Değerli Abimiz Vekil’imiz
bizleri bu mübarek Ramazan’da sahur programında tekrardan bir araya getirerek, dostlarımızla
bu sıcak ve samimi ortama vesile olduğunuz için biz size teşekkür ederiz.
Ahde vefa bu olsa gerek.
Siyasetin en güzel tarafı kalıcı dostluklara vesile olması…
İstanbul İl Başkanlığımız döneminde beraber siyaset yaptığımız arkadaşlarımızla sahur programında bir araya geldik.
Soframızda dostluk vardı, muhabbet vardı. En önemlisi samimiyet vardı…
Dostlarımıza her şey için teşekkür ediyorum.🙏
‘Laikliği savunuyoruz’ maskesiyle din düşmanlığı yapılmasına müsade etmeyeceğiz.
Laik atak geçirenlere rağmen Ramazan ayının güzelliklerini çocuklarımızda yaşatmaya devam edeceğiz.
Yuvaya dönüş vakti…
Kalpleri aynı atanların istikameti de aynıdır. Bizim kalbimiz ülkemiz için atıyor ve “istikametimiz de her zaman Güçlü Türkiye olacaktır.”
Dünyada yaşanan konjonktürel gelişmeler, bölgemizdeki krizler “iç cephede bir olmayı, güçlü Türkiye için birlikte mücadele etmeyi” gerektiriyor.
Bu tarihî sorumluluk bilinciyle; baba ocağımız, gençlik yuvamız Ak Parti’ye dönüyorum…
Yeniden yuvamızda olma fırsatını bize sunan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.
Bakanlığın Aile ve Çocuk Dergisi’nde çocuklara su ayak izini azaltmak için AZ ET TÜKETMELERİ öğüdü veriliyor.
Bu ideolojik küresel akla karşı bakanlığımızı dikkatli olmaya davet ettik.
Bakan hanım gereken alakayı gösterdi derginin ilgili sayısını yayından kaldırttı.
Anadolu izlenimlerine devam;👇
Ağustos’un başından itibaren “6 farklı şehrimizi” ziyaret etme fırsatı buldum.
Vatandaşımızın verdiği mesajları paylaşmak isterim❗���
📌En önemli gündem “ekonomi.”
Ekonomideki dalgalanma nedeniyle vatandaş yorulmuş durumda. Enflasyon düşüyor ancak iyileşme tam olarak piyasalara yansımamış.
Enflasyonla mücadelede vatandaş üzerine düşeni yaptı. Şimdi sıra makro önlemlerde!
📌”Terörsüz Türkiye” sürecini şahsen destekliyorum.
Ancak ne var ki süreçten tedirgin olan vatandaşlarımız için daha tatmin edici açıklamalara ihtiyaç olduğunu gözlemledim.
Özellikle de süreçte sayın cumhurbaşkanımızın kamuoyuna güven verecek konuşmalarının faydalı olacağını düşünüyorum.
📌Türkiye’yi büyük bir “su krizi” bekliyor.
Birçok ilimizde büyük bir susuzluk sorunu olduğunu gördüm. Bu durum içme, tarımsal sulama ve enerji ihtiyacı sorununu beraberinde getiriyor.
Bu konuda bütün Türkiye’yi kapsayacak kapsamlı bir master plana ihtiyaç var.
📌”Deprem Bölgesinin” yaraları sarılıyor.
Elbette hala aksayan konular var ama bölgede ciddi sayıda konut yapıldığı gözle görülüyor. Deprem bölgesinde hayat yavaş yavaş normalleşiyor.
📌”Çiftçimizin şikayeti” devam ediyor.
En büyük şikayet artan maliyetlerin çiftimizin kazancını azaltması. Enflasyon istikrarlı zemine çekilene kadar çiftçimiz daha fazla desteklenmeli.
📌”Adalet reformu” olacak mı sorusu en çok duyduğumuz sorulardan birisiydi.
