Dungeons and Dragons 2027 yol haritası, FRP oyunlarının geleceğine dair şimdiye kadarki en kapsamlı planlardan birini ortaya koydu.
Dark Sun, Greyhawk, Star Wars ve daha neler neler...
https://t.co/7QbYpww520
"Yerli oyunları desteklemek" :D?
Oyun platformlarına bant daraltma tehditi getirerek mi destekliyorlarmış yerli oyunları? Şu ana dek oyun sektörüne ne katkınız olmuş ki bu saatten sonra olsun? Komik olmayın.
Steam bile mena bölgesine özel fiyatlandırma önerileri getiren bir sistem oluşturdu. Buna göre geliştiricinin inisiyatifine bağlı olarak oyunları daha uygun fiyattan satın alabilmek adına umutlarımız yeşermişti. Ama siz hem %20 KDV hem de %7,5 Dijital Hizmet Vergisi alıyorsunuz, üstüne üstlük bir de gümrük vergisi talep ediyorsunuz.
Ayrıca Oyun konsolu (PlayStation, Xbox vb.) ithal ediliyorsa, %20 KDV'ye ek olarak %20 Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve menşei ülkeye göre değişen Gümrük Vergisi uygulanıyor. Yani konsol alanlar hem donanıma hem de oyuna ayrı ayrı gümrük vermek zorunda kalacak.
Sizin bu ülkenin gençlerine hiçbir anlamda faydanız dokunmuyor. Doymak bilmeyen bir Kleptomanisiniz sadece. Sizi doyurmak için daha kaç kişinin çalışma koşulları, işsizlik, mobbing, depresyon ve benzeri sebeplerden intihar edip ölmesi gerekiyor? Kendinizden utanın demek isterdim ama utanma ve ar duygunuz olmadığını biliyoruz.
Ama bu devran dönecek. Döndüren de Türk gençliği olacak.
#ÖGOBurada
#OYUNUMADOKUNMA
Sayın bakan ben çocuk değilim, bu durumda hangi oyunu oynayıp oynayamayacağıma kendim karar verebilmeliyim ve o platforma erişimimi sağlayabileyim, değil mi? Sizin anlatmaya çalıştığınızdan bunu çıkarıyorum.
Kanıtlamamı isterseniz de: Bunu kanıtlamam için ne istersiniz, üniversite öğrenci kaydım falan olur mu? Eleştirmek için değil, cidden soruyorum bunu.
Eğer çocukların güvenliği ise konu sokakların güvenli hale gelmesi gerekir. İnsanlar çocuklarını sokağa çıkarmaya korkuyor. Haklılar da, benim çocuğum olsa ben de güvenli bulmadığım için çıkarmam.
Gençlerin, yani bizim daha çok dışarı çıkmamızı istiyorsanız alım gücünün iyi hale gelmesi gerekir. Bu fiyatlar dahilinde gençlerin dışarı çıkması imkansızdır.
Daha az önce adam akıllı hiçbir şey almadığım halde markete 500 lira para bayıldım. adam akıllı bir şey alsam herhalde cepteki tüm para gidecekti. Kafede oturmaya kalksam fiyatlar anlamsız pahalı, Ramazan pidesi fiyatı bile 25-35 lira. Kirası fatuları mutfak masrafı derken dışarı çıkacak cepte paramız pek kalmıyor. İnsanlar da gençler de doğal olarak akşamları çıkmıyor.
Gençlerin ve insanların en ucuz eğlencelerinden biri oyunlar. Rahmetli anneannem, ki kendisi geçen sene vefat etti, 70 yaşında kadın olmasına rağmen, örneğin şeker patlatma oyunu dediğimiz Candy Crush oynuyordu mesela. Online platformlar ve oyunlar sayesinde edindiğim arkadaşlıklar ile birçok kişi ile tanıştım hatta bazıları sayesinde oyun geliştirmeye başladım.
Biraz da yararlarından bahsedeyim dedim oyunların ve dijital dünyanın. Yasaklar bize hiçbir şey getirmeyecek, sadece milyarlarca dolarlık gelir getiren bir sektörü ülkemizde iş yapması çok zor bir hale getireceğiz. Sosyal medyayı yasaklarsak reklam gelirleri üzerinden kendisini tanıtan yerli firmlar zarar görecek.
