NATO, onursuzluk ve ölümdür!
Yaşasın yaşam, bağımsızlık ve sosyalizm!
Savaşa, yıkıma ve emperyalist planlara karşı; Türkiye’nin de dünya halklarının da sahipsiz ve çaresiz olmadığını göstermek için buluşuyoruz.
27 Haziran Cumartesi 19.30’da Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nda bir araya geliyoruz.
İdeolojisini size "insan doğası bu" diye itelemeye çalışan liberalle, yoksul köylülere "tanrı böyle istiyor" diyen ortaçağ rahibi arasında, yöntem ve egemen sınıfa verdiği hizmet açısından hiçbir, altını çiziyorum, hiçbir fark yok.
İstanbul’da kavgayı, mücadeleyi ve dayanışmayı büyütüyoruz! Mahallelerde işçilerin, kadınların, emeklilerin ve çocukların ikinci evleri olan semt evlerimize bir yenisini daha ekledik.
Bağcılar Semt Evimiz, TKP PM üyesi Orhan Gökdemir'in katılımıyla bugün açıldı.
Semt evimize ulaşmak ve haberdar olmak için⬇️
📍Adres: Çınar Mahallesi 773. Sokak, Murat Apartmanı No:39, Bağcılar
☎️Telefon: 0541 590 83 99
Sosyalizmin bayrağını mahalle mahalle, ilçe ilçe yükseltmeye devam ediyoruz.
Gaziosmanpaşa ilçe binamız, TKP İstanbul İl Başkanı Ahmet Dincel'in katılımıyla bugün açıldı.
Semt evimize ulaşmak ve haberdar olmak için⬇️
📍Adres: Merkez Mahallesi, Salih Paşa Caddesi, No:54 Kat:3 Gaziosmanpaşa/İstanbul
☎️Telefon: 0551 221 5332
Danıştay kararına rağmen Akbelen’de çalışma başlatıldı
İş makinelerinin çalışmalarını görüntüleyen İkizköy Muhtarı Nejla Işık “Yok mu bir yetkili bunlara dur diyecek?” diye sordu.
https://t.co/d6FcrydVMm
TKP’den 4 noktada açılış, Soma’da yürüyüş: Kemal Okuyan Antalya’da konuşacak
◾️TKP hafta sonu Manisa’da Ulupark Semtevi’nin, Sakarya’da İl Örgütü Binası’nın, İstanbul’da Gaziosmanpaşa İlçe Binası’nın ve Beyoğlu Tarlabaşı’nda Tarlabaşı Sahne’nin açılışını gerçekleştirecek. Manisa’nın Soma ilçesinde bir yürüyüş çağrısında bulunan TKP, Antalya’da ise ‘Butlan Krizi ve Sonrası’ başlıklı bir etkinlik gerçekleştirecek.
https://t.co/L8fIWXP9SV
14 Haziran saat 17.00’de Cengiz Topel Meydanı’ndan, Madenci Anıtı’na yürüyoruz. Tüm halkımız davetlidir.🚩
Bugün, “Ülkemiz de halkımız da satılık değil, madenler devletleştirilsin” başlıklı bildirimizle alanlardaydık.🚩
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin mirasıyla mücadeleyi büyütüyoruz!
📍Bu haftasonu birçok farklı ilde etkinliklerde buluşalım.
Katılmak için Semt Evleri'ni ziyaret edebilir, bize mesaj atabilirsiniz.
CHP’nin Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu, dün Meclis’te yaşanan gerilimden sonra Genel Merkeze aldığı Grup Toplantısı’nda “Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz” diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu.
Aynı gün birçok mecrada, Türkiye’nin hızla Rusya ile karşı karşıya gelmekte olduğu ileri sürüldü ve hatta Putin’in karşı hamleler yapacağı iddia edildi. Bütün bunlar elbette birbiri ile ilişkili. 1.Rusya ile ilişkilerde “dengeli”, hatta ABD’yi zaman zaman öfkelendiren “sivri” politikalar bugün değil, 2023 yılından itibaren terk edilmeye başlanıp Suriye’de iktidarın değişmesine neden olan gelişmelerle birlikte yeni bir evreye taşındı.
