ERKEKLER artık bekar; çünkü nihayet uyandılar, gözlerini açtılar.
18'inden 35'ine kadar PARÇALANIYORSUN. Seks yok, eğlence yok; sadece çalış, çalış, çalış. Sıfırdan başlayıp kendi dişinle tırnağınla bir hayat kuruyorsun.
Sonra gidip o emeğin zerresini bile vermemiş bir kadınla evleniyorsun.
Sadece güzel olduğu için orada belirdi, hepsi bu.
Sonra ne oluyor? Kadın kalkıp senden boşanıyor ve uğruna kan ter döktüğün HER ŞEYİN YARISINI çekip alıyor.
Binbir emekle inşa ettiğin evin mi? Artık onun.
Üzerine titrediğin çocukların mı? Artık onun.
Canını dişine takıp kazandığın paran mı? Her ay onun. Tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası... Bitmek bilmeyen bir haraç.
Hangi suçun cezası bu? Erkek olmak mı?
Problem acı ama net: ERKEKLER KENDİSİNDEN ALT SEVİYEDEKİ KADINLARLA EVLENİYOR. HER ZAMAN.
Kendinden alt seviyeyle evlendiğinde boşanma kadın için muazzam bir PİYANGO, senin için ise ağırlaştırılmış bir CEZA olur.
Kadınlar ise her zaman ÜST SEVİYEYLE
(KENDİNDEN İYİ DURUMDAKİYLE) EVLENİR.
Bu yüzden boşanma onlar için asla bir kayıp değildir. Tam aksine kusursuz bir MADDİ KALKINMA STRATEJİSİDİR.
Zengin bir adamı bul, hamile kal, boşan, ömrünün sonuna kadar garantiye geç. Boşanmaların %80'inin kadınlar tarafından açılmasının tek sebebi budur: ÇÜNKÜ BU İŞTEN KÂRLI ÇIKIYORLAR.
Mahkemeler mi? O cüppeyi giyen sistem senin mahvolmanı zerre kadar umursamıyor.
Bu düzen adalet dağıtmak için kurulmadı. Alın teriyle çalışan erkeklerin servetini, yan gelip yatan kadınlara AKTARMAKTIR tek amacı.
O yüzden çıkıp "Erkekler neden evlenmiyor, neden bekar?" diye ağlayıp durmayın. Onlar bekar falan değil; AKILLANDILAR.
Süt vermeyi kestiğinde bütün çiftliği elinden alacak bir ineği kim evinde beslemek ister?
Erkekler, kendilerinden nefret eden bu bozuk düzenin KÖLESİ OLMAYI REDDEDİYOR.