Fizeram um compilado de 4 minutos mostrando os lances em que a Argentina foi favorecida contra o Egito.
Simplesmente um escândalo mundial. Quanta sujeira envolvida. 🤢
رئيس الوزراء الصهيوني السادس *"مناحيم بيغن"* احتجزته المقاومة الفلسطينية عام 1946، كان يبكي و يتوسل لهم من أجل حياته، إذ إدّعى أنه طباخ يـهودي فقير و زوجته مريضة.
تعاطفوا معه، للأسف، و أطلقوا سراحه، و لكن بعد ذلك بعامين، عام 1948 قاد مجموعة كبيرة من العصابات الإرهابية الصهيونية، و ارتكب مجزرة قرية (دير ياسين) حيث ذبح أكثر من 200 طفل و امرأة و شيخ فلسطينيين بوحشية
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uzun zamandır hazırlık yaptığı DOA yani depozitosu olan ambalajlar projesi kapsamında üzerinde DOA logosu bulunan plastik ve cam ambalajların iade süreci önceki günlerde resmi olarak başlamıştı. Buna göre çeşitli yerlerde konumlanan DOA iade makinelerine bu ambalajları iade eden tüketicilere ambalaj başına 1 lira iade verileceği duyurulmuştu. Hem çevresel hem de maddi yönüyle büyük rağbet gören uygulama günlerdir konuşuluyordu.
Fakat vatandaşın 1 lira iade aldığını duyan ve adeta cebine göz diken üç harfli market zincirleri boş durmadı ve 3 Temmuz itibariyle tamamının organize bir şekilde bu ürünlere zam yaptığı ortaya çıktı. İzmir’deki bir tüketici de bu skandala dikkat çekmek için üç farklı zincir markete giderek suların aynı oranda zamlandığını ortaya koydu. İlk olarak Yıldız Holding’e ait Şok marketlere giden tüketici, önceki gün 5,25₺’ye aldığı suyun iade sürecinin başlamasının ardından zamlanacak 7,25₺ olduğunu böyle duyurdu. Tüketici daha sonra sırasıyla Bim ve A101 marketlere giderek benzer şekilde buralarda da suların zamlandığını ve birbirleriyle anlaşmışlar gibi aynı fiyata yükseltildiğini açıkladı.
Şimdi Ticaret Bakanlığı yetkililerini göreve çağırıyoruz! Rekabet kurallarına aykırı şekilde organize zam yapıp vatandaşın cebindeki 1 liraya bile göz diken bu marketlere gereğini yapmalısınız!
@ticaret
Kahredici bir olay…
Kızılcahamam Meclis Üyesi Fatih Oral, mahalle arasında araçla çok yüksek hızla seyrederken minik Alper Yusuf’u öldürüyor.
Ancak 3 defadır oğlu için adalet arayan acılı babanın hesabı kapatılıyor. Oral ise üyelikten bile alınmadı!
#AlperYusufPolataAdalet
Sanat Sepet tayfaya ıslık gelmiş belli ki, kuyruklarını sallaya sallaya dökülmüşler ortaya. Bu lalelerin kendi fikirleri olmadığını sanırım artık herkes biliyor.
Allah'ın kitabının sarhoş berduşlar diliyle kamu önünde tahkir edilmesini ''hakkımız'' diye savunuyorlar. Bu yavşakları semirtmeyin.
Allah'ın kitabı size öz namusunuzdan evla değilse gidin kendinize ağlayın. Öz namusunuza küfredilmesini ''özgürlük'' kılıfı ile savunanın küfredenden farkı ne ?
İzzetli bir insan bunların gölgesine gölgesini değdirmez.
Kutsalımızla alay etmek isteyen kafirlerin yeni yolu mizah/stand up Ve güya dokunulmazlarmış
Ama iş alevilere, Kendi kutsallarına gelince
Bi hassaslar inanamazsın
Habis ruhlar
Ekonomik Büyümenin Balansı Bozuk!
2025 yılında ülkemiz %3,6
2026 ilk çeyreği itibariyle ise %2,5 büyümüş.
Şimdi
bu büyümenin balansına bakalım.
Yani sektörel olarak gelişmeleri inceleyelim.
TARIM SEKTÖRÜ
2021-2024 dönemi, inişli çıkışlı bir dönem olmuş.
Üretim planlamasının yapılamadığının kanıtı.
2025 yılında %8,8 küçülme yaşanmış.
Yılın tüm çeyreklerinde daralma olmuş.
Bu durum, tarım sektörünün ciddi bir krizden geçtiğini gösteriyor.
2026 İlk Çeyreğinde büyüme %4,6 olmuş.
Bu pozitif dönüş sevindirici görünse de, 2025 yılındaki %8,8'lik sert düşüşün yarattığı düşük baz etkisinden kaynaklanıyor.
Kısacası, tarımda kalıcı bir toparlanmadan bahsetmek henüz mümkün değil.
İNŞAAT SEKTÖRÜ
İnşaat sektörü, son 3,5 yıldır (14 çeyrek) ekonomiyi sırtlayan ana dinamiklerden biri olmuş.
Son 3,5 yılın büyüme ortalaması: %8,2
Bu durum, ekonomik kaynakların betona ve gayrimenkule yönlendirildiğini teyit ediyor.
2026 ilk çeyrek büyümesi ise %3,2 olmuş.
Bu oran pozitif olsa da son 3 yılın en zayıf performansıdır.
Yüksek faiz ortamı ve krediye erişim zorluklarının artık inşaat sektörünü de yavaşlatmaya başladığını görüyoruz.
HİZMET SEKTÖRÜ
Hizmet sektörü iç talebin en net aynasıdır ve pandemi hariç kesintisiz büyümüştür.
2020 son çeyrekten beri hiç küçülmeden ortalama %9,7 büyümüş (baz etkisi dahil).
Bu 22 çeyreklik bir rekordur.
2024 sonrası büyüme ortalaması %3,9’a ve
2026 ilk çeyrekte %3,7’ye gerilemiştir.
Bu da uygulanan dezenflasyon programının (iç talebi kısma çabalarının) hizmet sektörünü yavaşlatmaya başladığını gösteriyor.
SANAYİ SEKTÖRÜ
En kritik sektör olan sanayi, tam anlamıyla bir durgunluk (stagnasyon) yaşıyor.
2022'de %1,4
2023'te %2,5 ve
2024'te %0,2 (neredeyse sıfır) büyüme ile
sanayi çarkları durma noktasına gelmiş.
2025'teki %4'lük toparlanma kalıcı olamamıştır.
Çünkü
2026 İlk Çeyrek büyümesi -%0,8 olmuştur.
Sanayinin bu ilk çeyrekte %0,8 daralması;
üreticinin yüksek maliyet (enerji, işçilik, finansman)
ve
baskılanan döviz kuru arasında sıkıştığını,
rekabetçiliğini kaybettiğini gösteriyor.
DIŞ TİCARET VE MAKRO DENGELER
Sanayi üretimi daralırken dış ticaret açığının kronikleşmesi, ÇOK çarpıcı ve MANİDAR bir çelişki oluşturuyor!
Dış Ticaret Açığı Seyri:
2022: 109 Milyar $ (Rekor)
2023: 106 Milyar $
2024: 82 Milyar $
2025: 92 Milyar $
2026 (İlk 4 Ay): 37 Milyar $ (Geçen yılın aynı dönemi, 34 Milyar $ idi)
Burada en kritik soru şudur:
Ülke ekonomisi %3,6 büyürken
ve sanayi daralırken,
ithalat neden hala artıyor (İlk 4 ayda 126 milyar $)?
ÇÜNKÜ
uygulanan sıkı para politikası ve kredi kısıtlamaları,
alt ve orta gelir grubunun
satın alma gücünü büyük ölçüde kırmış durumdadır.
