Atatürk düşmanı şairin, "Atatürk Sakarya Meydan Muharebesinde yoktu!" palavrasına Fevzi Çakmak Paşa'yı alet etme kurnazlığı ve Fevzi Paşa'nın, İsmet Paşa ile birlikte 14 Eylül 1921'de TBMM'ye verdiği önerge!
Sakarya Meydan Muharebesi sonrası Başkomutan Mustafa Kemal Pasa'ya Gazi ve Mareşal unvanlarının verilmesini isteyen iki kişiden biri Fevzi Çakmak Paşa idi.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin, 13 Eylül'de kazanılmasının ardından, ''Batı Cephesi Komutanı'' Edirne milletvekili İsmet (İnönü) Paşa ile Genelkurmay Başkanı Kozan milletvekili Fevzi (Çakmak) Paşa, imzalarıyla 14 Eylül'de hazırlayıp 15-16 Eylül 1921'de Meclise gönderdikleri tarihi bir önergeyle, Mustafa Kemal Paşa'ya ''Müşirlik'' rütbesi ile ''Gazilik'' unvanı ''verilmesini' önerdiler. (Belgelere bakınız.)
Fevzi Paşa ve İsmet Paşa TBMM'ye verdikleri söz konusu önergelerinde şöyle demişti:
"Bizzat muharebe meydanındaki tedbirleriyle muzafferiyetin amili müessiri olmuş olan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Müşirlik rütbesi ile Gazilik unvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz..."
Meclis bu isteği kabul etti ve 19 Eylül 1921 tarihli 153 numaralı kanunla Mustafa Kemal Paşa Gazi ve Mareşal oldu.
https://t.co/6vlIQPfifh
“Cezaevinde geçen günleri saymamaya çalışıyorum ama Maya’nın adımlarını sayıyorum. Geçen günler geride bıraktığımız zamanı, Maya’nın her yeni adımı ise önümüzde duran hayatı anlatıyor”
Bugün sizlerle bir arada olamasam da, yüreğim sizinle.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük zaferi bizlere armağan eden tüm kahramanlarımızı minnet ve rahmetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Sizleri sevgiyle, hasretle ve büyük bir inançla kucaklıyorum.
#SinemDedetaşYalnızDeğildir
🗣️Gazeteci Murat Ağırel:
“Daha doğrulatamadım ama kaynağım çok sağlam.
Geçen hafta Ankara Büyükşehir Belediyesi’de Melih Gökçek ve ailesiyle ilgili Örgütlü Suçlar Bürosu’na ‘suç örgütü’ şikâyeti yapılmış.
Bu şikâyetle ilgili de muhtemelen bir gelişme olacaktır.”
(OnlarTV)
🟥İmamoğlu'nun 'Millet Şahidimdir' kitabı baskı aşamasındayken yasaklandı!
Kırmızı Kedi Yayınevi'nin sahibi Haluk Hepkon'dan açıklama: 'Gerçek yürüyor, onu hiçbir şey durduramaz'
https://t.co/gpLU9UwWdo
"Çankaya" adlı kitabında ve çeşitli yazılarında
30 Ağustos zaferini
Türk milletinin kaderini değiştiren büyük bir dönüm noktası
olarak değerlendiren Falih Rıfkı Atay,
bu zaferin anlamını ve büyüklüğünü
şu sözlerle ifade etmiştir:
"30 Ağustos, Türk tarihinin en büyük dönüm noktasıdır. Millî tarihimiz çok büyük zaferlerle doludur, fakat Türk milletinin yalnız kendi kendisini kurtarmakla kalmayarak esaret altındaki bütün şark milletlerinin de ufkunu açan bu zafer, tarihin en heybetli mucizesidir."
Hayatım boyunca yaptığım her işin arkasında durdum.
İnandığım değerleri, hukuku ve demokrasiyi savundum.
17 ayı aşan tutsaklığımda da tavrım hiç değişmedi.
Hakikatten hiç ayrılmadım, adalete olan inancımdan hiçbir zaman vazgeçmedim.
Yarın, yılmadan bir kez daha hakikatleri savunacağım, adalet talep edeceğim.
Melih Gökçek’e soruşturma başlatılmasının ardından oğlu Osman Gökçek’in servet değerindeki villaları yeniden gündem oldu.
Osman Gökçek’in eşine ait İzmir Narlıdere’deki 300 milyon TL’lik villa ruhsatsız çıkmıştı.
Mansur Yavaş da Osman Gökçek’in Ankara’daki 16 oda, 5 yatak odası, 10 banyolu villasının değerinin 600 milyon TL olduğunu açıklamıştı. (Sözcü)
Bunlar gerçekten nasıl insanlar !
Buradan binlerce kilometre uzaktaki insanların ölümü üzerine dahi bu tweet’leri atabiliyorlar.
Nepal’de yaşanan heyelandan dolayı binlerce insan etkileniyor, Nepal halkının dini inançlarına ait sembolleri heyelana kapıldığı için Allah’a hamdolsun putlar sele kapıldı diye tweet atıyorlar. o heyelandan dolayı insanlar öldü !!!!
Bunlar nasıl insan böyle ?
“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu bu davet bizim…
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşcesine, bu hasret bizim.”
Nazım Hikmet
#30AgustosZaferBayramıKutluOlsun
Yine yine yine yine yine yine kadın cinayeti
Tartıştığı karısını katletti, sonra da kendini öldürdü…….
