#SONDAKİKA | JANDARMA ERİ, İMAMOĞLU'NU MERDİVENDEN İTTİ!
👉 İBB davasında 47. gün...
Ekrem İmamoğlu "Tam yol ileri" diyerek aşağı inerken bir jandarma müdahalede bulundu. İmamoğlu, "Sen mi ittin, kim itti arkadan" diyerek bağırdı.
İmamoğlu, "Araba bozuktu derken de yalan konuştunuz şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz" diyerek tepki gösterdikten sonra jandarma erini, albaya şikayet etti.
İmamoğlu, "Beni arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler" dedi.
https://t.co/00kn4XwUo3
Bu tarihi görüntüyü kendim çektim.
İstanbul Örgütümüzle birlikte, sabahın ilk ışıklarından beri Meclis kapısında demokrasi nöbetindeyiz. İrade gaspına geçit vermeyen ilçe başkanlarımıza, tüm yürekli yol arkadaşlarımıza, İstanbul’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen halkımıza teşekkür ediyorum.
Demokrasi ve adalet mücadelesine omuz veren herkesi, saat 13.30’da Genel Başkanımız Özgür Özel’in yapacağı grup toplantısını bulundukları her yerden izlemeye davet ediyorum.
Halkımızın iktidarını hep birlikte kuracağız.
Ekrem İmamoğlu, Anadolu Adliyesi'ne getirilirken yaşadıklarının "tarihi bir zulüm ve işkence" olduğunu söyledi:
"Saat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım. 60 kilometre yol gittikten sonra araç durdu. Kaput açılıp kontrol edildi, daha sonra araç geri dönmeye başladı. Aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi. Ben de 'Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim
Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. 'Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin' dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler
Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur
Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım. Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum. Bu konuda avukatlarımla acilen görüşmek istiyorum. Bu bilinçli bir işkencedir
Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi. Tarafıma gerçeğe aykırı bilgi verildi"
İsmail yarın saat 14’te Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmasına çıkacak. Bir dakika dahi içerde kalmaması gereken bu saçmalıktan kurtulmasını umut sayacağız. İsmail, birimiz için değil hepimiz için mücadele etti. Onu yalnız bırakmayın!