Arap Dili ve İslami Araştırmalarda Dijital Kütüphaneler
Arapça araştırmalarda dijitalleşme süreci iki temel koldan ilerlemiştir:
Birincisi, matbu eserlerin tarayıcılar vasıtasıyla görüntü formatında (PDF / المصورات الرقمية) arşivlenmesi;
ikincisi ise metinlerin optik karakter tanıma (OCR) veya doğrudan dizgi yoluyla kelimesi kelimesine aranabilir (النصوص القابلة للبحث) elektronik veritabanlarına dönüştürülmesidir.
Bu süreç, araştırmacıların kaynaklara erişim süresini aylardan saniyelere indirirken, beraberinde metin güvenilirliği (تَوْثِيقُ النُّصُوصِ), tahkik uyumu ve telif hakları (حُقُوقُ الْمِلْكِيَّةِ الْفِكْرِيَّةِ) gibi yeni metodolojik tartışmalar getirmiştir.
Konuyla ilgili geniş yazı için bkz.
https://t.co/gclV8SzrQ2
🔴 Almanya yarın karışacak: Yapılacak gösteriler öncesinde bazı lüks mağazaların vitrinleri kapatıldı
📌 Berlin'de, “Z kuşağı gereğini yapıyor” (Gen Z regelt) adlı gençlik inisiyatifinin yarın ülke genelinde düzenleyeceğini duyurduğu gençlik gösterileri öncesinde bazı mağazalarda güvenlik önlemleri alınıyor
📌 Kentin ünlü alışveriş caddelerinden Kurfürstendamm'da bulunan bazı mağazaların vitrinleri, olası zararların önüne geçmek amacıyla ahşap panellerle kapatılıyor
El Salvador devlet başkanı Nayib Bukele neredeyse 20 yılı aşkın bir süredir büyük sıkıntılar çekmekte olan Haiti’ye kendi ülkesinin imkanları ile el atarak büyük kargaşanın müsebbibi çeteleri devre dışı bırakmaya kararlı görünüyor.
“Haitili Kardeşler,
Haiti toprağına askerlerimiz ve ekipmanlarımızla neredeyse tam olarak konuşlandırmayı tamamladık. Bu, Haitili halka karşı bir operasyon değil, Haiti ülkesine bir işgal değil. Biz büyük bir güç değiliz. Ne Haitili halkı domine etmeye ne de Haiti'nin zenginliklerine el koymaya yönelik bir ilgimiz var.
Biz, gelişmekte olan mütevazı bir ülkeyiz. Tek istediğimiz, dört havacılık teknisyenimizin evlerine dönmesi. Ve çetelere bir ders veriyoruz; bu çeteler Haitili halkı acı çektiriyor, halkın sevdiği insanları öldürüyor, normal, özgür ve korkusuz bir hayat sürmesini engelliyor.
Bu operasyonun maliyetinin neredeyse tamamını tek başımıza karşılıyoruz. Bazı diğer ülkelerden küçük lojistik yardımlar alsak da, masrafların %90'ını kendi sınırlı bütçemizle üstleniyoruz.
Bu bize pahalıya mal oluyor, ama kendi acılarımızdan öğrendik: Adalet ve barışın bir bedeli yok. Haiti'nin bugün yaşadığı acıları biz de yaşadık. O zamanlar, Haitili halkın şu anda çektiği acılardan bile daha korkunç bir cehennemden geçtik. Bunu biliyoruz: Korku içinde yaşamak, politikacılara güvenmemek, yardım sözü veren kimseye inanmamak ne demek. Çünkü kimse bize yardım etmedi ve gelenler de kalplerinde iyi niyet taşımıyorlardı.
Ama biz bundan kurtulmayı başardık. 200 yıl acının ardından, nihayet barış içinde yaşıyoruz ve bugün kıtadaki en güvenli ülkelerden biriyiz.
Haiti'ye para kazanmak için gelmedik, çünkü kimse bize bunun için ödeme yapmıyor. Haiti'ye kötülüklerle savaşmak için geldik.
Ama sizden şunu rica ediyorum: Bize güvenin, gerçek Tanrı'ya dua edin ve Haiti'yi iyileştirmesi için O'ndan rica edin.
"O zaman, adımı taşıyan halkım, benim huzurumda dua eder, önümde eğilir, yüzümü arar ve dönerlerse, eski günahlarından vazgeçerlerse, ben gökteki yerimden onları duyar, günahlarını bağışlar ve ülkemi yeniden ayağa kaldırırım."
