Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!
Bize bina değil, yürek lazım.
Biz binalardan çıktık, milletin açtığı yolda yürüyoruz.
Yanımızda memleketimin güzel insanları oldukça, gerisi teferruat.
Hocası çıkar ''Türk'ten daha Türküm, kaos çıkarmayın'' der. Oyuncusu çıkar mağlubiyet sonrası ''abartmayın'' der. Federasyon Başkanı ''akbabalar, sırtlanlar'' der.
Siz kimsiniz abi? Hayırdır yani! Bu millete racon kesmek, posta koymak falan hayırdır siz ya? Sabahın köründe kalkıyoruz, dualarla, kalbimizle destek oluyoruz. Gol atamadan maç kaybediyorlar ama fırçayı, uyarıyı da millet yiyor. Yok ya!!
Siz bu turnuvada Haiti oldunuz. Hem Haiti ol hem de millete tepeden bak. Ne güzel iş ya.
‘’Arınma’’ söylemleriyle ortaya çıkanlar önce hukuk ve adalet konusunda konuşmalıdır.
Tutuksuz yargılama esastır, tutukluluk istisnadır. Buna rağmen İBB davasında, haklarında ortaya konmuş kesinleşmiş bir hüküm bulunmadan, isnat edilen suçların dayanaksız olduğu ve aylar sonra hazırlanan iddianamenin her geçen gün çöktüğü açıkça görülmesine rağmen, ülkesine ve milletine hizmet etmek için yola çıkmış insanlar 15 aydır tutuklu! Bunu herkes görüyor, biliyor; ancak ne yazık ki birçok kişi susmayı tercih ediyor.
Yargının bağımsızlığını savunmayan her siyasetçi şunu bilmelidir ki: Siyasallaşmış bir yargı, bir gün herkesin kapısını çalabilir.
Gerçekten konuşmak isteyenler, sadece bir gün Silivri’ye gelsin. Orada yaşananları görsün, insanların yaşadıklarına tanıklık etsin, sonra bu konuşmaları yapsın.
Arınmadan söz edenler önce vicdanlarına bakmalıdır. Ekrem İmamoğlu milletine hizmet etmek için çıktığı yoldan geri adım atmamıştır. İftiralarla, karalama kampanyalarıyla ve siyasi hesaplarla onu da, temsil ettiği umutları da kirletemeyeceksiniz.
Ak Parti tarafından “Butlan” atanan mazbatasızlar CHP’de Genel Başkanlık yapamazlar…
Erdoğan iktidarının devamı için görevlendirilen butlan yönetimi, 9 milletvekilimizi hukuksuz bir şekilde disipline sevk etmek istemektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu ve mücadeleci tarihinde, demokrasiye ve örgüt iradesine sahip çıkanlar gururla anılacaktır. İradeyi gasp edenler, korkuyla ve baskıyla yol yürüyenler ise utançla hatırlanacaktır.
Bizler, baba ocağını teslim almaya çalışanlara karşı örgütün sesini, üyelerimizin iradesini savunmaya devam edeceğiz. CHP, Saraydan icazet alan, Saraya payanda olanların değil; bedel ödeyerek mücadele edenlerin partisidir.
Milletvekillerimizi, millet seçti ancak millet görevden alır. Atanmışlar bu partide paralel CHP oluşturamazlar.
Bu darbe püskürtülecek ve CHP’yi atanmışlar değil seçilmişler yönetecektir.
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kamuoyuna…
2009 yılında Chp grup başkanı iken tvlerde yapmış olduğunuz, belgeye dayalı ve Akp’li rakiplerinizi adeta terlettiğiniz,istifaya zorladığınız ve iktidarın yolsuzluklarını yüzlerine vuran, sakin, kendinden emin, dürüst tavrınızla,muhalif kitlelere umut olduğunuz duruşunuzla sevmiştik sizi…
Hayatı boyunca halkının sorunlarına yakın duyarlı,ihtiyaç duyulan her emek, barış, demokrasi ve özgürlük eksenli eylemlilik ve platformlarda bulunmuş, bu çizgide şarkılar da bestelemiş, sol değerlere sahip bir sanatçı olarak ,beni de heyecanlandırdınız ve harekete geçirdiniz…
Duyduğum duyarlı sanatçı sorumluluğu sabaha karşı 4 de bana Kılıçdaroğlu marşını besteletti…Siyasi partilerde seçim şarkısı algısını değiştiren ve kaliteyi artıran sıfır (yeni) beste geleneğini başlatan bu şarkıyı o günkü şartlarda yapmış olmaktan pişman değilim…Elimi duyduğum aydın sorumluluğuyla, ülkem, partim ve halkım için taşın altına koymam gerekirse,her zaman koydum, yine koyarım..
