Ayşe Çelik denen bu sözde öğretmenin acilen görevinden alınmasını istiyoruz. Milli eğitim bakanlığı görene kadar herkesten rt yapıp,bakanlığı etiketlemesini rica ediyorum.
Dicle Üniversitesi'nde Türk halkının vergileriyle öğrenim gören teröristler PKK'nın saç örme eylemine katıldı.
Hepsinin yüzü açık, hepsinin okulla ve yurtla ilişkisi kesilmelidir!
Vergilerimizle terörist okutmak istemiyoruz!
Şanlıurfalı bir çiftçi, iki gün rapor alan işçiye dahi tek kuruş ödenmezken, 75 gün tatile giren ve 250.000 TL maaş alan milletvekillerinin bu durumuna "sorsan hepsi Hz. Ömer" diyerek tepki gösteriyor.
NUTUK !
Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı ve mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi. ⤵️
Kurtuluş Savaşının dönüm noktalarından, tarihe "Türk'ün Zaferi" diye geçen #SakaryaMeydanMuharebesi zaferle sonuçlandı.
Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır.
Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz.
İşte; büyük zaferin anahtarı, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın bu tarihi sözlerinde saklıydı.
#MustafaKemalAtatürk
#SakaryaZaferi104Yaşında
12 EYLÜL NEDİR, NE YAPMIŞTIR !?
1980 yılı Türkiye için, ekonomi ve siyaset başta olmak üzere, toplumsal yaşamın her alanında büyük bir çöküşün yaşandığı bir kırılma yılıdır.
1980’den söz edilince herkesin aklına doğal ve haklı olarak, silahlı bir hareket yani darbe gelir.
Bu, olayın gerçek boyutunu ortaya koymayan eksik bir yaklaşımdır.
12 Eylül sabahı uygulamaya sokulan eylem, sanıldığı ya da uygulayıcılarının söylediği gibi; yalnızca ‘terör olaylarının’ zorunlu kıldığı bir sonuç değildir.
Ülkeyi küresel isteklere sınırsızca açarak, ulus-devlet varlığını ortadan kaldırmaya yönelen dış kaynaklı bir tasarımdır.
12 Eylül’le gerçek darbe; Türkiye’nin ekonomisine, siyasetine, aydınlarına ve anlamını Atatürkçülükte bulan ulusal bağımsızlık geleneklerine yapılmıştır.
Darbe’nin başlangıcını, 12 Eylül’den değil, 24 Ocak 1980’den başlatmak yanlış olmaz. 12 Eylül, darbenin askeri ayağıdır.
12 Eylül’le başlayan ekonomik uygulamalar, ulusal pazarı küresel sermayenin kullanımına tümüyle açan süreci başlattı.
Silahla kazanılan ve tarihin her döneminde her ülkede gerektiğinde silahla korunan ulusal haklar, küreselleşme ya da serbest ticaret adına ve hemen hiçbir sınır konmadan yabancılara devredildi.
Türkiye, Osmanlı’nın son döneminde olduğu gibi bir açık pazar, bir yarı-sömürge durumuna getirildi.
Temelinde Kurtuluş Savaşı bulunan ulusal bağımsızlık, savaşsız ve çatışmasız bir biçimde yitirildi.
Türkiye, silah gücüyle değil, ekonomi ve siyaset yoluyla egemenlik altına alınarak, silahlı işgalin yapacağı hemen tüm işler, işbirlikçiler aracılığıyla ‘barış içinde’ gerçekleştirildi. Türkiye gizli işgal olgusuyla karşı karşıya kaldı.
Metin Aydoğan anısına saygıyla.🙏
https://t.co/6ys6LfxdqF...
#18Mart1915'te emperyalizmle askeri ve tam bağımsızlık mücadele Çanakkale'de başlar.
Kurtuluş Savaşı'nın çeşitli safhalariyla azim ve kararlılıkla devam ederek;
#26Agustos1922BüyükTaarruz ile zirve yaparak,
#9Eylül1922İzmirinKurtulusu, yola; Anadolu'yu işgal hayalleri Ege deniz.
Dünyada; ırk, din,renk, dil ve mezhep yarışmasının olmadığı, kan, göz yaşı ve barut kokusunun olmadığı;
Sevginin, kardeşliğin Egemen olduğu;
Dünya kaynaklarının adil bir şekilde paylaşıldığı bir dünya dileğiyle;
#1DünyaBarışGünüKutluOlsun
26 AĞUSTOS; KOCATEPE’DEN AFYON’A !
25 Ağustos akşamı, Anadolu’nun dış dünyayla haberleşmesini tümüyle kesti.
Karargahını Şuhut yakınlarındaki dağlık bölgeye, oradan Kocatepe arkasındaki bir tepeye taşıdı.
26 Ağustos sabahı, gün doğumuna bir saat kala, savaşı yöneteceği Kocatepe’ye geldi. Kurtuluşun ve uluslararası saygınlığın, göstermelik barış görüşmelerinden, siyasi ödünlerden değil, savaş meydanlarından geçtiğini biliyordu. “Ülkemizdeki düşmanı silah gücüyle çıkarmadıkça, ulusal gücümüzün buna yeterli olduğunu eylemsel olarak göstermedikçe, siyasi alanda umuda kapılmanın yeri yoktur... Güçten ve yetenekten yoksun olanlara değer verilmez. İnsanlık, adalet ve mertlik gereklerini; bu niteliklerin kendilerinde bulunduğunu gösterenler isteyebilir” diyordu.
https://t.co/GAXEB99yYH...
Metin Aydoğan
Nüfusunun %97’si Müslüman olan Tacikistan, başörtüsünü ülke genelinde yasakladı.!!
Tacikistan hükümeti şu açıklamayı yaptı:
"Başörtüsü, yabancı bir kültür ve kültürel bir istiladır. Bu ülkedeki kadınlar özgürdür ve saçlarını örtmezler!"
Tebrik ediyoruz. Umulur, bizde özümüze geri döneriz.
@AgdasZuhal Mutluluk, acı ve hüzün doğanın canlılara bahşettiği bir lütuftur.
Bu tezat kavramlar et ve tırnak gibi birbirine yapışıktır.
Tüm dünyada sınıf farkının olmadığı; insanı, vicdani ve ahlâkî değerlerin yükseldiği;
Akıl, bilimin ve sağ duyu un egemen olduğu mutlu ve huzurlu yıllar d.