2. Tarihler 7:14
Haiti'ye yardım etmemize yardım edin.
Ve görevimiz sona erdiğinde, evlerimize döneceğiz. Belki gelecek nesil Haitililer bizi, bir zamanlar yardım için gelen dostlar olarak hatırlayacak.”
Bugün Christine Lagarde, Avrupa Merkez Bankası başkanlığını 7 Şubat 2027'de bırakacağını açıkladı. Zoom yapılan yara bantlı suratı, garip ve tedirgin ifadesi, siyah ojeleri...Videodaki her şey acayip ve sanki bu istifaya zorlanmış gibi. Şu aşikar ki dünyada tuhaf şeyler oluyor.
Le Monde’dan çarpıcı bir haber:
Fransa’da üç yıldır yürütülen geniş çaplı bir etki kampanyası ortaya çıkarıldı. TikTok, YouTube ve Facebook üzerinden yayılan ırkçı ve İslamofobik reklamlar, toplam 120 milyon kez görüntülendi. Kampanyanın maliyetinin 10 milyon avroyu aştığı belirtiliyor.
Araştırmacılara göre kampanya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerindeki seçim takvimlerine göre şekilleniyor. Fransa’da 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde “olası bir dış müdahale” ihtimali üzerinde duruluyor.
Le Monde, çok sayıda bulgunun güçlü biçimde İsrail’deki özel sektör aktörlerine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak kampanyayı finanse eden kişi ya da kuruluşun kimliği hâlâ belirsiz.
📖✨ TEVRAT'TA HZ. MUHAMMED'İN İSMİ VAR MI?
🇮🇱📜 “Muhammedim” tartışması: İbranice metin üzerinden dikkat çeken iddialar!
Mısırlı düşünür ve yazar Nebîl Luka Bîyâvî, “Muhammed Tevrat ve İncil'de” adlı kitabının 76. sayfasında şu ifadeyi kullandığı belirtiliyor:
“Muhammed'in ismi Tevrat ve İncil'de harfi harfine bulunmaktadır. Neşîdü'l-Enşâd'ın (Ezgiler Ezgisi) 5. bölüm, 16. ayetinde İbranice ‘Muhammedim’ şeklinde geçmektedir. Anlamı ���Muhammed-i Azîm’dir. Ancak rahipler, ismi gizlemek için ‘arzulanan şeyler’ şeklinde tercüme etmişlerdir.”
🔍 İDDİALAR ÜZERİNDEN 3 NOKTA:
1️⃣ İbranice metin meselesi 📜
Ezgiler Ezgisi 5:16'nın İbranice metninde şu kelime yer alıyor:
מַחֲמַדִּים
Paylaşımda bu kelimenin “Mahamadim” şeklinde okunduğu ve Muhammed ismiyle aynı harfleri taşıdığı ileri sürülüyor.
İddiaya göre sondaki “-im” eki yüceltme anlamı taşıyor ve kelime “Muhammed-i Azîm” anlamına geliyor.
2️⃣ Ben Yehuda sözlüğü iddiası 📚
Paylaşımda, büyük İbranice sözlüklerden Ben Yehuda'nın Muhammed kelimesini “övülen, hamdedilen” anlamıyla ilişkilendirdiği ileri sürülüyor.
Buradan hareketle, İbranice kelimenin hem harflerinin hem de anlamının Muhammed ismiyle örtüştüğü savunuluyor.
3️⃣ Farklı çeviriler neden farklı? 🌍
Paylaşımda çeşitli çeviriler karşılaştırılıyor:
📖 Arapça çeviri: “Arzulananlar”
📖 İngilizce KJV: “Altogether lovely” — “Tamamen güzel”
📖 İbranice metin: “Mahamadim”
Yazar, kelimenin özel isim olduğu hâlde sıfat olarak ��evrildiğini ve bunun Hz. Muhammed'in ismini gizlemek amacıyla yapıldığını iddia ediyor.
⚠️ PAYLAŞIMIN ÖNE SÜRDÜĞÜ SORULAR:
❓ İbranice kelimenin harfleri Muhammed ismiyle gerçekten örtüşüyor mu?
❓ Kelimenin anlamı “övülen, güzel, arzulanan” gibi anlamlarla ilişkili mi?
❓ Bu kelime özel isim mi, yoksa bir nitelik bildiren sözcük mü?
❓ Çevirilerde “Mahamadim” neden “arzulananlar” veya “güzel” şeklinde karşılanıyor?
