@mesaakgonul Zıtlaşma ideolojik olursa zenginlik katılıyorum.Ama burada konu ideolojik ayrışmadan ziyade git gide seküler milliyetçilik etkisi ile kirli bir kimliksel ayrışmaya doğru gidiyor. Bu ayrışmada sizce hangi yön daha ağır basıyor veya kimliksel ayrışma da zenginlik midir?
@mesaakgonul O zaman her kesimin sembollerini milli sembol mu kabul etmemiz lazım? her kesim, toplumun bi parçası sonuçta. Milli takım o sembollerin değil ülkenin takımı. Şuan o semboller üzerinden milli takımı tanımlama uğraşı var. Saygısızlık ise farklı konu ben milli sembol demenize yazdım
@mesaakgonul Neye göre tamamı hocam ben de Türk’üm ve benim için bir anlam ifade etmiyor. Bu sembolleri milliyetçiler önemseyebilir ama bu onu milli sembol yapmaz. Bi kesimin sembollerini günlerini ortak payda gibi yamamayın. Sizden böyle bi yaklaşım beklemezdim.
Seküler Türk Faşistlerinin canla başla Koç savunması bana Alman Faşizmini kendi mahkemelerinde yargılamış olan Yoldaş Dimitrov'un yaptığı şu saptamayı hatırlattı.
"Faşizm, örneğin Otto Bauer'in iddia ettiği gibi, sınıfların üzerinde duran bir devlet iktidarı değildir. İngiliz sosyalisti Brailsford'un öne sürdüğü gibi, devlet mekanizmasını ele geçirmiş küçük burjuvazinin bir isyanı da değildir. Faşizm; finans kapitalin kendi iktidarıdır. İşçi sınıfına, köylülüğün ve aydınların devrimci kesimlerine karşı örgütlenmiş terörist bir intikam rejimidir.
Dış politikada ise faşizm, diğer uluslara karşı vahşi nefreti körükleyen en saldırgan şovenizm biçimidir.
Faşizmin gerçek karakterini özellikle vurgulamak gerekir. Çünkü birçok ülkede faşizm, sosyal demagoji maskesi altında, krizle sarsılmış küçük burjuva kitlelerinin ve hatta proletaryanın geri kesimlerinin desteğini kazanabilmiştir. Oysa bu kesimler faşizmin gerçek yüzünü ve sınıfsal özünü kavrasalardı, ona asla destek vermezlerdi."
— Georgi Dimitrov