Bu ülkede herkes nazarında
şöyle ya da böyle…
insan olmayı başarmış ender bir kişiliktir o.
Üç ismiyle değil,
çok kısa bir kelime ile yaşar bende:
Vicdan!
“Hepimiz kadındık. Hepimiz anneydik. Acaba bizler, yara-almadığımıza,güçlü olduğumuza bu kadar inanan çocuklarımızın bir gün biz yok olduğumuzda duyacakları boşluğu nasıl hafifletebiliriz?”
Tomris Uyar, Mart 1991, Bir
gündökümü’nden
İyi ki doğdun Tomris Uyar.
Duygu sömürüsüne uzağımdır.
Ama bu ithamdan kaçarak bir şeyler yazmak da kolay değildir, bilirim.
Yine de yazayım:
Sokakta topallayarak yürüyen bir hayvan görmüşüzdür hepimiz.
Muhtemelen o ayak kırılmıştır.
Acısının biz insanların acısından farkı var mıdır?
Vardır.
O acının sebebini bilemez, çaresini bilemez o hayvan. Kimseye de anlatamaz. Konuşamaz çünkü!
Ve o bilinmez ve umarsız acıyla yaşar. Yaşayabildiği kadar.
Tanımlayamadığımız bir acı, acının kendisinden daha büyük bir acıdır.
Hayvanlara yönelik sevgi ve şefkatimiz, onların bu çaresizliğine kayıtsız kalamayacağımız bir sızıdan doğar.
İnsanların önüne ve üstüne koyduğumuz bir sevgiden değil.
Sonuçta, soyut bir hayvan sevgisi diye bir şey yoktur.
Dile gelemeyen ve kimseye haber verilemeyen tanımsız bir acıya karşı kayıtsız kalınamayan bir duyarlıktır sadece o.
Hayata ve onun tüm öznelerinin yaşadığı acıya karşı, kayıtsız kalınamayan bir ahlâktır sadece.
Sadece budur.
2 Temmuz 1993 Sıvas Madımak Katliamında hayatını kaybedenleri sevgiyle anıyorum.
Çok sayıda değerli sanatçı, aile dostumuz, o olaylarda hayatını yitirmişti,
bunlardan biri de çok sevdiğim şair Metin Altıok.
Altıok’un “DÜŞERİM” şiirini 1994 yılında bestelemiştim;
…
“Gölünüze taş düşerim”
…
“Gözünüze yaş düşerim”
İyi dinlemeler dilerim. Serenad Bağcan ile 2022 yılı Arena konserimizden…
#fazılsay
#madımakkatliamı
"Ölümü yakın" desen krematoryum yok hem günah derler.
"Cehennem narı bir cezadır ve o hükmü bir tek Allah verir" de derler ama vakitlerden bir Cum'a namazı çıkışı benzin döküp masumları diri diri yakarlar.
Yananlardanız...
#UnutMADIMAKlımda
İnsanlar ve hayvanlar diye iki dünya yok.
Tek bir dünya var.
Yaşayan her şeyin tek bir dünyası var.
Ve yaşayan her şey…
açlığı, korkuyu, üşümeyi, yarayı, acıyı ve sevgiyi tanır.
Bunları sadece insanlar için tanıyanlar,
hayatın düşmanıdırlar.