📌 Paylaşım ayrıca, Tevrat'ın farklı bölümlerinde geçen benzer kelimelerin “arzulanan” ve “sevimli” anlamlarıyla çevrildiğini ileri sürüyor.
🕌 Kur'an'dan atıf:
“Onlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları ümmi peygambere uyan kimselerdir…”
📖 A'râf Suresi, 157. ayet
🔥 SONUÇ:
Bu paylaşım, Ezgiler Ezgisi 5:16'daki İbranice kelimenin Hz. Muhammed'in ismine işaret ettiğini ve çevirilerde bunun gizlendiğini iddia ediyor.
Ancak bu, paylaşımın ileri sürdüğü bir yorumdur; İbranice kelimenin Muhammed'in özel adı olduğu veya ayetin doğrudan Hz. Muhammed'i haber verdiği, dilbilimsel ve teolojik açıdan üzerinde tartışılan bir iddiadır.
📚 Metin, çeviri ve yorum arasındaki farkı ayırt etmek önemlidir.
#MuhammedTevratta #EzgilerEzgisi516 #Tevrat #İbranice #İslam #Kur'an #Araf157 📖🕌
@bedewi110
İnsan, çağlar boyunca içindeki ahengi nasıl kaybetti?
Kadim dönemlerden günümüze, müziğin ve iktisadın iç içe geçen hikâyesini sorgulayan "Gün Batıdan Doğmadan", 27 Ekim'den itibaren her salı saat 23.15'te TRT 2'de. ⏳
❌ Gazze’de Ateşkes
📌 Zalim İsrail, ateşkese rağmen Gazze’ye yönelik saldırılarına devam etti!
❗️Gazze’de sağlanan hiçbir anlaşma ocaklara düşen ateşi söndürmeye yetmezken şehit ve yaralı sayılarının ulaştığı rakamlar tüm insanların vicdanına sesleniyor!
İspanya’daki 68 kişinin ölümüyle sonuçlanan feci tren kazasının bir saldırı olduğu açıkça ilan ediliyor İspanyol televizyonunda.
Saldırıyı yapan kim?
İspanya’ya açıkça tehditler savuran İsrail, diyor televizyon.
İsrail mutlaka durdurulmalı!
Kamuda Çözülmesi gereken En büyük problemler-2
-Telefonlara bakılmaması, özellikle saat 16:00’dan sonra ahizenin açık bırakılması.
-Çakarlı araçların sürekli sıkıştırıp selektör atması
-Yolların zırt pırt kazılması, Sıfır asfaltın 3 ayda delik deşik edilmesi
-Acilde saatlerce yüzünüze bakan olmaması, Kendini yere atıp bayılan olmadığı sürece neyin var bile denmemesi
-Öğretmenlerin okul kapısında sigara içmesi
-Çöplerin insanlar işe giderken ve mesai çıkışlarında toplanması.(gereksiz trafik)
-Nöbetçi eczane uygulamasının yetersiz olması (Araban yoksa gece ilaç alman imkansız)
-Mesai çıkışı çevirme yapılıp 2 kat trafik yapılması
-CİMER üzerinden yapılan şikayetlerde şikayet edenin bilgilerinin karşı tarafa verilmesi.
-Dava açıldığında tarafların tüm bilgi ve adreslerinin birbirine verilmesi ( Belalı biriyse kapıya dayanabilir)
-Karayollarının çalışma sırasında koyduğu şerit daraltma levhalarının iş bittikten sonra aylarca yerinde kalması.
-Yol ve kavşak çalışmalarının Yaz tatili yerine Okulların açıldığı Eylül ayında yapılması.
-sorumluluktan kaçmak için koyulan ve kimsenin uymadığı “azami hız 30” levhaları.
-Memurların kovulabilir olmaması,
-Çalışanların insanlar beklerken kendi aralarında sohbet muhabbet etmeleri.
-Alt geçit duvarlarına çiçek uygulaması yapılması, sulayınca yola akıp kazaya sebebiyet vermesi
-Üniversite hastanelerinde profesörlerin özel muayene yapması.
-Devlet hastanelerinde MR ve benzeri tetkikler için çok uzak tarihlere randevu verilmesi.
-Hastanede Tanıdığın varsa MR randevusunun araya sıkıştırılıvermesi.
