Silahsız bir anne tarlada çalışırken zırhlı araçtan açılan ateşle katledildi.
Keşif yapılmadı.
Tüm sorumlular yargılanmadı.
Deliller tam incelenmedi.
Yerel mahkeme tüm talepleri reddetti.
Verilen “ödül”: 3 yıl 10 ay.
Şimdi de Anayasa Mahkemesi Yaşam Hakkı ihlali bulmadı.
Devletin yurttaşına reva gördüğü “Yaşam Hakkı” modeli.
Dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağız.
1-Zaten oğlu örgüt üyeliğinden cezaevinde diye ifade veren, tüm askerlere ateş emri veren karakol komutanı ve ateş eden başka hiçbir asker yargılanmadı.
2-Tüm askerlerin ateş ettiği ve zırhlı araçla 20 metreden bir annenin katledildiği olay yerinde keşif dahi yapılmadı.
3-Zırhlı araç üzerindeki ve içindeki kamera kayıtlarının ses kaydedicisi bozuk denildi ve tamamı üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yapılmadı.
4-Olaydan sonra yargılanan asker görevine devam etti.
5-Olay yerinde herhangi bir çatışma olmamasına rağmen İçişleri bakanlığı AYM savunmasında "çatışma var "dedi.
6-Yerel mahkeme,köye 700 metre uzaklıkta düz ovada herhangi bir yasak kararı bulunmamasına rağmen "yakın ve somut tehlike” ile "bölgenin teröre müzahir bir alan" gerekçelerini sıraladı.
7-İstinaf onlarca usul eksikliğine rağmen dosyayı 3 cümleyle onadı.
Tüm bu hukuksuzluklar silsilesiyle failler ödüllendirildi, cesasızlık vuku buldu.
Dosya hala AYM önünde incelemeyi bekliyor.
Savunmayı hedef alan her müdahale, yalnızca bir avukata değil, adil yargılanma hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Hukuk devleti, avukatların görevlerini özgürce yerine getirebildiği ölçüde vardır.
#AvSezinUçaraÖzgürlük
Silahlı mücadelenin sona erdiğinin ve demokratik siyasetin güçlendirilmesinin konuşulduğu bir dönemde, devam eden bir meselenin çözümüne ilişkin gazetecilerin ortaya koyduğu çabayı ve emeği ‘tutarsızlık’ olarak nitelendirmek, demokrasi talep edenler! açısından tutarsızlık değil midir ?
@cakir_rusen çabası ve emeği tutarsızlık değil, takdire şayandır. 👍
Duran Kalkan'ın sesinin duyulabildiği bir dönemde sosyal medyada yurttaşlara, sivil toplu örgütlerine, gazetelere, İmamoğlu'na erişim engelleri geldi. Kusura bakılmasın da eşek yerine konuluyoruz. Gazeteci konuşur, etiğini gazeteciler belirler ama bu tutarsızlık nedir abicim?
İspanya'nın MiCA lisansı veren kurumu Ulusal Menkul Kıymetler Komisyonu, 1 Temmuz'da sona eren lisans sahipliği süresinde bir uzatmaya gitmeyeceklerini açıkladı.
Kurum başkanı Carlos San Basilio da, herhangi bir şirkete istisna uygulanmayacağını ve şirketlerin ya MiCA lisansına sahip olması ya da ülkedeki operasyonları sonlandırmaları gerektiğini belirtti.
Hakkâri Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Salah Bimari ve Resul Bimari adlı mahpusların gözaltı biriminde ve hapishanede işkence ve kötü muamele uygulamalarına maruz bırakıldığı iddiaları ile ilgili Hakkâri Barosu, İHD Hakkâri Şubesi ve ÖHD Hakkâri Şubesinin gerçekleştirdiği tespitlerin dikkate alınarak; mahpusların mağdur sıfatıyla beyanlarının alınması, bağımsız hekimler tarafından fiziksel ve psikolojik muayenelerinin ivedilikle yapılması, işkence ve kötü muamele bulgularına ilişkin tespitlerin gerçekleştirilmesi için hastane sevklerinin yapılması ve şüpheli kamu görevlileri hakkında etkin bir soruşturmanın gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
İşkence ve kötü muamele uygulamalarının, iç hukukta ve uluslararası belgelerde her koşulda mutlak yasak olduğunu bir kez daha vurgular, hapishanelerdeki hak ihlallerine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi ve konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.
@ohdgenelmerkez@HakkariBarosu @HakkariOhd
Meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin
uğradığı alçakça saldırıyı lanetliyor; ailesine, yakınlarına ve tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyoruz
Kadınların özel ve kamusal alanda maruz kaldıkları saldırıların münferit olmadığını biliyor; mücadeleye devam edeceğimizi belirtiyoruz!
Somut delil” diyorsunuz ama mesele tam da bu; Nüfuz sahibi şüpheliler ilk günden delilleri yok ederek gerçeğe ulaşmanın önünü kapattı. Buna rağmen mücadeleyle ortaya çıkarılan her delil, aslında karartılan somut delillerin izi ve gerçeğin kendisidir.
#gülistandoku
Maddi hakikate ve adalete ulaşmak, ucu nereye giderse gitsin bir hukuk devletinin maksadı olmalıdır. Bunun sınırı; “suçta ve ceza kanunilik”, “şahsi kusur sorumluluğu” ilkeleri ile “masumiyet karinesi” ve “dürüst yargılanma hakkı” esaslarıdır.
Birçok iddia gündeme gelebilir, ama somut delillerde bunun karşılığı var mı? “İstediğin olunca adalet var, istediğin olmayınca adalet yok” diyenler hep olacaktır. Önemli olan somut delildir, ona bakılır.
Gülistan Doku dosyasında nasıl ki ailenin kararlı mücadelesiyle yıllarca korunan şüpheliler tek tek açığa çıkıyorsa, Rojbin Kabaiş’in babasının yürüttüğü hukuk mücadelesi de sorumluları er ya da geç ortaya çıkaracaktır. Bu ülkede adalete, ısrarla mücadele edilerek ulaşılır.
İki acılı yüreğin buluşması
Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’e gözyaşları için Kürtçe “Derdê van erdan yek e /Bu toprakların acıları birdir” dedi.
Gever’de uzman çavuş Ali Dalgıran tarafından katledilen 55 yaşındaki Sürmi İnce dosyasında AYM; "yaşam hakkı ihlali yok" kararı vererek cezasızlık politikasını bir kez daha tescilledi!
Şube üyemiz ve Sürmi İnce’nin oğlu Av. Bünyamin İnce tarafından takip edilen dosyada; zırhlı araçtaki silahın ateşlenmesi için iki ayrı emniyetin açılması gerektiği gerçeği, eksik bırakılan keşifler ve faile verilen ödül niteliğindeki hapis cezası AYM eliyle "yeterli" görüldü.
Yargının katliam faillerini aklama refleksi karşısında geri adım atmayacağız ve bu hukuksuzluğu AİHM’e taşıyacağız. Failler korunup dosyalar kapatılmak istense de hakikat ve adalet mücadelemiz sürecek!
https://t.co/YEpnHZTG6w
📌 Tarlaya yemek götürürken öldürülen Sürmi İnce için AYM’den ihlal kararı çıkmadı
⚖️ Yüksekova’da zırhlı araçtan açılan ateşle vurulan Sürmi İnce dosyasında AYM, yaşam hakkı ihlali başvurusunu reddetti. Ailenin avukatı Bünyamin İnce kararı “cezasızlık tartışmasını büyüten” bir karar olarak değerlendirdi ve dosyayı AİHM’e taşıyacaklarını açıkladı.
✍️ Haber: Nalin Öztekin
https://t.co/geprERevdX
Uzman çavuş tarafından katledilen Sürmi İnce'nin ölümüne ilişkin AYM “yaşam hakkı ihlal edilmedi” kararı verdi. AYM, “Askerin içerisinde bulunduğu psikolojik durumun mesleğini gerektirdiği sağlıklı düşünme ve karar alma yetisini etkilemiştir” iddiasında bulundu.
https://t.co/cdzA0U2A6A
2016 yılında Gever’e bağlı Büyükçiftlik beldesinde Sürmi İnce, ot biçen çocuklarına yemek götürdükten sonra dönüş yolunda zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Olayın ardından yürütülen yargılamada kapsamlı bir soruşturma yapılmadı, olay yerinde keşif yapılmadı, tüm askerler hakkında etkin bir soruşturma yürütülmedi, zırhlı araçtaki kamera kayıtları üzerinde tam bir bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmedi. Yerel mahkeme ise sanık hakkında iyi hal indirimi uygulayarak 3 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
Dosya daha sonra Anayasa Mahkemesi önüne taşındı ve Mahkeme başvuruda yaşam hakkı ihlali bulunmadığına karar verdi.
Bu karar, yaşam hakkının korunmasına ilişkin anayasal güvencelerin nasıl yorumlandığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Yaşam hakkı, anayasal düzenin en temel güvencesidir ve bu hakkın korunması devletin tüm organları için mutlak bir yükümlülüktür.
Yıllardır benzer dosyalarda aynı cezasızlık döngüsüyle karşılaşıyoruz. Devlet, yurttaşa karşı hukukla ve adaletle davranmakla yükümlüdür. Etkin soruşturma yürütülmeyen, sorumluluğun tam ortaya çıkarılmadığı ve caydırıcı yaptırım uygulanmayan her dosya, hukuka olan güveni zayıflatır. Bu nedenle Sürmi İnce dosyasında verilen kararın hem hukuki hem de vicdani açıdan kabul edilemez olduğu açıktır. Cezasızlık kültürünün yerleşmesine izin vermeyeceğiz, yaşam hakkını koruyan, etkili soruşturmayı zorunlu kılan hukuk ilkeleri hayata geçirilinceye kadar bu mücadelenin takipçisi olmayı sürdüreceğiz.
#Sürmiİnce
⏳ ⚠️ Kripto projeleri / kriptolar hakkında yalan, yanlış ve yanıltıcı bilgiler veren fenomenler için de zamanla görebileceğimiz bir yaptırıma örnek👇🏻
📍Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni
(2026/14, 10.03.2026)
🔹İdari Para Cezası (İPC) Uygulanan Şahıs:
E.K.
🔹 İPC Tutarı:
29.079.912,78 TL
🔹İPC Uygulanmasına Neden Olan Eylem:
Sosyal medya platformlarında al veya tut tavsiyesi verdikten sonra mülkiyetinde bulunan ilgili payların satılması
🔹Eylemin Aykırılık Teşkil Ettiği Düzenleme (VI-104.1 sayılı Tebliğ madde 6/4):
"Sermaye piyasası araçları hakkında gazete, televizyon, internet veya benzer nitelikte kitle iletişim araçları kullanarak yorum veya tavsiyede bulunduktan sonra, yorum veya tavsiyesini değiştirinceye kadar veya her halükarda 5 iş günü içerisinde, alım veya tut tavsiyesi verdiği halde satmak ya da satım tavsiyesi verdiği halde almak piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, SPK düzenlemesine tabi platformlar aracılığıyla yapılan alım, satım ve transfer işlemlerinden onbinde üç oranında işlem vergisi alınacağını ve bundan başka vergi alınmayacağını açıkladı.
AİHM KARARININ UYGULANMASI:
Hukuka ve Adalete Dönüş İçin Tarihî Bir Fırsat
İstanbul Barosu olarak, yetkili makamları bu tarihi fırsatı değerlendirerek AİHM kararını derhal ve eksiksiz biçimde uygulamaya, hukukun üstünlüğünü yeniden inşa etmeye davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
"Hak ve İfade kavramları" konusunda Defne Samyeli, Bengi Başer ve böylelerinin X'te TT olduğunu gördüğünde Türkiye'de sıradan bilincin dahi olmadığı gerçeği yüzünüze çarpıyor.