Türkiye'de "İngilizce eğitim" bir dayatmadır.
LGS'de bile sözel soruların %20'si İngilizce!
Bazı üniversite bölümleri sadece İngilizce eğitim veriyor.
Kendi ülkemizde neden İngiltere'nin dilinde eğitim verdiriyoruz?
Bu mesele ciddi biçimde ele alınmalı ve düzeltilmelidir.
M.VEKİLİNİ EVENDİRDİM!
SIRADA “KÖSTEBEK” VAR!
TAMAR NE DİYORSA O!..
“OTELDE BASILDIĞI KADIN
MİLLETVEKİLİ” DEMİŞTİM VE
MECBUREN NİKAHI KIYDI!
ŞİMDİ KÖSTEBEK KORKSUN!
Sözcü ile Halk TV’nin patronları ve botokslu bankacı, ANTEPLİ KÖSTEBEK sayesinde ayakta duruyor.
Ama yeter artık diyorum ve bugün iyice gaza basıyorum.
Hala haberlerimi yalanlamakla uğraşanlar ise bugün Milletvekili Murat Emir’le yine CHP’li Milletvekili Evrim Rızvanoğlu’nun yıldırım nikahıyla şok oldular. Ama tabi ki beni takip edenler hiç şaşırmadı.
Hatta o zaman haberi, “Otele attığı kadın da Milletvekili çıktı” diyerek cesurca yayınlamıştım. Ben tamamen doğru olduğuna inanmadığım bir haberi manşete çekmem… İşte herkes yine gördü!..
Bu Sözcü ve Halk TV haberlerimin de başına gelecek olan o!.. Korkudan yalanlayanlar, ikili oynayıp, uzaktan sessizce izleyenler, sonrasında yine “Vay be, tüm haberleri gibi bu da doğru çıktı” diye konuşup duracaklar!
Tüm detaylar video’da…
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/3JTHfSnzCV
Suriye'ye Dikkat
İran ve İsrail pusuda bekliyor.
Suriye ordusunun Lübnan'a birilerinin planları doğrultusunda harekât düzenlemesi, hiç şüphe yok ki Suriye içerisindeki kırılgan yapıyı daha hassas hale getirecektir.
Daha Suriye içerisinde güven ortamı tam sağlanmamışken böylesi bir savaş kenarda bekleyen İsrail'in iştahını kabartacaktır.
Suriye içindeki tüm azınlık grupları Şam aleyhine kışkırtan İsrail, bir yandan Hizbullah'ı Şam eliyle etkisiz hale getirmek isteyecek, diğer yandan Suriye içinde oluşacak boşluğu Şam aleyhine dolduracaktır.
BEN, TEK SİZ
“HEPİNİZ”!..
“100 MİLYON DOLAR” HABERİMDEN
SONRA HALK TV-SÖZCÜ PATRONLARI
BANA, YANCILARI İSE DON KİŞOT GİBİ
DEĞİRMENLERE SALDIRMAYA BAŞLADI!
ABDULLAH AĞA’NIZ NEREDE?
Kendilerini gariban babası gibi gösteren malum kanallar meğer para basıyormuş da, bizim haberimiz yokmuş!.. 30-40 milyon dolar yatırım yapmışlar kanala ha!..
Ah, seni gidi botokslu genel müdür ah… İşte birine 60 milyon dolar, birine 40 milyon dolar verirsen, 30-40 milyon doları leblebi, çekirdek gibi konuşurlar!.. Duydunuz mu, emekli vatandalar… Hani bunlar hep sizi sömürmeye çalışıyor ya!..
Ben, botokslu genel müdürün bankasını söylüyorum, bunlar cevap verirken, “Biz devlet bankasından böyle bir kredi almadık” diyorlar!.. Yahu devlet bankası diyen kim?.. Kendileri yazıp, kendileri oynuyorlar!..