-Doktor tan��dıklarının randevusuz şekilde araya girip hak yemesi
-Doktorların hastayı muayene etmek yerine masadan kalkmadan göz ucuyla teşhis koyması
-Bazı Ambulansların Siren suistimali yapması
-Meteoroloji tahminlerinin özensiz yapılması, tutmaması (özellikle anadolu ilçeleri ve doğuda)
-Elektrik ve su kesintilerinin 2026 yılında hala bitmemesi, Arızaların günlerce çözülmemesi
-Polislerin şehre önemli biri geleceği zaman bütün kavşaklarda beklemesi ama normal zamanda ortadan kaybolması
-küçük ilçelerden geçen ana yolarda aşırı uzun kırmızı ışıklar koyulması (gece 5'te bile 2 dk kırmızı yanıyor)
-Elektrikli araç şarj istasyonlarına park etmenin yasaklanmaması
-Davaların aşırı uzun sürmesi, Çok masraflı olması
-Mesai başında Kahvaltı yapılması
-Öğretmenin Kendi öğrencisine Özel Ders Vermesi
-Doktorun İlk randevuya asla saatinde gelmemesi
-1.30 da biten öğle molasından 2'den önce dönmeme
-Veznelerde Asla suratımıza bakılmaması
-Vergi dairelerinde Kredi kartı ve İBAN ile ödeme problemleri
-Kurum Müdür, Müdür yardımcısı ve şube müdürlerinin Ya odasında olmaması ya da Sürekli birileriyle güle oynaya sohbet ediyor olması (kapıda yarım saat bekliyoruz)
-Kamu Görevlilerinin vatadaşa SENLİ Konuşması, SİZLİ konuşmaması
-Atanmış Öğretmenlerin Dershanelerde ek iş yapması
-Doktor ve hemşirelerin İnsanların acısına ve ağrısına empati yapmaması
-Hizmet almaya gelen vatandaşa dilenci muamelesi yapılması, Üstten bakılması, Terslenmesi
-Bir memur amirine şikayet edildiğinde Vatandaşa iftiracı muamelesi gösterilmesi, En iyi ihtimalle Tamam biz gereğini yaparız deyip kapı dışarı edilmesi
-Polisin genelde olay bittikten sonra gelmesi, Gözünün önündeki olaylara müdahale etmemesi.
-Ambulans görevlilerinin Kalıplı hastayı taşıyamaması, Komşulardan yardım alınmadan sedye kaldıramamaları (güçlü kişilerden seçilmeliler)
-Devletteki diş hekimlerinin Kanal tedavisi yapmak istememesi
-Kamu bankalarında 10 vezne varsa 8'inin boş olması
-Mahkemelerin asla saatinde başlamaması, Yıllarca bitmemesi, En ufak itirazda sürecin aylarca, yıllarca uzaması
-Trafikte Adam ezen 3 ay yatarken Çok saçma bir konuda daha fazla ceza alınabilmesi (ceza dengesizliği)
-Trafik polislerinin üstten bakan ve kaba tavırları
-Radar tabelası koyması kanunen şart olmasına rağmen tabela koymadan radar aracı koyulması,
-Radar tabelasını 3 ay yerinden oynatmadan sabit bırakıp canı istediğinde radar aracı koyulması (bir gün O tabelayı alıp kaçacağım da zimmetlidir diye kıyamıyorum :D)
-Belediyenin kafasına göre bir gecede Kasis koyması
-Logar kapaklarının inadına inadına yolun ortasına zigzaglı düzende konumlandırılması (çapraz koyuyorlar, kaçmak imkansız)
-Yol çalışmalarının Mesai bitince durması, bu yüzden Trafiğin aylarca uzatılması.
-Tünellerde Çalışmaların asla bitmemesi (gece yapın)
Vatandaşa Sorulsa daha neler söylerler de işte insan yaşamadığı derdi bilemiyor.
Asırlık gece belgeseli hakikaten muazzam olmuş.
Evvel izlediğim bölümlerde hafız şehit özel harekatçı, onun muhtemelen dadaş şivesi ile konuşan annesi beni darmadağın etmişti.
Normalde tamamen bitirince yazmayı düşünüyordum ama şu sahneyi de görünce artık sonununu beklemeye sabredemedim.
Sahne olarak izlerken abartı ile gerçeklikten kopulduğu için senaryo zayıflığına hamlederken, gerçek görüntünün gelmesi nasıl bir şeydir ?
Ümmeti Muhammed’in hakikati senaryoda bile abartılı bulunacak şeyi vakıada ortaya koyabiliyor. Subhanallah.
Bir mesaj verme derdi olmayan, dersine iyi çalışmadığı için tembelce övgülerle yaranma tarzından oldukça farklı olmuş. Mesajı olan, mesajını delilendiren kitap gibi belgesel, hatta görüntülerle kitaptan çok daha iyi olmuş.