Ben ülkemin başına böyle şeylerin gelmesini istemem, ülkemi seviyorum ve ona para girişi sağlayacak, bildiğim alanlarda faaliyet göstermek istiyorum. Gözüm her türlü işi yapmamı sağlayacak düzeyde değil, benimki gibi astigmat seviyesi ile her işi yapmam mümkün değil. Ben de ülkeme katkı sağlayabileceğim bu alanı seçiyorum o yüzden.
Bu nedenle tekrar söylüyoruz,
LÜTFEN oyunlara ve sosyal medyaya DOKUNMAYIN! Bakın, rica ediyorum. Ben bu uygulamanın dünyada başarısız olduğunun örneklerini gördüm. Aynı şeyi denemenin mantıklı yolu yok.
Diyorsanız ki "E anlat o zaman, ne yapalım?" açık konuşayım, neler yapılabileceğine dair çok iyi fikirlerim var. Dinlemek isterseniz beklerim.
Teşekkürler.
#OYUNUMADOKUNMA #ÖGOBurada
#OyunumaDokunma diye eklemeyi unutmuşum.
Bugünün #'i neydi ona da bakamadım, eve girdim yayınladığım videoyu duyuracaktım bakanın açıklamasını gördüm. Her şeyi unuttum, bi el atarsınız siz arkadaşlar.
Bakan Hanım, teşbihte hata olmaz diyerek yasayla ilgili naçizane itirazımı bir örnek ile açıklayayım.
Benim kafama bir silah dayanmış. Silah dolu. Silahı tutan diyor ki "Seni seviyorum, merak etme seni vurmayacağım."
Bu tasarı, ilk gördüğümüz haliyle geçerse yasak/sansür/erişim engeli her türlü yaptırımın önü açılıyor.
Sizi tanımıyorum, "Yasaklayan değil, rehberlik eden ve koruyan bir anlayışla hareket ediyoruz." diyorsunuz. Samimi olabilirsiniz, ancak bu yasa çıktıktan 1 ay sonra yerinize başkası atansa ve o kişi yasaklayan zihniyetle hareket etse ne olur?
Bize bunun olmayacağının garantisini veremeyeceğiniz için, yasanın ne olduğu yoruma açık olan tanım ve uygulamalar içererek olası yasaklara/engellere/erişim kısıtlamalarına yol açan bir silah olmasını istemiyoruz.
Birincil endişem budur. (Ancak sahip olduğum tek endişe de bu değil diye not düşeyim.)
Çocuklarımıza güvenli ortamı sunmak üzere pek çok araç bulunuyor. Sizlerle toplantılarda arkadaşlarımın bunların altını çizdiğini de biliyorum. Hali hazırda var olan araçların kullanılması konusunda bilinç yaratmak ve yine var olan ve genel olarak kabul görmüş sınıflandırma sistemlerinin ötesinde bir şeye gerçekten ihtiyaç yok.
Evladım yok ama iki tane şirinlik muskası yeğenim var, onları seven bir amca olarak samimiyetle söylüyorum ki biz evlatlarımızı korumak için son derece etkin araçlara zaten sahibiz. Bunları etkin bir şekilde kullanmak dururken, sonunu öngöremediğimiz ekstra müdahalelere gerek yok. Bu, budur.
Açıklayıcı olmak adına uzun yazdım, kusuruma bakmayın.
Ne hissediyorum, biliyor musunuz.
Hani bir şakanın sonuna geldiğinde artık anlaman için bilerek abartırlar ya. Filmin sonuna geldiğinde artık bariz şekilde ipuçlarını gözünün önüne sokarlar ya.
Simülasyonda olduğumuzu anlamamız için her gün bir başka teknolojik gelişme açıklıyorlar, uyanalım diye.
Habere bak: "yürüdükçe yüklenen 3D dünyalar yaratmayı başardılar." Yani o ana kadar yok. Ulaştığında ortaya çıkıyor.
Hani kimsenin görmediği bir ortamda şu anda bir ağaçtaki yaprak yere düşmüş müdür konusu var ya. Bakmadığımız yerde evren var mıdır gündemi. O gündemin simülasyon hali.