Gerçekten ne söyleyeceğimizi artık biz de bilmiyoruz.
#SonDakika
🔴Yazarımız Murat Ağırel’in Gökçek ailesinin yurt dışındaki yatırımları ve para trafiğine ilişkin yaptığı haberlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı
Ne olmuştu?
🔻Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya’daki yatırımlarını ve para trafiğini resmi belgeler üzerinden gündeme getirmişti
🔻Düsseldorf’ta HAMAG Holding üzerinden 15 dairelik bir bina alındığını, resmi belgelerde bedelin 3 milyon 850 bin euro olduğunu aktarmıştı
🔻Tadilatla birlikte yatırımın yaklaşık 4,5 milyon euroya ulaştığı belirtilmişti
🔻Ağırel, söz konusu şirketin sıfır ciro ve sıfır çalışanla faaliyet gösterdiğini de gündeme getirmişti
🔻Melih Gökçek ise iddiaları reddederek Ağırel hakkında hukuki süreç başlatacağını açıklamıştı
🟥Başsavcılık, “yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” iddiaları hakkında “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla” resen soruşturma başlattığını duyurdu
https://t.co/IdoBamlebz
Şirketin 4 bin kişiyi mağdur ettiği belirtiliyor!
Maket üzerinden daire satıp milyonlarca lira topladığı halde daireleri teslim etmeyen Yeşil GYO Şirketi’nin yöneticileri hakkındaki şikâyetler için yine takipsizlik kararı verildi.
Konut mağdurları adalet arıyor
Bu haberi ne koşullarda yaptığına şahit oldum Meral’in. Çok az insanın alabileceği riskleri heves ve heyecanla alıyor.
Böyle insanların gerçek gazetecilik yapma, dosya hazırlama inadına çok şey borçluyuz.
Okuyunuz, okutunuz…
Deniz Göktaş, dün yeniden tutuklanmadan hemen önce hâkim karşısında kendisini şöyle savundu:
“Üzerime atılı suçlamayı anladım. Suçu ve suçluyu övmek gibi bir niyetim yok. Televizyonlarda takip de ettiğimiz, mizah amacı ile bu sistemi anlattım. Hiciv günlük hayatı şakalar üzerinden anlatır, eleştireldir. Türkiye'nin giderek yoksun bir ülke haline gelmesi… Yöneticiler ve bakanlar da aynısını söylüyor. Komedyenim, böyle bir şey yapmam, tamamen mizahi bir eleştiri içerir. Ben önceki vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim. Serbest bırakılmayı talep ederim.”
Belgesiyle yeni tutuklamayı anlatıyorum 👇🏼
Beni bu kadar ağlatan başka bir film izlemedim. Kaç kez izledim bilmiyorum.
İlk kez Ankara’da Büyülü Fener Sinaması’nda izlemiştim. İlk sahnede, doğum sahnesinde başladım ağlamaya. Filmin sonuna doğru “Açeydim gollamı getme diyeydim” dediğinde sesli bi hıçkırıkla bıraktım kendimi. Seyirci beni beklermiş gibi koyverdi ağlamasını. Hıçkırık sesleriyle bitirdik filmi.
Bir gün Pamukkale otobüsünde Lüleburgaz’a rahmetli ablama gidiyorum. Yanımda biraz kilolu bir teyze oturuyor. O uyuyor ben bu filmi başından sonuna ağlayarak izliyorum. Dönerken aynı firmayla dönüyorum. Açtım tekrar “Babam Ve Oğlum”u yine başından sonuna ağlayarak izledim Ankara dönüşü.
Ne yaralıymışız ve nasıl yakalamış acıyan yerlerimizi Çağan Irmak. Aşk olsun♥️
"BU NUSAYRİLERİN (ARAP ALEVİLERİNİN) HEPSİNİ KATLETSELER YERİDİR DİYESİNİZ GELİYOR..." BU İĞRENÇ SÖZLERİ EDEN
KEMAL ÖZTÜRK'Ü FİKİRCİ(!) VE İNSAN YERİNE KOYUP YORUMCU MASASINA OTURTUYORLAR..OTURTMAYA DA DEVAM EDECEKLER BELLİ Kİ! Mezhep düşmanlığının, yobazlığın çıkıldı sonunda!!
Kemal Öztürk…
Yıllarca devletin en kritik makamlarının yanı başında görev yaptı. Başbakan’ın basın danışmanlığını, Anadolu Ajansı’nın Genel Müdürlüğünü yaptı.
Bugün ise milyonların izlediği bir ekranda “Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor” diyebiliyor.
RTÜK ve yargı makamları bu sözleri görmezden gelemez. NTV yönetimi de kamuoyuna açıklama yapmak zorundadır.
Hiç kimsenin bir halkın, mezhebin ya da inanç grubunun yaşam hakkını tartışmaya açma hakkı yoktur.
Saygı İle Anıyorum
Naşide Göktürk, 1 Nisan 1965 - 30 Ağustos 2016 Şair, söz yazarı, besteci, yorumcu.
Gürdal Tosun, 14 Mart 1967 - 30 Ağustos 2000
Tiyatro, sinema ve dizi sanatçısı.
Taner Şener, 1941 - 30 Ağustos 1993
ses sanatçısı ve bestecisi
Anta Toros, (Antaram Keşiş) 12 Ocak 1948 - 30 Ağustos 2025
tiyatro ve sinema oyuncusu