İntihar eden Polis Mehmet ERBİL’i hatırladınız dimi ?
#İstanbul
Başakşehir ilçesinde,
Eşinin İddiası Büşra Hanıma göre Kaymakamın yakınına ceza yazması sonucu İlçe Emniyet Müdüründen mobing gördüğü, hatta başka ilçeye sürüldüğü yönünde eşinin ve çevresinin iddiaları vardı
CHP Genel Bşk Yard.
Sn. Murat BAKAN’ın meclise soru önergesi dahi vermesine rağmen,
Halen ismi geçen müdürün soruşturmanın selameti açısından açığa alınmaması, ifadesinin dahi alınmaması akıllarda ki soru işaretini kat be kat artırmıştır.
Peki, Polis Memurunun ismi küçücük bir olayda dahi geçse anında açığa alınırken,
Ortada yitip giden bir can ve geride kalan parçalanmış bir aile, Babasız kalan biri otizmli 2 evladın ahı…
Konuyu unutmadık ve unutturmayacağız..
@istanbul_EGM@TC_istanbul@TC_icisleri
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim...
Malumunuz olduğu üzere KOLLUK-DER, bugüne kadar tamamen sizlerin destek ve bağışlarıyla ayakta durmaya çalışmaktadır. Ancak ne yazık ki polis ve jandarma personeliyle birlikte yaklaşık 600 bin kişilik büyük bir camia olmamıza rağmen, derneğimiz beklediğimiz düzeyde bağış desteği alamamaktadır...
Saha ziyaretlerimizi tek başıma değil, en az 2-3 kişilik eyet halinde yapmak istiyorum...
Ayrıca 7 bölgedeki 7 büyükşehirde temsilcilikler açmayı ve daha önce duyurduğum planlarımı hayata geçirmeyi planlıyorum...
Bu nedenle derneğimizi finansal açıdan daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak için yeni kaynak arayışlarına ihtiyaç duymaktayız...
İlk düşüncem; güvenilir bir sigorta şirketiyle kurumsal bir anlaşma yaparak, araç, konut ve tamamlayıcı sağlık sigortalarını bu anlaşma kapsamında yaptırmak isteyen meslektaşlarımızın poliçelerinden, sözleşme çerçevesinde derneğimize bir gelir payı aktarılmasını sağlamaktır...
Böylece sizler günlük hayatınızda zaten ihtiyaç duyduğunuz bir hizmeti alırken, hiçbir ilave bağış yapmadan da KOLLUK-DER'in mücadelesine katkı sunmuş olacaksınız...
Ancak böyle bir çalışmaya başlamadan önce sizlerin düşüncelerini öğrenmeyi kendime bir sorumluluk olarak görüyorum. Eğer bu projeye destek vermeyeceksek, aylarca emek verip çeşitli firmalarla görüşmeler yapmanın da bir anlamı olmayacaktır...
Bu nedenle sizlerden samimi görüşlerinizi rica ediyorum...
Böyle bir uygulamayı destekler misiniz?
Araç, konut veya sağlık sigortanızı bu sistem üzerinden yaptırarak derneğimize dolaylı destek sağlamayı düşünür müsünüz?
Lütfen olumlu ya da olumsuz tüm görüşlerinizi çekinmeden paylaşın. Vereceğiniz cevaplar, atacağımız adımlar açısından benim için son derece kıymetlidir...
Bu nedenle görşlerinizi yazarsanız çok sevinirim... Şimdiden teşekkür ediyorum...
Türkiye'de sanat sepet tayfanın iki yüzlülüğü inanılmaz bir boyutta,
“Cumhuriyet’in ne hıyrını gördük” diyen Sırrı Süreyya Önder’i anıyorsan filminde Atatürk’ü kullanarak ‘affet bizi’ demenin bir anlamı yok Giray efendi.
Gerçi bunlar da haklı toplumda bu duruma tepki yok.
Sevgili Giresunlular, Ordulular, Trabzonlular, Rizeliler 13-18 Temmuz tarihleri arasında Zafer Partisi’nin seçkin kadroları ile birlikte sizleri ziyaret edeceğiz. Görüşmek dileği ile ….@zaferpartisi@zpgencresmi
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ:
• Cumhur İttifakı’nın ‘Terörsüz Türkiye’ diyerek teröre teslim olduğu süreçteki müzakere ortaklarından birisi Sırrı Sakık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türk Milletinin vatanı olmadığını söylüyor.
• PKK zihniyetinin derdi hiç bir zaman hukuk, demokrasi ve insan hakları olmadı.
• PKK “ayrı bir millet ve ayrı bir vatan” iddiası ile 1976’dan buyana Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırıyor.
• PKK ile yapılmakta olan bu teslimiyet anlaşması da PKK’yı tatmin etmeyecek.
