seni tanımadan,
hele seni böyle deli divane sevmeden
yalnızlık güzeldir diyordum..
oysa ki, senden kaçılmazmış,
yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış
bilmiyordum..
Hakan Fidan ABD tarafından motor lisansı verilmediği için KAAN savaş uçağının seri üretiminin yapılamadığını birinci ağızdan itiraf etmiş.
Türkiye kutusundan çıkarmadığı S-400'leri alarak hem F-35 programından çıkartıldı, hem de milyarlarca dolar zarara uğratıldı. Yunanistan ve İsrail F-35 sahibi oldu, Türkiye ABD'den F16 dahi alamıyor.
Tüm bunlar yaşanırken milleti "Biz ne yaptığımızı iyi biliyoruz, iyi ki F-35 projesinden çıkarıldık, bu sayede milli muharip uçağımızı yapacağız" diyerek kandırdılar. Bir değil, üç değil, beş değil. Yıllarca olduğu gibi yine Türk milletini yalanlarıyla uyuttular.
Bugün ABD'nin yaptırımları kaldırması için kırk takla atıyorlar. 5 sene önce S-400'lerin alınmasına karşı çıkanları vatan hainliğiyle suçlayanlar, şimdi bu hatadan dönmek için bin dereden su getiriyorlar.
Tüm bunlar içinde en acı olanı, hiçbir tutarlılığı ve öngörüsü olmayan, dünyadan bihaber olan, 6 ay sonrasını hesap etmekten aciz olan, aldıkları hemen hemen her kararla Türkiye'yi daha büyük çıkmazlara sokan bu adamların "Dış politikada iyi oldukları" yalanını milyonlara yutturmaları oldu.
Ak Parti hükümeti, açık ara Cumhuriyet tarihinin en kötü, en beceriksiz dış politikasını yürüten hükümetidir.
Hatay’da 2 gözaltı!
Samandağ Kurtderesi köylüleri tapulu mandalina bahçelerinin TOKİ tarafından el konulmasına karşı mücadelesini sürdürüyor. Bu sabah polis eşliğindeki iş makinalarının girişini engellemek isteyenlere müdahale edildi. İlayda Çekiç ve Emir Döner gözaltına alındı.
Ölüm, şiddet işkence merkezi
İstanbul’daki özel bakım merkezinde, otizmli çocukların çıplak gezdirilip aç bırakıldıkları, birbirlerinin dışkısını yedikleri, görevlilerce dövüldüğü ortaya çıktı. Hâlâ açık olan merkezde dövülen bir engelli de hayatını kaybetti
https://t.co/iVoVSYqmzo
Geçmişte PKK’yı tanık, TSK’yı sanık yaptınız. Şimdi ise terörist elebaşı Abdullah Öcalan’ı Meclis’te konuşturmayı planlayıp, Orkun Özeller’i tutukluyorsunuz.
Bu ülkede kimsenin can, mal ve hukuk güvenliği kalmamıştır. Orkun Özeller gibi kahramanlar Türk milletine emanettir. Türk milletinin sinir uçlarıyla oynamayın. Yeter!
Milli Güvenlik???
Fahrettin Altun'un oğlunun "orman meyveleri, domates ve muz" üreten şirketinin haberini yapmak neden milli güvenlik riski yaratıyor ki?
Nükleer böğürtlen, patlayıcı domates, uçan muz mu yetiştirmiş?
3 yılda şirketi nasıl 420 kat sermaye artırmış?
Harçlara yüzde yüz zam yaptılar… Yetmeyecek!
Köprüleri, yolları satışa çıkardılar… Yetmeyecek!
Karnını zor doyuran esnafa çöktüler… O da yetmeyecek!
Bu saray düzeni,
Bu harami düzen,
Bu israf düzeni,
Bu "itibardan tasarruf olmaz" düzeni...
Doymayacak!
Milletin lokmasında gözü olanlar,
Hiçbir zaman doymayacak!
Bugün yaşananlara dair, karşı karşıya olduğumuz gerçeklerden kaçmadan yapacağım değerlendirmeleri kamuyla paylaşmak isterim.
Bugün Türkiye'de önemli bir eşik aşıldı. Ana muhalefet partisinin, Türkiye'nin kurucu partisi CHP'nin İstanbul İl Başkanlığı'na polis zoruyla girildi, milletvekilleri tartaklandı ve gaza boğuldu. Bu manzara ancak darbe dönemlerinde görülebilecek, Türk demokrasisi adına utanç verici, felaket bir manzaradır.
CHP'nin ve birçok muhalif vatandaşın karşı karşıya olduğumuz şeyin ciddiyetini hala kavramamış olduğunu üzüntüyle görüyorum. Türkiye "hegemonik otoriterlik" olarak tanımlanan rejim türüne geçiş yapıyor. Ortadaki vaziyet budur.
Bugün yaşananlar 15 Eylül'de CHP'nin başına kayyum atanmasının bir provasıydı. Bu provada görüldü ki, CHP İstanbul İl Başkanlığına polis zoruyla girildiğinde, milletvekilleri gaza boğulup tartaklandığında yer yerinden oynamıyor, toplum nezdinde dikkate değer bir direnç ve tepki oluşmuyor. Bu vaziyetin neticesinde 15 Eylül'de CHP'nin başına bir kayyum atanmaması sürpriz olacaktır.
Bu hiçbir şeyin sonu değildir. Türkiye'de muhalefeti ayakta tutan şey CHP değildir. Tam aksine CHP'yi ayakta tutan şey muhalif vatandaşların asla kırılamayan iradesidir. CHP'ye kayyum atanması bu iradeye çok büyük zarar verecektir, buna hiç kuşku yok. Fakat milyonlarca insan olarak biz buradayız, bu istibdat rejimine kafa tutmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.
İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, Fahrettin Altun’un oğlu Mustafa Bilge Altun’un, 3 yıl içerisinde 500 kat büyüyerek 210 milyon TL sermayeye ulaşan şirketi hakkında yapılan haberlere erişim engeli getirdi.
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
Cumhuriyet savcılarının bikini ve twerk soruşturması yaptığı saatlerde IŞİD sempatizanı karakol basıyor. Dünyanın en zavallı devleti, ben bile haline üzülüyorum bazen.