Milyonlarca liranın döndüğü fonlarda manipülasyon iddiaları, paradan para kazananlar, büyüyen servetler…
Öte yanda okulunda temiz tuvalet bulamayan, musluktan güvenle su içemeyen, bir öğün sağlıklı yemeğe muhtaç çocuklar…
Artık susma zamanı değil.
Kamu kaynaklarının kimlere, hangi mekanizmalarla ve hangi gerekçelerle aktarıldığı açıklanmalıdır. Bu ülkenin çocukları yoksunlukla sınanırken, kamu parasının etrafında dönen her şaibeli ilişkinin üzerine gidilmeli; şeffaflık, denetim ve hesap verme siyasetin ertelenemez konusu yapılmalıdır.
Sayın Genel Başkanımızın beklentisini bir kez daha yineliyoruz.
"Vurgunu yapan çetelerin arkasındaki siyasi ve bürokratik gücün ortaya çıkarılmasını" bekliyoruz.
Türkiye’nin huzurunu, birliğini ve kardeşliğini bozmak isteyen bölücü küresel yapılar şunu iyi bilmelidir:
Türk baharı hayali kuranlara, Türk milletinin birlik ve beraberliği karşısında zemheri kışı yaşatacak olan; bu milletin ortak iradesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kararlılığı ve sarsılmaz kardeşliğimizdir.
Türk milleti; içerisinde barındırdığı bütün evlatlarıyla, bütün kültürleriyle, bütün dilleriyle ve bütün renkleriyle ayrılmaz bir bütündür. Farklılıklarımız ayrışmanın değil, ortak vatanımızın zenginliğidir.
Bizim için tartışılmaz olan; üniter devlet yapımız, Anayasa’nın ilk dört maddesi ve milletimizin sarsılmaz, bölünmez kardeşliğidir.
Bu süreç bir bölünme, parçalanma veya ayrışma süreci değil; tam tersine yaraları sarma, kardeşliği güçlendirme ve milletçe yeniden kenetlenme sürecidir.
Türkiye’nin önce bölgesel, ardından küresel bir güç olmasının yolu; kendi içinde kavga eden değil, kardeşliğini dünyaya ilan eden güçlü bir Türkiye’den geçmektedir.
Bizim milliyetçiliğimiz; milleti bölmek değil, milleti birleştirmektir.
Bizim vatanseverliğimiz; kardeşi kardeşe düşürmek değil, aynı bayrağın altında omuz omuza yürümektir.
Bizim ülkümüz; zayıf ve parçalanmış bir Türkiye değil, birliğini koruyan, demokrasisi güçlü, ekonomisi sağlam, itibarlı ve büyük bir Türkiye’dir.
Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz. Ancak ülkemizde yeni bir iç karışıklık, ayrışma ve çatışma zemini oluşturmaya çalışan bölücü küresel yapılara da asla geçit vermeyeceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun gereği bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil; sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz.
Çünkü biliyoruz:
Kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir.
Türkiye güçlenirse milletimiz kazanır.
Birlik varsa gelecek vardır.
Bu topraklar ayrılığın değil birliğin;düşmanlığın değil kardeşliğin yurdudur.
Sayın Özgür Özel’in açıklamalarını hayretle okudum.
Bugün ‘hastalıklı işler’, ‘sorunlu tutumlar’ diye tarif ettiği Cumhuriyet Halk Partisi’nde yıllarca Grup Başkanvekilliği, Grup Başkanlığı yaptı; son üç yıldır da Genel Başkanlık görevini yürüttü.
Eğer ortada bir hastalık varsa, bunun sorumluluğunu taşıyan isimlerinden biri de kendisidir. Bugün geçmişi suçlayarak kendisini o dönemin dışında göstermek, siyasi hafızayı yok saymaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi kişilerden büyüktür. Partinin emek veren kadrolarını töhmet altında bırakan ifadeler kimseye fayda sağlamaz. Siyasette esas olan, geçmişe çamur atmak değil; dünün de bugünün de sorumluluğunu taşıyabilmektir.
Siyaset, makam değiştirme değil; millete ve verilen söze sadakat meselesidir.
Bir partinin bayrağı altında seçime girip, o partinin örgütünün alın teri ve seçmeninin oylarıyla belediye başkanı seçildikten sonra başka bir siyasi partiye geçmek, siyasi etik açısından doğru değildir.
Mesele partiler değil, milletin iradesine duyulan saygıdır.
Eğer seçildiğiniz siyasi kimliği artık temsil etmiyorsanız, yapılması gereken bellidir: Yetkiyi yeniden milletin takdirine sunmaktır.
Demokrasi de, siyaset ahlakı da bunu gerektirir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek mücadele ettiğimiz siyasal çizginin temsilcisi olan AKP’ye geçen belediye başkanlarının sorumluluğu elbette vardır. Ancak ortaya çıkan tabloyu yalnızca onların tercihleri üzerinden değerlendirmek doğru değildir.
Yani, bu adayları belirleyen, bu belediye başkanlarını aday olarak belirleyen arkadaşlarımızın hiç mi suçu yoktur?
Aday belirleme süreçlerinde karar alan herkesin öz eleştiri yapması gerekir. Bu çok taraflı süreçte hiç kimse sorumluluktan kaçamaz.
İhanet eden, yalan söyleyen, iftira atan ve fitne çıkaran insanlar benim için yok hükmündedir. Güven bir kez kaybedildiğinde, benim nazarımda her şeyini kaybeder.
Üyelerimizden elinizi çekin!
