Defalarca uyardılar. İzin alırken Dimi Sohbet demeyin, siyasi toplantı deyin izin alın dediler. Onlarda inatla yapmadı
Bakanlıkta Salonları vermedi
İşte ondan sonra DEVLETE SAVAŞ açtılar. Süreci çok yakından bilirim. Defalarca Uyardım arayıp. Çünkü o zaman aktif siyasette idim
Ben hamdolsun çok şeye sahibim. İnsanlar okuyorlar, dinliyorlar, seviyorlar, hürmet ediyorlar. Mıymıntı bir tevazu için söylemiyorum, layık da değilim Allah’ın lütfu.
Sonuna kadar götürülmesi gerektiğini bildiğim her kavgada da sahip olduğum her şeyi ortaya koyarım. Daha önce de her seferinde koydum.
Sahip olduğum dünyalığın gönlümde olup olmadığını böyle tartıyorum. Dönüp de gönlümde titreme bulunca kendime “münkir münafık” diyorum.
Benim elim nasırlı, azmettiğimde sebatım sıkıdır. Pamuk ellerinizle, titrek gönüllerinizle fedakarlığını edemeyeceğiniz kavgalara girmeyeceksiniz.
Siz benimle kavga edemezsiniz. Dünyanız çok tatlı. Övülmeyi, saygın addedilmeyi vs fazla önemsiyorsunuz.
2 itişmeden sonra camiada sevilen isimlerin adını geçiriyorsunuz ki biraz sempati alasınız. Ben bunlarla uğraşmam.
Öyle “sen de geliyor musun ?” diye sağa sola da bakmam. Haklı olduğuma eminsem bam güm dalarım kendi başıma.
Kibarca araya girene bile “böyle bir zulmü nasıl için alıyor” derim. “Yau kavga zamanı gönlünü hoş edeyim yalnız kalırım” demem.
Kalbini açıktan kırmasam dahi, zulme kızmayana dahi kalbim soğur.
Haklı iken her şeyi kaybetsem, zaten kaybettiğim bir şey değildir. Zulmü savunan beni sevse ne sevmese ne ?
Siz zulmettiniz. Talak 4’den onca kişiyi gavur ettiler, dert etmediniz de dünyalığınız için bana yürümeye çalıştınız. İstediğiniz olmadıkça da haddi aştınız.
Her seferinde de uyardım. Müslüman gibi davranın dedim.
Aynı kafada devam edenleri artık müslümanlara tasallutu engellenmesi vacip olan zulüm ehli olarak görüyorum.
Bu ellerin nasırları kaç kavgada oluşmuş, nasırlı el ne kadar ağır olurmuş her gelen öğrenecek.
Allah beni zulmetmekten alıkoysun, zalime karşı da elimi ve kalbimi kavi kılsın. Amin.
Türkiye, İsrail F-35’lerini nasıl yakalıyor?
Dünya üzerinde F-35’leri yakalayabilen radarları üretebilen sadece 7 ülke var.
ABD, Çin, Rusya, İsrail, Almanya, Fransa ve Türkiye.
ASELSAN’ın ürettiği ERALP ve ALP serisi radarlar F-35’leri yüzlerce kilometre öteden tespit edebiliyor.
ASELSAN üretimi radarlarımız sadece F-35’i tespit etmekle kalmıyor aynı zamanda yapay zekâ modelleri kullanarak uçağın 2 saniye, 5 saniye sonra gökyüzünde tam olarak hangi koordinatta olacağını hesap edebiliyor.
Bundan sonra iş Siper-1 füzelerine geçiyor. Füze fırlatıldıktan sonra içindeki radar hemen açılmıyor.
Yerdeki Komuta Kontrol füzeyi F-35’e doğru yönlendiriyor. Bu sayede hedef kendisine doğru gelen füzeyi fark edemiyor. Bu uçuş terminal aşamaya kadar devam ediyor. Ne zaman ki Siper hedefe 15-20 kilometre mesafeye ulaşıyor, o zaman kendi yüksek frekanslı radarını açıyor ve F-35’e kitleniyor.
Bir de Haziran’da son test atışı başarıyla geçen Siper 2’ler var.
Seri üretim aşamasındaki Siper 2’ler terminal safhada ateşlediği 2. motoru, 5 Mach’e ulaşan hızı, elektronik karıştırıcılara karşı devreye sokabildiği ısı ve kızılötesi yetenekleriyle kaçınılması imkânsız bir füze. Görev irtifası F-35’lerin maksimum irtifasından daha da yüksek.
Tek savunma aracımız bu değil elbette.
Kızılelma ve F-16 Özgür Projesi’yle Murad AESA radarı ile donatılmış platformlarımız hava-hava mücadelelerinde de Türkiye’ye büyük üstünlük sağlıyor.