• Bir dönem için pusuya yatacak olan PKK ilk fırsatta filli ve hukuki bölünme için Türk Milletini yine arkadan hançerleyecek.
• Zafer Partisi haykırıyor: Ekmeğimizi çaldırtmayacağız, vatanımızı böldürtmeyeceğiz.
Bu sene başından itibaren onlarca PKK militanı salındı!
PKK istemiyor diye kontrol noktaları kaldırılıyor!
PKK militanları rahat rahat kaçakçılık yapsın, rahat rahat silah soksun diye yapılmış ihanet içeren uygulamalar!
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim...
Sizlere samimi birkaç soru yöneltmek istiyorum...
Meslek hayatınız boyunca KOLLUK-DER'in bugün ortaya koyduğu mücadeleye benzer bir hak mücadelesine hiç şahit oldunuz mu?
Çalışanlarının sendikası bulunan diğer kurumlarında, o sendikaların KOLLUK-DER'in yürüttüğü mücadeleye benzer şekilde sahada olduğu, mağdurun yanına gittiği, haksızlıkların üzerine kararlılıkla yürüdüğü, hukuki süreçleri takip ettiği ve kamuoyu oluşturarak eylem ve protestolarla mücadele verdiği örnekler gördünüz mü?
Ayrıca sizce bugün kolluk personelinin güçlü ve yetkili bir sendikası olsaydı, KOLLUK-DER'in şu ana kadar yürüttüğü mücadeleyi aynı kararlılıkla ve aynı kapsamda yürütebilir miydi?
Yerinde incelemeler, mağdurların sesini duyurma, sosyal medya çalışmaları, kurumlarla görüşmeler, hukuki destek, kamuoyu oluşturma... Sizce bunlar daha etkili yapılabilir miydi, yoksa farklı bir yöntem mi izlenmeliydi?
Bir diğer sorum da şu...
KOLLUK-DER'in eksik kaldığını düşündüğünüz yönler nelerdir?
"Daha şunu yapmalıydınız." "Şu konuda yetersiz kaldınız." "Şöyle hareket etseniz daha faydalı olurdu."
dediğiniz her konuyu lütfen açık yüreklilikle yazın...
Amacımız kendimizi övmek ya da haklı çıkarmak değil; eleştirilerinizden ders çıkararak mücadelemizi daha güçlü, daha etkili ve daha verimli hâle getirmektir...
Olumlu ya da olumsuz tüm görüşlerinizi samimiyetle paylaşmanızı rica ediyorum...
Her fikir, bu mücadelenin geleceği açısından bizim için son derece kıymetlidir...
Türk Milleti adına karar vermesi gereken Danıştay hakimleri, usul ilkelerini ve kendi geçmiş bozma kararlarını çiğneyerek tamamen taraflı kararlara imza atarak hukuku ayaklar altına alıyor!
Dosyayı okumadan, usul ilkelerini hiçe sayarak ve hayali beyanlarla adalet dağıtılamaz...
Tüm yasal izinlerimi alarak yakında Danıştay önünde eylem başlatacağım...
Elimdeki somut belge ve delillerle bu hukuk katliamını herkes görecek...
Gerçek adaleti görene kadar susmayacağım!
Danıştay Başkanlığı, Adalet Bakanlığı ve Ankara Barosu yetkililerinin bu süreci takip etmelerini özellikle rica ediyorum...
@TC_Danistay@adalet_bakanlik@ankarabarosu@barolar
HUKUK TARİHİNE GEÇECEK BİR REZALET!
Koskoca 5 Danıştay hakimi bir araya gelip, önlerindeki dosyayı tek bir satır bile OKUMADAN bir insanın hayatını, mesleğini ve geleceğini elinden alan bir karara imza attı!
@adalet_bakanlik @DanistayBlg
Ben vatanına sadakatle hizmet eden bir polis memuruyum. Hakkımda yürütülen haksız bir disiplin soruşturması neticesinde ihraç edildim. Samsun Bölge İdare Mahkemesi bu haksızlığı gördü ve lehime karar vererek ihracı iptal etti. Ancak Danıştay, dosyayı hiç incelemeden, savunmamı hiç okumadan bu kararı BOZDU...
Danıştay’ın oybirliğiyle imzaladığı bozma kararının gerekçesinde,"...@BombacMülayim71 adlı twitter hesabının kendisine ait olduğunu davacının ifadelerinde kabul ettiği anlaşılmış olup..." şeklindedir...
Aynı dosyada yer alan, altında ıslak imzam bulunan 3 sayfalık yazılı son savunmamın 2. sayfasında, kalın harflerle aynen şu cümle yazıyor...
Lütfen siz de evrak üzerinden okuyun.. "Öncelikle ve özellikle belirtmek isterim ki; Bahse konu Twitter hesapları kesinlikle bana ait olmadığı gibi bahse konu twitter hesaplarından yapılan paylaşımlar da bana ait değildir."...
