"Kürtler ile silahlı çatışma ve bunun zaman zaman sınır ötesine uzatılabilmesi, Türkiye düzeni için, beklenmedik iki imkanı da beraberinde getiriyordu. Bunlardan birisi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modernizasyonu ve her türlü savaş düzeninde kendisini yeniden eğitebilmesidir. Hem gayri nizami savaş pratiği kazanması ve hem de ülke sınırları ötesinde kamp kurup operasyon kabiliyetini arttırması, ekspansiyonist politikalar için vazgeçilmez önemdedir. İkincisi, ilk başarısızlığın yarattığı elverişli ortam, yepyeni bir anlamda bir topyekun savaş davranışını toplumun her kesimine kabul ettirme şansını sağlıyordu; Kürtler ile mücadele ilkesi önünde, toplumdaki bütün değer ve kuralların yenildiğini, geri çekildiğini, birbirinin içine girdiğini görüyorduk. Ülke, 'yazılı anayasalar' dönemini çoktan rafa kaldırabiliyor, hiçbir ilkesi, hiçbir kuralı ve geniş yığınlar açısından da hiçbir ahlak bağı olmayan bir kütleye dönüşüyordu; bu, son derece 'kolay yönetim' demektir. Her türlü referans sistemi çökertilmiş ve bu nedenle de toplum olmaktan gerileyerek yığın olmuş bir insan kalabalığını ise en azından kısa bir süre için, sadece övünerek yönetmek mümkün olabiliyordu; aynı zamanda süre kavramının yitirilişi denilen bir transformasyonda, günlük yaşamak esastır."
Yalçın Küçük, Tekelistan I: İsimlerin İbranileştirilmesi, s. 308, Salyangoz Yayınları, Eylül 2006.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Özgür Özel’in Çevrecik mitingine katılmak isteyince büyük tepkiyle karşılanmış. Özgür Özel protestodan dolayı Durmaz'ı makan aracına almış.
Bir belde seçimi değil ara seçim ve güvenoyu olarak bakıyorlar, bakın güçlüyüz halk hala bize teveccüh gösteriyor demek istiyorlar ellerinde de bu devlet fücü varken kolay bu işler 2 hükümet binası sözüne bakar seçim kazanmak ideolojik bir karşıtlık ve öfke yoksa bu beldelerde...