Sayın @bekir_kaplan, bugün Muğla/Milas ilçesinde ilçeye yeni atanan öğretmen eşimle kiraladığımız eve elektrik aboneliği açmaya gittik ve Aydem perakende firması ikametgahım başka ilde olduğu için bana eski abonenin yüksek fiyatlı tarifesinden abonelik başlatmaya çalıştı.
kaldım. Bu şekilde mağdur edilen günde 5-6 vatandaş olduğu nüfus müdürlüğü çalışanları tarafından da söylendi. Vatandaşın aldığı hizmetin hem erişilebilir hemde kaliteli olması amacıyla özelleştirilen bir hizmeti vatandaşı mağdur ederek sunmaya çalışan bu firma ile ilgilenebilir
Birçok kişi, profilinde “hukukçu” yazanlar dahil bu görüntüyü memurların vicdansızlığı, sadistliği gibi duygularla açıklamış. ÖSYM sınavlarında (bu son sınavda da) görev almış birisi olarak söylüyorum, dakika dakika hangi işlemlerin yapılacağı bellidir. Tüm Türkiye’de herkes aynı anda sınava alınır, herkese aynı anda kitapçık dağıtılır, herkes sınava aynı anda başlar. Memuruna göre esneyen, inisiyatife bırakılan bir durum varsa ortada kuraldan ve nizamdan söz edilemez. Birisi 10 saniye gecikeni alır, diğeri 5 dakika. Hayır. Sorumluluk sahibi olan bir kişi, kaza bela gibi durumları ayrı tutarsak, vakitlice gelip o kapıda bekleyecek ve yüzbinlerce kişinin başarabildiği gibi sınava vaktinde girecek.
Eski Bakanlardan birisi 2012 yılında "Vatandaş haksız bile olsa sizi üzerim" demişti öğretmene. "Benim velimi üzeni üzerim" demişti.
O gün bir kırılımdı. Sonrasında Alo Mebim uygulaması. Sonrasında öğretmeni veliye puanlatacağızlarla öğretmenin ne itibarı ne etkisi ne de yetkisi kaldı.
Zaten ardı da kesilmedi. Öğretmeni sözleşmeli yaptılar toplantılarda alenen bakın siz sözleşmelisiniz ha diye parmak salladılar.
Benim çocuğuma bağıramaz şikayetleri ile ceza alan öğretmenler, sınıfta yüksek sesli konuşuyor çocuğun psikolojisi bozuldularla soruşturmadan soruşturmaya geçen öğretmenler...
Bu bir süreçti muhakkak sonuçları olacaktı. Eğitim camiasının, bizlerin yapmayın etmeyin dediği şeylerin sonucu ile yüzleşiyoruz.
Bir daha böyle acılar yaşamayalım istiyoruz. Çocuklar tekrar çocuk olsun öğretmenler de öğretmen. Bunu istiyoruz.
Yetiş akbaba kardeşim, yetiş!
Aman daha bedenler soğumadan sen de yetiş! Bedava sermaye gözünün önünde gidiyor, yetiş!
Diziler suçlu, oyunlar suçlu, benim sevmediğim adamlar suçlu. Şunu yasaklayın bunu tutuklayın, aman afilli sözlerimi kaçırmayın. Favlar, rt'ler ve alkışlar sonunda 48 saatte unutulacak çocuklar.
Bir bakmışsın şimdi okula gitmekten korkan çocukla öğretmenin haklı korkusu, ünlülerin çetelesini tutan magazin sayfasının, twitter'da adalet dağıtan futbol tayfanın, üç beş sosyal medya şaklabanının sermayesi olmuş. Yetiştin mi?
Oğlum bu medyada - ama sosyal ama ana akım - yüzde doksanı için ölünüzün ya da dirinizin beş kuruş değeri yok, bunu bilin. Bunlara göre ölseniz kullanılacak ahval, yaşarken kullanışlı aptalsınız.
Garibanlar bir de laf anlatmaya çalışıyor "O öyle değil! Yanlış bilgi!" diye. Yahu sence önemi var mı? Onun kafasında çark çok basit dönüyor, empati boşa yer kaplıyor. Çıkarılması gereken bir yasa vardı, bu da iyi denk geldi kaçırmamak lazım. Gir oğlum altyazıyı mevlüt, gir VTR'de PUBG'yi! "Abi burnun kanıyor!" Ha bir saniye.
Ne demiştik?
Genç nesil neden böyle oldu? Dizi mi, film mi, oyun mu?
