Ahmed’e denildi ki: O (sorduğu adam sünnete) tâbi olmak istiyor, fakat her sözü (sünnete) uygun/isabetli değilse?
Ahmed dedi ki: Her şeyde isabet eden kimdir ki?!
Ebu Dâvud dedi ki: Ahmed’e dedim ki: Adamın biri bir mesele hakkında soruyor, onu sorabileceği bir kimseye yönlendireyim mi?
Dedi ki: Eğer öyle ise (evet), yani eğer yönlendirdiği kişi sünnete uyuyor ve sünnete göre fetva veriyorsa.
İbn Abbas radıyallahu anh dedi ki:
"Eğer vesveselerin/endişelerin korkusu olmasaydı, içinde ünsiyetin (kendisiyle yakınlık kuracağım kimsenin) bulunmadığı beldelere giderdim. İnsanı insanlardan başka ne ifsad eder ki?"
Kim kalbi ile bilir, dili ile ikrar eder, azaları ile amel eder, niyeti doğru olur ve sünnete uyarsa, tam bir (kâmil) imana sahip mü’min olur. Eğer bundan sonra bir günah işlerse, onun işi Allah'a kalmıştır; dilerse onu cezalandırır, dilerse bağışlar.
Ebu Sa’d el-Müezzin İsmail bin Ebu Salih Ahmed bin Abdu’l Melik en-Nisaburi eş-Şafii (h.532) dedi ki:
Mes'ud bin Nâsır el-Hafız’ın şöyle dediğini işittim: Mes’ud bin Ali el-Hâfız'ın şöyle dediğini işittim: Ebu Muḥammed Abdullah bin Ahmed es-Sirafi’nin şöyle dediğini işittim: ++
Kim kalbiyle bilir, diliyle ikrar eder, azaları ile amel eder, niyeti doğru olur, fakat sünnete uymazsa, Şevval ayında Ramazan orucunu tutan kimse gibidir.
Bana hadis okunurken sabırlı olmam ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem her zikredildiğinde onun için salât getirmem dışında bunu hakedecek bir amelimi bilmiyorum.
Sa’id bin Mansur dedi ki: Muhammed bin Yahya el-Kirmâni bana tahdis etti, dedi ki:
Birgün Ebu Ali İbn Şâzân’ın huzurundaydık, hiçbirimizin tanımadığı genç bir adam içeri girdi ve selam verdi. Sonra dedi ki: “Ebu Ali İbn Şâzân hanginiz?” (Ebu Şâzân’ı) ona işaret ettik,
bunun üzerine ona dedi ki: Ey Şeyh! Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i rüyamda gördüm, bana dedi ki: Ebu Ali İbn Şâzân’ı sor, onunla karşılaşırsan ona selamımı ilet. Sonra genç (oradan) ayrıldı. Bunun üzerine Ebu Ali ağladı ve dedi ki:
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in siyerini/hayatını nakledenler onlardır. Bunun üzerine ayaklarından sürüklenerek dar bir yere atıldı. Çok kalmadan vefat etti. Cenazesine sayısını yalnızca Allah azze ve celle’nin bildiği çok sayıda insan katıldı.
Ebû'l-Arab Muhammed et-Temîmi el-Mâlikî rahimehullah dedi ki: Bekr bana tahdis etti, dedi ki: Musa bin el-Hasan dedi ki: işittim ki:
Ebu Mushir El-Gassâni Bağdat’a getirildiğinde, Me’mun onu İshâk bin İbrahim’e gönderdi. Bişr el-Merisi, Sümame bin Eşras, Ali ed-Dari de
ilmiyle her şeyi kuşattığını inkar ederim.
İşte Kur'an bununla indirilmiş, ilim ve sıdk ehlinin Allah Rasulü’nden naklettikleri haberler de bununla gelmiştir. Eğer onlar naklettikleri şeylerden dolayı suçlanacaklarsa, Kur'an'dan dolayı da suçlanmalıdırlar; Çünkü Kur'an'ı ve