Ayrıca kaçak-firari durumundaki bir insan nasıl olur da bu ülkede medya mecrası sahibi olabilir?.. Bir de üstüne üstlük yeni bir gazete daha çıkarıyorlarmış?.. Bunlara kim para veriyor, kim izin veriyor, gazetelerini kim dağıtıyor, hala cevap yok?..
Tamam, bunların Cumhurbaşkanı olacak hayali kurdukları bir Abdullah Ağababaları(Abdullah Gül) var ama para trafikleri oradan görünmüyor.
Şu 100 milyonluk haberi yapan benim, bunlar gücü yettiklerine, yani CNN’e, TGRT’ye saldırıyor. Aslanım, bu haberi yapan benim ve daha çooook devamı gelecek, bugün sadece sorular sorucağım size, ama bırakın yumuşak karınlı gördüklerinizi, size ateş eden benim… Yani ne yaptığını, ne ettiğinizi ortaya çıkaran benim, ama siz yine iktidar yanlısı diye gördüğünüz ki artık sapla saman birbirine karıştı, onları niye hedef aldınız?.. Ben burdayım Fetöcü koçlar…
Onlar bakımından rahat olun ama benim tarafımdan kurtuluşunuz yok. Gücünüzün yettiğine mi saldırıyorsunuz?.. Ben sert kaya çıktım di mi?… Tabi, bende hiçbir şey bulamadınız, kendinizi aklamak için konuyu bunlara çevirdiniz. Siz korkak, onlar da öyle… Uzun zamandır, zaten karşılıklı el bebek gül bebek yalandan birbirinize “al sana düşman” yapıyordunuz. Ama Tamar çıktı di mi ortaya, bu medya ortamını erler meydanına çevirmeye kararlı… Hepsi birbirinden korkuyor ama işte gazetecilik, altı ıslak olmayanların işi, maalesef benim birkaç yıldır gaza basmam düzeni bozdu. Hem de maalesef ikili oynayanlar için de tehlike çanları çalmaya başladı.
Bugün sadece soru soruyorum, ona göre, devamı gelecek ama hala doğru şekilde cevap verme hakkınız var.
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/Cyxp3qR69i
Çin'den bir ilk: Standart akıllı telefonla uydudan görüşme gerçekleştirildi.
Çinli uydu şirketi Yuanxin, ülkede bir ilke imza atarak herhangi bir donanım veya yazılım değişikliği yapılmamış bir akıllı telefonla doğrudan uydu görüşmesini başarıyla gerçekleştirdiğini duyurdu.
'Terör örgütü yöneticileri, tabandaki militanları ideolojik söylemlerle cepheye sürerken, gasp, haraç ve kaçakçılık gibi uluslararası suç ağlarından elde edilen fonları kendi konforları ve lüks yaşamları için kullanırlar. Bu çarpık hiyerarşik yapı, lider kadronun güvenli ve korunaklı alanlarda servet biriktirmesine olanak tanır'.
Bir tv programında Kılıçdaroğlu çok sıkıştırılmış,
korkunç zor sorular sorulmuş.
Onca kişiyi disipline sevkederken
Özgür Özel ve İmamoğlu'na neden dokunamadığını soran bir kişi oldu da ben mi duyamadım?
Yine bir tiyatro oynanıyor ama hayırlısı bakalım.
Tüzüklerinde
'Çok meşhur olanlara dokunulmaz' gibi bir kuralları var belki de.
İktidara geldiklerinde de zengine meşhura dokunmazlar,
her tür yasal yaptırımı sıradan insana uygularlar artık.
Pazarlıklar ne üzerine yürüyor,
kim kime neyi veriyor?
Verdikleri kesinlikle kendi malları olmadığına göre vatandaştan yine neler gidiyor acaba?
Bir grup vekili ayrılmayı düşünüyormuş
onlar düşünmeye devam etsinler
liderleri sandıklarının keyfi epeyi yerinde.
https://t.co/uIhwsc4jjT
100 MİLYON DOLAR’I
İÇ EDİP, ÇÖKTÜLER!..
