Bir hatırlatma:
Yeniçeri Ocağını kaldıran Osmanlı, tüm izlerini silen Osmanlı, marşlarını yok eden Osmanlı, reddimirası yapan Osmanlı, ocağın hatırasını dirilten ise Enver Paşa. Bugün bilinen marşları var eden Enver Paşa.
2 gün önce devre arkadaşım "VAN" da mayın patlaması sonucu şuan hastanede mücadele veriyor. Üsteğmen olmasına 1 ay kala Gazi oldu...
Ailesinin başta haberi olmadığı için haberi olana kadar bu bilgiyi paylaşmadım.
İnsanların ne kadar umrunda onu da bilmiyorum.
Ne bakanlığın resmi hesabı, ne de silahlı kuvvetlerin resmi hesabı bunu duyurma gereği bile duymadı...
Nedenini benden daha iyi biliyorsunuz zaten.
Anladığım kadarıyla artık ne sosyal medya ne de televizyon, yaralanan bir askerimize haberlerde, gündemde yer vermeyi birileri rahatsız olmasın, mevcut süreç "aman" etkilenmesin diye uygun bulmuyor.
Ama kardeşimin etkilenen uzuvları var sizin "aman"larınızdan.
Kim kimle kol kola girdi, kim mehtere ne tepki verdi, menüde neler vardı gündeminizden yer bulabilirseniz, bunu bari ben duyurayım dedim yoksa asla haberiniz olmayacak.
O mayını oraya yerleştirenlerle çözüm arayanlar, çözüm arayanların peşinden gidenler...
Ankarada mayın olmadığı için böyle dertleriniz yok tabi ama, oralarda birileri hala bu tehditle yaşıyor ve yüzleşiyor.
Evet, o çocuk sizleri korumak için oradaydı.
Dualarınızı kardeşimizden esirgemeyiniz, sizden dua istemek; en azından yapabildiğim bu.
İstanbul'a gelen turist, taksicilerin dolandırıcılık yöntemini anlattı:
“Gideceğim yer yaklaşık 257 TL tutuyordu. Uygulamadan taksi çağırdım, yanıma yaklaşınca yolculuğu iptal edip daha yüksek ücret teklif etti.”
Muhtemelen turist olduğunu anladığı an iptal ediyor. Bu şahıslar teknolojiyi bile kendi işlerine alet etmeyi başarabiliyor. İnanılmaz bir olay.
Yurtdışında dolandırıcı taksilerle meşhur olan birkaç ülkeden biriyiz.
Bu ülkeyi bunlarla andırmak ülkeye yapılan en büyük ihanet.
Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, üniversiteye akrabalarını aldığı iddiasıyla eleştirilmesi sonrası "İnancım gereği yaptım" dedi.
Alkış, akrabalarını işe aldığını da doğruladı:
• Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler.
• Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır.”
• Dik başlıları ise üniversiteden tek tek attım" dedi. (Yeniçağ)
Çetinkaya Mağazası katliamı faillerinden, tahliye edilen Çetin Arkaş, DEM Parti'nin Mersin'deki "özgürlük" mitinginde:
"Bir yasanın çıkarılacağından bahsediliyor. Pişmanlık yasası deniyor.
Bir bize bakın. Bizde pişman olmuş bir hal var mı?
Barış cesaret ister.
Sayın Devlet Bahçeli'yi burada selamlıyorum. Kendisi dedi ki yeni bir kardeşlik hukuku yaratacağız.
Kardeşlik hukuku, pişmanlık ve benzeri yaklaşımları kabul etmez."
Türkiye'de yeni statlara 2 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı. Açılışlar yapıldı ancak ülkede futbol ilerlemedi.
Çünkü betona yatırım yapanlar, o statlarda oynayacak gençleri keşfedecek ekiplere ve antrenörlere yatırım yapmadılar.
Şu an Türkiye'de futbolu yönetenlerin sadece %7'si futbolun içinden geliyor.
2026 Dünya Kupası'na giden takımın %35'i de Avrupa'da yetişen futbolculardan oluşuyor.
Futbolcuyu bırakın, 30 yıldır iç savaşta olan Somali'den bir hakem Dünya Kupası'na seçilirken, yüz milyonlarca dolar yatırım yapılan Türkiye'den bu kalitede bir tane hakem çıkmadı.
Türkiye'deki futbol sorunu, ülkedeki diğer sorunlar gibi kronik.
Kulüp başkanları da kendileri zenginleşirken, yönettikleri kulüpler birer birer battı ve biri bile hesap vermedi.
Slaven Bilić'in dediği gibi: "Türkiye'de temel problem şu: Bilgili olanların yetkisi yok, yetkisi olanların da bilgisi yok."
Muazzam bir olay.
"2,5 gün kayboldum. Günde 200 defa içimden İstiklal Marşı'nı okuyordum, motive olmak için. Ülkem adına yaptım. Ölürdüm, geri dönmezdim."
Güney kutbuna tek başına gidip -40 derecede günlerce yürüyüp Türk bayrağı diken Ali Rıza Bilal...