Hakikaten hissederek ve anlatmak derdi ile yapılmış bir iş olduğu çok belli. Zaten öyle olmasa insanlara tesir de etmezdi. Beni bile kaç kere ağlattı.
Bu millet evvelden beri Allah’ın kınalı kurbanlığıdır. Bu toprağın hasadı şühedadır. Kahramanları ise çoğu zaman sessizdir, vakti gelince işlerini yapıp yine sessizce gidiyorlar. Ne zamandır kahramanlarına destan dahi yazılmıyordu.
Bu milleti kınalı kurbanlarına destan da düzebilir hale getiren Allah’a hamdolsun.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan;
• Hakan Fidan'ı da görevden alsa,
• 31 Türk vatandaşını teslim etse,
• 7 Türk vatandaşını Interpole verse,
• Binlerce sosyal medya hesabına erişim yasağı da koysa ...
Diktatör İlham Aliyev yine Türkiye'ye gelmezdi
Çünk��;
√ Türkiye ile Azerbaycan arasında krizin mimarı bizzat İlham Aliyev'dir.
√ İlham Aliyev İsrail'le girdiği ilişkinin bir sonucu olarak Azerbaycan'ı "Kafkasya'daki İsrail" olarak dönüştürmek istiyor.
√ Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iyi niyet ve samimiyetle koruduğu kardeşlik hukukunu Netanyahu'nun tayin ettiği istikamet üzere sabote etmek istiyor.
√ İki ülke arasındaki gerilimin Azerbaycan'da uygulanan Başörtüsü yasağı ve yasağa Türkiye'den gösterilen tepkilerle zerre kadar alakası yoktur.
√ Karabağ zaferiyle kendisini Napolyon sanan İlham Aliyev, karşılıksız bir özgüvenle şuursuz ve sorumsuzca küresel bir denge unsuru olarak görüyor.
√ Aliyev İsrail'in ileri karakolu olmayı hafife alarak Türkiye'nin hassasiyetlerini kardeşlik hukukuna aykırı bir şekilde tahrip ediyor.
√ Çıkarlarından başka hiçbir kutsalı olmayan İlham Aliyev Erdoğan sonrasının Türkiyesine zar atıyor ve kumarbaz mantığıyla kararlar alıyor.
√ ABD ve İsrail'den güvenlik garantisi aldığına, Türkiye'den yeterli ve gerekli miktarda istifade ettiğine, Türkiyesiz ayakta kalabileceğine ve daha fazla etkileşimin çıkarlarına zarar verdiğine inanıyor.
• Bu amaçla Aliyev Türkiye'den radikal bir kopuşu esas alan bir kontrollü bir kaos ve resmî kriz üretiyor.
• Aliyev'in #TürkkDevletleriTeşkilatı zirvesine gelmemesinden bağımsız olarak durduğu veya yöneldiği yer Ankara değil Tek Aviv'dir.
I'm excited to share 𝗜𝘀𝗼𝗺𝗲𝘁𝗿𝗶𝗰 𝗜𝘀𝘁𝗮𝗻𝗯𝘂𝗹. The streets and buildings of Istanbul, on both its European and Asian sides, on one isometric map you can explore in your browser.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin:
Birçok kişi 2030 yılına kadar savaşa hazırlanılması gerektiğinden söz ediyor.
Öncelikle biz hazırız ancak Avrupa ile herhangi bir savaş istemiyoruz.
Hazırlanmak istiyorlarsa hazırlansınlar.
Ancak işler çok ileri giderse hiçbir kazanan olmayacak. Bunu kimse unutmasın.
🚆 Marmaray 13 yılda 1,6 milyar yolcuya hizmet verdi
👥 2026'nın ilk 10 ayında yaklaşık 181 milyon yolcu Marmaray'ı tercih etti
📌 Marmaray'ın Halkalı-Gebze ve Pendik-Ataköy güzergahlarında günde 287 sefer düzenleniyor
https://t.co/sUiCdtcL0T
👷♂️ İNŞAAT İŞÇİSİNDEN 8 DOKTOR KIZ BABASINA! 👩⚕️👩⚕️🇪🇬
❤️ Mısır'da yürekleri ısıtan bir başarı hikâyesi!
