KİTAPLARIMIZIN DİJİTAL KOPYALARI 📚
Gerçek tanıklıklardan esinlenen “Stories of Conscience / Vicdan Hikâyeleri”, görülmeyen ve işitilmeyenlerin sesini edebiyatla buluşturuyor.
💛 500 TL hediyeli bağışla, Vicdan Vakfı’nın çalışmalarına destek olabilir; kitabın Türkçe (Vicdan Hikâyeleri) veya İngilizce (Stories of Conscience) PDF kopyasını e-posta ile alabilirsin.
💳 500 TL (≈12 USD / 10 EUR)
👉 https://t.co/fD64mRs5ZQ
Onay sonrası indirme linki e-postana gönderilir.
Görülmeyenleri birlikte görünür kılalım. 💛
Paylaşarak destek olur musun? 🌱
Konserden sonra yolda bir benzinlikte durup kahve aldım.
Fincanın yarısı kadar kahveye 150₺ ödedim.
Yarım fincan kahve için 3 litre benzin parası almak ne kadar adil @Shell
Halka bunu yapmayın!
Vaktiniz kıymetli biliyorum. İki dakika yirmi saniyenizi istirham ediyorum.
Güzel ülkemin içinde bulunduğu durum tam da böyle:
Mevlânâ, Mesnevî’de bize aynı dili konuşmanın ne demek olduğunu çarpıcı bir hikâyeyle anlatır.
Bir gün bir Türk, bir Rum, bir Acem ve bir Arap yolculukta bir araya gelir. Ceplerinde yalnızca bir altın vardır. Karınları açtır. Altını neye harcayacaklarını tartışmaya başlarlar.
Türk "üzüm" der. Arap "ineb" ister. Acem "engûr" diye diretir. Rum ise "istafil" der. Her biri diğerinin söylediğine karşı çıkar. Sesler yükselir, tartışma büyür. Oysa bilmezler ki hepsi aynı şeyi istemektedir: üzüm.
Sonra oradan geçen ve hepsinin dilini bilen bilge biri araya girer. "Kavga etmeyin," der, "hepiniz aynı meyveyi istiyorsunuz." Altını alır, üzüm getirir.
Dört farklı dil, tek bir gerçekte buluşur.
Bu hikâye bize şunu anlatır: İnsanlar çoğu zaman kelime ve kavramlara takılır, mânâda birleşebileceklerini fark edemezler. Aynı dili konuşmak, aynı kelimeleri kullanmak değildir; hakîkati görebilmektir.
Bugün de tartışmalarımızın çoğu kelimeler üzerinden gerçekleşiyor. Oysa niyetlerimize, özümüze, ortak insanî ihtiyaçlarımıza bakabilsek, belki de kavgaların çoğu bitecek.
Mevlânâ’nın çağrısı açıktır: Lâfızda değil, mânâda buluşalım. Çünkü kalpler aynı şeyi istiyorsa, dilin farklı olması bir engel değildir.
Netice:
Esas olan aynı dili değil aynı gönlü paylaşmaktır.
#mesnevi
Nas var diyerek ekonomi biliminin aksine reel faizi düşüren Saray Rejimi 2026 yılında 2.7 trilyon lira faiz ödeyecek. Bu sadece bir yıl için.
Bu, hükümetin faiz lobisine çalıştığını gösterir. Neden?
- Çünkü israftan vazgeçemiyorlar.
- Birden fazla kurumdan maaş almaktan vazgeçemiyorlar.
- Yandaş şirketlere fahiş fiyatla ihale vermekten vazgeçemiyorlar.
- Yandaş şirketlerin vergi borçlarını affetmekten vazgeçemiyorlar.
2.7 trilyon lira ile neler yapılabilir?
a. TOKİ 1 milyon 350 bin adet sosyal konut yapabilir. Bu rakamlarla 5 yılda deprem korkusundan kurtulabilirdik. Ev kiraları canımızı yakmazdı. Sadece konut imalatıyla yüzbinlerce geçici istihdam sağlanabilirdi.
b. açlığa mahkum edilen emekliye 20 bin lira yerine 35 bin lira maaş verebilirdik.
c. üniversitede 9 bin lira bursla okumaya çalışan 6.7 milyon öğrencilerimize 34 bin lira burs verebilirdik.
d. İstanbul-İzmir otoyolu gibi yeni 6 adet otoyol yapabilirdik.
e. Ankara-İstanbul hızlı tren hattı gibi 6 yeni hızlı tren hattı yapabilirdik.
f. Osmangazi köprüsü gibi 6 yeni köprü yapılabilirdi. @Liberalparti_TR@memetsimsek@tcbestepe
Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadetine dair meclis araştırma önergeleri AKP ve MHP oylarıyla reddedilirken, oylamaya katılmayarak sessizliğe bürünen, Merhum Yazıcıoğlu’nun kanının hesabını soramayan bir iradenin, bugün terörle mücadele üzerinden "milli hassasiyet" dersi vermeye çalışması hiç mi hiç samimi gelmiyor. Siyaset, koltuk uğruna unutulan davaların değil, ilkeli duruşların sahnesi olmalıdır.
Merhum Mehmet Âkif'in "Çanakkale Şehitlerine" şiirini yaklaşık 15 yıl önce bir zamanlar 657 ile Spiker olarak görev yaptığım TRT'de okumuştum. Dönemin Genel Müdürü ve yardımcıları ayakta alkışlamış iltifatta bulunmuşlardı.
Türk Diline verdiğim katkı sebebiyle (akademik) birçok ödüle lâyık görmüşlerdi.
Kitaplarım hâlâ MEB kaynakçada ayrıca Konservatuvar ve İletişim Fakültelerinde de ders kitabı.
Bu videoyu paylaşmam şu açıdan önem arz ediyor; Ses, telâffuz, vurgu, tonlama ve duygu.
Günümüz TRT'sinde bu şiiri kuralına uygun okuyabilecek biri varsa bütün haklarımdan ferâgat edeceğimi ilân ediyorum!
Esasında beni ve benim gibileri iftira ile "KHK sosyal ölüm" ihraç etmeleri bize yapılan hukuksuzluğun çok ötesinde!
Sanata, kültüre, edebiyâta, Türk Diline, çocuklarımıza ve ülkeye yapılan en büyük kötülüktür!
Uyanın ve liyakâtli insanlara hiç olmazsa bundan sonra sahip çıkın!
Kendi yarınlarınız ve çocuklarınızın geleceği için!!!
#khlarülkeninyüzkarasıdır
Tarihçi Bimen Zartar ( Liberal Parti Genel Başkan Yardımcısı) @BimenZartar Türkiye 'de Siyasetin Yeniden İnşası Konferansı'nda... @liberalpartiorg
https://t.co/eiMtEFhm9g