Maalesef Türkiye’de kendi devleti ve hükûmeti hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var.
Bunlar tüm misafirlerimizin ülkemizden sitayişle bahsetmesini içlerine sindiremiyor.
Öyle ki NATO Ankara Zirvesi’ne ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar.
Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.
Bir esnaf Sivas’ta yaptığı alışverişin ücretini ödemek isteyen Pakistanlı kadına:
Cihan harbinde Hilafeti korumak için bileziklerinizi satıp gönderdiniz, borcunuz yok biz size borçluyuz.
Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır!
İspanya Ulaştırma Bakanı Puente'den Netanyahu'ya:
▪️"Sana asla yaklaşmayacağız, seni soykırımc�� manyak. Bunu kalın kafana sok."
Diğer Avrupa devletleri gibi İsrail yalaması Amerikan uşağı olmayan İspanya Avrupa’nın parlayan yıldızı.
Haftada 10 milyar doları savaşa harcayıp Müslümanları öldürüyor, arka tarafta Kaliforniya'nın Los Angeles sokaklarında kendi vatandaşı açlıktan ölüyor.
Bu böyle bir SİYONİZM CANAVARI
Sn cumhurbaşkanım,
Sana yıllarca muhaliflik yaptım. Ama bugün senin kurduğun stratejiler sayesinde Türkiye’de sevdiklerim, milletim savaştan uzak yaşayabiliyor.
Bir Türk vatandaşı olarak, içtenlikle teşekkür ediyorum.
Allah razı olsun.
Yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı fakat haksızlıklar ve haydutluklar karşısında da bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz.
Tarihe geçecek, arşivlik bir fotoğraf.
Kuveyt'te düşen ABD'ye ait F-15 uçağından paraşütle inip kurtulan pilot, elinde sopa bulunan bir kişi tarafından diz çöktürüldü.
ABD'nin itibarı yerle bir oldu.
Amerikalı Yazar Tara Reade:
— "Unutmayın, bunun 'İran Savaşı' olarak adlandırmaya çalışıyorlar.
— Buna 'Epstein Savaşı' denmeli. Çünkü tüm bunlar, kabalın (gizli şebeke), yani temel olarak küresel elit yırtıcı sınıfın ne yaptığını gizlemeye çalışmak için yapılıyor.
Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrar ortamının hâkim olması için çalışırken Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla komşumuz İran’a yönelik başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz.
Sayın Trump ve Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım.
Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı.
Ancak hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadığı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı.
İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.
Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.
Sağduyu ve aklıselim hâkim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır.
Buna izin verilmemelidir.
Savaşın daha da büyümemesi, daha fazla kanın akmaması, Allah korusun bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor.
Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız.
Bu sabahtan itibaren gerek Dışişleri Bakanımız gerek MİT Başkanımız gerekse tüm ilgili arkadaşlarımız muhataplarıyla yoğun temas halindeler.
Biz de gelişmeleri anbean takip ediyoruz.
Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok.
Askerimiz, jandarmamız, polisimiz ve istihbaratımız her türlü tedbiri en ��st seviyede alıyor.
Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz.
Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi, ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız.
Bu zor günleri aşana kadar devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz.