Bir davada en tehlikeli şey, kanaatlerin delillerin önüne geçmesidir. Gerçek; söylentilerle değil, somut delillerle ortaya çıkar. Kamuoyu baskısı adaletin yerine geçmemelidir.
#NarinDavası
Gerekçeli kararda bile doğrulanmayan ahlaksız ilişki iddialarını aylarca millete gerçek gibi satanlar, bugün koca bir ailenin namus ve şerefini çiğnedi. Bu vebal toplumun!
#NarinDavası
Bir çocuğun gülüşü yarım kaldı. Gerçekler eksiksiz ortaya çıkana, sorumlular hesap verene kadar vicdanlar rahat etmeyecek. Narin için adalet; hakikatin, hukukun ve insanlığın gereğidir.
#NarinDavası
Narin için adalet istiyoruz. Adalet; suçlunun cezasını bulması kadar, suçsuzun da haksız ithamlarla mağdur edilmemesidir. Gerçekler tam anlamıyla ortaya çıksın, kim haklıysa hakkını alsın, kim suçluysa hukuk önünde hesap versin. Adalet, herkes için gereklidir.
#NarinDavası
Bir çocuğun sesi susturulmuş olabilir; ama vicdanın sesi susmamalı. Gerçeklerin eksiksiz ortaya çıkarıldığı, sorumluların hak ettikleri cezayı aldığı bir süreç; sadece Narin ve aile için değil, herkes için gereklidir. Adalet gecikmemeli …
#NarinDavası
Çağdaşlaşmayı, ilericiliği ve aydınlanmayı; takke, sakal veya çarşaf düşmanlığından ibaret sanan yurdumun zavallı 'aydınımsıları'...
Bunların selefleri de aydınlanmayı; kadınların örtülerinden sıyrılması, balolarda kadın-erkek dans edilmesi ve rakı masaları kurulmasından ibaret görürlerdi. 'Aydınlık, çağdaşlık, ilericilik' diye diye dünyanın en gerisine düşmeyi başardılar. Bu sefih fikirlerinin faturasını da kendilerine değil; maalesef İslam’a ve İslam’ın değerlerine kestiler.
Sizin zihniyetinizde bir çağdaşlık görmek istiyorsanız hayranı olduğunuz Epsteinci gavurların adalarına gidebilirsiniz.
Yeri uzatıp yayan, oraya (dağlardan) kazıklar ve nehirler yerleştiren, yeryüzünde her meyveden çiftler yaratan ve geceyi gündüze bürüyen O’dur. Şüphesiz ki bunda, tefekkür eden bir topluluk için ayetler vardır.
(13/Ra'd,3)
Yeri uzatıp yayan, oraya (dağlardan) kazıklar ve nehirler yerleştiren, yeryüzünde her meyveden çiftler yaratan ve geceyi gündüze bürüyen O’dur. Şüphesiz ki bunda, tefekkür eden bir topluluk için ayetler vardır.
(13/Ra'd, 3)
Evlatlarımız bize emanet. Onları yalnızca fiziksel tehlikelerden değil, fikir ve ahlak dünyalarını etkileyen olumsuz içeriklerden de korumakla sorumluyuz.
“Nerede olursan ol Allah’a karşı takvâ sahibi ol. Kötülüğün ardından hemen bir iyilik yap ki onu silsin. İnsanlara da güzel ahlâkla davran.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/153.)
Bu dersimizde, sihir ve büyü gibi musibetlerden kurtulmak adına başvurulan nuşra uygulamasını ele aldık; şeriatın izin verdiği meşru tedavi yöntemleri ile tevhide aykırı olan batıl yolları konu edindik.
Kitâbu't Tevhîd 44. Dersimiz Yayında
https://t.co/mmIRTt9zbU
O (Allah) ki hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek/ortaya çıkarmak için, ölümü ve hayatı yarattı. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr’dur.
(67/Mülk, 2)
Her köşe başında zihinleri bulandıran fikirlerin savrulduğu bu modern şüphe çağında, kişi kalbini ve inancını nasıl muhafaza edebilir?
Kelime-i Tevhid'in şartlarından biri olan "Bu Kelimeyi Şek ve Şüpheye Kapılmadan Yakin Üzere Söylemek" konusunu işlediğimiz 10. dersimiz YouTube kanalımızda yayında!
https://t.co/AZhDU4Ifw0