Murad AESA radarı Galyum Nitrat (GaN) yarı iletken teknolojisiyle üretildiği için F-35’lerde bulunan Galyum Arsenit tabanlı radarlardan çok daha etkin. ABD şu anda çok daha yüksek güç yoğunluğuna ve termal verimliliğe sahip olan ve bizim kullandığımız Galyum Nitrat teknolojisine geçiş yapmaya başladı.
-Özay Şendir/Milliyet
Mecbur muyuz?Eski Bakanların,makam araçlarının masraflarını milletçe bir ömür boyunca ödemeye? Milletvekilliğinden emekli olmak ne demek? Vekil olmadan önce ne iş yaptıysalar yine aynı işlerini yapsınlar.
Mecbur değiliz eski vekilleri bir ömür boyu sırtımızda taşımaya..
Okuyan, dikkatle izleyen, eleştiren ve akabinde kime oy vereceğine karar veren bir vatandaş olarak ben bu muhalefeti Türkiye’yi yönetmeye layık görmüyorum. Muhalefet olmaya layık olacak ahlak, erdem ve öngörüden de yoksunlar.
Allahtan başka galip yoktur ve herşey onun lütfu ile olur
Savunma sanayinde tedarik krızi olan tungsten volfram içinde çözüm buluk saflaştırmayı da başardık
Analiz sonuçları ekte
Kürşat arge ekibi
“AK Parti belediyelerine hiçbir işlem yapılmıyor” yalanı artık iflas etti.
İçişleri Bakanlığı’nın resmi rakamları açık:
31 Mart 2024’ten bu yana belediyeler hakkında verilen **1.535** soruşturma izninin:
- **677’si** AK Parti belediyelerine
- **371’i** CHP belediyelerine
- **128’i** MHP belediyelerine
- **18’i** DEM belediyelerine ait.
Yani en fazla soruşturma izni **AK Parti belediyelerine** verilmiş.
Bazıları sadece CHP’li büyükşehirlerdeki yüksek sesli operasyonları gösterip “bakın sadece muhalefete yapılıyor” diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Oysa rakamlar ortada. AK Parti belediyeleri hakkında verilen izin sayısı, CHP’nin neredeyse **iki katı**.
Ha bu arada CHP kitlesi her ne kadar, " Adalete, hukuka güvenmiyoruz" desede. Bu konuda Ak partililerden daha çok mahkemenin yolunu bilirler. Şikayet kültürü çok diridir. Bunu basit ve sıradan bir sosyal medya kullanıcısı olarak iyi bilirim.
Bu arada bunlar soruşturma izni , yargılama sonuçları değil. Muhtemelen bunların çoğu cezalandırma ve yaptırım gerektirmeyen soruşturmalardır .
İddia çöktü.
Yolsuzluk kimde olursa olsun soruşturulur. Ama “bize işlem yapılmıyor” yalanıyla kamuoyunu yanıltmak da ayrı bir ahlaksızlıktır.
Rakamlar konuşuyor. Gerisi laf.
İftira dediler,
“yargı operasyonu” dediler,
“gizli tanık” dediler…
İtirafçılar bir bir ortaya çıkıp olan biteni anlatmaya başlayınca bütün savunmaları tek cümleye düştü:
“Allah seni ıslah etsin.”
Hatay-Kırıkhan…
Çocuğa başıboş köpekler saldırmış…
Çocuğun bileğinin hali içler acısı…
Omo onlordo coon diyen ruh hastaları bu çocuklar çin robotu değil 🤬🤬
Duruşmada, meşe gürgen kayın falan konuşmuş.
Mahkemeye dekontla gelmişler.
Duydun mu Özgür Özel?
***
2020-2024 yılları arasında toplam 85 milyon ödedim.
“'Ekrem İmamoğlu'nun talimatı' denilerek hak edişlerimizin ödenmeyeceği söylenmiştir ve en önemlisi eylem 142'de bu talepler Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı tarafından Florya'daki başkanlık konutunda yapılan toplantıda açıklanmıştır. Bu somut tekrarlar nedeniyle varılabilecek sonuç nettir. Ekrem İmamoğlu belediye başkanlık makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır." gittim parayı ödedim.
Aha da dekontu buradadır!..
Üzeri örtülen gerçekler, yarın bütün çıplaklığıyla ortaya çıkar. Hiçbir kirli ilişki, hiçbir ittifak, hiçbir hesap sonsuza kadar gizli kalmaz.
Bugün Türkiye’nin yürüttüğü süreci sabote etmeye çalışan çevrelere bakıldığında, geçmişte olduğu gibi hafızaları silmeye çalışıyorlar.