30 Ağustos; bir milletin esareti kabul etmeyeceğini, vatanından ve bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği gündür.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Öğrenci servis taşımacılığı sektörünün içinde olan bir taşımacı olarak sahada gördüğüm tablo şu:
İstanbul’un 39 ilçesinde, taşımacıyı belirleme süreçlerinde birbirinden farklı uygulamalar var.
Bir ilçede Taşımacı Tespit Komisyonu farklı bir yöntemle çalışıyor, başka bir ilçede farklı kriterler uygulanıyor. Bazı yerlerde mülki amir onayı/oluru üzerinden farklı süreçler işletilirken, bazı ilçelerde ise bambaşka uygulamalar karşımıza çıkıyor.
Peki bu farklılığın hukuki dayanağı nedir?
Çünkü ilgili mevzuatta birçok husus açık ve yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde düzenlenmişken, aynı İstanbul’da 39 farklı uygulamanın ortaya çıkması nasıl açıklanabilir?
Bir ilçede geçerli kabul edilen yöntem, başka bir ilçede neden geçerli değil?
Taşımacıyı belirleyen komisyonun aldığı kararın üzerine sonradan farklı bir irade konulabiliyorsa, komisyonun varlık amacı nedir?
Daha da önemlisi;
İstanbul’un 39 ilçesinde öğrenci servis taşımacılığında tek bir standart ve denetlenebilir bir sistem oluşturulması gerekmiyor mu?
Ben bunu bir firma adına değil, bu sektörün içinde olan bir taşımacı olarak soruyorum.
Çünkü burada mesele yalnızca taşımacının işi değildir.
Öğrencinin güvenliği, velinin hakkı, okul yöneticisinin sorumluluğu ve taşımacılar arasında adil rekabet söz konusudur.
Yetkililere açık çağrımdır.
39 ilçede farklı uygulamalara son verilecek mi?
Taşımacı Tespit Komisyonlarının yetki ve sorumlulukları netleştirilecek mi?
Ve en önemlisi, mevzuatın açık hükümleri İstanbul’un her ilçesinde aynı şekilde uygulanacak mı?
@MilliEgitimBak@Yusuf__Tekin
Ve bir başka dikkat çekici nokta daha var:
İstanbul’da 39 ilçe bulunuyor. Ancak her ne hikmetse, ihalelerin iptal edilmesi ve sonrasında doğrudan temin veya pazarlık usulüyle devam edilmesi gibi durumlar yalnızca 8-10 ilçede karşımıza çıkıyor.
Peki neden?
Aynı mevzuat, aynı şehir, benzer hizmet…
Neden bazı ilçelerde ihale süreci sorunsuz ilerlerken, bazı ilçelerde her yıl benzer senaryo tekrarlanıyor?
Bu tablo tesadüf mü, yoksa daha yakından incelenmesi gereken sistematik bir durum mu?
Soruyoruz. Çünkü burada mesele bir firma değil; kamu yararı ve kamu kaynağının doğru kullanılmasıdır.
#İstanbul #Kamuİhaleleri #KamuKaynağı #MilliEğitim
İhale iptal edildikten sonra hizmet doğrudan temin veya pazarlık usulüyle devam ettiriliyorsa, burada bir başka önemli soru ortaya çıkıyor:
Bu süreçte belirlenen ücretler nasıl denetleniyor ve takip ediliyor?
Hizmet, yaklaşık maliyete yakın bedeller üzerinden mi alınıyor?
Yoksa İstanbul piyasasında oluşan rekabetçi fiyatlar araştırılarak ve karşılaştırılarak kamu yararına en uygun bedel mi belirleniyor?
Peki bu fiyatlandırmayı kim denetliyor, hangi kriterlere göre kontrol ediyor?
Kamu kaynağının her kuruşu için bu soruların cevabı verilmelidir.
#İstanbul #Kamuİhaleleri #KamuKaynağı #MilliEğitim
Örneğin;
Bir ilçede özel eğitim öğrencilerinin taşınması için yapılan ihale teknik şartname veya ihale dokümanındaki gerekçelerle iptal ediliyor. Ardından aynı hizmetin devamı için farklı bir ihale yöntemi uygulanıyor ve yine aynı firmalar gündeme geliyor.
İşte tam da burada soruyoruz:
İhale neden iptal edildi?
Sonrasında kim, hangi kriterle tercih edildi?
Fiyat ve rekabet nasıl belirlendi?
Bunların cevabı kamuoyuna açık ve şeffaf şekilde verilmelidir.
Çünkü konu yalnızca taşımacılık değil, kamu kaynağının nasıl kullanıldığıdır.
#İstanbul #Kamuİhaleleri #KamuKaynağı #MilliEğitim
Bu yıl özellikle üzerinde daha fazla durduğum bir konu var: İstanbul’da özel eğitim öğrencilerinin taşınması.
Mesleğim gereği bu sürecin içindeyim ve sahadaki sorunları yakından görüyorum.
Her yıl aynı ilçelerde ihalelerin iptal edilmesi, ardından aynı firmaların tercih edilmesi ve rekabetin nasıl sağlandığının belirsiz kalması artık sorgulanmalıdır.
