BELEDİYE-İŞ; HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ, BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGIYI, ADALETİ, DEMOKRASİYİ VE HALK İRADESİNE SAYGIYI SAVUNMAKTA KARARLIDIR
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 kişinin yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınması; başta gece gündüz hizmet üreten emekçiler olmak üzere tüm kamuoyunda derin bir endişe ve hassasiyet yaratmıştır.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik, demokratik bir hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır. Kamu kaynaklarının kullanımı ve belediyelerin tüm işlemleri hukuk çerçevesinde denetlenebilir. Sadece belediyeler değil, kamu kaynağı ve kamu yetkisi kullanan her kademedeki kurum ve idari işlem tarafsız ve objektif kurallarla denetime açık olmalıdır.
Demokratik hukuk devletinde soruşturmaların hukukun evrensel ilkelerine, adil yargılanma hakkına ve masumiyet karinesine uygun yürütülmesi; seçilmişlerin ve yurttaşların haklarının güvence altında tutulması gerekir.
Kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın yürütülen algı yönetimi ve peşin hükümlü yaklaşımlar terk edilmeli, savunma hakları titizlikle korunmalıdır.
Başta halkın rekor oylarıyla seçilmiş Sayın Vahap Seçer olmak üzere belediye başkanlarına yönelik gözaltı uygulamalarına derhal son verilmeli; soruşturmalar siyasi müdahalelerden uzak, şeffaf ve hukuka uygun biçimde yürütülmelidir.
Demokrasilerde meşruiyetin yegâne kaynağı sandıktır ve halkın hür iradesiyle göreve getirdiği yerel yöneticilerin meşruiyetini zedeleyecek antidemokratik yaklaşımlardan kaçınılmalıdır.
Biz belediye emekçileri olarak; hukukun üstünlüğünü, bağımsız ve tarafsız yargıyı, adaleti, demokrasiyi ve halk iradesine saygıyı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Emeğimize, çalışma barışımıza ve kentimize sahip çıkarak halkımıza kesintisiz hizmet üretmeyi sürdüreceğiz. Saygılarımızla.
Sendikamız Başkanlar Kurulu Toplantısını Gerçekleştirdik
Genel Başkanımız Nihat Yurdakul: “Kimin Yüzü Emekçiye Dönükse Biz Ona Saygı Duyarız”
“Bu Ülkeyi İçinde Bulunduğu Karanlıktan Ancak İşçi Sınıfı ve Üniversiteler Çıkarabilir”
Genel Başkanımız Nihat Yurdakul başkanlığındaki Sendikamız Başkanlar Kurulu Toplantısı, Ankara’da Başkanlar Kurulu Toplantı Salonunda, Sendikamız Genel Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri, Türkiye’nin her bölgesini ve ilini temsil eden şube başkan ve yöneticileri ile Genel Merkez personelinin katılımıyla yapıldı.
Genel Başkanımız Nihat Yurdakul, Türkiye’nin karanlık günlerden geçtiğini ve emekçilerin her zamankinden daha zor koşullarda yaşadığını belirterek, “Ülkede düzen öyle bozulmuş ki, emekçi halk sabahın kör saatinde kuyruklarda beklerken, emekliler kira parasını denkleştiremezken öbür tarafta 1 koyan 10 almış, 10 koyan bin almış, halkın paralarını fonlarla hortumlamışlar. Sonuçta bu hortumların faturası yine emekçi halkımıza kesilecek” dedi.
“Orta Vadeli Programda Emekçi Yok”
Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün zorlaşırken, hükümet tarafından hazırlanan Orta Vadeli Program’da emeğin ve emekçinin adeta unutulduğunu, emekçilerin sorunlarına ilişkin hiçbir düzenlemenin yer almadığını belirten Genel Başkanımız, “Koca Orta Vadeli Program’da emekçinin adı bir yerde geçiyor. O da ısıtıp ısıtıp getirmeye çalıştıkları esnek çalışmada. Mecliste emekçiler temsil edilmiyor” diye konuştu.
Genel Başkanımız, “Belediye-İş Sendikası şu partiyi bu partiyi değil, kimin yüzü emekçiye dönükse onu destekler, biz ona saygı duyarız” dedi.
“Bu Ülkeyi Karanlıktan Ancak İşçi Sınıfı Çıkarabilir”
“Türkiye’nin her yerinde, doğusundan batısına kadar her yerinde söylüyorum. Bu bozuk düzen, işçi sınıfı el atmadığı sürece değişmez” diyen Genel Başkanımız, “Ülkemiz demokratik bir ülke olacaksa, adalet tesis edilecekse, yaşanabilir bir ülke haline geleceksek bunun temel dayanağı işçi sınıfı olacaktır. Bu ülkeyi içinde bulunduğu karanlıktan ancak işçi sınıfı ve üniversiteler çıkarabilir” dedi.