Mısır'ın Fayum bölgesinde yaşayan inşaat işçisi Salah, 35 yıl boyunca alın teri dökerek sekiz kızını büyüttü ve hepsinin doktor olmasını sağladı. 🩺🎓
🏗️ Her gün inşaatlarda çalıştı…
💪 Maddi zorluklara göğüs gerdi…
😓 Yıllarca yorgunluğu ve fedakârlığı omuzladı…
Ama bir hayalinden asla vazgeçmedi: Kızlarının eğitim alması ve başarılı bir geleceğe sahip olması!
🧱 Onun için her tuğla, kızlarının geleceğine atılan bir adımdı.
Ve bugün…
👩⚕️ Sekiz kızının tamamı doktor oldu!
💎 Amca Salah'ın büyük bir serveti yoktu. Ama kızlarına verebileceği en değerli şeyi verdi: Emeğini, sevgisini, eğitim fırsatını ve onlara duyduğu sonsuz güveni.
👏 Bu hikâye bize bir kez daha gösteriyor:
BÜYÜKLÜK, SAHİP OLDUĞUN PARAYLA DEĞİL; ÇOCUKLARININ HAYATINA KATTIĞIN DEĞERLE ÖLÇÜLÜR!
🌹 Her başarılı evladın arkasında, çoğu zaman sessizce yorulan, uykusuz kalan ve fedakârlık yapan bir baba vardır.
🤲 Allah, evlatları için emek veren bütün anne babaların emeklerini zayi etmesin.
❤️🔥 Bir baba… 35 yıl emek… 8 doktor kız… Ve ömür boyu unutulmayacak bir başarı hikâyesi!
@akiluno_a
CIA’nın Amerikan meyve şirketi United Fruit Company’nin ticari çıkarlarını korumak için Guatemala Başkanı Jacobo Arbenz’i askeri darbe ile devirmesi.
1951 yılında devlet başkanı seçilen Jacobo Arbenz, 1952 yılında geniş kapsamlı bi toprak reformu yasası çıkardı.
Bu yasaya göre, büyük toprak sahiplerinin elinde bulunan ekilmeyen/boş tutulan araziler kamulaştırılarak devlet kontrolüne geçirilecekti.
Kamulaştırılan toprakların bedeli, şirketlerin vergi beyanlarında gösterdikleri (genellikle kasıtlı olarak çok düşük tuttukları) resmi değerler üzerinden devlet tahvilleriyle ödenecekti.
O dönemde United Fruit Company (UFCO), Guatemala'nın en büyük toprak sahibi, işvereni ve ülkedeki demiryolları, limanlar ile telgraf hatlarının tekel haklarına sahip devasa bi Amerikan şirketiydi.
UFCO'nun Guatemala'daki arazisi yaklaşık 2 milyon 225 bin dönüm düzeyindeydi.
Miktar o dönem Guatemala'daki tüm işlenebilir tarım arazilerinin %42'sine denkti ve şirket gelecekteki üretimler için arazilerinin yaklaşık %85'ini boş tutuyordu.
Arbenz'in reformu doğrudan bu boş arazileri hedef alınca, şirket topraklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.
Hükümetin teklif ettiği tazminat miktarı, şirketin vergi kaçırmak için beyan ettiği düşük emlak değerine göre hesaplanınca UFCO bu duruma karşı çıktı ve arazilerini korumak için ABD yönetimindeki üst düzey bağlantılarını devreye soktu.
Şirketin yönetim kadrosu ile dönemin ABD politikacıları arasında doğrudan organik bağlar bulunuyordu.
ABD Başkanı Dwight Eisenhower'ın onayıyla CIA, Arbenz hükümetini devirmek için Pbsuccess adını verdiği gizli bi operasyonu başlattı.
Operasyona başlayan CIA, önce Guatemala içinde sahte radyo yayınları yaparak büyük bi isyancı ordusunun başkente yürüdüğü algısı yarattı.
Ardından Honduras ve El Salvador'da CIA tarafından eğitilen ve fonlanan, Albay Carlos Castillo Armas liderliğindeki paralı asker grubu sınırdan içeri sokuldu.
CIA kontrolündeki paralı asker uçaklarının Guatemala City'yi bombalaması da, halkta ve orduda panik yarattı.
Buna mukabil süreçte ordunun desteğini de kaybeden Arbenz, istifa etmek zorunda kaldı ve sürgüne gönderildi.
Darbenin ardından CIA, Carlos Castillo Armas'ı devlet başkanlığı koltuğuna oturttu.
Armas da ilk icraat olarak toprak reformunu iptal etti ve kamulaştırılan tüm toprakları United Fruit Company'ye iade etti.