Aurası düşük kadın; kendiyle ilgilenmeyen, kendine değer vermeyen kadındır. Başkalarını memnun edeceğim diye o kadar çok uğraşır ki kendini unutur. Ben mutlu değilsem girdiğim ortamda başkalarının da canı cehenneme diyebilmeli bir kadın oysa...
WhatsApp’a 3. tik geleceğine keşke bazı insanlara acil bir hotfix gelse. Sürekli iletişim kütüphanelerinden (lib_iletisim) bahsedip runtime'da sürekli "söylediğimi anlama hatası" (Syntax Error) veren tipler var. "İletişim kurulabilir" diye ayağa kalkıyorlar ama backend bomboş, iki kelimeyi yan yana compile edemiyorlar. Bunların acilen production ortamından çekilip köklü bir refactoring'e tabi tutulması lazım, sistem çok yoruluyor.
@Mehmet_Emiinnn Herkesin bir şey olduğu yerde ben sadeliği, duruluğu ve çabuk ikna olmayı seviyorum. İnsanları yormamak, yorulmamak lazım. Benim sıradanlığım bana yetiyor, herkese kalbindeki gibi bir akşam dilerim.
Az önce şöyle bir cümleye denk geldim;
“Yanlış kişi, sen sakinken gelir ve hayatına kaos getirir. Doğru kişi ise kaosun içinde gelir ve huzur getirir.”
Geri sayımda tam 200 güne düştük! 🥳✨ Büyük Salon'un kapılarından içeri adım atacağımız, o tanıdık müzikle tüylerimizin ürpereceği güne her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Hogwarts mektubunu hâlâ bekleyen o çocuk ruhumuz çok heyecanlı! 🪄🏰🌸🌺🌻 #HarryPotter
@astroloji_vedik Çok teşekkür ederim yorumun için, ama sanırım bu konuda bakış açımız biraz farklı. Benim için hesapsız sevmek ve beklentisiz olmak tam olarak bir özgürlük ve huzur hali. 'Matematik' ve 'hesap kitap' sevginin o saf, doğal doğasını bozar gibi geliyor bana. Zamana bırakmak pasif kalmak değil, aksine hayatın kendi ritmine ve doğru anın gelmesine güvenmektir. Panik yaratmak şöyle dursun, bu akışa inanmak bana derin bir huzur veriyor. Ben o doğal, hesapsız akışta kalmayı tercih ediyorum.
Her şeye fazla anlam yüklüyorsunuz, fazla beklentiye giriyorsunuz, karşı taraf beklentinizi karşılamayınca hayal kırıklıkları yaşıyorsunuz. Bırakın her şey zamanla doğal akışında gelişsin; hesap, kitap, beklenti doğallığı bozar. Hesapsızca sevin, sevilin.
Günaydın hayırlı sabahlar 🤗🤗🙂
Psikolojiye göre sevdiğin biriyle yaşanan tartışmalar sırasında beynin dopamin salgılayabilir. Bu yüzden toksik ilişkiler bağımlılık gibi hissettirir. Zamanla huzur değil, iniş çıkışlar normal gelmeye başlar. Ve çatışma, yakınlığın yerini alabilir.
Bizi 'ebeveynlerini hizmetçi gibi kullanıp işi bitince kenara atmakla' suçlayanlara soruyorum: Kendi eseriniz olan gençleri eleştirirken, aslında kendi çözemediğiniz ailevi yaralarınızı koca bir nesle yansıtıyor olmayasınız?
Bize kendimizi açıklama hakkı bile tanımazken, işinize gelmediğinde 'Kadınsın, sen kimsin?' diyerek susturmaya kalkıyorsunuz. Neden tüm faturayı daima gençlere ve kadınlara kesiyorsunuz; toplumun yetişkin erkekleri bu kadar mı kusursuz? Bizi bir kez bile dinlemeye tenezzül etmeden yürüttüğünüz monologlarla iletişim kurduğunuzu sanıyorsunuz.
Şunu unutmayın: Güçlüye zaten herkes saygı duyar; asıl erdem, üzerinde tahakküm kurabileceğini sandığına saygı gösterebilmektir. Eğer hayat tecrübeniz sadece aldığınız yaşlardan ibaretse, inanın benim sizden çok daha fazla hayat tecrübem var. Sırf biri benden 40 yıl önce doğdu diye ona boyun eğmek ve saygı duymak zorunda değilim.
Çünkü saygı; takvim yapraklarıyla değil, fikir, düşünce ve ahlaki yapıyla inşa edilen çok daha büyük bir olgudur. Karşılıklı duymanın olmadığı bu karanlık masalda, sadece kendi kibrinizin yankısını duyarsınız.
Başka birisi nasıl sevilir bilmiyorum
Hangi şehre gidilir yalnız başına,
Hangi şarkı dinlenir seninle olmayınca.
Kimle çay içilir?
En güzel sözlerin altı kim için çizilir
Kimin kokusu saklanır...
Hangi hayal hediye edilir,
Hangi gözle bakılır o çiçek yaprağı kirpiklerine
Nasıl anlatılır gülüşünün sesi
Adının güzelliğine hangi alfabede rastlanır
Senin bakışın hangi şiire benzer
Kime dokunur, sarılır, uyur bu kalp
Hangi insanda rastlanır sana...
Gel de anlat...
Senden başkası nasıl sevilir?
Bilmiyorum ben...
✨İlhan Berk✨
İki insan arasındaki bağ, karşılıklı zayıflıkların bir takasıdır. Ancak özgür ruhlar, birbirlerini kısıtlamak yerine, karşılarındaki kişinin kendi zirvesine tırmanmasına izin veren birer uçurum kenarı bekçisi olmayı öğrenirler. Sevgi, bir pranga değil, bir sıçrama tahtasıdır.
Kadın ruhuna edilebilecek en zarif, en eşsiz iltifat bu olsa gerek. Kadının fıtratındaki aidiyet arayışını ontolojik bir temele oturtmanız tespitinizi çok kıymetli kılmış. A'râf Suresi 189. ayette geçen 'kendisiyle huzur bulsun diye eşini yaratan O'dur' hitabı bu yeryüzü durağındaki sığınma halini özetlerken; Bakara Suresi 187. ayetteki 'Onlar sizin örtünüz, siz de onların örtüsüsünüz' sırrı bu koruyucu dengeyi adeta taçlandırıyor. Nitekim Hz. Peygamber'in 'Kadınlar, erkeklerin diğer yarısıdır' hadisi ve kadının varlığını doğrudan 'cennetin ayaklar altına serilmesi' ile müjdelemesi de bu göksel aidiyetin en güzel emsallerindendir. Yeryüzünde cenneti arayan kadın ile ona toprağın sağlamlığıyla sığınak olan erkeğin yaratılış ahengini çok başarılı aktarmışsınız. Kaleminize, idrakinize sağlık.