Bu tasarı, bir "hak teslimi" değil, devletin konjonktürel bir manevrasıdır. Kürt siyasi aklı, taleplerini "toplumsal bütünleşme" ambalajındaki bu erime yasalarının çok ötesinde tutmalı; evrensel, anayasal ve dentleneblir br siyasi statü içn masada direnmlidir, bunu savunamazsnız!
Hukuksuzluğn merkzine dönüşen ve cihatçı çetelrin hamisi olan bir rejimin Kürtler için çıkracağı yasanın hiç bir hükmü yoktur. Ortadoğu yeniden dizayn edilirken Kürtlerin yüzyıllık jeopolitik potansiyelini bu oyalama taktklerine kurban eden siyasetszliği tarih asla affetmeyecek!
kısaca, şahsi fikrim, eğip bükmeden:
1. silahların susması memleket evladının, türk ve kürt gençlerinin ölmemesi demek, buna ancak şükredilir.
2. cezaevindekilerin çıkacak sürgündekilerin dönebilecek, dağdakilerin sevdiklerine kavuşabilecek olması adaletin de, barışın da gereğidir.
3. bir pat durumu var ve iki taraf için de iyi ve kötü sonuçlar çıkarmak mümkün.
- kürt hareketi açısından, mücadele ve fedakârlık bir realiteyi, tarihin en büyük adaletsizliklerinden birini bin bir bedelle kabul ettirdi.
-- ama her şey iktidarın (bir kişinin) siyasi hesaplarına tabi, onun iki dudağı arasında, yan çizmesi de her zaman mümkün.
--- görünürde kürt halkının hakları ve statüsü ile ilgili somut bir kazanım yok ve bu da yıllardır arzulanan "onurlu barış"tan epey uzağa düşmek demek.
- iktidar açısından, idari ve kültürel haklar açısından hiçbir somut adım atmadan, tek bir yasal -örtük af- düzenlemesiyle kırk yıllık harekete silah bıraktırmak gibi muazzam bir kazanç var. ayrıca kürt siyasetini kendi yanına hizalayacak yemleri de cebinde tutabiliyor.
-- ama bunu kendi geniş tabanına açıklayamadığı, teslimiyet resmi vermekten korktuğu için her şeyi adeta utanarak, sorumluluk kendisine ait değilmiş, adeta göklerden gelen bir karar varmış da el mecbur ona tabiymiş gibi yapıyor.
4. bütün bunlar, ülkede suyunun suyu kalmış demokrasinin her gün daha da boğazlandığı bir ortamda yaşanıyor. muhalefet de, toplum da her gün daha da sıkı bir cendere içinde helak ediliyor. bu manzarada, gerçek bir barış ve demokrasi çıkacağına dair umutlu olmak imkansız. daha fenası, her zaman barış ve demokrasi getireceğini varsaydığımız kürt sorununun çözümünün daha fazla, daha daha fazla otoriterlik anlamına gelebileceği daha karanlık bir tablo pekâlâ mümkün.
5. devletin, bir sorunu çözüyormuş gibi yaparken verdiği sözleri tutmadığı örneklerden ciltlerce kitap yazılır.
6. bu şartlarda gerçekleştirilmesi kaf dağını aşmak kadar zor olacak barış gerçekten sağlanamazsa daha da derin karanlıklara düşmemiz ihtimali- korkusu her daim baki.
7. muhalifler olarak, her şeye rağmen çözümsüzlüğü değil çözümü savunmalı, kırık dökük demokrasi cephesini zayıflatacak tutum ve alışkanlıklardan sakınıp, her adımda onu nasıl güçlendirebileceğimizin yollarını aramalıyız.
Turkey's PKK Framework Law Sets a First Stage in a Wider Regional Project: What Happens to PJAK?
The proposed PKK legal framework is not limited to armed activity inside Turkey. It refers to the PKK/KCK and every formation connected or subordinate to it, and the justification casts the process as one meant to build peace across the wider region. That gives the framework a reach into Iraq, Syria and Iran, where the PKK's main military infrastructure has long sat and where Ankara treats several Kurdish armed structures as part of the wider PKK system.
The SDF file has largely been handled through integration into the Syrian state. PJAK is harder. It remains armed and is growing quickly, faces Iran, and lies outside the border arrangements tied to Turkey. The likely Turkish approach is compartmentalisation: keeping it away from the frontier and preventing it from absorbing former Turkey-facing units or sharing a unified command. The file is worth watching closely, because there is no sign PJAK is dissolving and it is expanding across the Iranian border, even though it is clearly one of the KCK extensions Ankara wants gone. One other reading is that as the movement's political centre is drawn in through Ocalan and DEM, Turkey gains indirect influence over the networks around PJAK without controlling the organisation itself.
