Atama bekleyen edebiyat öğretmeni Hilal Hızarcı:
İnsanlar bana 'senin tanıdığın yok, atanamazsın' dediler. Ben 'eğer gerçekten çalışır ve yüksek puan alırsam atanırım' dedim ve 88.743 puan aldım. Alanımda 43'üncü oldum. Ben atanamadım değil, atanmadım!
Ankara’da bir doktorun sahiplendikten sonra öldürdüğü köpek sayısı 26’ya yükseldi.
Olayın ortaya çıkmasının ardından tutuklanan şahıs, cezaevine gönderildi.
Birincisi insandan daha zekiler! Götürmeyin diye havlıyo hayvan resmen. İkincisi eğer bu berbat yasanız olmasaydı, o berbat belediyeleriniz toplama yapmasaydı insanlar da önüne gelene yuvalandırma yapmazdı! Hayvanlar bölgelerinde yaşarlardı! Ama @mansuryavas06 başta olmak üzere bütün belediyeleriniz bütün hayvanları topladığı için böyle yanlış, saçma sapan yuvalandırmalar da yapılıyo. Belediye barınağından öldürülmesinler diye bilmeden bi katilin eline teslim edilmiş. @AnkaraValiligi bu hayvanların öldürülmesinin bi nedeni de sürekli hayvanları hapsetmek üzerine çalışmanız! Yeter artık! Toplamaları durdurun! Bıktık! Bi zahmet bu katili de, dirgenle yavru köpekleri öldüren şahıs gibi 1 ayda salmayın! Mesela o nerede şimdi? Nerde hayvanlara ne yapıyo biliyo musunuz? @yilmaztunc@ibrahimyumakli
Bu çok enteresan ve kaydedeğer 1 örnek bana kalırsa. Bir kişisel gelisimci, bir jeologdan daha ilerici bir noktada duruyor. Normalde gayrıbilimsel zırva dedigimiz hattın savunucusu, hem etik hem bilimsel hem politik ve sosyal bakımdan, pozitivist manada ideal bilim insanından
@eda0nr0 Çok uzakta değildir kuytu köşe neresi varsa fenerle bakın. Ben kedimi kendim ertesi gün bulmuştum bir iki bina kadar yana gidebilir çok uzakta değildir. Diğer sokak kedileri de taciz eder koklamak için onları da takip edebilirsiniz. Tez zamanda bulunsun 🙏🏼
İstanbul’da Marmara Denizinde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak
Deprem deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım. Bunu başta hükümet, sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşüm, bina yapmak kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.
"Ben hayatta nadiren ağlayan bir adamım. O da Uşak'ta, burada vaki oldu."
Atatürk, 16 Ekim 1925 günü Uşak'ta yaptığı yetimhane ziyareti sırasında bir şehit çocuğu Azmi, şöyle bir konuşma yaptı:
Beni söyleten etken var. Söyleyeceğim. Çünkü ben içinde lavlardan intikam fırtınaları, intikam boraları esen bir volkanım. Gök gürültüleri, yıldırımlar, şimşekler benim depremlerimden, sarsıntılarımdan meydana gelir. Dünyanın hayat ve mematı benimle kaimdir. Maddi, manevi hiçbir kuvvet bendeki feveranı söndüremez.
Ne Alp dağlarının buzulları ne Niagara'nın coşkun köpükleri ne okyanusların kudurmuş dalgaları benim bu feveranıma hiçbir engel teşkil edemez. Çünkü ben, bu hain kuvvetler tarafından tecavüze uğramış bir yetimim. Babamı şahadet, annemi sefalet, vatanımın mamurelerini düşman zulüm ve vahşeti aldı götürdü.
Şimdi ben, kökü kurumuş, dalları kırılmış kuru bir ağaca benziyorum. İşte bunun içindir ki, söyleyeceğim. Dünyanın en amansız düşmanları beni men etse yine söyleyeceğim.
Muhterem Paşa Babamız; bendeki bu azmi, bu imanı halkeden, yaratan aziz ve mukaddes bir kuvvet var; işte o da Türk yurdunu, Türk camiasını ilerleme nurlarına boğan, gelişmenin doruklarına ulaştırmaya saik olan büyük varlığınızdır. Nasıl ufak bir işaretinizle Türk orduları sefil ve alçak düşmanları aziz vatandan kovdular ve Akdeniz'de boğdularsa, ben de ve benim gibi, içinde volkanlar taşıyan binlerce şehit yavrusu ve bütün millet kurtarıcı elinizle işaret buyurduğunuz kurtuluş yolundan yürüyeceğiz, yürüyeceğiz.
Dumlupınar şehitliğinde, mübarek Dumlupınar kabrinde yatan aziz şehitlerin ruhlarını şad edince ye kadar yürüyeceğiz.
***
Atatürk, bu konuşmayı dinlerken ağladı. Ve şöyle söyledi:
Şehit yavrusunun sözleri ruhumda büyük bir heyecan doğurdu. Bunun derecesini gözlerimden akan yaşlardan anlayabilirsiniz. Ben hayatta nadiren ağlayan bir adamım. O da Uşak'ta, burada vaki oldu.
Kaynak:
AA, 17.10.1925
Hakimiyet-i Milliye, 18.10.1925
Cumhuriyet, 18.10.1925
Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk