"Kendine geri dönmek ne kadar acıdır.
Ömrünü başkalarında arayıp geçirdikten sonra
Çünkü bazı gidişler bizden insanları çalmaz
Bizi kendimizden çalar
Bunu çok geç fark ederiz
Hayat en uzun yolun kalpten kalbe olduğu öğretir
insana."
Herşeye rağmen hayrı konuşup hayrı çoğaltacağız üzüntüye kap��lıp boyumuzdan büyük dertlerin altında ezilmeyeceğiz. Üzerimize düşen sorumluluğu yükleneceğiz. Türk töresine bağlı kalacağız.
"Ben Ertuğrul Bey Gazi oğlu Kayı Beyi Osman..."
Tarık Buğra'nın "Osmancık" adlı romanından uyarlanan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatan dizi #KuruluşOsmancık restorasyonlu bölümleriyle #tabii'de. 💚
Ama güzelliği tanımış olmaktır daha da iyisi,
Bütün bir hayatın düzeni ve yüceliği olan güzelliği,
Harcanan çabaların zahmeti mutluluğun kaynağı olduğunda,
Ve bilmek, zaman içindeki onca zenginliğin adını.
İyi bir şeydir insanın uzaktan bakabilmesi hayata,
Ve anlayabilmesi hayatın kendini nasıl algıladığını,
Ayakta kalabilen, atıldıktan sonra tehlikenin kollarına,
Fırtınalarda ve rüzgârlarda yolunu bulabilmiş birisidir.
Gevheri, Seyrani, Sümmani'yi an,
Ömer gibi ağla, Kerem gibi yan,
Şakısın dilinde Karacaoğlan,
Bağlaman şenliğidir odaların.
"Yiğitler silkinip ata binende..."
Köroğlu'nun ruhu canlanır bende.
Bu türküyü söyler baban, deden de,
Sen de destancısı ol bu dağların.
Ahmet Kutsi
Vandal yürek! Görün ki alkışlanasın
ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir
haksızlık et, haksız olduğun anlaşılsın
yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir.
Yargı kesin acı duymak ruhun fiyakasıdır
Kin susturur insan adına çıdam denir
susulunca tutulan çetele simsiyahtır
o siyah öcalmakcasına gür ve bereketlidir
İsmet Özel okuyor
ne bahar kaldı ne gül ne de bülbül sesi var
ne o cânân ne bir ümmîd ne gönül neş'esi var
çekecek bence hayâtın daha bilmem nesi var
ne o cânân ne bir ümmîd ne gönül neş'esi var
Kendi gözünde bu başarının onurunu koruyabilmek, Kısacası, asalak bir sarmaşık olmayı küçümseyip reddederek
Meşe ya da ıhlamur kadar güçlü olmasan bile,
Belki çok yükseğe çıkamazsın, ama tek başına çıkarsın! Cyrano de Bergerac
Si c’est dans ton jardin à toi que tu les cueilles !
Puis, s’il advient d’un peu triompher, par hasard,
Ne pas être obligé d’en rien rendre à César,
Vis-à-vis de soi-même en garder le mérite,
Bref, dédaignant d’être le lierre parasite,
Lors même qu’on n’est pas le chêne ou le tilleul,
Ne pas monter bien haut, peut-être, mais tout seul !
Eğer çiçeklerini kendi bahçenden topluyorsan!
Ve eğer bir gün tesadüfen biraz başarı kazanırsan,
Bu başarıdan hiçbir payı “Sezar”a (yani güçlüye) vermek zorunda kalmamak,