlarından biri, hayır muhatabı Ekrem İmamoğlu ya da CHP değil, muhatabı Erdoğan’ı seçmeyen halk. Halktan intikam alınıyor
Hiç uzun uzun düşünmeye gerek yok. Sinem Dedetaş’ın tek “suçu”, akp’nin kültürel hegemonyasının başkentlerinden biri sayılan Üsküdar’da, merkez sol bir kadın siyasetçi olarak seçimi kazanmış olmasıdır. Hepsi bu.
Turkey detained a rising opposition mayor who wrested control of one of Istanbul’s most symbolically important conservative districts https://t.co/QEJibuE5Hs