Burada mesele bir firma değil; kamu kaynağı, şeffaflık, rekabet ve özel eğitim öğrencilerimizin hakkıdır.
Soruyoruz:
Her yıl aynı senaryo neden tekrarlanıyor?
#İstanbul #Kamuİhaleleri #KamuKaynağı #MilliEğitim
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) dünyaya teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili’miz mübarek olsun.
Bu mübarek gece gönüllerimize huzur, hanelerimize bereket, milletimize birlik, dünyamıza da barış getirsin.
Bizim ittifakımız gazilerimizledir.
Bizim ittifakımız şehit ailelerimizledir.
Bizim ittifakımız emekçiyledir, çalışanladır, esnafla, iş adamıyla, madenciyle, öğretmenle, doktorla, avukatla, emekliyle, asgari ücretliyle, çiftçiyle beraberdir.
Yani bizim ittifakımız; makamlarla, menfaatlerle, hesaplarla değil…
Bizim ittifakımız doğrudan Türk milletiyledir!🇹🇷
#AnahtarParti
SAYIN MEHMET ŞİMŞEK, 484 MİLYAR TL TASARRUF NEREDEN SAĞLANDI?
2024-2025 döneminde kamuda 484 milyar TL tasarruf sağlandığını söylüyorsunuz.
Peki nereden?
Hangi bakanlık ne kadar tasarruf etti?
Makam araçlarından ne kadar?
Kiralanan binalardan ne kadar?
Temsil ve ağırlama giderlerinden ne kadar?
Lüks ve gereksiz harcamalardan ne kadar?
Mal ve hizmet alımlarından ne kadar?
Yatırım harcamalarından ne kadar?
Vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerden ne kadar?
Daha önemlisi; bu 484 milyar TL gerçekten israfın önlenmesiyle mi sağlandı, yoksa kullanılmayan ödenekler ve ertelenen yatırımlar da tasarruf hesabına mı dahil edildi?
Kamuda tasarruf, vatandaşın ihtiyacından kısmak değildir.
Tasarruf; israfı, lüksü ve gereksiz harcamaları ortadan kaldırmaktır.
O hâlde 484 milyar TL’nin hesabını kalem kalem açıklayın.
Milletimiz de görsün:
Gerçekten israftan mı tasarruf edildi, yoksa vatandaşın ihtiyaçları ve yatırımlar mı ertelendi?
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, yarın düzenleyeceği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunacak ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayacaktır.
🗓️ 20 Ağustos Perşembe
⏰ 12.00
📍 Anahtar Parti Genel Merkezi
Basın toplantısını aşağıdaki resmi hesaplarımızdan canlı olarak takip edebilirsiniz.
X: https://t.co/KU5lzwo4E1
Facebook: https://t.co/hXFxiAl2k1
YouTube: https://t.co/l5N9ruZkmi
Rakamlara bakınca son bütçe açığı rekor kırıyor, her yıl tam 2,7 trilyon lira sadece faize gidiyor. Evine 2 asgari ücret giren ailenin geliri yoksulluk sınırının yarısına bile ulaşmıyor, emekli ise zaten açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Emekliye gelince "kasa boş" deniyor ama bütçeyi borçla kapatıp devasa faiz ödüyoruz. Yani üretimi, halkı değil faizi ve israfı mı fonlamaya başladık? Bana çok tuhaf geldi neden faize bu kadar fazla para ödüyoruz? #BuDahaBaşlangıç #anahtaragel #yavuzağıralioğlu
öcalan kürdede düşmandır.
Türkmene’de düşmandır.
İstiyoruz ki artık Kürtler ses yükseltsinler.
Desinlerki ‘ öcalan Bizim Kapımızın İTİ değildir’
Yavuz Ağıralioğlu
Anahtar Parti Genel Başkanı
#AnahtarParti#YavuzAğıralioğlu
“Bir yolun ne kadar kıymetli olduğu, o yola musallat olan haramilerden bellidir.”
Yavuz başkanın bu sözü aklımdan çıkmıyor.
Yolumuzdan rahatsız olanların, önümüze engel koymaya çalışanların ve bizi hedef alanların varlığı; doğru yerde yürüdüğümüzün göstergesidir.
Biz yolumuzdan değil, milletimizin emanetinden güç alıyoruz.
Yolumuz uzun, mücadelemiz çetin; ama istikametimiz nettir.
Doğru yoldaysak, haramilerin çokluğundan korkmayız.
Çünkü biz bu yola makam için değil, Türk milleti için çıktık.
#AnahtarParti
#YavuzAğıralioğlu
Ya Referandum Ya Erken Seçim!
Eli kanlı terör örgüt üyeleriyle asla yol yürümeyeceğimizi, tarafımızın her zaman şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve yüce Türk milleti olduğunu gür bir sesle vurguluyor; "Pişman değiliz" diyen teröristleri affetmediğimizi ve Terörsüz Türkiye yasasına "imzalayanlar yargılanamaz" maddesi koyarak sorumluluktan kaçmaya çalışan anlayışı kabul etmediğimizi bir kez daha ilan ediyoruz! Siz affedemezsiniz referanduma gidin !
@yavuzagiraliog #tarafsız #PKKTHEEND #yüzümüzümilletedönelim #yazıklar