That is the operative principle across the file. Ankara cannot order the SDF or PJAK to act, but it increasingly shapes the geography they sit in, the host relationships they depend on and the networks they run through. It can mediate their dealings with neighbouring states and hold their continued existence as leverage in regional bargaining, or hopes to.
For the movement, that survival is the point. Complete dissolution of every armed and regional network would leave it dependent on Turkish promises before knowing whether later reforms arrive. The SDF, PJAK, the European structures and Ocalan's continuing authority function as strategic insurance, and they keep the movement relevant to Turkey's policies in Syria, Iraq and Iran. The resulting bargain is asymmetric: the movement gives up an independent armed strategy against Turkey and receives legal existence, an institutional share inside the Turkish system, and continued regional relevance. Its power moves into parliament, municipalities and political bargaining inside Turkey, into organised participation in the state in Syria, and persists more autonomously through PJAK in Iran.
The endpoint is a Turkey-centred management of regional Kurdish politics. Syrian Kurds operate inside a state increasingly aligned with Ankara, Iraqi Kurdish parties are already embedded in Turkish economic and security networks, Turkey's own Kurdish movement becomes an institutional actor through DEM or whatever party succeeds it, and Iranian Kurdish organisations stay outside while the networks around them grow more accessible to Ankara. The framework law is the first concrete layer of that project.
More on the regional dimension: https://t.co/9at3p613xN
More on the framework law itself: https://t.co/RA0jQnsxpI
The Turkish parliamentary commission itself frames the peace process as a regional doctrine, not just a domestic security measure. More here: https://t.co/eVFnvFz96H
@drgewran Bu programı izleme şansınız oldu mu acaba, burada Öcalan neden muhatap alınıyor ve muhataplık ne ile sınırlı açıkça belirtiliyor Bahçeli tarafından, neden bu yol haritası hazırlandı açıktır, çok önemli bir yayın, özellikle dakika 5:25 ila 5:45 arası...
https://t.co/8I4tI175Ll
@RudawTurkce 25 yıldır bu Kürtlerin lehine olan şeyi neden yapmıyorsunuz, neden bu bölgeleri topraklarınıza anayasal yoldan katmıyorsunuz, delirdiniz mi?
@rzengin197561 Kekê Remzî, bizim ortadoğu da insan gibi yaşayabilmemiz için denize kıyımızın olması şart, Afrin de 100 binlerce Kürt yaşıyordu ve Hatay bayrağa dahildi, diğerlerini katlayacak büyük ordu vardı, Afrinden Derike federal bir Suriye şarttı ve olma ihtimali yüksekti, şimdi olanaksız.
PKK, Suriye’de Urfa’nın üçte biri kadar bir bölgede egemenliğini alelade bir muarızın karşısında bile koruyamadı. Türkiye’de egemenlik talebinden tercihen vazgeçildiğini imâ eden akla zarar bu argümanlar Kürtleri bölerek birbirine düşürmekten başka hiçbir işe ne yarıyor ne de geçmişte yaradı. Öcalan ve PKK ulus devlete karşılar zira Kürtlerin Türkiye’de ulus devleti bırakın, egemenlik paylaşımını andıracak yerel bir özerkliği dahi birkaç gün savunamayacağının farkındalar.
Kürt siyasetini içeriden tanımaya başlayan herkes bu materyal olanaksızlığı er ya da geç fark edip alternatif çözüm önerileri aramaya başlar. Hangi pakete konulursa konulsun, hangi kurdele ile bağlanırsa bağlansın, Öcalan ve ekibini bu sonuca ikna eden yegane sebep de aynı olanaksızlıktır.
Bu olanaksızlık bir eksiklik ya da utanç sebebi değildir. Ama bunu bir tercih gibi anlatarak felsefe ile süslemek Kürtlerin Rojava ya da çözüm süreci gibi hayati meseleleri kapsayan pratik gerçekliklerde uzlaşamamalarına yol açar. Yaşanan ve ders çıkarılmayan tam olarak budur.
@HurAyse Selamlar Ayşe hanım, bu programı izleme şansınız oldu mu acaba, burada Öcalan neden muhatap alınıyor ve muhataplık ne ile sınırlı açıkça belirtiliyor Bahçeli tarafından, çok önemli bir yayın, özellikle dakika 5:25 ila 5:45 arası...
https://t.co/8nviwOjE26
@HuseyinTopgide3 Kürt milletinin ortak hafızası yaşadığı sürece hiçbir ferman mutlak bir son değildir; son kişi aidiyetini unutana dek, her mağlubiyet sadece irademizin sınanmasıdır.
@rzengin197554 Yani bu yangın da Kürtler itfaiyeci veya kundakçı olmamalıdır, yanan binanın tapusunu üzerine geçiren soğukkanlı bir mimar olmalıdır. Duygusallığa yer yoktur, zayıf düşen her otorite, Kürt egemenliğinin harcı yapılmalıdır diyorsunu! :)