HALK TV 40 MİLYON DOLAR VE
SÖZCÜ İSE 60 MİLYON DOLARI,
BİR BANKA MÜDÜRÜ KANALIYLA
CEBE İNDİRDİ VE GERİ ÖDEMİYOR!
MALLARINA EL KONULMALI!
Tarihe geçecek, eşi görülmemiş, “medyanın bir bankaya çökme” operasyonu… Büyük bir dolandırıcılık!..
Sürekli herkesi eleştiren, güya haber kanalı olan Sözcü ile Halk TV, nasıl başardılarsa, kredi adı altında 60 artı 40, toplam 100 milyon doları cebe indirmişler. Normal bir kredi falan sanmayın. İkisinin de patronu yurt dışında ve kaçak… Böyle bir paranın bankadan çıkma ihtimali yok.
Ama işin içine, o bankanın genel müdürü girdiyse ve şu anda bankanın içinde kıyamet kopuyorsa ve o paralar da asla geri alınamıyorsa… O banka müdürünü “neresinden” yakalamışlardı acaba?.. Tabi ki o genel müdür uçtu!.. Konu da kapatılacak gibi değil…
Bu arada bu paralar, tabi ki aslında bizim paralarımız, onu da unutmayın!..
Bir de hani bir ara futbolcular da (Seçil Erzan olayı) paraları bankaya kaptırmışlardı ya, ah şu bankalar ah!.. Ne kolay oyuna geliyorlar!
Bu mecralar, bir de milletin maaşlarını ödemeyip, adam çıkarırlar! Pes be!..
Bu haberi ilk benden duyuyorsunuz. Hangi şartlarla(!) bastırıp parayı kaptıkları bankanın genel müdürünün kim olduğunu ise şimdilik piyasada bilinen lakayl söylim: “Botokslu genel müdür”!..
Bu haber, kesin ve net… Şimdi normalde, hemen ana akım medya ve haber kanallarının bu haberi girmesi ve devamını getirmesini bekliyorsunuz di mi?.. Çok zor!... Bunları video’da anlatacağım. Sol basın mı?.. Birilerinin mallarına el konulana, birileri de hapse girene kadar uzaktan seyretmek zorundalar maalesef!
Bu büyük çökme operasyonunu ortaya çıkardığım için, şimdi bana “sağlı, sollu” yürümeye kalkacaklar ama havalarını alırlar.
Ayrıca bu yaptığım haber, savcılığa bir suç duyurusudur. Ben, devletimizin böyle bir olayı asla es geçmeyeceğine eminim. Esas bunların arkasındaki Fetö’nün, eli kolu uzun ama hep söylerim, devletten daha güçlü hiç bir şey olamaz.
Hadi, video’da anlatıyorum hepsini… Buyrun yılın medya-banka skandalına… Ve arkasından gelecek, tehdit-şantaj olaylarına…
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/uIhwsc4jjT
Filmin adı: Aşkın Maaşı Yoktur İMDB: 9.9
Film güzel!
İzlemenizi tavsiye ederim.📹📹📹
Cumhurbaşkanı Maaşı: 312.718 TL
Milletvekili Maaşı: 273.196 TL
Özel olmayan Kalem Müdürlerinin Maaşları: 82.800 TL
Özgür Özel'in (Özel) Kalem Müdürü Gülen Göksu Ercan'ın Maaşı: 540.000 TL 🙇
AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal:
▪️ "Yıllardır Türkiye'de medyayı 'yandaş ve bağımsız' diye tasnif edenlerin en temel iddiası, gazetecinin bağımsız olması gerektiğiydi.
▪️ Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlık dedikleri aslında zorunlu bağıml��lıklarını perdelemekmiş.
▪️ Sözcü TV'de izlediğimiz tablo, gazeteciliğin bağımsız duruşundan ziyade, zorunlu aidiyetin diliyle konuşan bir medya pratiğini ortaya koydu.
▪️ Soru sormak başka, muhatabı kendi kanaatine mahkum etmeye çalışmak başkadır. İstedikleri cevabı alana kadar sormaya devam edeceği tehdidini savuran bir tutum gazetecilik değildir. Gazeteci cevap arayan kişidir, cevabı dayatan değil.