10.Yargı Paketinin eksik kalan konularına ilişkin yeni bir düzenleme beklentisi var. (Özellikle de 31 Temmuz Covid eşitlemesi, KHK mağduriyetinin giderilmesi…)
…………
Her zaman sokakta olmaya ve vatandaşımızın derdiyle dertlenmeye devam edeceğiz.
Milletin vekili olarak; vatandaşımızın beklentilerini TBMM’ye taşımak ve çözüm yollarını aramak en büyük sorumluluğumuz olacak.
@SelimTemurci@isamesihsahin Değerli vekilim partinin kuruluşundan itibaren parti için verdiğiniz mücadeleye bizzat şahit
oldum Rabbim size yeni hayırlı yollar kılsın inşallah. @selimtemurci
@isamesihsahin@SelimTemurci Değerli vekilim beraber siyaset yaptığın bir kardeşin olarak parti için ne kadar mücadele verdiğine bizzat şahidim, her nerede olursan ol doğruyu ve haklıyı savunacağına güvenim tamdır yolun açık olsun Rabbim yar ve yardımcın olsun
İnşallah @isamesihsahin
Deprem tehdidi son günlerde İstanbul’a kendisini tekrar hatırlattı.
İstanbul’un en önemli sorunu “can güvenliği” sorunu; yani “deprem gerçeği..
İstanbul Depremine ilişkin alınması gereken önlemlerle ilgili görüşlerimizi TBMM’de dile getirdik.
İstanbul’umuza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Borçlananlar, boşananlar, çaresiz analar-babalar, kaybettiğimiz gencecik fidanlar…
Kumar ve sanal bahis illetiyle gençlerimizi, geleceğimizi, her şeyimizi kaybediyoruz.
Devlet, devlet olacaksa, tam da burada devlet olacak❗️
Devlet, tam da burada yumruğunu masaya vuracak❗️
Yeni anayasa sürecine dair görüşlerim:
Öncelikle; çağın ihtiyaçlarını karşılayan, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, katılımcı ve sivil bir anayasa artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Darbeci zihniyetin dayatmasıyla ‘devleti önceleyen, vatandaşı kısıtlayan’ bir anlayışla yapılan 1982 anayasasının değiştirilmesi ve çağın koşullarını karşılayacak yeni bir anayasa yapılması, bütün siyasi partilerin ve toplumun tamamının üzerinde hemfikir olduğu bir konudur.
Hal böyleyken; yeni anayasa konusunda iktidardan gelecek adımlara peşinen kapıların kapatılması siyaseten doğru bir yaklaşım değildir. Önemli olan ortaya nasıl bir metin konulacağıdır. Hatta iktidar haricindeki muhalefet partileri olarak bizler de kendi metinlerimizi hazırlamalı ve sürece bu anlamda yapıcı katkılar sunmalıyız.
Fikirlerimizi, karşı görüşlerimizi ortaya koyalım, sonuna kadar tartışalım ama geleceğimiz adına ortak bir çıkış yolu bulalım. Kaldı ki bu dönem meclisimizin temsil oranının yüksek olması da önemli bir fırsattır. Bu fırsat kaçırılmamalıdır.
Darbe ikliminin zehirli bir mahsulü olan 1982 Anayasası, günümüz Türkiye’sinin demokratik, çoğulcu, çağdaş, dinamik ve katılımcı toplum yapısına yanıt vermekten çok uzaktadır. Bu haliyle özgürlükçü ve sivil bir anayasa yapmak ülkemize karşı önemli bir sorumluluğumuzdur.
Yeni anayasa; sadece bir hukuk metni değil, aynı zamanda toplumun ortak vicdanını yansıtan, geçmişin yükünü değil, geleceğin umudunu taşıyan toplumsal sözleşme olmalıdır. Bu nedenle yeni anayasa, sade ve anlaşılır bir dille yazılmalı, bütün vatandaşlarımızın kendinden bir parça bulabileceği bir ruh taşımalıdır.