2.Erdoğan, Rusya ile “dengeli ve pazarlıkçı” ilişkileri sürdürmesi durumunda batının İmamoğlu ya da bir başka muhalefet liderinin arkasında durarak kendisini yalnızlaştıracağından emin oldu. Ayrıca ekonomi, ABD ve AB ile ilişkilerdeki gerilimleri daha fazla taşıyacak durumda değildi. Ekonominin İngiltere’de pek sevilen bir ekibe teslim edilmesi bu döneme denk geldi.
3.İktidar Yeni-Osmanlıcı bir strateji açısından da NATO ile Rusya arasında göreli “denge” politikasının faydalarının tükendiğini gördü. Devlet içinde pazarlıkçı politikaların alan açacağını ve Yeni-Osmanlıcılık için daha uygun olduğunu savunanlar geriye düştü. Türkiye kapitalizminin Atlantik hattıyla, özellikle Avrupa ile köklü bağları bu değişimin motor gücü oldu.
4.Ukrayna Savaşı bağlamında AKP’nin temkinli politikası bir süre daha devam etti. Temkinli politika, tarafsız politika değildi. Rusya’ya dönük yaptırımların bir bölümünü uygulamayan Türkiye, başından beri Ukrayna’nın silahlanmasının önemli katkıcılarından biriydi. Ancak Suriye’deki iktidar değişikliğinin ve Trump’ın savaşı bitirmek için yaptığı girişimlerin karşılaştığı güçlü NATO içi direnişin ardından Ankara’da Rusya’nın savaşı kazanamayacağı kanaati egemen olmaya başladı.
5.Putin’in “bu bir savaş değil, cerrahi operasyon” söylemine rağmen Ukrayna Savaşı Rusya açısından ne planlandığı ne istendiği gibi gelişti. Hasta öldü, cerrah bitkin! Rus ekonomisi açısından artılar var ama ciddi olumsuzluklar da söz konusu. Rusya’nın kontrolü bırakmak istemediği eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tümüne baktığımızda dört yıl öncesine göre hem ekonomik hem siyasal açıdan Moskova’yı kaygılandıracak bir tablo var.
6.AKP’nin NATO içinde el yükseltmek için bir süreliğine girdiği “denge” oyununu biraz daha devam ettirmek için eli daha kuvvetli bir Rusya’ya ihtiyacı vardı. Bunu görmediler ve hızla terk ettiler “denge”ciliği. NATO’da yeni roller üstlendiler, Karadeniz’de Romanya’nın NATO’culuk tekelini ele geçirmesinden korkarak yeni hamleler yapmaya başladılar. Enerjide yavaş yavaş Rusya’ya “bağımlılık”tan uzaklaşıyor ve yüksek maliyetlerle ABD gibi uzak tedarikçilere yöneliyorlar. Çin’le ilişkilerde sıkıntılar artıyor.
7.Bir yandan da Avrupalı emperyalistlerin ihtiyaç duyduğu ve uygarlık için kentler kuran mimarlara hakaret edercesine “güvenlik mimarisi” olarak adlandırılan militarist stratejiye asker temini için hazırlıklar yapılıyor. Son yıllarda sıçrama kaydeden silah sanayini NATO şemsiyesinde Avrupa’ya entegre etme amacı da buraya eklenmeli.
8.Yeni-Osmanlıcılık yeniden Atlantikçi temellerine yerleşmiş durumda. ABD ve İngiltere himayesinde, Rusya’nın ve İran’ın kuşatılması ile örtüştürülen ve mümkün olduğunca NATO ile gerilimsiz bir yayılmacılık.
9.Bu yönelim gerilim üretir. Bir kere Türkiye’nin rakibi başka Amerikancılar var, var. Belki Fransa-Yunanistan ikilisinin önemli bir engel olması zor ama bölgede Türkiye’ye alan açılmasını istemeyecek İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan’ı da unutmamak gerek. Rekabet, gerilim ve çatışmalar sürecek.