Ona şimdi geliriz de - senin kuşağın baldızına tecavüz etmeyi, adam öldürüp ceset kaldırmasını, 80'de birbirini, 90'da milleti vurmasını nerden gördü? Hangi filmden diziden gördü? Yoksa canlı canlı çatışmadan yayın yapan Reha Muhtar'dan mı izledin, canlı yayında kadın dövme tutorialı yapan İbo'dan mı?
Dizi film mi? Ulan senin etik kuralları sorgulayan, ciddi ciddi suç-dramı içeren bir tane işin var mı? Bıraktın mı? Belki de bırakmalıydın? Kırmızı Çizgisi olmayan, iyi adam olmayan bir tane "mafya" karakter mi var? Zaten kamu spotu senin TV!
Ne yani şimdi Çağatay Ulusoy'un sikindirik dizisinde silah sıkılınca şiddet eşiği aşılmadı mı? Benim oğlan bundan etkilenmedi mi?
Bak eşek kardeşim, senin oğlan Çağatay Ulusoy'a götüyle gülüyordur. Çünkü bu ülkede 2013'lerden sonra bir nesil İŞİD infaz Videoları, kafa kesen Meksiksa Kartelleri Videolarıyla büyüdü, kare kare ezberledi. Yakılan iki askerin videosunu nokta nokta bir nesil tekrar tekrar izledi. Ben eşek kadar adamım, o Suriye İç Savaş döneminde bir öğrenci grubuna "ne bu ne izliyorsunuz?" dediğimde bana gülerek tankla üzerinden geçilen bir adamın infaz videosunu izlettiler. Onlar için normaldi bile, ben 1 ay yemek yiyemedim. 10 yıl oldu hala aklıma gelir. Ne dizisi dangalak, ne anlatıyorsun sen? Medya hiç bu kadar oto sansürlü olmadı! O yüzden her eski kesitte şoke oluyorsun, bu zamanında nasıl yayınlandı diye!
Sen 90'larda nasıl travmatize olmuşsan kendine bir hayal dünyası yaratmışsın, bir nesil de onda büyüsün istiyorsun ama o kadar ilgisiz ve isteksizsin ki, onu da başkaları üstlensin istiyorsun.
Benim oğlan neden senin diziyi izliyor, hesap ver!
Bilmem abi, gerçekten mesela neden? İzliyor ve de etkilenecek kafa yapısına nasıl sahip oluyor? Bu çocuğun hiç mi rol modeli yok da benim kurgusal karakterimi rol model al��yor? Yani diyorum ki yavşak herif, bu çocuk buraya gelene kadar sen neredeydin anası babası olarak?
Ne oldu sustun? Tabletlerle büyütülen bebekler yetişkin mi oldu? Yoksa ne yapacağını mı bilmiyorsun? Bunca yıl yarış atı gibi davrandığın çocuğuna, şimdi fakire sadaka verir gibi sahte ilgi alaka mı vereceksin, kontrol etmek için? Bu daha da beter, daha da iğrenç.
Okul katliamcılarının hepsi insanlıktan nefret eden, ömürleri boyunca sevilmemekten bahseden tipler. Ortak özellik. Orada hiç dizi film yok. Senin suni baskı ve kontrol girişimlerin sevgi gösterisi değil, çocuğun da bunu ayırt edecek zekada. E unutma, senin yaşındayken şöyle ederdim yapardım diyorsun ya? Oradan yola çık, kafası nelere basıyor.
Dizilerde değil; Aynı sofrada oturmayan aileler, kentsel dönüşümle ölen mahalleler, hal hatır sormayan büyükler, akran zorbalığı, güzellik idealleri, gelecek kaygısında, daha kafada kendisi çocukken ebeveyn olanlarda arayacaksın.
Yasaklarmış. Sorun sence şiddet nasıl uygulanabilir görmesi mi, şiddet uygulayacak birisi olması mı?
Günümüzde öğretmenlik ciddi bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden 'öğretmek' eylemini gerçekleştiren bu meslek günümüzde artık entegresyon, oyalama, uyum sağlama, bakımını görme gibi süreçleri yönetmekten öte pek de bir şey yapamıyor.
Tüm bunların üstüne şımarık, ahlaksız ve gösteriş budalası velilerin eğitim sürecini lüks bir alışveriş ve ego tatmini olarak görmeleri sebebiyle, eğitimle ilgili gerçekçi çözümler üretmek de imkansız hale geliyor.
Herkesin çocuğu o kadar değerli ki, sanırsın her evde bir dâhi zuhur ediyor ve yeryüzü onun sayesinde aydınlanacak. Saçma sapan teorilerle ilgi çekmeye çalışan yeni nesil pedagogları televizyondan ve sosyal medyadan takip eden ne oldum delisi modern dönem cahili ebeveynler, eğitimi eğitimciye bırakmıyor, siparişler yağdırıp hem çocuğunu hem eğitim sistemini mahvediyor.
İdealist davranan öğretmenler birilerinin konforunu bozunca hemen Cimer'e, Meb'e şikayet ediliyor ve huzuru kaçırılıyor. Zaten ekmek derdinde olan öğretmen, başım ağrımasın diye, geleni gideni pışpışlıyor, suya sabuna dokunma cesareti gösteremiyor.
Eğitim sisteminde velinin, öğrencinin ve sistemin yanlışlarının katkısıyla, müfredatın işlenebilirliği ve genel öğrenci kitlesine aktarılabilirliği kalmamışken, mecburen müfredat hafifletilmesi gerekiyor, ama gerçek sorunlardan bihaber kendini akıllı sanan bazı kesimler de, bunu muhalefet yapmak için bir bahaneye çevirip, gerçek hiçbir soruna parmak basamadan yaygara yapmak gibi absürt bir yaklaşım sergiliyor.
Velhasıl, eğitim işi zor iş ve gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor...
Bugüne kadar istisnasız yeni trafik yasası ile ilgili bütün hususları destekledim...
Hız, şerit ihlali, Subwooferlar, hepsinin de çok doğru işlemler olduğuna inanıyorum ama burada büyük bir yanlış, kafa karışıklığı ve vatandaşı ezme var...
Benim aracımda televizyon boyutu ile kapışacak ekranlar mevcut bir de üstüne ön cama navigasyon dahil yansıtabiliyorum, e vatandaşın bir araca bu kadar para verecek imkanı yok o da küçük bir ekran taktırmış bunu da görüş hizasına değil teyp yerine taktırmış ve navigasyon, geri görüş kamerası gibi özellikler kullanıyor ise bu insanları ezmenin de bir manası yok...
Zaten adamın derdi youtube ise açar telefonu takar tutacağa Netflix izleye izleye gider piyasadaki tüm double din teyplerden de güçlü olur kesintisiz izleme imkanı olur...
Bu işte bir netlik lazım görüş alanını kapatan sistemler mi yasak herşey mi yasak...
Bu bizim yerli ve milli aracımız TOGG. Görüleceği üzere multimedya, navigasyon, geri görüş ve güvenlik kameraları içeren birçok ekran var.
Sonradan yapılan Multimedya Sistemleri ile ilgili olarak, “Sürücünün dikkatini dağıtmamak ve bütün dikkatini yola vermesini sağlamak” amacıyla yasaklama ve bir takım cezalar öngörülmektedir.
Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde, Yeni araba almaya bütçesi olmayan vatandaşlarımızın Geri görüş kamerası, navigasyon vb. İhtiyaçlarla “sürüşünü kolaylaştırmak” amacıyla yaptırdığı ekranların bu kapsamda yasak olarak görülmesi doğru değildir.
Lüks araç sınıflarında, aracın içerisinde bir çok teknolojik detay, ekran, multimedya kullanılırken ve bu durum bir kabahat oluşturmuyorken; vatandaşımızın eski aracına hayatını kolaylaştırmak için yaptığı eklentilerden kabahat çıkartmak doğru değildir.
Bu uygulama bir sınıf ayrımı oluşturmakta, toplum nezdindeki adalet duygusuna zarar vermektedir. Bu sebeple de alınan kararlar yeniden gözden geçirilmeli, ilgili hatadan dönülmelidir.
''MEB'den Öğretmen ve Çalışanlar İçin Önemli, Yerinde ve Hatta Geç Kalmış Bir Adım''
Son dönemde CİMER başvurularının, bazı veliler tarafından öğretmenleri baskı altına almak ve yıpratmak amacıyla kullanıldığına uzun süredir sahadan dikkat çekiyorduk.
Bu konu hakkında çok önemli bir adım geldi.
Öğretmenleri kötü niyetle, asılsız iddialarla ya da sırf uğraştırmak amacıyla CİMER üzerinden şikayet eden kişiler hakkında adli süreç başlatılacağı bildirildi.
Çok yerinde bir adım oldu. Cimer artık sopa aracı olarak kullanılamayacak.
@tcmeb