Asırlara dayanan kültürümüzü muhafaza ederken aynı zamanda çok hızlı ve köklü değişimleri beraberinde getiren çağın dinamiklerine uygun özgürlükleri esas alan, ayrımcılığa izin vermeyen bir anayasa, Türkiye’yi daha adil, daha barışçıl ve daha güçlü bir geleceğe taşıyacaktır.
Unutulmamalıdır ki!
Bu topraklarda bizi ayakta tutan en büyük gücümüz kardeşliğimizdir. Yeni anayasanın milli birlik ve kardeşliğimizi teminat altına alacak bir toplumsal mutabakata dönüşmesi, 85 milyon vatandaşımızın gönül rahatlığıyla sahip çıkacağı bir konsensus oluşturması en büyük beklentimizdir.
Bu samimi duygularla yapılacak yeni bir anayasa, yalnızca bugünün değil; nesillerimizin geleceğini de inşa edecek sağlam bir temel olacaktır.
İstanbul’umuza büyük geçmiş olsun
bizim en önemli sorunumuzun deprem olduğunun farkına varıp bundan sonraki süreçte ciddi adımların atılması için umarım hükümet yetkililerimiz harekete geçerler.
#deprem
İstanbul’da Marmara Denizinde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak
Deprem deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım. Bunu başta hükümet, sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşüm, bina yapmak kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.
Anadolu izlenimlerim;👇
Bayram tatili vesilesiyle ailemle beraber “8 farklı şehrimizi” ziyaret etme fırsatı buldum.
“Vatandaşımızın bir çok mesajı var”
Hem iktidara hemmuhalefete❗️
📌Vatandaşın, esnafın en önemli gündemi ekonomi!
Enflasyon çarşıda pazarda hala cep yakıyor.
📌Yolsuzluk operasyonları hakkında “kim suç işlemişse cezasını çeksin ama adalet suç işleyen bütün siyasilere eşit uygulansın” kanaati hakim.
📌Son sürece en çok gençler tepki gösteriyor. Gençlerin adalete ve devlete güven sorunu büyüyor.
📌Ana muhalefetin boykot ve tüketimi durdurun çağrısına büyük tepki var.
“Bir siyasi parti kendi vatandaşının kazancını nasıl engeller” eleştirisi yapılıyor.
📌Silah bırakma çağrısı konusunda öncelikle vatandaş, “ne olduğunu anlamaya çalışıyor..”
“Bu süreç milli hassasiyetler zedelenmeden yürütülmeli” duygusu hakim.
📌En çok gelen soru “Sn. Bahçeli’nin sağlık durumuna ilişkindi.”
Sn. Bahçeli’nin mesaisine tekrar başlaması bu soruya en güzel cevap oldu.
📌Dış siyasette milli duruş ve devlete sahip çıkma refleksiyle iktidara destek veriliyor.
📌Emekli dertli!
Kırsalda yaşayan emeklimiz kısmen rahat ama şehirlerde yaşayan emeklimiz geçim sıkıntısı yaşıyor.
📌Çiftçi şikayetçi!
Artan maliyetler çiftimizin kazancını yok etme noktasına getiriyor.
📌Adalet reformu beklentisi karşımıza çıkan önemli bir başlık.
❗️❗️Vatandaş siyaset kurumuna genel olarak tepki gösteriyor ve bir umuda tutunmak istiyor. Ancak ne var ki bu umudu şu anda göremiyor.
ŞİMDİ; “şapkayı önümüze alıp düşünme vakti!”
Vatandaşımızın önüne gerçekçi bir siyaset aklı koyma zorunluluğu siyaset kurumu olarak üzerimizde büyük bir sorumluluk.
Bunu yapabilen siyasi partiler ayakta kalacak, yapamayanlar yok olacak!
Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar,
Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı,mutlu,huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ederim.
Hayırlı bayramlar
#RamazanBayramı
Ramazanın son gününde değerli dostlarımızla birlikte @HasaanYelboga abinin verdiği iftar yemeğinde hep beraber son iftarımızıda açtık Rabbim kabul etsin inşallah.
@alparslanberber@seyitahmetgunn