▪️ Medya, fikirlere alan açtığı ölçüde kamusaldır. Kişilere zorunlu aidiyet ürettiği anda ise kamusal niteliğini kaybederek bir aparata dönüşür. Bugün yaşanan tam da budur.
▪️ Dün başkalarını 'yandaşlık'la suçlayanların, tüm delilleri ile hırsızlıkları ortaya dökülenleri savunmak söz konusu olduğunda aynı eleştirel mesafeyi koruyamaması; meselenin ilkesel değil, konjonktürel olduğunu gösteriyor.
▪️En tehlikeli olan ise bunun normalleşmesidir. Çünkü yankı odaları sadece siyasette kurulmaz, medya da kendi yankı odasını inşa eder.
▪️ Aynı cümlelerin tekrarlandığ��, aynı kanaatlerin dolaşıma sokulduğu ve farklı seslerin meşruiyetinin baştan reddedildiği bir düzende, hakikat yerini kolektif onaya bırakır.
▪️ Hakikat, her dönemde herkese aynı mesafeden bakabilme ahlakını gerektirir."
Bugün, onursal başkanlığını yürüttüğü HAYDER’i ziyaret ederek Ahmet Mahmut Ünlü Hocaefendi ile bir araya geldik.
Kendilerinin kıymetli sohbetinden istifade ettiğimiz bu güzel buluşmada, nazik ev sahiplikleri dolayısıyla HAYDER Başkanı İlyas Şişik Bey’e teşekkür ediyorum.
Ayrıca, Suriye’de kardeşlerimize yönelik hayır ve yardım faaliyetlerinde ortaya koyduğu gayretlere bizzat şahit olduğum ve birlikte çalışma imkanı bulduğumuz KIYAMDER Başkanı Emin Demir’in de katıldığı görüşmede birçok konuyu samimiyetle değerlendirme fırsatı bulduk.
Başta Ahmet Mahmut Ünlü Hocaefendi olmak üzere, nazik ev sahiplikleri ve misafirperverlikleri dolayısıyla HAYDER ailesine gönülden teşekkür ediyorum.
Allah kendilerinden razı olsun.
Öfkeli üslup, negatif duygularını yansıtan mimikler ve net cevaplara rağmen ümit ettiği cevabı alabilmek için soruları agresif bir şekilde tekrarlamak… Kimi zaman Silivri’nin kimi zaman muhreç şahısların sözcülüğünü yapmak…
Bir siyasetçiye gazetecilerin soru sormasını değil de, tabiyetleri önden ilan edilmemiş kimi sözcülerin hesap sormasını izledik sanki!
Üstelik Kemal Bey’i “sıkıştırmaya çalıştıkları” argümanlar o kadar demodeydi ki… Bir yılı geçti, neler neler oldu, hala “iddianamede üç yüz kere duyduk, beş yüz kere iddia kelimeleri geçiyor” şeklindeki ilk tepki seviyesinde kalmışlar.
Muhtemelen kitlelerine fazlasını sunmaya ihtiyaçları olmamış. Ama Kemal Bey çok daha fazlasına hakimdi, iddianameyi okuması çok güç olsa da gündemi doğru mecralardan takip etmiş olmalı. Medya okuryazarlığı güçlü bir isim CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu.
Her şey bir yana, insani olanı da kaçırmamak gerekiyor. Kemal Bey’e “78 yaşındasınız” diye ısrarla vurgulamak (ki sahne ışığı da özellikle yaşlı gösterilmeye uğraşılmış) çok sakil göründü. Hiç değilse “Sağlık diliyorum, uzun ömür diliyorum, Allah sağlık versin” denilebilirdi, zor cümleler değil bunlar, asgari nezaketle de “sert gazeteci” olunabilir.