Konuşmasında Çalışma Bakanlığı’nın işkollarına ilişkin yönetmelik değişikliklerini de eleştiren Genel Başkanımız, Bakanlığın Genel İşler işkolundaki tutumunun Anayasa’ya ve yasalara aykırı olduğunu ifade etti. Genel Başkanımız, “Yasa diyor ki, işkollarında belediyelerde asıl iş neyse yardımcı iş de o işkoluna tabidir. Bakanlık Belediyelerde işkolunu bölerek işçi sınıfının gücünü zayıflatma istiyor” diye konuştu.
Türkiye’de emekçilerin tümünün Türk-İş çatısı altında birleşmesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız, “Türkiye’de işçi sınıfını temsil edecek tek bir kurum var, o da Türk-İş. Tabanda sorun yok ama Türk-İş şu anda iyi yönetilmiyor. Türkiye’de çok vahim gelişmeler oluyor, Türk-İş yönetimi sesini çıkarmıyor. Türk-İş’in yüzü işçi sınıfına dönük olmalı, kim haksızlığa uğruyorsa onun yanında, haksızlık yapanın karşısında olmalı. İşçi sınıfı Türk-İş çatısı altında birleşmeli ve birlikte hareket etmelidir. Biz birlikte hareket etmedikçe, bizi bölüp parçalamalarına izin verdikçe elimizdeki büyük gücü kullanamıyoruz” dedi.
“Partimiz Laik Türkiye Cumhuriyeti, Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk”
Genel Başkanımız, “Bu ülkeyi seviyorsanız Belediye-İş Sendikası’nın tarif ettiği partiye gelin. Bizim partimiz laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti. Lideri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. Laikliğin olmadığı yerde demokrasi olmaz; demokrasinin olmadığı yerde emekçinin hakkı olmaz, konuşulmaz. Çocuklarımız için ülkenin geleceği için Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde birleşmemiz lazım” dedi.
Sendikamız Başkanlar Kurulu Toplantısı, Sonuç Bildirgesi’nin okunması, oylanması ve kabul edilmesinin ardından sona erdi.
Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde yolcu otobüsü ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar dileriz.
📍"Oy kullanacak üyenin, kabine girmeden önce ses ve görüntü kaydeden telefon v.b cihazlarını sandık kuruluna teslim etmesi gerekmektedir. Sandık bölgesinde fotoğraf çekmek yasaktır...."
YENİ Parti'de ön seçim için oy kullanacak, özellikle de belediye çalışanları için yerinde bir karar olmuş....
#YENİparti #Eskisehir
Avdan Köylüleri Derneğimizde değerli hemşehrilerim, kıymetli ablalarım ve abilerimle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadım.
Samimi sohbetleri, güzel temennileri ve kıymetli destekleri bizlere güç verdi. Her birine gönülden teşekkür ediyorum.
Halkımızın can ve mal güvenliğini korumak için gece gündüz demeden canlarını ortaya koyarak görev yapan, fedakarlıklarıyla hayat kurtaran itfaiye emekçilerimize şükranlarımızı sunuyor, görevleri başında hayatını kaybeden kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
Tüm itfaiye emekçilerinin İtfaiye Haftası kutlu olsun.
Değerli kardeşim Özge Zaim’in köşe yazısı sonrası maruz kaldığı
küfür, hakaret ve tehditler kabul edilemez.
Gazeteciyi susturulamaz
Basın özgürlüğü, demokratik toplumun vazgeçilmezidir.
Özge Zaim’in yanındayız.
@zaim_ozge
Genel Başkanımız Nihat Yurdakul, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın İle Bir Araya Geldi
Sendikamız Genel Başkanı Nihat Yurdakul, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'ı makamında ziyaret etti.
Görüşmede, çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeler ele alındı, üyelerimizin sorun ve talepleri detaylı biçimde değerlendirildi, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Ziyarette, Sendikamız Balıkesir Şube Başkanı Yüksel Özden de bulundu.
Genel Başkanımız, Sayın Akın'a gösterdiği nazik ev sahipliği, misafirperverliği ve samimi sohbeti için teşekkürlerini iletti.
Antalya Muratpaşa Belediyesi’nde Üyelerimizle Bir Araya Geldik
Sendikamız yöneticileri, Antalya Muratpaşa Belediyesi’nde dün Park ve Bahçeler, bugün ise Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde çalışan üyelerimizin yoğun katılımıyla toplantılar düzenledi.
Sendikamız Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Eren Güvençli, Genel Başkan Danışmanları Erdoğan Kefeli ve İsmail Duman, Antalya Şube Başkanı Ali Kuş ve Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Antalya eski Şube Başkanı Mehmet Mercan, Örgütlenme Uzmanı Mustafa Düzenli ile işyeri temsilcilerimizin katıldığı toplantılarda; çalışma hayatında yaşanan güncel gelişmeler, üyelerimizin karşılaştığı sorunlar, talep ve beklentiler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Sendikamız yöneticileri, üyelerimizden gelen soruları yanıtlayarak gündeme getirilen konular hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Üyelerimizle dayanışmamızı güçlendirmeye, örgütlü gücümüzü büyütmeye ve emeğin haklarını savunmaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Belediye-İş Sendikası olarak dün olduğu gibi bugün de birlik ve dayanışma içinde mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.
