Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ve 50 ülkeden 100 takımın yarıştığı 7. Uluslarası Üniversiteler Münazara Şampiyonasına Boğaziçi Üniversitesini temsilen katılan öğrencilerimiz Mustafa Eren Köse, Emir Maruf Şatır, Bahadır Tuncay ve Muhammed Taha Yıldırım, Ana Dili Arapça Olmayan Ülkeler kategorisinde Dünya Şampiyonluğu elde etti.
Öğrencilerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Size: "herkes mi böyle teşhirci" diye sormuşlar sizde bunu bakımlı olmak sanmışsınız. Cluba gidilecek kiyafetle işe gittiğiniz için millet deli muamelesi yapmış.
Yarmayin ya.
Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz.
Benim valiyken Cenabı Hak'tan bir niyazım vardı. Malum burada beş sene valilik yaptıktan sonra Erzurum'a tayin oldum. İki buçuk sene de orada görev yaptım. İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu. Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et diye.
Yine inanıyorum ki Cenabı Hak o günleri bizlere gösterecek. Mutlaka gösterecek. Ben buna bütün kalbimle inandım ve inanmaya da devam ediyorum. Geçmişte olduğu gibi yine oralar bizim olacak. Yine bizim hüküm ve tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var. Bir dünya lideri var.
Murat Bardakçı:
Beş senelik bir gecikme ile ancak dün öğrenebildik: CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba bundan beş sene önce önemli bir iş yapmış, 2016’da vefat eden Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in mezarının başına gidip ellerindeki rakı ile dolu bardakları “Merhumun vasiyeti böyle idi” deyip mezarın üzerine boşaltmışlar.
Özgür Bey kabri rakı ile sulama âdetini yüz küsur sene sonra yeniden hayata geçirmekle sadece Bekrî Mustafa ile Urfalı Hacı Ahmed Ağa’nın değil, Ayyaşlar Bayramı’na katılmış olan İstanbul’un bütün serhoşlarının ve keşlerinin ruhlarını şâdetmiştir ve bu büyük sevabının mükâfatı da seçimlerde muhafazakâr kesimin oyları olacaktır.
Öğretmen atamalarında “mülakat olmasın” diyen CHP’lilere Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
Madem mülakata bu kadar karşısınız daha önce plan bütçede de sordum şu anda İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi niye mülakat yapıyor?
KPSS ile alın o zaman?
Bunu paylaşmaktan hicap duyuyorum ama “bunların” gerçek yüzünü herkes görmeli!
Üsküdar’ın CHP’li belediye başkanı, göreve gelir gelmez kendisine lüks bir Mercedes makam aracı almıştı ve onu kullanıyor.
Bizim yıllarca kullandığımız makam aracımızı da köpeğine tahsis ettiğini duyuyorduk ama bu görüntü bugün bizzat Çengelköy’de önüme düştü.
Gece gündüz Üsküdar’a hizmet için koşturup, saymakla bitiremeyeceğimiz eserlere imza attığımız araç, bugün bir köpeğin hizmetinde!
Bu tavır özde bize karşı bir hakaret gibi gözükse de aslında tüm Üsküdarlılara çok seviyesiz bir mesaj hatta hakarettir! Takdir kamuoyunun elbet…
Bu fotoğrafı paylaşıyorum çünkü milletin sınırları ve sinirleri ile oynamak için her şeyi yapıyorlar.
Siz yapmaktan utanmıyorsanız, biz bu Aziz Milletin, CHP’nin gerçek yüzünü tanımasından, öğrenmesinden hiç utanmayacağız!
Niçin BAİHL?
Uzun yıllardır abi-kardeş, öğretmen-öğrenci olarak irtibat kurdum Beyoğlu ile,
Bu sene mezun olan öğrencilerimizle de geçen sene İslam Medeniyeti dersi yapmış, her birini tanıma fırsatı bulmuştum,
Hamd olsun…
Beyoğlu'nu farklı kılan özellikleri düşününce birkaç husus var ki -hemen aklıma gelen- belirtmeden geçmeyeyim.
Öncelikle köklü okullara nispetle yeni bir okul,
Ancak kısa bir zamanda önemli mesafe katettiğini müşahede ediyoruz.
Bu noktada istikrarın önemini dile getirebiliriz.
Açıldığı günden bugüne dek okul müdürü Mahmut hocanın himmeti büyük, hakkını teslim etmek gerekiyor, Allah kendisinden razı olsun.
İkinci belirtilmesi gereken husus ise istikrara eşlik eden istikamet.
Gayretin merkezinde yer alan Kur'an-ı Kerim'e ilgi ve alaka,
Ve bunun okul iklimine ve kültürüne yansıması...
Her sabah güne Kur'an ile başlamak…
Bunun ne kadar kıymetli olduğunu yıllar sonra mezunlar daha net anlayacaklardır,
Ve tabii Kur'an'ın ruhu ve nurunun okula ve öğrencilere sirayet etmesi…
Beyoğlu'nda müşahede ettiğim üçüncü hususiyet ise dostça/dostlukla öğrenme ortamlarının kurulması…
Tanıştığım öğrencilerin her biri arkadaşlarıyla iyiyi ve güzeli aramak ve yaymak için gayret gösteriyor,
Her okulda bu müşahede edilebilir mi bilmem ancak Beyoğlu'nda bu dostluğun meyveleri çok daha bereketli oluyor.
Bir başka husus ise Beyoğlu öğrencilerinin Fatihle merkezlenmesi ve Fatih Camii ile irtibatı,
Bunun da okula ayrı bir hava kattığını ifade edebilirim.
Ekol olmaya aday okulların kökler ile irtibatı kıymetli,
Öğretmen kadrosunun ayrı bir yeri var elbette…
Ama bana bakan yönüyle son yıllarda göreve başlayan liseden ve lisanstan sınıf arkadaşım İsa'nın da okulda olması ayrıca önemli,
Sorsalar hangi İmam hatipte öğretmen olarak çalışmak istersin diye,
İlk sırada Beyoğlu gelir,
Ve tabii bir de okulun hikâyesini anlatmayı sevdiğim Mustafa Kutlu'nun bir hikâyesi,
Ya Tahammül Ya Sefer,
Çok klişe gelebilir,
Ancak o kitabı okurken aklıma hep Beyoğlu gelir,
Arayışları, sorgulamaları, bağlılıkları,
Düşe kalka yol almaları…
Beyoğlu benim gözümde hep üçüncü neslin (dede-baba-çocuk/torun) temsilcisi olan çocukların arayışları olarak göründü,
Onun için tanıştığım her bir öğrencinin benim hayatımda apayrı bir yeri oldu,
Bugün telefonumda onlarca Beyoğlu mezunu var numarası kayıtlı,
Her biri farklı alanlarda güzel işlere imza atıyor, koşuyor, koşturuyor,
Rabbim sayılarını arttırsın,
İstikrar, istikamet ve bağlılık ilkelerini haiz Beyoğlu'nun farklı yönlerine kendi zaviyemden işaret etmeye çalıştım,
İmam-hatiplerin başarılarından bahsederken ben de bir imam-hatipli olarak önemli bir vazifemizi de sizlere hatırlatmak isterim,
İmam-hatip okullarını bir mesele haline getirmek,
Bu okulların hedefleri üzerine kafa yormak,
Açıldığı günden bugüne üstlendiği misyon ve bundan sonra neler yapılabileceği üzerine kafa yormak,
Bu okullar vesilesiyle ortaya koyduğumuz iddiaları konuşmak, tartışmak, müzakere etmek,
İnşallah bu okulları kuran güzel insanların gayretini, ihlasını, vefasını, hamiyyet-i diniyyesini kuşanmak bizlere de nasip olur…
Boğaziçi Üniversitesine konuşmacı olarak getirilen gerici Nurettin Yıldız'ı protesto eden sıra arkadaşımız darp edilerek salondan çıkarıldı.
Utancınızı salonların, duvarların ardına saklayamazsınız: Gericilerle ve onların koruyucularıyla hesaplaşacağız!