Son günlerde CHP üyelerinin tek tek aranarak baskı altına alınmaya, istifaya zorlanmaya ve oluşuma katılmaya ikna edilmeye çalışıldığına dair çok sayıda bilgi geliyor.
CHP üyeleri baskıyla yön değiştirecek insanlar değildir. Her biri hür iradesiyle karar verecek olgunluğa, siyasi birikime ve demokrasi kültürüne sahiptir.
Linç kültürünü, mahalle baskısını ve örgütümüzü hedef alan bu anlayışı reddediyoruz.
Sizin derdiniz yeni bir parti kurmak değil; CHP’yi zayıflatmak. Kurmaya çalıştığınız “Yeni Parti” değil, CHP’nin eskisinin bir kopyasıdır.
CHP, Atatürk’ün kurduğu 103 yıllık çınardır. Kimse bu büyük çınarın üyelerine baskıyla yön veremez. CHP’liler kararını sandıkta, örgütte ve kendi vicdanıyla verir.
CHP’nin İstanbul’daki üye katılım töreni sonrası İl Başkanlığında #Kılıçdaroğlu ile sohbet etme fırsatı buldum, oldukça moralliydi… Gürsel Tekin önderliğinde üye katılım törenine katılımdan da oldukça memnundu…
#kılıçdaroğlu#gürseltekin@gurseltekin34@kilicdarogluk
Siz Kimin Figüranısınız?
Bugün gerçekleştirdiğimiz partimize katılım töreni kirli medyanın kimyasını bozdu.
Bugün açıklamış olduğum itirafçıların fotoğraflarını, itiraf belgelerini görmemek adına her zaman olduğu gibi yalan, yanlış, gerçek dışı ve iftira niteliğindeki haberlerinizle toplumu yanıltmak istemektesiniz.
Sadece bu açıklamayla kalmayacağım.
Pazartesi günü bu yalana ortak olan kirli medyanın tamamına karşı suç duyurusunda bulunacağım.
Partimizin Grup Başkanı seçilen Tekirdağ Milletvekilimiz Faik Öztrak, Başkanvekili görevine seçilen İzmir Milletvekillerimiz Sevda Erden Kılıç ve Rahmi Aşkın Türeli ile yedek Grup Başkanvekili olarak seçilen Balıkesir Milletvekilimiz Serkan Sarı'ya başarılar dilerim.
Bugün düzenlediğimiz basın toplantısında bir kez daha gördük ki, bazı çevreler gerçeği araştırmak yerine iftirayı büyütmeyi tercih ediyor.
Biz, ortaya atılan iddialara cevap vermekten kaçmadık. Aksine, kamuoyunun önüne çıktık; bildiklerimizi, elimizdeki bilgi ve belgeleri açıkça paylaştık. Sorusu olan herkese de kapımızın açık olduğunu söyledik. Çünkü bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok.
Ancak ne yazık ki, günlerdir manşet atanlar, sosyal medyada ahk��m kesenler, gerçekle yüzleşmek için aynı cesareti gösteremediler. Basın toplantısına gelip “Bu belge nedir?”, “Bu iddianın dayanağı nedir?” diye sormak yerine, uzaktan yorum yapmayı tercih ettiler. Gazetecilik peşin hüküm vermek değil, gerçeğin peşinden gitmektir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren insanların onurunu, emeğini ve iradesini kimsenin tartışma konusu yapmasına izin vermeyiz. Yıllarını bu partiye vermiş insanların inancını birkaç kirli senaryoyla gölgeleyemezsiniz. Bu partiye gelen herkes kendi iradesiyle gelir; ne korkuyla gelir ne de menfaat için.
Biz iftiralara teslim olmayacağız. Kim bu kirli kurgunun parçası olduysa, kim gerçekleri çarpıttıysa, hukuk önünde de milletin vicdanında da bunun hesabını verecektir.
Bu kirli senaryoyu ve bu alçak kumpası yargıya taşıdık. Kim planladı, kim organize etti, kimler buna ortak oldu; hukuk önünde tek tek ortaya çıkaracağız.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde başlayan arınmanın, bu vesileyle Türk siyasetinin de arınmasına öncülük edeceğine inanıyoruz. Hakikat er ya da geç kazanacak, bu kirli düzen ise mutlaka hesap verecektir.
Milletler Ligi şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyorum.
Azimleri, mücadeleleri ve takım ruhuyla ülkemize büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanları’nı ve teknik ekibimizi gönülden tebrik ediyorum.
Nice başarılara! 🇹🇷
Burhanettin Bulut,
Aziz İhsan Aktaş’la ilgili kamuoyunun gündemindeki sorular ortadayken, çıkıp başkalarına “iftiracı” demen kimseyi ikna etmiyor.
Sen önce Aziz İhsan Aktaş’la ilgili kamuoyunun cevap beklediği iddialara açıklık getir. Sonra başkalarına ahlak ve edep dersi vermeye kalk.
Belgeye cevap vermek yerine hamaset yapıyorsun. Gerçekler konuşuldukça öfkelenmek yerine, kamuoyunun sorularını cevapla.
Edep de, hesap verme sorumluluğu da herkese lazımdır.
Bugün gerçekleştirdiğimiz görkemli üye katılım törenine gölge düşürmeye çalışanları ve kirli medya üzerinden algı oluşturanları, yarın saat 12.00’de İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenleyeceğimiz basın toplantısına davet ediyorum.
Söyleyeceklerimizi kulaktan dolma bilgilerle değil, bizzat bizden dinleyin.