10.Putin’in intikamından söz ediliyor. Olabilir ama Türkiye’nin elinde Boğazlar gibi çok önemli bir koz olduğu unutulmamalı. Rusya giderek Karadeniz’in doğusuna itiliyor ve Montrö Sözleşmesi’ni farklı yorumlamaya ya da askıya almaya kalkan bir AKP iktidarının kuzey komşumuza çok ciddi bir darbe vurmuş olacağı ortada.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 5 Temmuz’daki NATO karşıtı mitingi işaret etti👇
💬“Yeni-Osmanlıcılıkla Amerikancılığın nikah tazeleme töreni olacak bu Zirve. Filistin’de, İran’da, dünyanın her yerinde suç işleyen bir makinenin temsilcileri gelecekler ve Milli Mücadele’nin Başkenti’nde on binlerce polis, katılımcı ülkelerin kendi güvenlik kadro ve ekipmanları ile birlikte halkımızın “NATO defol, kahrolsun emperyalizm” diye haykıracakları protestoları engellemek için görev üstlenecek. İktidar Türkiye’yi büyük bir utanca mahkum etmek istiyor, bizse bu utancı söküp atmak! Yurttaşlarımız karar vermeli hangi tarafta duracaklarına. “Denge” olmaz. Ya öyle ya böyle…”
https://t.co/awSeOiKZEK
“İktidar Türkiye’yi büyük bir utanca mahkum etmek istiyor, bizse bu utancı söküp atmak! “Denge” olmaz. Ya öyle ya böyle…”
Kemal Okuyan
(5 Temmuz Pazar saat 16.00’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda NATO’ya karşı büyük miting çağrısı yapıldı)
ABD, milyarlarca dolarlık ceza ve uluslararası finans sisteminden dışlama tehdidiyle Halkbank dosyasını 9 yıl boyunca bir sopa olarak kullandı. Şimdi ise o sopayı indiriyor, hem de Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’nden sadece haftalar önce…
Bunlar, bu memleketi eli kolu bağlı emperyalizme teslim etmeye niyetli.
7-8 Temmuz’daki Zirve’de ne mi olur?
Mesela…
Türkiye’yi Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden fiilen koparıp Karadeniz’i bir NATO gölü haline getirebilirler.
ABD ve İsrail’in Ortadoğu projeksiyonuna odun taşıyıp alçakça taşeronluğa soyunmaları hiç de sürpriz olmayacaktır.
Zaten açlık sınırının altında yaşamaya mahkum ettikleri milyonlarca insanımıza daha fazla silahlanmanın, savaş ve işgal planlarının maliyetini misliyle fatura etmekten asla çekinmeyeceklerdir.
Ülkenin bütün kaynaklarını uluslararası sermayenin denetimine ve yağmasına açarken halkın geleceğini düş��nen olmayacaktır.
Yani anlayacağınız,
Türkiye burjuvazisi, bu ülkede kendi diktatörlüğünün sürmesi için memleketin bağımsızlığını satmıştır, satmaktadır ve fırsat bulduğu müddetçe de satacaktır!
Ayağa kalkmadığı sürece de bu karanlık pazarlığın bedelini işçi sınıfı ödemeye devam edecektir. Daha fazla sömürü, yoksulluk ve savaş riskiyle burun buruna…
Bu teslimiyeti ve onursuzluğu kabul etmeyeceğiz!
Emperyalist kuşatmaya ve işbirlikçilerine güçlü bir yanıt vermek için NATO’ya karşı 5 Temmuz’da Ankara Tandoğan Meydanı’ndaki büyük mitingde buluşalım.
✍️Ali Rıza Aydın (@AliRzaAydn1953) yazdı
NATO düşmanımız, Küba dostumuzdur!
❝Uluslararası sözleşmeyle hukuk kılıfına sokulan NATO, hukuksuzluğun akla gelen/gelmeyen tüm yollarını kullanan bir terör örgütüyken KÜBA’nın terörü destekleyen ülkeler listesine alınmasının hiçbir meşruluğu yok. Emperyalizme ve NATO’ya karşı halk seferberliği kaçınılmazdır, Türkiye’nin NATO üyeliğinden ayrılması olmazsa olmazdır.❞
https://t.co/xeEfQ9L78B
Dünya Kupası öncesinde İran futbol takımına, İranlı seyircilere, Senegal, Özbekistan ve Irak kafilelerine, Somalili hakeme, Iraklı gazetecilere dönük ABD küstahlığından sonra bu organizasyonu boykot edecek bir onur bırakmamış emperyalizm dünyada.
İlk kez 24-25 Mayıs 2025'te toplanan Cumhuriyetçiler Kurultayı'nın ikincisi, 7 Haziran 2026'da Ankara'da, ülke genelinden gelen 257 delege ve yüzü aşkın konukla gerçekleştirilmiş,
Kılıçdaroğlu iktidarın ve patronların ‘Yeni Osmanlı’sına göz kırptı:
💬❝Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden ama yeniden kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, say��lı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız.❞
https://t.co/y2RkdZhtJs