Eski Manisa valisiydi.
"İtibardan tasarruf olmaz" diyenlere....
Yıllar önce,İzmir ile Çeşme arası seyahat eden bir minibüsü,polis kimlik kontrolü için durdurur.
Ayakta seyahat eden bir bey'in kimliğine bakan polisler dona kalır.
İçışleri Bakanlığı tarafından verilen kimlikte,"Bilecik Valisi" yazmaktadır.
İlk şaşkınlığı atlatan polisler,
-"Sayın valim sizi biz götürelim"
teklifinde bulunsalar da;
-"Teşekkür ederim. Tatildeyken, devletin aracına binmem"
yanıtını alırlar.
Görev yaptığı,Bilecik, Erzincan, Manisa illerinde sabahları makama yürüyerek giden, Ankara'ya valiler toplantısına kendi biletini alarak otobüsle giden,gazeteci Saygı Öztürk'ünde ağabeyi,emekli vali Refik Arslan Öztürk vefat etti.
Mekanın cennet olsun...
Memleketin ve devrimin içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için bütün Milliyetçi ve Cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir!
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Bağımsız Milletvekili Ümit Dikbayır:
"PKK terör örgütü üyeliğinden hüküm giyen adamın doktorluk yapabildiği,
ama 'Mustafa Kemal’in askerleriyiz' diyen teğmenlerin görevden el çektirildiği bir ülkede yaşıyoruz."
Arkadaşlar
İblisin evladının gebermesini kutlamak için dağıtılacak tatlı halk arasında kerhane tatlısı olarak adlandırılan halka tatlısı olsun.
Ona o yakışır…
“Benimle bir resim çektireceksin ve misafirim geldi diye sayfanda yayınlayacaksın” diyen bebek katili olan soytarı/tetikçinin bu isteğini yerine getiren yürekli Türk savcısı 👏🇹🇷
“Biz Azerbaycan’ın İslam birliyi fikrine göre hareket etmesini istiyoruz” diyen Necmettin Erbakan’a Elçibəy’in dərs nitəliyində cevabı;
“Bana hiçbir devlet başkanı akıl hocalığı yapamaz”
“Sözde müslümanlık bana lazım değil, imanınız temiz değil imanınızı temizleyin.”
Dinləyin
İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI (İUP) YENİDEN DÜZENLENSİN!
Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz hafta başı okullarıyla buluşuyor.
Ancak çok ciddi bir yardımcı hizmetli ve yardımcı personel eksiğimiz var.
Bu büyük bir problemdir.
MEB, Türkiye İş Kurumu ile yaptığı protokole binaen İşgücü uyum Programı (İUP) kapsamında, 120.000 kontenjanla yarı zamanlı personel istihdamı sağlayacağını duyurdu. Çerçeveye göre, bu kapsamda çalışacak personel ilk ay haftada 5 gün, takip eden aylarda da 3 gün çalışacaklar. Ve sözkonusu personele aylık ortalama 8.000 TL ödeme yapılacak!
MEB, bu garabet durumu bir an önce yeniden düzenlemelidir.
Çünkü;
1- Haftada üç gün çalıştıracağınız personelin yapacağı işlerin geri kalanını diğer iki gününde kim yapacak?
Öğretmen ve öğrencilerimiz, eğitim öğretim faaliyetlerine ara verecek ve imece usulüyle mi okullarımızın işlerine soyunacaklar?
2- Asgari ücretin yarısı bile etmeyen, aylık 8.000 TL’ye çalışacak personeli nereden bulacaksınız?
Hadi buldunuz diyelim, bu ayıbı ülkemize nasıl yakıştırıyorsunuz?
3- 8.000 TL’nin üzerinde eksik kalan meblağ okul aile birliği hesaplarından karşılanır şeklinde gayri resmi telkin ve talimatlarla yönlendirdiğiniz okul yöneticilerinin “veliden para topladığı” için tepesine çökmeyecek misiniz?
Eğitim hizmeti yönetici, öğretmen, memur ve yardımcı personelle birlikte yürütülen bir faaliyettir.
Okullarımızı her gün öğretime hazırlayan, çocuklarımızın hijyenik ve güvenli bir ortamda eğitim almasını sağlayan yardımcı hizmetli ve okul öncesi sınıflarımız için olmazsa olmaz ihtiyaç olan yardımcı personel eksiği ivedilikle giderilmelidir.
@tcmeb , Hükümet nezdinde ısrarlı girişimleriyle, tüm okullarımızda yardımcı hizmetli ve yardımcı personel tahsisini sağlayacak yeterli kadro kontenjanını almalıdır.
Okul yöneticilerimizi “vazifelerinin gereğini yerine getiremeyen” pozisyonuna düşürerek, veli ve öğrencilerimizle karşı karşıya bırakmaya kimsenin hakkı yoktur!
Bu problemin vebali de çözme sorumluluğu da Bakanlığındır…
@tcbestepe@HMBakanligi
İster ikdarı sevin ister muhalefeti ama bir şeye hazır olun yeni bir dünya sistemi kuruluyor.Bu sistem fakirlik ,kargaşa ve kaos üzerine bina ediliyor .Sonu Armagedon denen Hırıstiyan-Yahudi Mesih beklentisine dayalı bir savaş.Önce Müslüman ama Türksüz bir ANADOLU isteniyor.
G-20ülkeleri içinde Türkiye bir yıl içinde”iç savaş”a sürüklenecek ülkeler kargorisinde ilk sıraya konulmuş bir analiz servis edildi .Bunu kimin yayımladığı değil bunu kimlerin servis ettirdiği önemli…Bu husustaki yumşak karnımız ise ülkedeki düzensiz sığınmacılar.Dikkat!
Rahmetli Alev Alatlı ile özel bir hukumuz oluşmuştu. Bilenler bilir, vefat etmeden 2-3 ay önce bir şey konuşmak için aradı uzun konuştuk. Ben bir kaç kez Estağfirullah deyince bana “bak evladım bana söz ver asla bu yaptığın işlerde mütevazı olma, …, bu bizimkiler bunu anlamazlar” demişti. Terör ve güvenlik konusunda hem masada hem sahada hem mutfakta çalışmak az kimseye nasip olur. Bu yüzden bazen gençlere uslubun çok sert gelebilir ama Rahmetli Alev Hanıma yaşarken pek sözümü tutmadım bari ölünce tutayım dedim. O yüzden sert, üstenci bulabilirsiniz söz verdik bir kere. Çok biliyorsanız o abilerinizin peşinden gidin sizi Şam’a namaz kılmaya götürürler.
Çocuklar neden bilgisayar ve telefon başında çok vakit geçiriyor? En temel nedenlerden biri oyun alanları yok. Spor kulüplerine gitmek çok pahalı, ulaşım sorunları var. Okullarda bile yeterli spor alanları yok. Bizim sitede çocuklar gece 21:00 kadar eve girmiyorlar. Onları gördükçe ne kadar şanslılar diyorum. Telefonu alır mı sokakta oynayabilen çocuk?
Dikine mimari ile bir kasabayı bir bloğa sığdırdık. Bu kentler radikalleşme riskini %10 kafadan artırır. Acil yapılması gerekenler:
-Okullarda telefonu yasaklayın
- çocukların sokakta oyunla sosyalleşmesini sağlayın
-okullarda zorbalıkla mücadele eğitimini zorunlu hale getirin