Değerli arkadaşlar, bu konu çok önemli.
Hapisteki öğrencilerin psikolojisi bozulmuş durumda. İntihar etmeyi düşünenler var.
Onları sesini duyurmak zorundayız.
Aile Bakanı Mahinur Göktaş, 26 yaşında Belçika Parlamentosu'na seçildikten sonra Zaman gazetesinin hafta sonu ekine bayıla bayıla röportaj vermişti. Şimdi KHK'lı ailelerin çocuklarına bile 'terörist' demeye utanmıyor. Rabbim gelsin hakkınızdan.
Siz geri zekalı mısınız?! Furkan Bölükbaşı iktidar yalakası seviyesiz bir cahil. Ona sallarken iktidarın nefret söylemini kullanarak “f.töcü” demeniz kendinizi iktidardan gelebilecek baskıya karşı sigortalama çabası mı yoksa bu ülkede dindar kimliğiyle yetişmiş insanlara olan nefretiniz mi?!
Dün “ben f.töcü” değilim diyerek Hocaefendi’ye küfür eden alçağı bugün muterizler savunmaya geçmiş. Sezgin de bir videoyla destek olmuş.
Sezgin’in sıradan bir anadolu esnafı dediği masum sosisçi👇
Nasıl başacaksın @OzlemGurses‼️
Bi defa bile hapse düşen hamile, emzikli kadınları ağzına almadın
Boğaziçi'ndeki çocuklar için ağladın KHK'lı çocuklarını görmedin
@timursoykan "f*töcüler yok edilmeliydi" derken sırıtıyordun
Ülkeyi kimle kuracak
ne başaracaksın❓
‼️İki yüzlü
We Are Here in Strasbourg Demanding ‘Justice for All’ Amid Turkey’s Ongoing Rights Violations and Council of Europe’s Silence
We are here in Strasbourg today, joining thousands of fellow Turkish expatriates in the fourth annual demonstration in front of the Council of Europe (CoE) and the European Court of Human Rights (ECtHR). Our message is clear: we demand urgent action from European institutions against the ongoing and escalating human rights violations in Turkey.
Just as we gathered in 2022, 2023, and 2024, we stand once again in front of the ECtHR alongside victims of the massive purges launched by the Turkish government after the failed coup attempt in 2016. Together with activists, human rights defenders, and members of the European Parliament, we are calling for accountability, justice, and an end to the silence in the face of these grave injustices.
Gökhan Bacık’ın yazdığı gibi Devlet ile Cemaat barışabilir mi?
Bu mümkün ve muhtemel midir?
Bunun önündeki engeller nelerdir?
Devlet/Erdoğan Rejimi öncelikle ne yapmalıdır?
Hizmet Hareketi mazlumların kurtarılmasına yöneli ne gibi tavizler verebilir?
https://t.co/6YaB4VHpZE
Başörtüsü istismarıyla iktidara gelenler, Cumhuriyet tarihine en fazla başörtülüleri hapse atanlar olarak geçti. Kör gözler ise bu zulmü görmüyor, duymuyor!
CadıAvında 222Genç
SÜMEYRA’NIN EPİLEPSİ NÖBETİ GEÇİRDİĞİ GÖRÜNTÜLER
YER: Bolu 50. Yıl Ortaokulu, Şubat 2024
Babası:
“Kızım Sümeyra’nın kriz geçirdiği görüntüleri, Özlem Zengin dahil tüm vekillere gönderdim, ilgilenmediler”
HasretÇiftçiye AcilTahliye @adalet_bakanlik
https://t.co/pLGRigKvri
İHD verilerine göre Türkiye cezaevlerinde en az 81 mahpusun öldüğü, 604’ü ağır olmak üzere 1.605 hastanın yaşam mücadelesi verdiği bildiriliyor.
Onlardan biri olan Öğretmen Şükrü Ayazlı, 11 aydır İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’nde tutuluyor.
@MSTanrikulu
ŞükrüAyazlıya YaşamHakkı
17-25 soruşturmasını yürüten Emniyet Müdürü Yakup Saygılı,
STV yöneticisi Hidayet Karaca 11 yıldır;
HDP lideri Selahattin Demirtaş,
milletvekili İlhan İşbilen,
iş insanı Memduh Boydak 9 yıldır hapiste;
Zaman gazetesi 9 yıldır kapalı.
Yağmur değil, ülke çoktan faşist sel altında!
Ankara’da Yapacağımız Dini Konferansa Yapılan Engellemeler Hakkında Açıklama
Ankara’da 26 Ocak Pazar günü gerçekleştireceğimiz “Miraç ve Namaz” konulu konferans için duyuru çalışmalarını sürdüren arkadaşlarımız günlerdir Emniyetin baskısı altındadır. Ankara Büyükşehir Belediyesine ve birçok ilçe belediyesine duyuru brandalarımızı toplatamayınca duyuru için şehrin uygun yerlerine asılan brandalarımızın bir kısmı Emniyet tarafından kanunsuzca toplanmıştır. Bunun üzerine arkadaşlarımızdan bazıları uygun yerlerde brandaları ellerinde tutmak zorunda kalmışlardır. Ulus’ta brandaları ellerinde tutan 4-5 arkadaşımıza polis şiddetle müdahale etmiş, bunu duyan 30 kadar arkadaşımız da olay yerine giderek ne olduğunu anlamaya çalışırken birçoğu polisler tarafından darp edilmiş, 2’si bayan, 2’si çocuk toplam 34 kişi kanunsuzca gözaltına alınmış ve bazılarına ters kelepçe takılmıştır.
Ankara Emniyeti yaptığı açıklamada “Ulus Atatürk Anıtı önünde yasa dışı eylem yapan gruba dağılmaları yönünde gerekli ikaz ve uyarılar yapılmıştır. Uyarılara rağmen grubun dağılmaması üzerine kademeli müdahalede bulunulmuş ve (34) gösterici gözaltına alınmıştır. Müdahale esnasında yaşanan olaylarla ilgili olarak da görevli personel hakkında soruşturma başlatılmıştır.” denilmektedir. Görevli personel hakkında soruşturma başlatılması iyi olmuşsa da ancak yapılan açıklamanın ilk kısmı gerçeği yansıtmamaktadır.
Atatürk Anıtı önünde yasa dışı eylem yapan bir grup yoktur. Sadece dini bir konferansın duyurusunu yapmaya çalışan, bunun için elinde konferans brandasını tutan 4-5 kişi vardır. Ankara Emniyetinden bazı görevliler bu kimselere orantısız güç kullanmış hatta 2 bayanı bile zalimce darp etmiş ve elindeki telefonu zorla almaya çalışmıştır. Çünkü yaptıkları zulmün duyulmasından korkmakta ve telefonu alıp zulüm görüntülerini silmek istemektedirler.
Üç hafta önce yılbaşı için yapılan bütün etkinliklere ve İslam’a aykırı konserlere izin verip üç aylara girdiğimiz bugünlerde İslami bir konferansın duyurusunun yapılmasına engel olunmasını şiddetle kınıyorum.
Yıllardır farklı il ve ilçelerde konferanslar düzenliyoruz. Her birinde salonlar doluyor, taşıyor ve insanlar dışarıda kalmayı göze alarak konferansa katılım sağlıyor! Bu durum, bazı idarecileri ve İslam düşmanlarını rahatsız ediyor. Bu ülkede herkes biliyor ki; Peygamberimizin mücadelesinin, namazın ve miracın konuşulacağı bir programdan ancak ve ancak İslam düşmanları rahatsız olur!
Arkadaşlarımız bu baskı ve zorbalıktan dolayı astıkları brandaları koruyabilmek için şehir merkezinde brandaları elleriyle tutmakta ve astıkları brandalar için gece-gündüz branda nöbeti tutmaktadır. Bu nöbet tarihe “Branda Nöbeti” olarak geçmektedir. Daha önce de ifade ettiğim gibi bu bizim için şeref, bu zulmü yapanlar için de utançtır! Duyuru çalışmaları meşru olduğu halde branda başında nöbet tutulduğu nerede görülmüştür?
Yapılan bu zulümlerin ve engellemelerin gerçek sebebi, bizim bazı konularda Hükümeti eleştirmemiz ve “Allah'ın dünyasında, Allah'ın dediği olmalı” dememizdir. Hükümet, eleştirilerden; İslam düşmanları ise tevhidi anlatmamızdan ve “Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olmalı” dememizden rahatsız olmaktadır.
Zalimler ne kadar zulmederlerse zulmetsinler Peygamberimizin davası olan tevhidi anlatmaya ve “Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği olmalı!” demeye devam edeceğiz. Bu engellemelerle sesimizi kısmaya çalışanlar bilmelidirler ki zulüm, kısmak istediği sesi naraya dönüştürür. Öyle de oldu. Furkan Hareketinin sesi Türkiye’de yankılanmaya başladı.
Yapılan engelleme ve baskılar, yönetimin ne kadar baskıcı olduğunu gözler önüne sermekten başka bir işe yaramamaktadır. Bu zulümler bize sabrı, mücadeleyi, cesareti öğretmekte, Allah’ın rahmetine mazhar kılmakta aynı zamanda ehl-i vicdan insanların sevgisini kazandırmaktadır. O halde kaybımız yok, kârımız ise çoktur.
DiniKonferansa DarpveGözaltı
Maarif Kirgizistan'da Hizmet Hareketinden çaldiği okulda
Kirgiz velinin sorusuyla HEM REZIL, HEM DE HIRSIZ olduklarını gördü.
Kirgiz veli
Maarife ait dünyadaki 450 okulun kaçini siz, kaçı gasp diye sordu.
Ve gülüşmeler
Hirsiz olduklarini herkes biliyor
NE TALİHSİZ BİR ÜLKE
Yaklaşık 50.000 insanı öldürten gerçek silahlı terör örgütü liderinin ve militanlarının hapisten çıkartılmalarını anlayabiliyor!
Ama suç teşkil etmeyen eylemleri nedeniyle hapis yatan insanların çıkmalarını anlamayabiliyor!.
@cuneytozdemir