Fakat gelinen şu noktada 13 seçim yenilgisi, yapılan siyasi hatalar, artık nedense yapılmayan düellolar, ortaya çıkmayan belgeler, başarısızlıklarınız nedeniyle milyonlarca sol, sosyal demokrat, laik, Atatürk’çü ve cumhuriyetçi kitleleri tekrardan umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediniz…Bu da haklı olarak yapılan seçimli kurultayda genç, çalışkan ve tekrardan umut vadeden, genel başkan adayı sn.Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı parti içi iktidarı demokratik yollarla kaybetmenize sebep oldu ve parti adeta tarihi olarak şahlandı ve ilk seçimde 1. Parti oldu…
Benim sizden beklediğim ,eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek,ellerini sıkmak ve kutlamaktı…Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi…Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum…Türkiye https://t.co/NRxxvtOEQL olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak…Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni…Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı…Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak…Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde ,adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum…
Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!…
Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm…
Saygılarımla…
ONUR AKIN… @eczozgurozel #chp @ekrem_imamoglu@dk_imamoglu@ailedayanismagi@CHP_istanbulil@CBAdayOfisi@ozgurcelikchp@gunaydingokhan@alimahir@gokanzeybekCHP@veliagbaba@muratemirchp@mansuryavas06@VahapSecer@arasahmetmugla@filizceritoglu@avfilizgencan@besimecz
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Bu memleketi, bir avuç insanın çıkar hesaplarına teslim etmeyeceğiz.
Yarın Ankara İl Başkanlığımızın önünde bir arada, omuz omuzayız.
Herkesi bayramlaşmaya bekliyoruz.
Cumartesi | 14.00
Ankara İl Başkanlığımız
Kızılay / Milli Müdafa Caddesi
Bayramlaşıyoruz…
Yanınızdayım…
Bedenen olmasam da, bütün ruhumla, inancımla ve kararlılığımla yanınızdayım.
“Kirli koltuk kapma - paylaşma” ittifakına karşı yanınızdayım.
Orada olmak, milletimizin yanında olmaktır.
Cumhuriyet, demokrasi ve adalet için yüksek enerjiyle, azimle mücadeleye devam edelim.
Bu mücadele partiler üstüdür.
Milletçe geleceğimiz içindir.
Makamlar sizin, sokaklar, parklar, meydanlar bizim!
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, bayramın dördüncü günü örgütümüzle, partililerimizle, vatandaşlarımızla bayramlaşıyor.
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Bayram arifesinde yüzleşmek zorundasınız.
Bu ülkenin bayramları artık hüzün ve umutsuzluk dolu!
2017’de yoksulluk çeken bebeklerin oranı %36.8 düzeyindeyken,
2026’da %50’lere tırmanan bir ülke olduk.
Son 12 yılda bebek bezinden mamaya tüm temel malzemeler 402 TL’den 6680 TL’ye yükselmiş.
Tam 16 kat.
İktidarın 7 milyon bebeğimize açlık ve yoksulluk yaşattığı, anne karnında bile yetersiz beslenmesine sebep olduğu bir Türkiye’yiz artık!
Ancak doğmamış bebeklerimizi bile ağlatan sarayın tek derdi demokrasiye, adalete darbe:
Tek imza ile koca üniversiteyi bir gün ara ile aç - kapa yapmak, ana muhalefete kayyum atamak…
Düşün bu milletin yakasından!
CHP’Yİ YALANLARINIZLA YIPRATAMAZSINIZ!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm hesapları kayıt altındadır ve Sayıştay denetimine tabidir.
Geçtiğimiz günlerde de aynı şahıs, “partinin kasas��nı boşalttılar” diyerek yalan haber ve paylaşımlar yapmış, bu yalanlarını belgeleriyle çürütmüştük. Bu iddialara son kez yanıt veriyorum.
Şimdi de aynı şeyi söylüyorum: Bu iddiaları ispatlamazsan yalancısın, şerefsizsin!
Bilinmelidir ki bu yalanları yayanlar şahsıma değil, partimize zarar vermektedir. Son 15 yılı kapsayan bir tahkikat komisyonu kurulsun ve bütün hesaplar karşılaştırmalı olarak Parti Meclisi’ne sunulsun. Biz hazırız. Partimiz de milletimiz de gerçeği görsün.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni yalanlarla tartışmaya açmaya çalışanların derdi hakikat değildir. Kime hizmet ettikleri de niyetleri de ortadadır.
@fatihportakal Umutsuz vakanın suret bulmuş hali sensin fatih, Kariyerinin özeti; bilgisiz ve basiretsiz bi adam olduğunu kabul etmeden egosunu tatmin etmek amacıyla hadsizce sağı solu eleştirmek. Senin özetin bundan ibaret, basiretsiz, hadsiz bi adamsın sen Fatih başka bişey değilsin.
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*