Ya da eşi Selvi Hanım’a gelen tehditlerle ilgili iyi olmayan bir oyunculukla “öyle mi, haberimiz yok” demek… Üstelik Selvi Hanım’ın rahatsızlığı da biliyor, siyaset dışı olan bir hanımefendiye geçmiş olsun dilemek ne kadar zor olabilir?
Röportajı “size hain, işbirlikçi diyorlar” diyerek açmak kısımlarına hiç girmiyorum.
Bununla birlikte Kemal Bey bu röportajda netameli pek çok konuyu aradan çıkarmış, üstünden atmış oldu. Üstüne “Karşı mahallenin programına çıkan CHP’nin İstanbul adayı sempatisi” topladı. Ki ben hak ettiği saygıyı göreceği isimlerle, gerginlik kat sayısı düşük ve kendini ifade edebilme imkânı daha yüksek mecralara öncelikli olarak çıkmasını beklerdim.
Peki hangi konuların yükünden kurtuldu? Örneğin Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin artık cumhurbaşkanı adayı olmadığını ilan etmiş oldu.
Yolsuzluk operasyonlarının siyasi davalar gibi ele alınamayacağının altını çizdi, “aklanıp gelsinler” diyerek soruşturmalar altındaki belediye başkanlarının da “arınma” kapsamında ele alınacağına işaret etmiş oldu.
“Masumiyet karinesi” diyerek sadece Silivri propagandası mahsulü cümleleri sunanlara karşı “peki ya suçun şahsiliği ilkesi��� diyerek babayla oğul arasındaki farkı da ortaya koydu.
Şunu unutmamak lazım: Kılıçdaroğlu yolsuzluklarla mücadele ile yıldızı parlayan bir siyasetçiydi. Zaten televizyondaki düellolarıyla toplumun sevgisini kazanmıştı.
Bugün de farklı bir yerde değil. “Yolsuzluklara ve ahlaksızlıklara partide izin vermeyeceğim” dediği için ağır hakaretlere uğruyor. Dün gören toplum bugün de her şeyin farkında.
“CHP’de önseçimi zorunlu yapacağım” demesi ise programın en önemli cümlesiydi. Geçirilen toplu üyeler temizlendikten sonra tüzükte yapılacak böylesi bir değişiklik partiye yapılacak en mühim katkılardan biri olacaktır.
Kemal Kılıçdaroğlu:
Bir arabanın dizaynı yapılıyor açıklama şu “belediyeden aldık, öbür taraftan da hazineden alacaktık bir cepten öteki cebe”
Ne demek bu ya? Hazineden gelen parayla belediyeden gelen kıyak aynı şey olur mu?
Bu ifade ediliyor ama hiçbir gazeteci çıkıp Sayın Özel sen bunu nasıl söylüyorsun, bu yanlıştır demiyorsunuz.
I reverse engineered Qualcomm's NPU compiler to find undocumented behaviour that affects every edge AI deployment.
Things nobody knew:
1. The compiler silently downgrades the precision of your model weights without telling you
2. Memory placement uses HiGHS which is an LP solver (not heuristics)
3. The same model on two different chips with identical reported VTCM can have 33x difference in DDR traffic
4. There's an undocumented internal simulator called Hextimate pricing ops without the hardware
Every NPU vendor be it Qualcomm, MediaTek or Apple NEVER tells you how to make the most use of their hardware.
I was very close to rage quitting before I finally lost all hope and thought of reverse engineering to understand how NPUs are handled.
Read the full write-up below:
The shortest distance between two points isn't a straight line - it’s a Haversine curve.
The Haversine formula calculates the "great-circle" distance between two coordinates on a sphere using their latitudes (φ) and longitudes (λ).
It is the fundamental math powering every GPS calculation, flight path, and maritime route on our curved planet.
Buğra Kavuncu isimli şahsın bu paylaşımı, Türk polisine yönelik iftira suçu içermektedir ve aynı zamanda bir suç ihbarıdır.
Türk polisine yönelik bu alçakça iftirayı kasten yayan bu kişi hakkında soruşturma başlatılmalıdır.
@SBugraKavuncu