Dahası, henüz hakkımda hiçbir soruşturma dahi açılmamışken, 2022 yılında bu sahte hesaba karşı insanları uyardığıma dair ekran görüntülerini dahi mahkemeye sundum!
Ben "Bu hesap kesinlikle BANA AİT DEĞİLDİR, sahtedir" diye feryat ederken, yüksek mahkemenin 5 üyesi dosyayı hiç açıp okumadığı için karara "İfadesinde Kabul etti" diye yazmış!
Lütfen ifademi okuyun ve kabul ettiğime dair tek bir cümle var mı gözlerinizle görün...
Olmayan bir itirafı varmış gibi göstererek bir insanın hayatını karartmak hangi adalete, hangi vicdana sığar?
Sayın Adalet Bakanı @Akingurlek_ ; Hakimlerin dosyaları okumadan, vatandaşın hayatını fütursuzca karartan kararlara imza atmasını nasıl açıklayacaksınız?
Sayın Danıştay Başkanı @TC_Danistay ; Başında bulunduğunuz kurumun üyelerinin, bir memurun ekmeğini elinden alırken savunmadaki en net inkar cümlesini bile okumaktan aciz kalmasını yüksek yargının saygınlığıyla nasıl bağdaştırıyorsunuz?
Kararın Altında İmzası Olan Hakimler; Önünüze konulan dosyaları okumadan, hayatlar üzerine karar vermeye utanmıyor musunuz?
Bir insanın geleceğine gösterdiğiniz "özen" bu mudur?
Bu karar hukuki bir yorum farkı değil; Türk yargı tarihine kara bir leke olarak geçecek açık bir maddi faciadır!
Samsun Bölge İdare Mahkemesi'nin Danıştay'ın bu fütursuz hatasına uymayıp kendi dürüst kararında direnmesini bekliyordum lakiin Samsun da direnmedi...
Bu apaçık adaletsizliği Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) dahil tüm platformlara taşıyacağım!
Usul ilkeleri hiçe sayılarak verilen ve hukuku ayaklar altına alan bu kararı Danıştay önünde Canlı yayınlar açarak Türk milletinin gözleri önüne sereceğim...
Benim derdim polis olmak değil...
Adalet mülkün temeliyse, önce önünüzdeki dosyayı okuyun!
#Adalet #Danıştay #HukukSkandalı #Emniyet #Polis
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ'dan Göç İdaresi Başkanlığı'na:
"Resmi rakamlara göre izah edemediğiniz 1 milyon 75 bin 996 Suriyeli var, bunlara ne yaptınız? Vatandaş mı yaptınız?
Sizce kaç milyon Suriyeli vatandaş yapıldı?
Nusaybin'e PKK'lılar, devletin güvenlik zafiyetinden yararlanarak tonlarca patlayıcı sokmuştu. Hendek operasyonlarında şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Aynı hatayı nasıl tekrar yaparlar?
2026/?
*MAKAMA ARZ*
*FATİH POLİS MERKEZİ AMİRLİĞİ*
*İNTİHAR* ( *Ateşli Silahla*)
13.07.2026 tarihinde saat 01.20 sıralarında haber merkezinin Toros Mahallesi Hayal Park içerisinde elinde silahla intihar eden bir şahıs olduğunu bildirmesi üzerine ekiplerle bahse konu adrese intikal edilmiş,
Hayal Park içerisinde amfi tiyatroda basamaklar üzerinde sırtüstü yatan elinde tabanca bulunan şahsın *Emre K. 490 sicil sayılı Polis Memuru SEYHAN Suç önleme ve soruşturma büro amirliğinde görevli* olduğu tespit edilmiş olup, olay yerinde EX olmuştur.
Tahkikata başlanmıştır.
Arz ederim.
*Ahmet Hakan ARIKAN*
*Adana Emniyet Müdürü*
Türkçe; Türk Milletinin sesi, hafızası, kimliği ve istiklalidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türk Dil Kurumu, Türkçemizi yabancı etkilerden koruma ve onu çağlar boyunca yaşatma ülküsünün en önemli eserlerinden biridir.
Türkçe’ye sahip çıkmak, Türk Milletine ve Türk İstiklaline sahip çıkmaktır.
Türk Dil Kurumu’nun kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
Geçtiğimiz aylarda MEB'e bağlı bir okulda öğretmenlik yapan Sümeyye Işıkoğlu isimli am*dsporlu öğretmenin, sosyal medyada açıkça bölücü propaganda yaptığı ortaya çıktı:
• Türkiye Kürtlerindir.
• Kusura bakma Filistin, biz de işgal altındayız.
• Gula bahçe Kürdistane!