ŞEYH SAİD VE 46 ARKADAŞININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANMALIDIR
Şeyh Said ve 46 arkadaşı, 29 Haziran 1925’te Diyarbakır’da idam edildi. İdam edilişlerinin üzerinden 101 yıl geçmesine rağmen, ne kendisinin ne de arkadaşlarının mezar yerleri hâlâ açıklanmamıştır. Bugüne kadar Baromuzun da aralarında bulunduğu çeşitli kurum ve kişiler tarafından yapılan başvurulara rağmen, herhangi bir ilerleme sağlanamamış; açılan davalar da reddedilmiştir.
Benzer şekilde, Said-i Kürdi ve Seyit Rıza gibi toplum nezdinde büyük saygı gören âlimlerin de mezar yerleri açıklanmamıştır. 1990’lı yıllarda yaşanan binlerce faili meçhul cinayet, kaybedilen insanlar ve kimliği belirlenemeyen toplu mezarlar da aynı trajik zincirin halkalarıdır. Bu karanlık sayfaların aydınlatılması, hakikatle yüzleşmenin ve gerçek bir toplumsal barışın kurulmasının ön koşuludur.
Bugün Türkiye’de devam eden diyalog ve normalleşme sürecinin anlamlı olabilmesi için, geçmişle yüzleşmeye dair samimi adımlar atılması elzemdir. Bu adımlardan biri de, başta Şeyh Said olmak üzere, halkın hafızasında derin izler bırakmış kişilerin mezar yerlerinin açıklanması ve ailelerinin bu konuda bilgilendirilmesidir.
Yas tutmak, vedalaşmak ve yaşamını yitirenlerin mezarına ulaşmak evrensel ve insani bir haktır. Bu hak, yalnızca insan onurunun değil, aynı zamanda barışçıl bir toplumsal yaşamın da temel taşlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da açıkça ifade edildiği üzere, ailelerin kaybettikleri yakınlarının akıbetini bilme ve onları uygun şekilde defnetme hakkı, devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel yükümlülüklerdendir.
Diyarbakır Barosu olarak, tarihsel, hukuki ve insani sorumluluğumuzun gereği olarak;
* Yetkilileri, Şeyh Said ve birlikte idam edilenlerin mezar yerlerini açıklamaya,
* Toplumsal barışın ve geçmişle yüzleşmenin önünü açacak şekilde şeffaf, hesap verebilir ve sonuç odaklı bir tutum sergilemeye çağırıyoruz.
Bazı ülkelerin STARBUCKS sayıları;
İtalya..1
Yunanistan..18
İspanya ..107
Fransa..121
Almanya..161
TÜRKİYE..408
Karton kutudaki 1 liralık kahveyi 15 tl'ye alıp,
Olimpiyat meşalesi gibi elinde dolaştırdığında statü atladığını sanan zavallılar ..
🔴 Çin’de aşırı sıcaklara karşı sokaklarda buharlı serinletme sistemleri kullanılmaya başlandı.
Sistem, havaya ultra ince su zerrecikleri püskürterek ortam sıcaklığını düşürüyor. Su damlacıkları hızla buharlaşırken havadaki ısıyı emiyor.
Ortalama zekaya, ortalama vatandaşlığa ve ortalama bir muhakeme yeteneğine sahip herkes bilir ki bir ülkede 15-20 milyon Kürt varken, insani varlık yok sayılıp, bir metinde geçen bir cümle nedeniyle 20 milyon insan yok sayılmaz.
Kulüpler Birliği toplantısında Yüksel Yıldırım ve Barış Göktürk arasında tartışma çıktı: (Yağız Sabuncuoğlu)
— Yüksel Yıldırım: "Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş, devletten bedava arsa alıp bu arsaları satarak dünya para kazanıyorsunuz."
— Mahmut Uslu: "Biz devletten bedava arsa almadık. Bizi Galatasaray ile karıştırma."
— Yüksel Yıldırım: "Burası Kanarya Severler Derneği değil. Haddinizi bileceksiniz."
— Barış Göktürk: "Senden yaşça büyük biriyle terbiyeli konuş. Bugüne kadar seni hiç dövmemişler. Seni burada herkesin içinde döverim. Ağzını burnunu kırarım."
Ben de Sivaslıyım. Oğlum de Amerikalı. Ama senin gibi devşirme değilim. Babamın adı da Yüksel ama senin gibi devşirme değil. Terbiyeli ol yoksa seni buraya gömerim."
🟤 Yunan anne ve Türk babanın 4 yaşındaki oğlu Aren, Yunanistan'da annesi ve anneannesinin yanında açlıktan hayatını kaybetti.
▪️17 kilodan 9 kiloya düştüğü belirtilen Aren'in, uzun süre yetersiz beslendiği iddia edilirken, annesi tutuklandı.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
17 yaşında olan Louis adındaki Fransız genç, Narbonne'da Afrika göçmen çetesi tarafından dövülerek öldürüldü.
— Louis'i öldüren şahıslar o anları kaydetti.
Kocasına yemek yapmadığını söyleyen kadın, eşinin gergin tepkisini paylaştı:
- Yemek yok ki. Sadece çorba yaptım bugün.
+ Öyle mi? Niye? Bir işin mi vardı benim bilmediğim?
- Hayır eve geldiğimde saat 18:30’du. O saatte ne yemeği yapabilirdim ki? İki kase çorba içebiliriz.
+ Ben geceden hazırladığını sandım. Hani bir haber verseydin biz de gardımızı alırdık. Ya dışarıda oturup bir yerde yerdik ya da gelirken eve alırdık.
- Oturuyoruz şu an işte.
+ Oturuyoruz ama yemek yiyemiyoruz sadece çorba içiyoruz. Ben senin şu an yemek yapıp yapmamanla ilgilenmiyorum. Söyleseydin gardımızı alıp dışarıda yemek yerdik.
- Ya niye sürekli “Gardımızı alırdık” diyorsun?
+ Bana sesini yükseltme! Şu an ben artık yemeği dert etmiyorum, senin tavırlarınla ilgileniyorum.
Şu an zaten yemek yok. Üstüne öyle bir savunma mekanizması geliştirdin ki car car car konuşuyorsun.