Antalya’daki işyeri toplantılarımızda üyelerimizle bir araya gelmeye devam edeceğiz.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ve beraberindeki heyet, Genel Başkanımız Nihat Yurdakul’u ziyaret etti
Sendikamız Genel Merkezi’nde yapılan görüşmede, ülkemizin siyasi gündemi, çalışma hayatına ilişkin sorunlar konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Genel Başkanımız, siyasi partilerin sivil toplum örgütlerini, sendikaları ziyaret etmelerinin önemine değinerek, “Bunlar unutulmuştu. Gerçekten çok kıymetli, böyle olmalı. Halkın temsilcileriyle sivil toplum örgütleri iç içe olmalı. Bizler de yüzü halka dönük siyasetçileri desteklemeliyiz” dedi.
Çalışma hayatına ve emekçilerin durumuna ilişkin güzel şeyler söyleminin bugünün şartlarında mümkün olmadığını belirten Genel Başkanımız, “Bizim ihtiyacımız demokrasi ve adalet. Demokrasi ve adaletin olmadığı yerde, işçi sınıfının, bizim ekonomik özgürlüğe kavuşmamız mümkün değil” diye konuştu.
Prof. Dr. Ümit Özdağ da Sendikamızda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Emeğin örgütlü mücadelesini başarıyla veriyorsunuz” dedi.
Prof. Dr. Özdağ, siyaset üzerindeki ağır baskıların düşman ceza hukuku uygulamalarının örgütlü emek üzerinde de gerçekleştiği bir süreç yaşandığını söyledi.
Genel Başkanımız, toplantının ardından Sayın Prof. Dr. Özdağ’a Atatürk’ün 10. Yıl Nutkunu okurken kullandığı ve İstiklal Madalyasının görselinin işlendiği mikrofon ile Sendikamız özel baskısı Nutuk’u hediye etti.
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
19 Mayıs 1919, emperyalist işgale karşı Kurtuluş Savaşı’nın başladığı tarihse; 30 Ağustos 1922, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde emperyalist güçlerin ve işgalcilerin Anadolu topraklarından sökülüp atıldığı, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin zaferle taçlandığı tarihtir.
30 Ağustos Zaferi; kendi vatanında kul ve köle gibi yaşamayı reddeden, özgürlüğüne ve bağımsızlığına tutkuyla bağlı bir ulusun, kadınıyla erkeğiyle, büyük bir azim ve kararlılıkla verdiği mücadelenin eşsiz sonucudur. Bu büyük zafer, aynı zamanda laik, demokratik, çağdaş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı tarihsel dönüm noktalarından biridir.
30 Ağustos yalnızca milletimizin bağımsızlık zaferi değil; emperyalizme, sömürüye ve her türlü baskıya karşı özgürlük ve insanca yaşam mücadelesi veren tüm halklar için de ilham kaynağıdır. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaşlar, işgaller, eşitsizlikler ve insanlık dramları; Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık, laiklik, demokrasi ve çağdaşlaşma anlayışının taşıdığı değeri bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır.
Her zaman büyük bir gurur ve kararlılıkla sahip çıktığımız laik, demokratik ve çağdaş Cumhuriyetimizi, demokrasimizi ve bağımsızlığımızı koruma azmiyle; 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı kutluyor, başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.
Belediye-İş Sendikası
UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ...
Bugün 17 Ağustos… 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Kocaeli, Gölcük, Sakarya, Düzce, Yalova ve İstanbul başta olmak üzere geniş bir coğrafyada büyük yıkıma yol açan depremde 17 bin 480 insanımızı kaybettik, binlercesi yaralandı, evlerini ve yaşamlarını yitirdi.
Aradan geçen yıllar bize bir kez daha gösterdi ki depremi önleyemeyiz; ancak afeti ve yıkımı önleyebiliriz. Bilimin, aklın ve kamusal sorumluluğun yerine rantı koyan anlayış; plansız kentleşme, denetimsiz yapılaşma ve imar afları, doğal olayları felakete dönüştürüyor.
Bugün hâlâ büyük bir deprem gerçeğiyle karşı karşıyayız. Yapı stokunun hızla güçlendirilmesi, kentlerin bilimsel ve dirençli bir anlayışla yeniden planlanması, imar ve yapı denetim süreçlerinin kamu yararı gözetilerek yürütülmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Unutmayalım: Deprem değil, dayanıksız binalar öldürür. Sel değil, plansız yapılaşma öldürür. Yangın değil, ihmal ve tedbirsizlik öldürür.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri saygı ve rahmetle anıyor, yakınlarına ve tüm halkımıza bir kez daha başsağlığı diliyoruz.