Atalarımız boşuna söylememiş:
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür (İnsan hafızası unutma ile kusurludur.)
Ama öyle bir dönem yaşandı ki bu millete unutturmaya çalıştıkları şeyler unutulmayacak.
Kumpas yıllarında yaşanan acılar sıradan bir unutulmaya sığmaz.
Yok olan hayatlar, atılan iftiralar, dijital dellilerle çalınan yıllar, tasfiye edilen binlerce yurtsever, düşmana teslim edilen savaş planları ve 15 Temmuza giden FETÖ yapılanması…
Bu millet unutmaz artık.
Not even apartheid South Africa codified executions for only one ‘race group’. Israel is now the most racist state the world has ever known.
Shame on every government, every company, every individual who offer it support.
İngiltere bugün hâlâ küresel bir güç gibi görünse de bu güç büyük ölçüde finans ve hukuk temelli yumuşak etkiye dayanıyor; sahadaki gerçeklik ise farklıdır.
Kraliyet Donanması kâğıt üzerindeki sayılara rağmen fiilen sınırlı bir harbe hazırlık kapasitesine sahiptir. Bugün 25 muharip unsura sahip Kraliyet Donanmasının amiral sayısı gemi sayısını aşmıştır.
İki yeni uçak gemisine sahip olmalarına rağmen bu gemielri koruyacak rafakat muhrip ve fırkateyn sayısına sahip değiller.
Güney Kıbrıs'a egemen İngiliz üslerine yönelik saldırıları önlemek için hazırlanan HMS Dragon muhribinin göreve hazır haşe gelmesi 1 haftayı geçmiş ve ağır eleştirelere neden olmuştur.
Bu zayıflık teknik değil, ekonominin üretimden koparak finansallaşmasının ve Brexit sonrası derinleşen yapısal aşınmanın sonucudur.
Sonuçta İngiltere artık kuralları yazabilen ama sahada uygulamakta zorlanan bir devlettir.
Hürmüz gibi yüksek riskli bir coğrafyada rol üstlenme iddiası ise güç ile kapasite arasındaki bu kopuşun en açık göstergesidir.
Son Substack yazımda bu konuyu inceledim.
''Ekonomik Çöküşten, Deniz Gücünün Çöküşüne: (İngiliz) Kraliyet Donanması''
https://t.co/HXIGVdfJ7E
26 Mart 2026 sabaha karşı, İstanbul Boğazı yaklaşma sularında, karasularımızın hemen dibinde, kıta sahanlığımız içinde Türk sahipli ALTURA isimli kolay bayraklı, 1 milyon varil ham petrol yüklü bir tankere Ukrayna taktik ve teknikleriyle örtüşen bir insansız deniz ve hava aracıyla saldırı yapılmıştır.
Bu hadise artık bardağın taştığını göstermektedir.
Burada verilen mesaj son derece açıktır.
Birincisi, dünyanın en kritik su yollarından biri olan, Montrö rejimiyle Türkiye’nin kontrolündeki Türk Boğazları trafiğine, Türkiye’ye en yakın noktada müdahale edilebileceği gösterilmiştir.
İkincisi ve daha da önemlisi, dolu bir ham petrol tankerine saldırı yapılarak, gerekirse Türkiye’nin çok büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakılabileceği mesajı verilmiştir.
Bugüne kadar çoğunlukla boş tankerlere yönelik saldırılar görülürken, dolu bir tankere yönelik bu saldırı Türkiye’yi artık sadece söylemde değil, eylemde de harekete geçmeye zorlayacak niteliktedir.
Türkiye, 2004 yılından bu yana Karadeniz’de başlattığı Karadeniz Uyumu Harekâtı ile gerekirse tek taraflı olarak kendi deniz yetki alanlarında (kıta sahanlığı/MEB) denizde güvenliği sağlama, terörle mücadele ve beklenmeyen olayları önleme sorumluluğunu üstlenmiştir.
Türk Donanması unsurları bugün Somali’de görev icra etmekte, bazı unsurlarımız NATO görevleri kapsamında son iki aydır, Kuzey Denizi ve Baltık’ta faaliyet göstermektedir.
Buna karşılık Karadeniz’de, kendi kıta sahanlığımız içinde, Türk Boğazları’nın hemen dışında gerçekleşen bu tür saldırıları engelleyemiyor oluşumuz ciddi bir güvenlik açığıdır.
Türkiye derhal Karadeniz Uyumu Harekâtı’nı tek taraflı olarak en üst seviyede aktive etmeli; bölgede su üstü unsurları, insansız deniz araçları ve insansız hava araçları ile 7/24 kesintisiz karakol faaliyetine başlamalıdır.
Türkiye’nin tam da talihsiz bir şekilde güneydoğu Anadolu’da NATO için müşterek kolordu karargahı kuracağı haberlerinin medyada yer aldığı bir konjonktürde NATO destekli Ukrayna’nın Türkiye’ye gözdağı veren bu küstah hamlesi cevapsız kalmamalıdır.
Donanmamızın varlık nedeni, Türkiye’nin Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerini korumaktır
Bugün öncelik; uzak coğrafyalarda başkalarının çıkarlarını korumak değil, Türk Boğazları’nın dibinde ortaya çıkan bu yeni nesil deniz terörüne karşı derhal tedbir almaktır.
🚨 Israel is AGAIN spraying white phosphorus in Lebanon, which they have done for years against civilians.
This causes cancer, birth defects, and an unlivable environment. They are preparing to ethnically cleanse southern Lebanon.
This is an act of terrorism.
Balyoz Kumpası ile başlayan, Kürt açılımlarıyla devam eden sürecin sonuçlarıyla yüzleşiyoruz... Bu rezilliğe ne pahasına olursa olsun izin verilmemelidir. Türkiye, çökmekte olan Epstein İttifakı'ndan kopmalı, komşularına düşman bu iğrenç ittifakın silahlı gücü NATO'dan çıkmalıdır
Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi Yargıcı Nicolas Guillou:
💢 Visa ve Mastercard tüm kartlarımı bloke etti.
💢 Hiçbir satın alma işlemi yapamıyorum.
💢 Ben bir yargıcım ama bir suçlu gibi muamele görüyorum.
💢 Hakimler, avukatlar ve siyasiler sindirilmeye çalışılıyor.
💢 Bir meslektaşım, ismimin Trump'ın görev süresi bitene kadar kara listeden çıkarılmayacağını söyledi.
💢 Fransa Cumhurbaşkanı'nın müdahalesine rağmen, ABD makamları yanıt vermedi.
"**Eye-Opening Reality — A Lesson for African Leaders**
Former Malaysian Prime Minister Mahathir Mohamad says:
In 2004, Malaysia purchased 8 F/A-18 Hornet fighter jets from the United States, which were among the most advanced aircraft at the time. The value of this deal exceeded $640 million.
After receiving the aircraft, Malaysia formed a team of experts and engineers to conduct a detailed study of their features and combat capabilities.
👈 The Malaysian experts discovered that the aircraft was transmitting every flight's information to a US military base, such as:
- Flight altitude
- Speed
- Location
- Route
- Mission details
- And the pilot's communication with the ground control room
Not only that, but the aircraft's operating system and autopilot feature could also be controlled from the US base. This means that if a US officer on the ground simply presses a button, the aircraft's route can be changed, it can be crashed, or even the target of its attack can be altered.
When Malaysia tried to modify the aircraft's operating system, the United States and manufacturer McDonnell Douglas strongly objected. They even threatened to stop supplying parts and maintenance, and impose restrictions.
Even when Malaysia requested specific parts to activate certain capabilities of the aircraft, the company rejected that as well.
Ultimately, Malaysia realized that it had bought aircraft that could not be used in actual combat without US approval.
This issue is not limited to Malaysia alone; many Arab and Muslim countries face the same reality.
**The lesson is clear:**
Until a nation develops its own defense technology, it will remain dependent on others."
(Source: TV interview on Al Jazeera with Mahathir Mohamad)
#Turkiye#FalseFlag Alert: 6 hours ago I reported this FalseFlag, in details, via 2-hr video (See Pinned).
Anadolu Press
Sirens heard at Türkiye’s Incirlik Air Base
https://t.co/Ogd7pc536L
UZAY'dan düşüp TÜRK Hava Sahasına giren Füze Parçasıdır. Gaziantep'e düşen balistik füze değil vurulduktan sonraki parçalarıdır.
Balistik Füze parçası UZAY'dan TÜRK Hava Sahasına girmeden elbette Gaziantep'e düşmez.
Füze vurulmadan hedefine devam etse idi TÜRK Hava Sahasında değil UZAY'da (>100km irtifa, Karman hattı üzeri) uçacaktı ve Türkiye'nin dışında Kıbrıs Rum veya Girite düşecekti.
Bloomberg’e göre ABD, batı Asya’daki operasyonlarda ve İran’a yönelik saldırılarda kullanılmak üzere savaş uçaklarını Karadeniz’de Romanya’daki hava üslerinde konuşlandıracak.
Bu gelişme son derece kritik ve tehlikeli bir eşiğe işaret ediyor.
Türkiye, Karadeniz’de Montrö rejimi sayesinde Ukrayna Rusya Savaşının başından bu yana tarafsız ve dengeli bir politika uygulamakta. Aynı şekilde Ankara, İran’ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyduğunu da en üst seviyede açıkladı.
Karadeniz’in İran’a yönelik Amerikan hava harekâtının ileri üssüne dönüştürülmesi bu ilkelere açıkça aykırıdır.
Türkiye asla ve asla böyle bir operasyonun parçası olmamalıdır. Bu çerçevede Türk hava sahası İran’a yönelik saldırılar için kullanılmamalıdır.
Aksi takdirde Karadeniz, istemeden de olsa çok daha büyük bir savaşın cephe hattına dönüşebilir.
Dear Americans,
Here is the American tomahawk missile, made in Tucson, Arizona and paid for by me and you, right before it obliterated the bodies of nearly 200 children at an elementary school in Iran.
The best experts in the world have confirmed it.
They also confirmed that neither Israel or Iran have Tomahawk missiles.
They also confirmed the exact coordinates of the missile and the school.
They also confirmed the EXACT SAME blast radius from missiles the United States admits they dropped the same morning in the same town.
Now what?