Ancak,
üst gelir grubunun
servet etkisi (faiz gelirleri, gayrimenkul/borsa kazançları vb.) nedeniyle
tüketim alışkanlıkları değişmemiştir.
Sanayi üretimi düşmesine rağmen
ithalatın (özellikle lüks tüketim, otomobil veya ithal tüketim malları kanalıyla) geçen yıla göre 34 milyar $'dan 37 milyar $'a yükselmesi,
iç talebi kısma tedbirlerinin homojen dağılmadığını kanıtlıyor.
Uygulanan ekonomi politiğin
faturasını alt gelir grubu öderken,
keyfini üst gelir grubu sürdürmektedir.
Özetin özeti:
Büyümedeki bu dinamikler,
ciddi bir balans bozukluğu
ve
yapısal riskler barındırdığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Alttakilerin canı çıkarken, üsttekiler sefa sürüyor!
Israel has dropped over 200 bombs on Lebanon in less than 24 hours — murdering more than 83 civilians.
This is an American-backed, American-funded genocide.
FAİZ BELASINA KARDAŞ
VERDİĞİMİZ PARALAR BİZİM
Devletimiz
2021 yılında 180 Milyar TL,
2022 yılında 310 Milyar TL,
2023 yılında 675 Milyar TL,
2024 yılında 1 trilyon 270 milyar TL ve
2025 yılında 2 trilyon 51 milyar TL
faiz ödemesi gerçekleştirdi.
2026 yılının ilk 4 ayında ise faiz ödemeleri coştu.
Dört ayda, 1 trilyon 132 milyar TL faiz ödendi.
Son zamanlarda sık sık gündeme getirilen memur maaşları temelinde bir kıyaslama yapalım.
2025 yılında toplam kamu personel gideri;
3 trilyon 168 milyar TL
faiz ödemesi ise 2 trilyon 51 milyar TL
Yani faiz ödemesi personel giderinin %65’i seviyesinde gerçekleşti.
2026 ilk 4 ayda personel gideri ise;
1 trilyon 486 milyar TL.
Faiz ödemesi 1 trilyon 132 milyar TL.
Yani faiz ödemesi, personel giderinin %76’sı seviyesine çıkmış.
Bu gidişle,
birkaç yıla varmaz, tüm kamu personel giderlerinden daha fazla faiz ödüyor olacağız!!!
Yani demem o ki
enflasyonla mücadele bahanesiyle personel maaşlarını baskılayacağınıza
faiz ödemelerine odaklanın.
Arıza da sıkıntı da orada!
Dahası;
2026 yılı için Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçe 1 trilyon 943 milyar TL,
Sağlık Bakanlığına ayrılan bütçe 1 trilyon 475 milyar TL ve
Millî Savunma Bakanlığına ayrılan bütçe 823 milyar TL.
Peki, faize ayrılan pay?
2 trilyon 856 milyar TL
Yani faizcilere yedirdiğimiz para, bu bakanlıkların her birinden daha fazla!
Netice;
2026 ilk 4 ayında
net borçlanma 697 milyar TL olur iken
faiz ödemesi 1 trilyon 132 milyar TL olmuş.
Yani faiz ödemesi olmasa
bütçede ⁓ 450 milyar TL fazla olacak.
Yazık ki ne yazık!!!
Now, it is your turn.
Speak up!
@Derinkuvvet Diyar-ı Bekr'dir aslı (Bekiroğulları yurdu), ilk islam fetihlerinde yerleştirilen arap Benî Bekr kabilesi yerleştirildiği için bu ismi almıştır. Yine aynı bölge etrafı suriye tarafı Diyar-ı Rebîa ve Diyar-ı Mudar'dır.
Israel responds to Iran's retaliatory strikes by cutting off all aid to Gaza.
This is a state which routinely collectively punishes civilians as a tactic of war.
This is monstrous, and it is also a grave war crime.